confessions

goetica

- Yazar -

  1. toplam entry 15657
  2. takipçi 3
  3. puan 262705

ağıt

goetica
her sey güzeldi bir zaman,çok önce
sehirler,insanlar,günes,deniz
mutlulugumu görebilirdiniz
çökmeseydi içime bu son gece

her sey bir anda bitmeseydi,yazik
olmasaydi gençligime aptalca
belki de o yerlere varirdik
o uzak daglara ulu koskoca

orada her sey degisirdi belki
acardi umutlarimiz bakarsin
ates rengi,kan rengi güller gibi
topraginda kim bilir hangi askin

oysa simdi nerdeyiz,neyiz bak
her umut belirtisinden uzagiz
o sevilmis gözlerde saf ve berrak
bir ayna bile yok bakacagimiz

her sey kursuni bir renk almis,soguk
bozkirlardir uzayan önümüzde
kime baksan o yüz veremli,soluk
tek mavi kalmamis gökyüzümüzde

her yerde bitmisligi güzelligin
kum kamyonlari putreller betonlar
sonra ta besikten mezara deyin
sifirlar,yüzler,binler ve milyonlar

hadi öl bakalim ölebilirsen
zincirlerle bagliyken yasamaya
omuzla yükünü,hadi yalniz sen
isterse gücün olmasin tasimaya

yenik dusmusuz iste gerçek ortada
çokmus boynumuza zulmün elleri
bir tutsak,bir dolap beygiri ya da
bir mahkum gibiyiz kaç yildan beri

yargiç hükmünü çoktan vermis oku
boynundaki yasamak fermanini
yasamak sonra ölmek iki korku
geri getirmezken bir anini

terkedilmis sehirleri bilirsin
bilirsin gömülmüs uygarliklari
ve düsün ki patlamasi bilincin
yirtmaya yetmiyor karanliklari

öyleyse çek sapla göge biçagini
de ki benim isim tanriliktan güç
benim hem yüksek,hem en asagi
iste ellerimde sonsuzluk ve hiç

de ki ömür verdin..
en büyük yalan ..
de ki beden verdin..
içi bos ve kof..
iste! ,
yüce eserin,iste insan
ve yirt gögsünü,bagir:of tanrim

(bkz: umit ya$ar oğuzcan)

ağıt

goetica
dün gece seyrimde gördüm cerenim.
kızlar ne kadar çok seviyorlarmış ki seni
mosmor olmuş gülyazısı bedenin

mormor olmuş gülyazısı bedenin
düşmüş sanki erguvanlar içinde
en genç burcu yıldızdan bir kalenin

en enç burcu yıldızdan bir kalenin
uçmuş sanki uçsuz bir uçuruma
gökyüzünün çakır gözlerinden

gökyüzünün çakır gözlerinden
düşmüş bir damla,bir deniz feneri
işınlarıyla şile bezlerinin
güdüyor çobansız kalmış tekneleri

(bkz: can yücel)

cevap

goetica
behey!
kara boynuz gibi kaşlı
mukaddes apis başlı
adam;
behey!
kara maça bey!
sen şiirin asil kamusuyla konuşuyorsun,
ben asaletten anlamam.
şapka çıkarmam konuştuğun dile,
düşmanıyım asaletin
kelimelerde bile.
behey!
kara maça bey!
ben bilirim
bu tehevvür bu şikâyaaat niçin?
bilirim
beni uykumda boğmak için
bekliyorsun geceyi..
ben ki bileklerimde tel kelepçeyi
bir altın bilezik gibi taşımışım,
ben ki ilmikleri sabunlu iplere bakıp
kıllı kalın ensemi kaşımışım,
tehdidine pabuç
bırakır mıyım hiç?
behey!
kara boynuz gibi kaşlı
mukaddes apis başlı
adam,
behey!
kara maça bey,
behey, yüzü kara.
ruhunu bir zenci esir gibi çıkardın pazara,
bir orospu odası yaptın kafatasını...
hâki ceketli ölülerin ceplerinden
çalarak parasını
satın aldın kendine
isviçre dağlarının havasını.
ve işte bundandır ki, bugün
ablak sarı suratında senin
kanlı altınların kızıllığı var..

acayip rüzgârlar esmiyegörsün başımdan.
yoksa musahhih maaşımdan
haftada üç papel taksite bağlayıp seni
bir şamar oğlanı gibi kullanırım.
beyimin böyle işlerle ülfeti var sanırım,
mükemmel yapar vazifesini..

behey!
kara maça bey!
halka ahmak diyen sensin.
halkın soyulmuş derisinden
sırtına frak giyen sensin.
yala bal tutan beş parmağını
beş çürük muz gibi,
homurdanarak dolaş besili bir domuz gibi.
meydan senin...
mi dersin?
hata edersin,
bizde o göz var mı baksana!!
ben içirmek için sana
kendi kara kanını
bir ateş çemberle çevirdim dört yanını!
sağa git
yok geçit,
sola git yok,
ileri
geri
yok.
kıvır kuyruk kalemini kalbine sok
bir akrep gibi intihar et...

(bkz: nazım hikmet ran)

gözlerin

goetica
gözlerin gözlerin gözlerin,
ister hapisaneme,ister hastaneme gel,
gözlerin gözlerin gözlerin hep güneşte,
şu mayıs ayı sonlarında öyledir işte
antalya tarafında ekinler seher vakti.

gözlerin gözlerin gözlerin,
kaç defa karşımda ağladılar
çırılçıplak kaldı gözlerin
altı aylık çocuk gözleri gibi kocaman ve çırılçıplak,
fakat bir gün bile güneşsiz kalmadılar.

gözlerin gözlerin gözlerin,
gözlerin bir mahmurlaşmaya görsün
sevinçli bahtiyar
alabildiğine akıllı ve mükemmel
dillere destan bir şeyler olur dünyaya sevdası insanın.

gözlerin gözlerin gözlerin,
sonbaharda öyledir işte kestanelikleri bursa’nın
ve yaz yağmurundan sonra yapraklar
ve her mevsim ve her saat istanbul.

gözlerin gözlerin gözlerin,
gün gelecek gülüm,gün gelecek,
kardeş insanlar birbirine
senin gözlerinle bakacaklar gülüm,
senin gözlerinle bakacaklar.

(bkz: nazım hikmet ran)

vera nın uykudan uyanışı

goetica
iskemleler ayakta uyuyor
masa da öyle
serilmiş yatıyor sırtüstü kilim
yummuş nakışlarını
ayna uyuyor
pencerelerin sımsıkı kapalı gözleri
uyuyor sarkıtmış boşluğa bacaklarını balkon
karşı damda bacalar uyuyor
kaldırımda akasyalar da öyle
bulut uyuyor
göğsünde yıldızıyla
evin içinde dışında uykuda aydınlık
uyandın gülüm
iskemleler uyandı
köşeden köşeye koşuştular
masa da öyle
doğrulup oturdu kilim
nakışları açıldı katmer katmer
ayna seher vakti gölü gibi uyandı
açtı kocaman mavi gözlerini pencereler
uyandı balkon
toparladı bacaklarını boşluktan
tüttü karşı damda bacalar
kaldırımlar akasyalar ötüştü
bulut uyandı
attı göğsündeki yıldızı odamıza
evin içinde dışında uyandı aydınlık
doldu saçlarına senin
dolandı çıplak beline ak ayaklarına senin

(bkz: nazım hikmet ran)
529 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol