cape townda bulunan ve aşırı simetrik şekli nedeniyle masaya benzetilen dağ.
insanin canindan bezdigi anlarda kullandigi, ’arkadaşım’in altinda cooook farkli anlamlarin yattigi repliktir.
(doğumu 5 temmuz 1976) portekizli futbolcu. şu anda kariyerine benfica takımında forma giymektedir. 2006 ve 2002 dünya kupaları’nda portekiz milli futbol takımı kadrosunda yer alan nuno gomes milli formayı giydiği 60 maçta 24 gol kaydetmeyi başardı.
nuno ricardo oliveira ribeiro (maniche)
doğumu 11 kasım 1977 lisbon portekiz. chelseade oynamaktadır. orta saha oyuncusu olan maniche portekiz milli futbol takımının formasını 38 kere giymiş 6 gol atmıştır. milli takımının 18 numarasını giymektedir. boyu 179 cm,kilosu 79 kgdır. ilk milli maçı 29 mart 2003 yılında portekiz-brezilya olmuştur. 2006 dünya kupasında da forma giyen maniche 2 gol atmıştır.
doğumu 11 kasım 1977 lisbon portekiz. chelseade oynamaktadır. orta saha oyuncusu olan maniche portekiz milli futbol takımının formasını 38 kere giymiş 6 gol atmıştır. milli takımının 18 numarasını giymektedir. boyu 179 cm,kilosu 79 kgdır. ilk milli maçı 29 mart 2003 yılında portekiz-brezilya olmuştur. 2006 dünya kupasında da forma giyen maniche 2 gol atmıştır.
gerçek ve tam adı deportivo de la coruna olan takımdır.
(bkz: deportivo la coruna)
pedro miguel pauleta (doğumu 28 nisan 1973) portekizli futbolcu. pauleta şu an futbol yaşantısını ligue 1’de oyanyan paris saint germain takımında sürdürmektedir. pauleta ligue 1 kariyeri boyunca çıktığı 217 maçta 124 gol atmayı başarmıştır.
portekiz milli futbol takımı’nın formasını da giyen pauleta, milli takımda oynadığı 83 maçta 47 gol atmıştır. attığı 47 golle portekiz milli futbol takımı tarihinde en fazla gol atan futbolcu konumundadır.
kariyeri
1994-1995 : uniao micaelense (d3)
1995-1996 : estoril praia (d2)
1996-1998 : ud salamanca
1998-2000 : deportivo la coruna
2000-2003 : bordeaux
2003-2008 : psg
başarıları
2000 la liga
2002 fransa lig kupası
2004, 2006 fransa kupası
portekiz milli futbol takımı’nın formasını da giyen pauleta, milli takımda oynadığı 83 maçta 47 gol atmıştır. attığı 47 golle portekiz milli futbol takımı tarihinde en fazla gol atan futbolcu konumundadır.
kariyeri
1994-1995 : uniao micaelense (d3)
1995-1996 : estoril praia (d2)
1996-1998 : ud salamanca
1998-2000 : deportivo la coruna
2000-2003 : bordeaux
2003-2008 : psg
başarıları
2000 la liga
2002 fransa lig kupası
2004, 2006 fransa kupası
profesyonel kariyeri
1992 mogi mirim ec 27(9)
1993 corinthians 41(17)
1994-1996 palmeiras 104(53)
1996-1997 deportivo de la coruna 41(21)
1997-2002 fc barcelona 157(86)
2002-2003 ac milan 22(5)
2003-2003 cruzeiro ec 11(2)
2004- olympiakos cfp 46(26)
başarıları
kulüp takımları ile
1994 brezilya şampiyonluğu (se palmeiras)
1998 la liga şampiyonluğu (fc barcelona)
1999 la liga şampiyonluğu (fc barcelona)
2003 uefa şampiyonlar ligi (ac milan)
2003 italya kupası
2005 yunanistan ligi şampiyonluğu (olympiakos cfp)
2005 yunanistan kupa şampiyonluğu (olympiakos cfp)
2006 yunanistan ligi şampiyonluğu (olympiakos cfp)
2006 yunanistan kupa şampiyonluğu (olympiakos cfp)
brezilya milli futbol takımı ile
1996 - olimpiyat oyunları bronz madalya
1997 - copa america şampiyonluğu
1999 - copa america şampiyonluğu
2002 - fifa dünya kupası şampiyonluğu
kişisel başarıları
1993 brezilya yılın futbolcusu
1994 brezilya yılın futbolcusu
1999 copa america gol krallığı
1999 dünya’da yılın futbolcusu
1999 avrupa’da yılın futbolcusu (altın top)
1992 mogi mirim ec 27(9)
1993 corinthians 41(17)
1994-1996 palmeiras 104(53)
1996-1997 deportivo de la coruna 41(21)
1997-2002 fc barcelona 157(86)
2002-2003 ac milan 22(5)
2003-2003 cruzeiro ec 11(2)
2004- olympiakos cfp 46(26)
başarıları
kulüp takımları ile
1994 brezilya şampiyonluğu (se palmeiras)
1998 la liga şampiyonluğu (fc barcelona)
1999 la liga şampiyonluğu (fc barcelona)
2003 uefa şampiyonlar ligi (ac milan)
2003 italya kupası
2005 yunanistan ligi şampiyonluğu (olympiakos cfp)
2005 yunanistan kupa şampiyonluğu (olympiakos cfp)
2006 yunanistan ligi şampiyonluğu (olympiakos cfp)
2006 yunanistan kupa şampiyonluğu (olympiakos cfp)
brezilya milli futbol takımı ile
1996 - olimpiyat oyunları bronz madalya
1997 - copa america şampiyonluğu
1999 - copa america şampiyonluğu
2002 - fifa dünya kupası şampiyonluğu
kişisel başarıları
1993 brezilya yılın futbolcusu
1994 brezilya yılın futbolcusu
1999 copa america gol krallığı
1999 dünya’da yılın futbolcusu
1999 avrupa’da yılın futbolcusu (altın top)
kızılyızdızda top koşturan futbolcu.
ebbe sand ve stephane chapuisat’dan sonra bundesliga’da 100 gol barajini gecen ucuncu yabanci futbolcu olma unvanina da sahip.
ebbe sand ve stephane chapuisat’dan sonra bundesliga’da 100 gol barajini gecen ucuncu yabanci futbolcu olma unvanina da sahip.
marcelo dos santos (doğum 17 mayıs 1975) trabzonsporda oynayan brezilyalı yıldız futbolcu.
"marcelinho" olarak bilinen brezilyalı futbolcu hertha berlinin orta sahasında hücuma yönelik oynadığı dönemde tanındı. bundesliga ekibinden önce brezilyada gremio, fransada olympique de marseille, brezilyada sao paulo, rio blanco sao paulo, santos ve campinense formaları taşıdı.
marcelinho ülkesi brezilyada ise doğduğu yer olan paraibadan esinle esinlenilerek "marcelinho paraiba" olarak tanınıyor.
marcelinho 2006 yılının temmuz ayında trabzonspora transfer oldu ve ilk golunü oynadığı 4. maçta 12. dakikada denizlispora karşı kaydetti.
"marcelinho" olarak bilinen brezilyalı futbolcu hertha berlinin orta sahasında hücuma yönelik oynadığı dönemde tanındı. bundesliga ekibinden önce brezilyada gremio, fransada olympique de marseille, brezilyada sao paulo, rio blanco sao paulo, santos ve campinense formaları taşıdı.
marcelinho ülkesi brezilyada ise doğduğu yer olan paraibadan esinle esinlenilerek "marcelinho paraiba" olarak tanınıyor.
marcelinho 2006 yılının temmuz ayında trabzonspora transfer oldu ve ilk golunü oynadığı 4. maçta 12. dakikada denizlispora karşı kaydetti.
josé roberto gama de oliveira ya da bilinen adıyla bebeto, (d. 16 şubat 1964 salvador, brezilya) brezilya milli futbol takımının eski forvet oyuncusu.
futbol kariyerine 1983 vitoriada başladı. sonra sırasıyla brezilya liginde clube de regatas do flamengo, club de regatas vasco da gama ve botafogo oynadı. brezilya dışında la liga takımları deportivo de la coruña ve sevilla fcde, meksikada toros nezada, japonyada kashima antlersde ve suudi arabistan liginde al ittihadda oynadı.
oynadığı dönemin en başarılı golcülerinden olan bebeto, 1994 fifa dünya kupasında şampiyon olan milli takımın en önemli oyuncularından biriydi. ilk milli maçını 1985 yılında oynadı ve 75 kez milli oldu, 39 gol attı.
1990, 1994 ve 1998 yıllarında dünya kupasında oynadı. özellikle 1994 yılındaki kupada hollanda ile oynanan çeyrek final maçı öncesi yeni bebeğinin doğması üzerine, bu maçta attığı gol sonrası beşik hareketi ile sevinmesi dünya kupasının unutulmaz görüntüleri arasına girdi.
bebeto, 2002 yılında futbolu bıraktı.
futbol kariyerine 1983 vitoriada başladı. sonra sırasıyla brezilya liginde clube de regatas do flamengo, club de regatas vasco da gama ve botafogo oynadı. brezilya dışında la liga takımları deportivo de la coruña ve sevilla fcde, meksikada toros nezada, japonyada kashima antlersde ve suudi arabistan liginde al ittihadda oynadı.
oynadığı dönemin en başarılı golcülerinden olan bebeto, 1994 fifa dünya kupasında şampiyon olan milli takımın en önemli oyuncularından biriydi. ilk milli maçını 1985 yılında oynadı ve 75 kez milli oldu, 39 gol attı.
1990, 1994 ve 1998 yıllarında dünya kupasında oynadı. özellikle 1994 yılındaki kupada hollanda ile oynanan çeyrek final maçı öncesi yeni bebeğinin doğması üzerine, bu maçta attığı gol sonrası beşik hareketi ile sevinmesi dünya kupasının unutulmaz görüntüleri arasına girdi.
bebeto, 2002 yılında futbolu bıraktı.
kariyeri:
1992 yılında orlando magic tarafından draft edildi.
1995 yılında takımı ile nba finaline çıktı. fakat takım finalde houston rocketsa yenildi.
1996 yılında free agent olarak los angeles lakers ile anlaştı.
2000,2001 ve 2002 yıllarında kobe bryant ve phil jackson ile beraber nba şampiyonluğu yaşadı. 2003 yılından itibaren takımdaki diğer yıldız oyuncu "kobe" ile süregelen anlaşmazlığı iyice arttı.
2004 yılında lakers kadrosuna karl malone ve gary paytonı katmasına rağmen şampiyon olamadı ve sezonun sonunda "shaq", lakerstan ayrılma kararı aldı ve miami heate takas oldu.
2005 yılında takımını nba doğu konferansı finallerine taşıdı.
2006 yılında yarı finalde new jersey netsi 4-1 lik skorla yenerek,doğu finaline çıktı. doğu finalinde ise 2005 yılında elendiği detroit pistonsı eleyerek finale çıktı. miami heat ilk 2 maçı kaybettikten sonra 4 maçı da kazanarak finallerdeki rakibi dallas mavericksi mağlup ederek ve şampiyon oldu. bu sonuçla shaquille oneal nbadaki 4. şampiyonluğunu yaşamış oldu.
1992 yılında orlando magic tarafından draft edildi.
1995 yılında takımı ile nba finaline çıktı. fakat takım finalde houston rocketsa yenildi.
1996 yılında free agent olarak los angeles lakers ile anlaştı.
2000,2001 ve 2002 yıllarında kobe bryant ve phil jackson ile beraber nba şampiyonluğu yaşadı. 2003 yılından itibaren takımdaki diğer yıldız oyuncu "kobe" ile süregelen anlaşmazlığı iyice arttı.
2004 yılında lakers kadrosuna karl malone ve gary paytonı katmasına rağmen şampiyon olamadı ve sezonun sonunda "shaq", lakerstan ayrılma kararı aldı ve miami heate takas oldu.
2005 yılında takımını nba doğu konferansı finallerine taşıdı.
2006 yılında yarı finalde new jersey netsi 4-1 lik skorla yenerek,doğu finaline çıktı. doğu finalinde ise 2005 yılında elendiği detroit pistonsı eleyerek finale çıktı. miami heat ilk 2 maçı kaybettikten sonra 4 maçı da kazanarak finallerdeki rakibi dallas mavericksi mağlup ederek ve şampiyon oldu. bu sonuçla shaquille oneal nbadaki 4. şampiyonluğunu yaşamış oldu.
michael howard finley (6 mart 1973 melrose park, illinois) amerikalı basketbolcu. şu anda nba takımlarından san antonio spurs için oynamaktadır.
2,01m (6 7") michael finley genellikle 2 ve 3 numaralı (skorer gard ve kısa forvet) pozisyonlarda oynamaktadır. 1995 nba seçmelerinde (nba draft) phoenix suns tarafından 21. sırada seçildi.
1995-96 sezonu sonunda 15 sayı ve 4.6 ribaund ortalamalarıyla "en iyi çaylak beşi"ne seçildi. suns tarihinde 1000 sayı barajını geçen 3. çaylak oldu. jason kidd, tony dumas ve loren meyer karşılığında sam cassell ve a.c. green ile birlikte dallas mavericks`e geçti. steve nash ile uyum sağlamasıyla takımın önemli bir parçası haline geldi.
yaklaşık 21 sayı ve 5.5 ribaund ortalamarıyla geçirdi 2000 ve 2001 sezonlarında nba all star takımına seçildi. nba batı konferansı adına oynadı bu maçlarda. 2002 dünya şampiyonasında rekor sayıda mağlubiyet alan abd milli takımının oyuncularındandı.
2005`te yüksek kontratından dolayı 3 sene daha anlaşması olmasına rağmen dallas mavericks tarafından serbest bırakıldı. detroit, miami gibi güçlü takımlar transfer etmek istese de san antonio spurs`ü tercih etti.
2,01m (6 7") michael finley genellikle 2 ve 3 numaralı (skorer gard ve kısa forvet) pozisyonlarda oynamaktadır. 1995 nba seçmelerinde (nba draft) phoenix suns tarafından 21. sırada seçildi.
1995-96 sezonu sonunda 15 sayı ve 4.6 ribaund ortalamalarıyla "en iyi çaylak beşi"ne seçildi. suns tarihinde 1000 sayı barajını geçen 3. çaylak oldu. jason kidd, tony dumas ve loren meyer karşılığında sam cassell ve a.c. green ile birlikte dallas mavericks`e geçti. steve nash ile uyum sağlamasıyla takımın önemli bir parçası haline geldi.
yaklaşık 21 sayı ve 5.5 ribaund ortalamarıyla geçirdi 2000 ve 2001 sezonlarında nba all star takımına seçildi. nba batı konferansı adına oynadı bu maçlarda. 2002 dünya şampiyonasında rekor sayıda mağlubiyet alan abd milli takımının oyuncularındandı.
2005`te yüksek kontratından dolayı 3 sene daha anlaşması olmasına rağmen dallas mavericks tarafından serbest bırakıldı. detroit, miami gibi güçlü takımlar transfer etmek istese de san antonio spurs`ü tercih etti.
lebron james, 2003-2004 nba sezonunda oynamak üzere cleveland cavaliers takımı tarafından seçilen 2,03 m. boyundaki forvet oyuncusudur.
30 aralık 1984 günü doğan lebron james st.vincent-st.mary okullarını bitirmiş ve liseden sonra nbae seçilmiştir. cleveland cavaliers takımında çok büyük işler yapmayı hedeflemiştir. ilk geldiği sezonun sonu itibariyle nbade "yılın çaylağı ödülü"nü almış ve bu ödülü alan en genç nba oyuncusu olarak literatüre geçmiştir. 2005-2006 sezonunda da 31.4 sayı, 7 rebound ve 6.5 assist ortalamalarıyla oynamıştır. all star maçında da en değerli oyuncusu seçilmiştir. detroit-cleveland serisinde az daha tek başına 5 kişiyi yenme onurunu da kazanmak üzere olan bu oyuncu birçok hall of fame oyuncularının da tahtına göz dikmiştir. ayrıca kısa bir süre içinde all-star olmuş ve mvp ödülünü almıştır. clevavelandın da yıldızı olmuştur. lebron james lakap olarak king lebron james lakabını kullanıyor.dünyaya gençlerinde nba de oynayabildiğini ve basketbolu sevdirmeyi hedeflemiştir.
30 aralık 1984 günü doğan lebron james st.vincent-st.mary okullarını bitirmiş ve liseden sonra nbae seçilmiştir. cleveland cavaliers takımında çok büyük işler yapmayı hedeflemiştir. ilk geldiği sezonun sonu itibariyle nbade "yılın çaylağı ödülü"nü almış ve bu ödülü alan en genç nba oyuncusu olarak literatüre geçmiştir. 2005-2006 sezonunda da 31.4 sayı, 7 rebound ve 6.5 assist ortalamalarıyla oynamıştır. all star maçında da en değerli oyuncusu seçilmiştir. detroit-cleveland serisinde az daha tek başına 5 kişiyi yenme onurunu da kazanmak üzere olan bu oyuncu birçok hall of fame oyuncularının da tahtına göz dikmiştir. ayrıca kısa bir süre içinde all-star olmuş ve mvp ödülünü almıştır. clevavelandın da yıldızı olmuştur. lebron james lakap olarak king lebron james lakabını kullanıyor.dünyaya gençlerinde nba de oynayabildiğini ve basketbolu sevdirmeyi hedeflemiştir.
conrad bastien mcrae (11 ocak 1971, new york - 10 temmuz 1999, orlando), abdli siyahi basketbol oyuncusudur. türkiyede de forma giymiş ve beğeni kazamıştır. genç yaşta spor salonunda geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etmiştir.
gençlik yıllarında sokak basketbolunun mabedi olarak bilinen rucker parkta blokları ve smaçlarıyla saygı duyulan bir oyuncu oldu.
üniversite eğitimini 1989 - 1993 yılları arasında syracuse üniversitesinde tamamladı. syracuse gibi üst düzey bir takımda ilk senesine leron ellis gibi tecrübeli ve kaliteli bir basketbolcunun arkasında kalıp fazla kendini göstermese de ikinci sezonunda bu oyuncunun mezun olmasıyla birlikte oynama süresi ve istatistikleri de arttı. (30 dk 12.3 sayı 6.9 ribaund 2.7 blok).
bu performansı sonrasında yazın amerikan ulusal genç takımına çağrıldı. elemelerde gösterdiği başarılı performans ile takımın elemelerde şampiyon olmasına ve dünya şampiyonasına katılmasına büyük katkı yaptı.
