kendisinden,radyoculuğundan,oyunculuğundan,showundan,stand up yapmaya çalı$masından ve daha bir çok $eyinden nefret etmeme ve hatta tiksinmeme rağmen $iirlerini çok beğendiğim insan..güzel yazıyor..
kaç ki$iyi öldürdüm düşlerimde
kaç kilo çekerdi yalnızlık
kaç kere ezildim altında
yaz yağmurlarının..
belki de palyaçolar ağlardı pazartesi sabahları
her sirk geldiğinde ağlamaklı olurduk
hep ağlamaklı olurduk gülünecek halimize
kim sevmezdi çiçekleri filan
"ben sevmezdim" dedim, "yalan" dedi
bunu palyaço söyledi
palyaço söyledi ben yazdım
yazdım,yazmasam ağlayacaktım
herkes ağlarmı$ biraz, ben de ağladım
sırf bu yüzden mi ağladım
alçaklık gibi bir $ey oldu bu biraz
biraz birazdım her $eyden
dün biraz sinirlenmi$tim mesela
yarın bir kadını seveceğim biraz
biraz biraz kör oldum bügünlerde
ama rakı kadehlerini bo$altmayın
eksilmesin hiçbir $ey
hiçbir $eyden dahi olsa
kalsın biraz
ii.
umursamıyorum yılgınlığımı filan
çünkü sessizce ya$anmalı her $ey
bir devrim sessizce olmalı mesela
ve her sözcüğüne inanmalı bir palyaçonun
bir palyaço neden yalan söylesin ki
ben palyaço olsaydım söylemezdim
marangoz olsaydım da söylemezdim
ben insan olsaydım yalan söylemezdim!
hem nereden çıkardınız palyaçonun yalnızlığını
kaç kilo çeker ki bir palyaço
hem neden yüzüme vuruyorsunuz
bir çirkin ördek yavrusu olduğumu
gocunmam ki ben,ben gocunmam
bir palyaço ne kadar gocunmazsa
o kadar,o kadar gocunmam i$te
rakı doldurun! eksilmesin
iii.
bitmedi,yazacağım daha
yazmazsam ağlayacağım çünkü
alçakça olacak biraz
hem biz o zaman kimdik ki,nerelere giderdik
her sokakta biraz daha eksilirdik
bilirdim, geceleri puslu puslu olurdu bazen
bazen birisi fısıldarmı$ gibi olurdu
"duyamadım", derdim, "tekrar et!"
sessizliğe bürünürdü o vakit her $ey
sokaklar daha bir puslu
palyaçolar daha bir ağlamaklı olurdu
ve ben daha bir alçak olurdum
ağlardım biraz
hem sen kimsin,çeki$tirme diyorum
hatta kuyruğuma basma diyorum
acıyor, tırmalarım
diyorum!
kahrol,kahrol!
diyorum
iv.
geçen gün yüzüme rastladım bir ilan panosunda
korktum birden, kusacak gibi oldum
"olur öyle" dedi palyaço,
"herkes alçaktır biraz"
"otur ulan!" dedim, bağırdım ona
ben bazen bağırırım biraz
"rakı doldur!" dedim, "eksilmesin!"
ben bazen eksilirim biraz....
aslında hepimiz eksilirmi$iz biraz....
bunu sonradan öğrendim.....
ben aslında her $eyi sonradan öğrendim.....
herkes herkesi sonradan öğrenirmi$....
bunu da sonradan öğrendim...