1993 yılında washington bullets tarafindan nba draftında 38. sıradan seçildi. ancak nbade oynamadan türkiye basketbol liginde fenerbahçeye transfer oldu.
bir sezon sonra, antranman sırasında geçirdiği kalp spazmı neticesinde sözleşmesi feshedildi ve türkiyeden ayrılarak fransanın en önemli basketbol takımlarından biri olan pau ortheze gitti. kendisi gibi atletik oyunculardan kurulu bu takımda geçirdiği başarılı sezonun ardından efes pilsene transfer olarak 2. türkiye kariyerine başladı. bu sezonda takım olarak efes pilsen ile hem türkiye ligi ve koraç kupasını kazandı. efes pilsenin bu başarısında petar naumoski ile birlikte başroldeydi.
conrad mcrae bu başarının ardında 1996/1997 sezonunda bolognaya transfer oldu ancek o dönem en büyük bütçeli ve en iddaalı takımlarından olan bu takımda aradığı ortamı bulamadı ve bir sezon sonra yunan takımı paoka gitti.
1998/1999 sezonunda hemen hemen tüm türk takımları büyük bütçeli ve derin ve yetenekli oyunculu kadro kurmuşlardı. bunların başında ise fenerbahçe geliyordu. fenerbahçe ibrahim kutluay gibi oyuncularla zaten belli bir kalitede kadrosu varken bunlara mcrae dışında marko miliç, zan tabak, mahmud abdul rauf gibi çok önemli oyuncuları dahil etmişti. ancak büyük umutlarla başlanan sezonun sonu hüsranla geldi. çünkü takım içinde çok fazla problem çıkmıştı ve bu önemli kadroda hedeflediği başarıyı elde edemedi.
conrad mcrae 10 temmuz 1999 günü orlando magicin yaz kampı sırasında antrenmanda kalp krizi geçirerek hayatini kaybetti. daha önce de kalp spazmı geçirmiş olmasına rağmen basketbol sevgisi yüzünden sporu bırakmayan mcrae en sevdiği yerde hayatını tamamladı.
gençlik yıllarında sokak basketbolunun mabedi olarak bilinen rucker parkta blokları ve smaçlarıyla saygı duyulan bir oyuncu oldu.
üniversite eğitimini 1989 - 1993 yılları arasında syracuse üniversitesinde tamamladı. syracuse gibi üst düzey bir takımda ilk senesine leron ellis gibi tecrübeli ve kaliteli bir basketbolcunun arkasında kalıp fazla kendini göstermese de ikinci sezonunda bu oyuncunun mezun olmasıyla birlikte oynama süresi ve istatistikleri de arttı. (30 dk 12.3 sayı 6.9 ribaund 2.7 blok).
bu performansı sonrasında yazın amerikan ulusal genç takımına çağrıldı. elemelerde gösterdiği başarılı performans ile takımın elemelerde şampiyon olmasına ve dünya şampiyonasına katılmasına büyük katkı yaptı.
1993 yılında washington bullets tarafindan nba draftında 38. sıradan seçildi. ancak nbade oynamadan türkiye basketbol liginde fenerbahçeye transfer oldu.
bir sezon sonra, antranman sırasında geçirdiği kalp spazmı neticesinde sözleşmesi feshedildi ve türkiyeden ayrılarak fransanın en önemli basketbol takımlarından biri olan pau ortheze gitti. kendisi gibi atletik oyunculardan kurulu bu takımda geçirdiği başarılı sezonun ardından efes pilsene transfer olarak 2. türkiye kariyerine başladı. bu sezonda takım olarak efes pilsen ile hem türkiye ligi ve koraç kupasını kazandı. efes pilsenin bu başarısında petar naumoski ile birlikte başroldeydi.
conrad mcrae bu başarının ardında 1996/1997 sezonunda bolognaya transfer oldu ancek o dönem en büyük bütçeli ve en iddaalı takımlarından olan bu takımda aradığı ortamı bulamadı ve bir sezon sonra yunan takımı paoka gitti.
1998/1999 sezonunda hemen hemen tüm türk takımları büyük bütçeli ve derin ve yetenekli oyunculu kadro kurmuşlardı. bunların başında ise fenerbahçe geliyordu. fenerbahçe ibrahim kutluay gibi oyuncularla zaten belli bir kalitede kadrosu varken bunlara mcrae dışında marko miliç, zan tabak, mahmud abdul rauf gibi çok önemli oyuncuları dahil etmişti. ancak büyük umutlarla başlanan sezonun sonu hüsranla geldi. çünkü takım içinde çok fazla problem çıkmıştı ve bu önemli kadroda hedeflediği başarıyı elde edemedi.
conrad mcrae 10 temmuz 1999 günü orlando magicin yaz kampı sırasında antrenmanda kalp krizi geçirerek hayatini kaybetti. daha önce de kalp spazmı geçirmiş olmasına rağmen basketbol sevgisi yüzünden sporu bırakmayan mcrae en sevdiği yerde hayatını tamamladı.
başarıları:
nba mvp (en değerli oyuncu ödülü) (1957)
nba yılın takımı (1952 ile 1961 arası)
nba all-star maçı mvp ödülü (1954, 1957)
nba all-star maçı (13 kez, 1951den 1963e kadar)
nba şampiyonluğu (1957, 1959den 1963e kadar)
1953 ile 1960 yılları arasında nbade asist birincisi (1960da ortalama 9.5 asist/maç)
nbade bir yarı devrede yapılan en çok asist rekoru (19 asist, 27 şubat 1959 lakersa karşı)
nba 25. yıl tüm zamanların en iyi takımı (1970)
nba 35. yıl tüm zamanların en iyi takımı (1980)
nba 50. yıl tüm zamanların en iyi takımı (1996)
nba mvp (en değerli oyuncu ödülü) (1957)
nba yılın takımı (1952 ile 1961 arası)
nba all-star maçı mvp ödülü (1954, 1957)
nba all-star maçı (13 kez, 1951den 1963e kadar)
nba şampiyonluğu (1957, 1959den 1963e kadar)
1953 ile 1960 yılları arasında nbade asist birincisi (1960da ortalama 9.5 asist/maç)
nbade bir yarı devrede yapılan en çok asist rekoru (19 asist, 27 şubat 1959 lakersa karşı)
nba 25. yıl tüm zamanların en iyi takımı (1970)
nba 35. yıl tüm zamanların en iyi takımı (1980)
nba 50. yıl tüm zamanların en iyi takımı (1996)
bob cousy (robert cousy), (doğum 9 ağustos 1928, new york) boston celticsin efsanevi kadrosunda yer almış ve nbain en başarılı oyun kurucularından biri kabul edilen basketbolcu.