örneğin;
geçen gün bir kadınla sevi$tim
biraz değil çok sevi$tim
ya i$te öyle palyaço
diyorum ki,
bunu da yeni öğrendim
sevi$mek de eksilmekmiş biraz
v.
kim sevmezdi ki ku$ ötü$lerini filan
"ben sevmezdim" dedim,"yalan"
dedi..
bunu palyaço söyledi
palyaço söyledi,ben yazdım
yazmasam,alçak olacaktım
hem ben roman da yazdım biraz
bazen diyorum ki, alyaço,
sen olmasan ben ne yaparım
alçakça eksilirim belki biraz
her yağmur yağı$ında yerindi dibine girerim
hiçbir kadının kasıklarını öpemem belki
ya da unuturum sonradan öğrendiklerimi
biraz biraz anlıyorum ki,
yüzler eller,o terli vücutlar filan
her $ey plastikmiş biraz....
vi.
haydi sirtaki yapalım palyaço
rakı doldur,yine eksildik biraz..
(bkz: yılmaz odaba$ı)
kaç kilo çekerdi yalnızlık
kaç kere ezildim altında
yaz yağmurlarının..
belki de palyaçolar ağlardı pazartesi sabahları
her sirk geldiğinde ağlamaklı olurduk
hep ağlamaklı olurduk gülünecek halimize
kim sevmezdi çiçekleri filan
"ben sevmezdim" dedim, "yalan" dedi
bunu palyaço söyledi
palyaço söyledi ben yazdım
yazdım,yazmasam ağlayacaktım
herkes ağlarmı$ biraz, ben de ağladım
sırf bu yüzden mi ağladım
alçaklık gibi bir $ey oldu bu biraz
biraz birazdım her $eyden
dün biraz sinirlenmi$tim mesela
yarın bir kadını seveceğim biraz
biraz biraz kör oldum bügünlerde
ama rakı kadehlerini bo$altmayın
eksilmesin hiçbir $ey
hiçbir $eyden dahi olsa
kalsın biraz
ii.
umursamıyorum yılgınlığımı filan
çünkü sessizce ya$anmalı her $ey
bir devrim sessizce olmalı mesela
ve her sözcüğüne inanmalı bir palyaçonun
bir palyaço neden yalan söylesin ki
ben palyaço olsaydım söylemezdim
marangoz olsaydım da söylemezdim
ben insan olsaydım yalan söylemezdim!
hem nereden çıkardınız palyaçonun yalnızlığını
kaç kilo çeker ki bir palyaço
hem neden yüzüme vuruyorsunuz
bir çirkin ördek yavrusu olduğumu
gocunmam ki ben,ben gocunmam
bir palyaço ne kadar gocunmazsa
o kadar,o kadar gocunmam i$te
rakı doldurun! eksilmesin
iii.
bitmedi,yazacağım daha
yazmazsam ağlayacağım çünkü
alçakça olacak biraz
hem biz o zaman kimdik ki,nerelere giderdik
her sokakta biraz daha eksilirdik
bilirdim, geceleri puslu puslu olurdu bazen
bazen birisi fısıldarmı$ gibi olurdu
"duyamadım", derdim, "tekrar et!"
sessizliğe bürünürdü o vakit her $ey
sokaklar daha bir puslu
palyaçolar daha bir ağlamaklı olurdu
ve ben daha bir alçak olurdum
ağlardım biraz
hem sen kimsin,çeki$tirme diyorum
hatta kuyruğuma basma diyorum
acıyor, tırmalarım
diyorum!
kahrol,kahrol!
diyorum
iv.
geçen gün yüzüme rastladım bir ilan panosunda
korktum birden, kusacak gibi oldum
"olur öyle" dedi palyaço,
"herkes alçaktır biraz"
"otur ulan!" dedim, bağırdım ona
ben bazen bağırırım biraz
"rakı doldur!" dedim, "eksilmesin!"
ben bazen eksilirim biraz....
aslında hepimiz eksilirmi$iz biraz....
bunu sonradan öğrendim.....
ben aslında her $eyi sonradan öğrendim.....
herkes herkesi sonradan öğrenirmi$....
bunu da sonradan öğrendim...
örneğin;
geçen gün bir kadınla sevi$tim
biraz değil çok sevi$tim
ya i$te öyle palyaço
diyorum ki,
bunu da yeni öğrendim
sevi$mek de eksilmekmiş biraz
v.
kim sevmezdi ki ku$ ötü$lerini filan
"ben sevmezdim" dedim,"yalan"
dedi..
bunu palyaço söyledi
palyaço söyledi,ben yazdım
yazmasam,alçak olacaktım
hem ben roman da yazdım biraz
bazen diyorum ki, alyaço,
sen olmasan ben ne yaparım
alçakça eksilirim belki biraz
her yağmur yağı$ında yerindi dibine girerim
hiçbir kadının kasıklarını öpemem belki
ya da unuturum sonradan öğrendiklerimi
biraz biraz anlıyorum ki,
yüzler eller,o terli vücutlar filan
her $ey plastikmiş biraz....
vi.
haydi sirtaki yapalım palyaço
rakı doldur,yine eksildik biraz..
(bkz: yılmaz odaba$ı)
ben birisini oldurecektim
ama kimi oldurecegimi unuttum..
ben kin guden bir ki$i degilim..
yazik,kimi guldurecegimi unuttum.
ben bunlari size bir bir anlatacaktim.
aglatirim korkusundan aglayacaktim.
(bkz: özdemir asaf)
ama kimi oldurecegimi unuttum..
ben kin guden bir ki$i degilim..
yazik,kimi guldurecegimi unuttum.
ben bunlari size bir bir anlatacaktim.
aglatirim korkusundan aglayacaktim.
(bkz: özdemir asaf)
(bkz: kurtulamazsın)
(bkz: bitme)
önce sesini ..
sonra yankisini çaldirdin $u beton ormaninda..
bu kent de tukurdu a$klarina ..
kal orada!
artik hicbir $eyden kurtulamazsin..
islanmi$sin bir kere oglum..
ya$ gununde kuruyamazsin...
(bkz: yılmaz odaba$ı)
sonra yankisini çaldirdin $u beton ormaninda..
bu kent de tukurdu a$klarina ..
kal orada!
artik hicbir $eyden kurtulamazsin..
islanmi$sin bir kere oglum..
ya$ gununde kuruyamazsin...
(bkz: yılmaz odaba$ı)
bitme!
bak,içtim,yürüdüm,kederlendim..
denize girdim,ü$üdüm,sana geldim..
dü$ bitmeden sen bitme..
bitmeden sevgi gitme..
bitme!
bak,ko$tum,savruldum,hep örselendim..
cıgara ziftlendim,ille de seni sevdim..
uzaklarda öyle çok kederlendim..
günler bitmeden bitme..
bitmeden hasret gitme..
bu yangın geceler,bu intihar..
gidersen paramparça yüreğimde ağıtlar..
bu dolunay gecenin göğsünü yarar..
benim göğsümde de sana geni$ bir yer var..
düş bitmeden sen bitme
bitmeden sevgi gitme...
(bkz: yılmaz odaba$ı)
bak,içtim,yürüdüm,kederlendim..
denize girdim,ü$üdüm,sana geldim..
dü$ bitmeden sen bitme..
bitmeden sevgi gitme..
bitme!
bak,ko$tum,savruldum,hep örselendim..
cıgara ziftlendim,ille de seni sevdim..
uzaklarda öyle çok kederlendim..
günler bitmeden bitme..
bitmeden hasret gitme..
bu yangın geceler,bu intihar..
gidersen paramparça yüreğimde ağıtlar..
bu dolunay gecenin göğsünü yarar..
benim göğsümde de sana geni$ bir yer var..
düş bitmeden sen bitme
bitmeden sevgi gitme...