bostons celticsin ligin hakimi olduğu yıllarda takım en önemli posizyonlarından birinde oynayan cousy, 1951den 1963e kadar bu takımda oynamıştır. takımının kazandığı 6 şampiyonlukta büyük pay sahibidir. bunun 5 tanesi celticsin 8 şampiyonluk ardarda kazandığı dönemin ilk 5 senesidir.
bob cousy, 6.955 asist ile boston celtics tarihinin bu dalda rekortmenidir. toplamda 16.960 sayı atmış ve 13 kez üst üste nba all star kadrosuna seçilmiştir. 1954 ve 1957 yıllarında olmak üzere 2 kez all star karşılaşmasında mvp ödülünün sahibi olmuştur. 1962/1963 yılında emekli olmasına rağmen yedi yıl sonra, 1969/1970 sezonunda geri dönmüş ve cincinnati royals ile 7 maç oynamıştır. 1969 ile 1974 yılları arasında royalsa koçluk da yapmıştır.
bostons celticsin ligin hakimi olduğu yıllarda takım en önemli posizyonlarından birinde oynayan cousy, 1951den 1963e kadar bu takımda oynamıştır. takımının kazandığı 6 şampiyonlukta büyük pay sahibidir. bunun 5 tanesi celticsin 8 şampiyonluk ardarda kazandığı dönemin ilk 5 senesidir.
bob cousy, 6.955 asist ile boston celtics tarihinin bu dalda rekortmenidir. toplamda 16.960 sayı atmış ve 13 kez üst üste nba all star kadrosuna seçilmiştir. 1954 ve 1957 yıllarında olmak üzere 2 kez all star karşılaşmasında mvp ödülünün sahibi olmuştur. 1962/1963 yılında emekli olmasına rağmen yedi yıl sonra, 1969/1970 sezonunda geri dönmüş ve cincinnati royals ile 7 maç oynamıştır. 1969 ile 1974 yılları arasında royalsa koçluk da yapmıştır.
allen iverson (d. 7 haziran, 1975), amerikalı basketbolcu, denver nuggets için oynuyor.
nbade oynayan en popüler oyunculardan biridir. birçok rekoru vardır. dört kez nba sayı kralı olmuştur. kariyer sayı ortalaması 28 sayıdır. basketboldan önce amerikan futbolu oynamıstır.
iverson, 1996 nba draftında birinci sıradan seçilerek nbae dahil olmuştur. o draft nba tarihinin en iyi draftı olarak söylenmektedir. 2005 yılında orlando magice atmış olduğu 60 sayıyla kariyer rekorunu kırmıştır. kariyer asist rekoru 16, blok rekoru 3, top çalma rekoru 9, ribaund rekoru 11 dir. kariyerinde sadece bir kez triple double yapmıştır. la clippersa karşı 2002de 30 sayı, 10 ribound, 11 asistle gerçekleştirmiştir.
bazen saha dışında yaptığı olaylardan dolayı tepki almıştır. allen iversonın tiura adında bir kızı ve allen adında bir oğlu vardır. sports illustrated dergisini okumaktan hoşlanır. samuel l. jackson ve al pacino en sevdiği aktörlerdir. küçükken yaşadığı ev, hampton şehrinin kanalizasyon borularının tam üstündeydi. ne zaman kanalizasyon taşsa bütün pislik eve dolardı. biyolojik babası zaten hiçbir zaman ortada yoktu. annesi onu doğurduğunda henüz 15 yaşındaydı. geçim sıkıntısı içindeydiler, elektrik ve suları çoğu zaman kesikti. yiyecek bulamadıkları oluyordu. allen ezail iverson hayatının en değerli basketini o ortamdan sıçrayıp 2001 yılında amerikan profesyonel basketbol ligi nba’de mvp (en değerli oyuncu) seçilerek attı. forması abd’de en çok satılan beş formadan biri. üstelik çocukken bu sporu "yumuşak" bulduğu için basketbol oynamak istememişti. bir gün annesi ona air jordan model basketbol ayakkabıları aldı ve ağlayan çocuğunu zorla sahaya götürdü. beraber amerikan futbolu oynadığı birkaç arkadaşını gören iverson bir denemeyi kabul etti. pek çok arkadaşı basketbol sayesinde para kazanıp "ghetto"lardan kurtulmak istiyordu. en çok isteyen ise iverson’dı.
17 yaşında hapse girdi. lise yıllarında yerel bir yıldız olmuştu bile. bethel high’ın hem amerikan futbolu hem basketbol takımında oynuyordu ve iki takım da iverson sayesinde virginia eyalet şampiyonluğuna gidiyordu. tribünlerde, büyük çoğunluğunu siyah gençlerin oluşturduğu özel seyircisi bile vardı. ama bir maçta bu grup beyaz gençle kavga edince iverson’ı hapse götürecek olaylar başladı. kavga sırasında bir beyaz kızın kafasına sandalyeyle vurduğu gerekçesiyle mahkemeye çıkarıldı. 17 yaşındaydı ama yetişkinler için uygulanan prosedürle yargılandı.
iverson taraftarları, bu büyük kavgada sadece dört siyahın suçlandığını ve her şeyin, beyaz bir izleyicinin iverson’a siyahları aşağılayıcı bir ifade olan "nigger" diye bağırmasıyla başladığını iddia etti. iverson ise kavga başlayınca oradan uzaklaştığını söylüyordu: "ben bir kıza vuracak adam mıyım? bari adamın birine vurduğumu söyleselerdi!" ama iverson’ın bu kıza saldırdığını gördüğünü söyleyen pek çok tanık vardı. zaten uslu bir çocuk olarak tanınmıyordu. ve 5 yıl hapisle cezalandırıldı. cezaevinde geçirdiği dört ay iverson’ın hayatını değiştirdi. mahkumlar onu zaten tanıyorlardı ve korumalarına aldılar. annesi ve kız kardeşleri de iverson’ın arkadaşlarının korumasındaydı. o ise geleceğini düşünüyordu. ıyi bir öğrenci değildi. bu yüzden üniversitelere kabul edilmeyebilirdi. nitekim kentucky üniversitesi’nden gelen bir bursu kaçırmıştı. bu arada devreye virginia eyaletinin ilk siyah valisi doug wilder girdi, dört ay sonra iverson şartlı tahliyeyle serbest kaldı. ve siyasette ırk ayrımcılığı üzerine ülke çapında bir tartışma başladı. hırslı ve becerikli bu oyuncunun annesi, ondan yalnızca 15 yaş daha büyük. henüz reşit olmadan bir erken çocuk dünyaya getiren ann iverson, üstelik evli de değil o zaman...
yasadışı bir ilişkiden dünyaya gelen allen ezail iverson, hampton virginiada, 7 haziran 1975te çarpıcı bir yoksulluğun içinde doğar. onu annesi ann büyütür; babası alleni hiç görmez. babasıyla tanışması için, 22 yaşına dek beklemesi gerekir. gerçek babasının adı allen broughtondur ama iverson baba olarak michael freemanı tanır. freeman ise 1988e kadar newport limanında işçi olarak çalışır; o yıl başından fena bir kaza geçer ve bir dizi sıkıntı başgösterir, hırsızlık türünden suçlara bulaşır ve hapse düşer. allen iverson baba olarak tanıdığı freemanı bir ziyaretinde, yürekler acısı halini görür; ayakkabı diye giydiği şeyden ötürü üşütmüş, kemiklerine kadar morarmıştır. allen kendi ayakkabılarını çıkarıp ona verir ve evine yalınayak döner. freemanın kazasından sonra, annesi ann iverson da limanda çalışmaya başlamıştır ama aileyi çevirecek parayı kazanamaz. 1991e gelindiğinde allenin kardeşi ieisha doğar. kızcağızın sağlığı fenadır, pek sıkıntılı bir bebeklik yaşar.
allenin büyüdüğü, yetiştiği yoksulluk bu kertededir. çoğu günler su, elektrik yoktur; ısınmak için sokaktan bazı atıklar toplamak zorundadırlar. kendilerini, bulaşıklarını temizleyecek suyu, apartmanın bodrumundaki borulardan sızan suları eve taşıyarak elde ederler. henüz delikanlılık çağına adım atmadan önce, çoğunlukla evinde kalmamaya başlamıştır allen, uyumak için basketbol takımındaki arkadaşlarının evlerine gider, coachlarından yardım ister hatta kimi zaman spor salonunun sıralarını yatak olarak kullanır. başlarda allen basketbola pek ısınamaz. basketbolun yeterince "sert" bir spor olmadığını düşünmektedir. onun favori sporu amerikan futboludur. kendine sorarsanız, halen sporun hası, futboldur... okuldan döndüğünde, annesi ona müjdeyi verir: onu minikler takımı için basketbol kursuna yazdırmıştır. gönülsüzdür, annesi ilk gün onu zorla kursa götürür. orada fikrini çabucak değiştirir çünkü futbol takımından arkadaşlarının da aynı yerde olduğunu görmüştür çünkü... ve 9 yaşından bu yana, basketbol allen iversonun hayatındadır. lise yıllarında (hamptondaki bethel high school) hem futbol, hem basketbol takımındadır. daha junior iken virginia aaa futbol oyuncusu kategorisine adı yazılır.
allen hapisteyken coach dahil bütün takım, yakınları ve dostları, iversonun suçsuzluğunu, serbest bırakılmasını vurgulayan t-shirtlerle dolaşırlar. bu arada, mahkemede verdiği cevaplar nedeniyle, yakınları ona "the answer" (cevap) lakabını takarlar. bu lakabı halen başarıyla üzerinde taşıyan allen iverson, bizim liglerimizde ancak bir takımın kaydedebileceği kadar sayıyı tek başına tabelaya yazdırarak, başka bir yazıya konuk edeceğimiz kobe bryantın rekoruna bir gün sonra "cevap" vermiştir... hapiste olduğu sırada allen, kentucky üniversitesine kayıt yaptırma şansını da yitirir. yine hapiste iken, hep yaptığı gibi, sabah 5:30da uyanıp, şut çalıştığı için, bugünkü çizgisine ulaştığı anlaşılıyor. fakat bu hapis serüveni çok ibret verici anılarla doludur.
çıktıktan sonra gençlere lise diploması dağıtan bir merkeze yazılır ve haftanın beş günü, günde 6 saat sue lambiot adlı bir hanımdan ders alır. sonunda diplomasına kavuşur. bu sürede annesi, coach thompsonu (georgetown üniversitesi) ziyaret etmiş ve alleni kanatlarının altına almasını istemiştir. thompson, bir coach değil, baba figürü olarak allenin hayatına girecek ve onun başarısına doğrudan destek olacaktır. yakınları, thompsonun başına bela olacak bu problemli çocuğu neden himaye ettiğini sorarlar. ama o aynı kanıda değildir; thompson, allenda hatalar yapmış ama inanılmaz becerisi olan bir insan görmektedir çünkü... allen ağlayarak ailesinden ayrıldıktan sonra georgetownu sever ve sanat okuluna gider. resme karşı doğuştan yeteneklidir ve ilk olarak, efsane michael jordanın resmini çizip, kapısına asar... georgetowndaki oda arkadaşı da basketbolcudur, abd çapında ün kazanmış bir savunma oyuncusudur, 26.6 ile şehrin en skorer elemanı olmuştur ve bunlar sayesinde allen iyice gaza gelir. ailesinin yoksulluğu nedeniyle de bir an önce profesyonel olmayi şiddetle istemektedir. hem annesinin sıkıntıları bir yandan büyürken, bir yandan da ona bir kız çocuk veren kız arkadaşı tawanna turnera bakması gerekmektedir.