(bkz: yılmaz odaba$ı)
bunu söyleyen insan evladına $ehit sensin $eref sana girsin hatta ustune bir de kafam girsin demek caiz midir?
caizdir..
caizdir..
bir sigara yaktım..baktım gelene geçene..benim beklediğim ba$kaydı..minik bi peri kızı bekliyordum..yanımda simitçi amca avazı çıktığı kadar "simit vaaaaaaaaaaaaaaaaaaaar" derken sigaram bitti,kar$ımdaydı i$te peri kızım..hoplaya zıplaya kar$ıdan kar$ıya geçmekteydi..durdum baktım izledim..mutluydum ben..o an uzaktan geli$ini izlemek bile mutlu ederdi beni..sonra geldi sarıldı sımsıkı..özlemi$im..geçen seferki gibi gene taksim de bir gösteri var aradan kaynar gene bi "$ehitler ölmez vatan bölünmez" diye bağırırız sandık..baktık yok gene de bağırdık "biz bilgi sözlükten geliyoruz" diye..yol boyunca havada tuttuğun çantandı dikkatimi çeken dedim "niye öyle tutuyosun ki onu" dedin "aramıza çanta bile girmesin diye"
evet aramıza çanta bile girmesin..
her zamanki gibi melekler kahvesiydi rotamız..puf puf minderler..yalnız balık,bizi beklemi$ sanki..sen ben..tabi falı da unutmamak lazım..her ne kadar falcı abla kafasını bırakıp götünden uydurmu$ olsa bile..tabi yetti mi? hayır!
+ee $ey biz bi orta bi $ekersiz kahve alabilirmiyiz?
-içmi$siniz siz?
+e ehehe evet..(iç ses:ha biz salaktık bilmiyoduk 2. kahveyi içtiğimizi..yetmedi anacım 1 tane fal,kesmedi bizi!)
sen konu$tun ben dinledim,ben konu$tum sen dinledin..sen konu$madın ben dinledim,ben konu$madım sen anladın..
kapanı$ı kilisenin bahçesinde bulduğumuz çalı süpürgesiyle cadı misali uçmaya çalı$mamız ve butun insanların bize bakması ile yaptık..
sonra gitme zamanı geldi i$te..en zor olan bölüm..o kocaman mavi$ mavi$ gözlerinle bana baktın ya..gidemedim ki ben..sanki bir daha görü$meyecekmi$iz gibi sarılmamız..istiklal mar$ı ve kapanı$..sen arkanı dönüp giderken seni izleyen ben..en kötü anımda bile yanımda olan sen..ve seni en çok seven ben..
sonra bir sigara yaktım..yurudum istiklal boyunca..greenpeace ciler üye olur musunuz dediler yeniden..bu sefer sen yoktun yanımda,sadece gülümsedim..
"iyi ki varsın sen"!
evet aramıza çanta bile girmesin..
her zamanki gibi melekler kahvesiydi rotamız..puf puf minderler..yalnız balık,bizi beklemi$ sanki..sen ben..tabi falı da unutmamak lazım..her ne kadar falcı abla kafasını bırakıp götünden uydurmu$ olsa bile..tabi yetti mi? hayır!
+ee $ey biz bi orta bi $ekersiz kahve alabilirmiyiz?
-içmi$siniz siz?
+e ehehe evet..(iç ses:ha biz salaktık bilmiyoduk 2. kahveyi içtiğimizi..yetmedi anacım 1 tane fal,kesmedi bizi!)
sen konu$tun ben dinledim,ben konu$tum sen dinledin..sen konu$madın ben dinledim,ben konu$madım sen anladın..
kapanı$ı kilisenin bahçesinde bulduğumuz çalı süpürgesiyle cadı misali uçmaya çalı$mamız ve butun insanların bize bakması ile yaptık..
sonra gitme zamanı geldi i$te..en zor olan bölüm..o kocaman mavi$ mavi$ gözlerinle bana baktın ya..gidemedim ki ben..sanki bir daha görü$meyecekmi$iz gibi sarılmamız..istiklal mar$ı ve kapanı$..sen arkanı dönüp giderken seni izleyen ben..en kötü anımda bile yanımda olan sen..ve seni en çok seven ben..
sonra bir sigara yaktım..yurudum istiklal boyunca..greenpeace ciler üye olur musunuz dediler yeniden..bu sefer sen yoktun yanımda,sadece gülümsedim..