iverson özgürlüğüne kavuşunca georgetown üniversitesi’ne gitti. annesi, basketbol antrenörü john thompson’la konuşmuş ve oğlunun oraya kabulünü sağlamıştı. 1994 yılında girdiği üniversiteyi profesyonel olmak için 1996’da terk etti. ve philadelphia 76ers’a katıldı. ılk yılında takımın kötü performansına rağmen kalitesini gösterdi ve "yılın çaylağı" seçildi. bir sonraki sezon takımın başında larry brown vardı. genç oyuncularda kısa sürede büyük gelişme sağlamasıyla tanınan brown, sonraki sezon takıma sekiz sene sonraki ilk play-off’unu getiriyor ve nba doğu konferansı’nda yarı finale taşıyordu. iverson da en çok sayı atan oyuncu oldu.
boyu 1.83 cm, kilosu ise 74,8 kgdir. georgetown üniversitesinden 1996 yılında mezun olmuştur. kendisine özel üretilen reebok marka ayakkabı giymektedir. lakabı "the answer"dır. 25 aralık 2006da denver nuggetsa takas olmuştur.
nbade oynayan en popüler oyunculardan biridir. birçok rekoru vardır. dört kez nba sayı kralı olmuştur. kariyer sayı ortalaması 28 sayıdır. basketboldan önce amerikan futbolu oynamıstır.
iverson, 1996 nba draftında birinci sıradan seçilerek nbae dahil olmuştur. o draft nba tarihinin en iyi draftı olarak söylenmektedir. 2005 yılında orlando magice atmış olduğu 60 sayıyla kariyer rekorunu kırmıştır. kariyer asist rekoru 16, blok rekoru 3, top çalma rekoru 9, ribaund rekoru 11 dir. kariyerinde sadece bir kez triple double yapmıştır. la clippersa karşı 2002de 30 sayı, 10 ribound, 11 asistle gerçekleştirmiştir.
bazen saha dışında yaptığı olaylardan dolayı tepki almıştır. allen iversonın tiura adında bir kızı ve allen adında bir oğlu vardır. sports illustrated dergisini okumaktan hoşlanır. samuel l. jackson ve al pacino en sevdiği aktörlerdir. küçükken yaşadığı ev, hampton şehrinin kanalizasyon borularının tam üstündeydi. ne zaman kanalizasyon taşsa bütün pislik eve dolardı. biyolojik babası zaten hiçbir zaman ortada yoktu. annesi onu doğurduğunda henüz 15 yaşındaydı. geçim sıkıntısı içindeydiler, elektrik ve suları çoğu zaman kesikti. yiyecek bulamadıkları oluyordu. allen ezail iverson hayatının en değerli basketini o ortamdan sıçrayıp 2001 yılında amerikan profesyonel basketbol ligi nba’de mvp (en değerli oyuncu) seçilerek attı. forması abd’de en çok satılan beş formadan biri. üstelik çocukken bu sporu "yumuşak" bulduğu için basketbol oynamak istememişti. bir gün annesi ona air jordan model basketbol ayakkabıları aldı ve ağlayan çocuğunu zorla sahaya götürdü. beraber amerikan futbolu oynadığı birkaç arkadaşını gören iverson bir denemeyi kabul etti. pek çok arkadaşı basketbol sayesinde para kazanıp "ghetto"lardan kurtulmak istiyordu. en çok isteyen ise iverson’dı.
17 yaşında hapse girdi. lise yıllarında yerel bir yıldız olmuştu bile. bethel high’ın hem amerikan futbolu hem basketbol takımında oynuyordu ve iki takım da iverson sayesinde virginia eyalet şampiyonluğuna gidiyordu. tribünlerde, büyük çoğunluğunu siyah gençlerin oluşturduğu özel seyircisi bile vardı. ama bir maçta bu grup beyaz gençle kavga edince iverson’ı hapse götürecek olaylar başladı. kavga sırasında bir beyaz kızın kafasına sandalyeyle vurduğu gerekçesiyle mahkemeye çıkarıldı. 17 yaşındaydı ama yetişkinler için uygulanan prosedürle yargılandı.
iverson taraftarları, bu büyük kavgada sadece dört siyahın suçlandığını ve her şeyin, beyaz bir izleyicinin iverson’a siyahları aşağılayıcı bir ifade olan "nigger" diye bağırmasıyla başladığını iddia etti. iverson ise kavga başlayınca oradan uzaklaştığını söylüyordu: "ben bir kıza vuracak adam mıyım? bari adamın birine vurduğumu söyleselerdi!" ama iverson’ın bu kıza saldırdığını gördüğünü söyleyen pek çok tanık vardı. zaten uslu bir çocuk olarak tanınmıyordu. ve 5 yıl hapisle cezalandırıldı. cezaevinde geçirdiği dört ay iverson’ın hayatını değiştirdi. mahkumlar onu zaten tanıyorlardı ve korumalarına aldılar. annesi ve kız kardeşleri de iverson’ın arkadaşlarının korumasındaydı. o ise geleceğini düşünüyordu. ıyi bir öğrenci değildi. bu yüzden üniversitelere kabul edilmeyebilirdi. nitekim kentucky üniversitesi’nden gelen bir bursu kaçırmıştı. bu arada devreye virginia eyaletinin ilk siyah valisi doug wilder girdi, dört ay sonra iverson şartlı tahliyeyle serbest kaldı. ve siyasette ırk ayrımcılığı üzerine ülke çapında bir tartışma başladı. hırslı ve becerikli bu oyuncunun annesi, ondan yalnızca 15 yaş daha büyük. henüz reşit olmadan bir erken çocuk dünyaya getiren ann iverson, üstelik evli de değil o zaman...
yasadışı bir ilişkiden dünyaya gelen allen ezail iverson, hampton virginiada, 7 haziran 1975te çarpıcı bir yoksulluğun içinde doğar. onu annesi ann büyütür; babası alleni hiç görmez. babasıyla tanışması için, 22 yaşına dek beklemesi gerekir. gerçek babasının adı allen broughtondur ama iverson baba olarak michael freemanı tanır. freeman ise 1988e kadar newport limanında işçi olarak çalışır; o yıl başından fena bir kaza geçer ve bir dizi sıkıntı başgösterir, hırsızlık türünden suçlara bulaşır ve hapse düşer. allen iverson baba olarak tanıdığı freemanı bir ziyaretinde, yürekler acısı halini görür; ayakkabı diye giydiği şeyden ötürü üşütmüş, kemiklerine kadar morarmıştır. allen kendi ayakkabılarını çıkarıp ona verir ve evine yalınayak döner. freemanın kazasından sonra, annesi ann iverson da limanda çalışmaya başlamıştır ama aileyi çevirecek parayı kazanamaz. 1991e gelindiğinde allenin kardeşi ieisha doğar. kızcağızın sağlığı fenadır, pek sıkıntılı bir bebeklik yaşar.