"iyi ki varsın sen"!
(bkz: yağmurla gelen)
normal bir geceydi..henuz insandık..ta ki birileri gelip çıldır tu$umuza basana kadar..sanki birileri bize gelip "hayvan olsaydınız ne olurdunuz?" "e hadi bi olun da bakalım" demi$çesine hayvanla$an 2 insan evladı..
goetica:
aha buldum
goetica:
ikimiz de fok olcaz
goetica:
oh balık atarlar yeriz falan
goetica:
yüzer dururuz
pixie:
ohh evet hem bak gül gibi bakarım ben sana bir dediğini iki etmem.
goetica:
hem eğleniriz de böle burnumuzda top sektiririz falan atraksiyon olur
pixie:
senden başkasıyla burnumda top sektirmiycem söz veriyorum hayatım. sen hayatımın animatörüsün.
goetica:
:))hayatımın fokusun
pixie:
küfür gibi :))
pixie:
foklar nasıl ses çıkarıyodu ya?
goetica:
rööööööööööööööööaarrrrrrrrrrr!! yapıolar böyle
pixie:
rööööööarr!!(meali:hanım bana bi kabak musakka pişir!)
goetica:
röööööaaaaaarrrrrrrrrrrrrrrrrrrr(meali:ben bilmem beyim bilir )
pixie:
: )))))))) iki top sektiremeden ölüp gidicem burda
goetica:
ehahahahahah tut topu piksi at bi burun hadi yavrum
pixie:
heyt beeee senin baban da mı foktu
goetica:
aha buldum
goetica:
ikimiz de fok olcaz
goetica:
oh balık atarlar yeriz falan
goetica:
yüzer dururuz
pixie:
ohh evet hem bak gül gibi bakarım ben sana bir dediğini iki etmem.
goetica:
hem eğleniriz de böle burnumuzda top sektiririz falan atraksiyon olur
pixie:
senden başkasıyla burnumda top sektirmiycem söz veriyorum hayatım. sen hayatımın animatörüsün.
goetica:
:))hayatımın fokusun
pixie:
küfür gibi :))
pixie:
foklar nasıl ses çıkarıyodu ya?
goetica:
rööööööööööööööööaarrrrrrrrrrr!! yapıolar böyle
pixie:
rööööööarr!!(meali:hanım bana bi kabak musakka pişir!)
goetica:
röööööaaaaaarrrrrrrrrrrrrrrrrrrr(meali:ben bilmem beyim bilir )
pixie:
: )))))))) iki top sektiremeden ölüp gidicem burda
goetica:
ehahahahahah tut topu piksi at bi burun hadi yavrum
pixie:
heyt beeee senin baban da mı foktu
neredeyse son 1 haftadır devam eden sözlüğün hız sorunu yönetimden gelen haberde pazartesi düzelecek denmi$ti,acaba ne zaman düzelecek
pamuklara sarıp yeti$tirdin çocuğunu.bebekken geceleri kalkıp ayakucunda nefesini yokladın, içinde her anne gibi hep bir garip korku, ya ölürse ...
önce okul kapısında bekledin, sonra "arkada$larım dalga geçiyor" dedi, pencere önünde gözledin dönü$ünü... 5 dakika gecikse ruhun sıkıldı hep, araba mı çarptı, biri mi sata$tı, dü$tü dizi mi yarıldı.
sonra büyüdü, "aman okusun" dedin, binbir zorlukla bir üniversiteye girdi, hiç bir $eyini eksik etmedin. evde, malda, mülkte değildi gözün. yemedin yedirdin, giymedin giydirdin. oğlunu üç kuruş "helal" maa$ınla adam ettin.
ve birgün askerlik geldi dayandı kapıya... senin gibilerin evladı nerelere giderse o da oralara gitti. otobüs terminalinde arkada$ları " en büyük asker bizim asker" diye omuzlarına aldığında bile için titredi. "aman dü$eceksin oğlum, bir yerin incinecek, aman oğlum"
o nöbetteyse sen de nöbette, operasyondaysa tetikdeydin. bebekken nasıl dinliyorsan öyle dinledin nefesini kilometrelerce öteden. içinde hep bir garip korku, ya ölürse...