allenin büyüdüğü, yetiştiği yoksulluk bu kertededir. çoğu günler su, elektrik yoktur; ısınmak için sokaktan bazı atıklar toplamak zorundadırlar. kendilerini, bulaşıklarını temizleyecek suyu, apartmanın bodrumundaki borulardan sızan suları eve taşıyarak elde ederler. henüz delikanlılık çağına adım atmadan önce, çoğunlukla evinde kalmamaya başlamıştır allen, uyumak için basketbol takımındaki arkadaşlarının evlerine gider, coachlarından yardım ister hatta kimi zaman spor salonunun sıralarını yatak olarak kullanır. başlarda allen basketbola pek ısınamaz. basketbolun yeterince "sert" bir spor olmadığını düşünmektedir. onun favori sporu amerikan futboludur. kendine sorarsanız, halen sporun hası, futboldur... okuldan döndüğünde, annesi ona müjdeyi verir: onu minikler takımı için basketbol kursuna yazdırmıştır. gönülsüzdür, annesi ilk gün onu zorla kursa götürür. orada fikrini çabucak değiştirir çünkü futbol takımından arkadaşlarının da aynı yerde olduğunu görmüştür çünkü... ve 9 yaşından bu yana, basketbol allen iversonun hayatındadır. lise yıllarında (hamptondaki bethel high school) hem futbol, hem basketbol takımındadır. daha junior iken virginia aaa futbol oyuncusu kategorisine adı yazılır.
allen hapisteyken coach dahil bütün takım, yakınları ve dostları, iversonun suçsuzluğunu, serbest bırakılmasını vurgulayan t-shirtlerle dolaşırlar. bu arada, mahkemede verdiği cevaplar nedeniyle, yakınları ona "the answer" (cevap) lakabını takarlar. bu lakabı halen başarıyla üzerinde taşıyan allen iverson, bizim liglerimizde ancak bir takımın kaydedebileceği kadar sayıyı tek başına tabelaya yazdırarak, başka bir yazıya konuk edeceğimiz kobe bryantın rekoruna bir gün sonra "cevap" vermiştir... hapiste olduğu sırada allen, kentucky üniversitesine kayıt yaptırma şansını da yitirir. yine hapiste iken, hep yaptığı gibi, sabah 5:30da uyanıp, şut çalıştığı için, bugünkü çizgisine ulaştığı anlaşılıyor. fakat bu hapis serüveni çok ibret verici anılarla doludur.
çıktıktan sonra gençlere lise diploması dağıtan bir merkeze yazılır ve haftanın beş günü, günde 6 saat sue lambiot adlı bir hanımdan ders alır. sonunda diplomasına kavuşur. bu sürede annesi, coach thompsonu (georgetown üniversitesi) ziyaret etmiş ve alleni kanatlarının altına almasını istemiştir. thompson, bir coach değil, baba figürü olarak allenin hayatına girecek ve onun başarısına doğrudan destek olacaktır. yakınları, thompsonun başına bela olacak bu problemli çocuğu neden himaye ettiğini sorarlar. ama o aynı kanıda değildir; thompson, allenda hatalar yapmış ama inanılmaz becerisi olan bir insan görmektedir çünkü... allen ağlayarak ailesinden ayrıldıktan sonra georgetownu sever ve sanat okuluna gider. resme karşı doğuştan yeteneklidir ve ilk olarak, efsane michael jordanın resmini çizip, kapısına asar... georgetowndaki oda arkadaşı da basketbolcudur, abd çapında ün kazanmış bir savunma oyuncusudur, 26.6 ile şehrin en skorer elemanı olmuştur ve bunlar sayesinde allen iyice gaza gelir. ailesinin yoksulluğu nedeniyle de bir an önce profesyonel olmayi şiddetle istemektedir. hem annesinin sıkıntıları bir yandan büyürken, bir yandan da ona bir kız çocuk veren kız arkadaşı tawanna turnera bakması gerekmektedir.
iverson özgürlüğüne kavuşunca georgetown üniversitesi’ne gitti. annesi, basketbol antrenörü john thompson’la konuşmuş ve oğlunun oraya kabulünü sağlamıştı. 1994 yılında girdiği üniversiteyi profesyonel olmak için 1996’da terk etti. ve philadelphia 76ers’a katıldı. ılk yılında takımın kötü performansına rağmen kalitesini gösterdi ve "yılın çaylağı" seçildi. bir sonraki sezon takımın başında larry brown vardı. genç oyuncularda kısa sürede büyük gelişme sağlamasıyla tanınan brown, sonraki sezon takıma sekiz sene sonraki ilk play-off’unu getiriyor ve nba doğu konferansı’nda yarı finale taşıyordu. iverson da en çok sayı atan oyuncu oldu.
boyu 1.83 cm, kilosu ise 74,8 kgdir. georgetown üniversitesinden 1996 yılında mezun olmuştur. kendisine özel üretilen reebok marka ayakkabı giymektedir. lakabı "the answer"dır. 25 aralık 2006da denver nuggetsa takas olmuştur.
dallas chaparrals iken şehir değiştirmeleri sonucu dallasta basketbol takımı kalmaması üzerine dallas mavericksin kurulmasına dolaylı yoldan da olsa sebep olmuş takımdır.
kuruluş: 1967
tarihi:
dallas chaparrals (1967-1970, 1971-1973)
texas chaparrals (1970-1971)
san antonio spurs (1973-günümüz)
salon: at&t center
takım renkleri: gümüş rengi ve siyah
nba şampiyonluklar: 3 kez (1999, 2003, 2005)
sahibi: peter holt
baş antrenör: gregg popovich
tarihi:
dallas chaparrals (1967-1970, 1971-1973)
texas chaparrals (1970-1971)
san antonio spurs (1973-günümüz)
salon: at&t center
takım renkleri: gümüş rengi ve siyah
nba şampiyonluklar: 3 kez (1999, 2003, 2005)
sahibi: peter holt
baş antrenör: gregg popovich
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?