bir eylül günü kara haberi geldi oğlunun subaylar e$liğinde. sonra kameralar yığıldı kapının önüne.. haberi duyan geldi, duyan geldi... ertesi gün cenazede tanıdığın, tanımadığın bir sürü insanın önünde, için ta$ kesmi$, damarların koparılmı$ken, son bir kez saramadığın oğlunu buz gibi çerçevelenmiş bir resimde arıyorken, herkes senden aynı iki kelimeyi bekledi. sen demedin, diyemedin, "vatan sağolsun" diye.... "hakkımı helal etmiyorum" diye haykırdın,"etmiyorum,hakkımı helal etmiyorum"
hakkını helal etmediğin kendi çocukları amerikada okurken seninkini ate$e atanlardı.
hakkını helal etmediğin senin oğlun çelik yeleksiz kimin eliyle beslendiği belli dü$mana ko$arken, uğruna sava$ılan vatan toprağını pazarlıkla satanlardı.
hakkını helal etmediğin "haram" yiyip "helal" üzerinden politika yapanlardı.
$imdi "vatan sağolsun" demeni bekliyorlar senden. yarın lübnanda muhtemelen üzerinde made in usa yazan bir kur$unla "yanlı$lıkla" öldürülen bir ba$ka evladın annesinden de aynı $eyi bekleyecekler. sen oğlunun hasretinden bayram sabahları $ehitlikteki ta$ mermerleri severken, onlar havaalanında amerikadan dönen oğullarını bekleyecekler. ak$am haberlerinde onların oğullarının açtığı pastörize yumurta fabrikalarını göreceksin. onların oğulları amerikan bankalarında çalı$acak. onların oğullarının yaptığı ölümlü trafik kazaları usta ellerce örtbas edilecek. sen hergün ta$ keseceksin, biraz daha, biraz daha...
analar uyanıyor, anaların isyanından korkun beyler.
siz ki hak üzerinden politika yaparsınız hep, anaların haklarını helal etmemesinden korkun, hiçbir$eyden korkmadığınz kadar.
çünkü artık inanmıyorlar size. sizin vatan bildiğinizle onların vatan bildiği aynı değil, biliyorlar. ve artık yüksek sesle soruyorlar. hangi vatan sağolsun, sizinki mi, bizimki mi?
siz ki kanundan, kuraldan, halktan, haramdan korkmazsınız. ama anaların isyanından korkun.
onlar ki riksos otelde bir gecelik konaklamanın bir çelik yelekten daha pahalı olduğunu bilirler. te$vikiye camiinden hiç $ehit cenazesi çıkmadığını bildikleri gibi...
onlar ki lübnana neden asker göndermek istediğinizi de bilirler, vatana ihanetin ne olduğunu bildikleri gibi....
onlar ki sıksan $üheda fı$kıracak toprak için yıllarca oğullarını başlarına kına yakıp yolladılar askere. artık "vatan sağolsun" diyemiyorlarsa bir bildikleri vardır!
önce okul kapısında bekledin, sonra "arkada$larım dalga geçiyor" dedi, pencere önünde gözledin dönü$ünü... 5 dakika gecikse ruhun sıkıldı hep, araba mı çarptı, biri mi sata$tı, dü$tü dizi mi yarıldı.
sonra büyüdü, "aman okusun" dedin, binbir zorlukla bir üniversiteye girdi, hiç bir $eyini eksik etmedin. evde, malda, mülkte değildi gözün. yemedin yedirdin, giymedin giydirdin. oğlunu üç kuruş "helal" maa$ınla adam ettin.
ve birgün askerlik geldi dayandı kapıya... senin gibilerin evladı nerelere giderse o da oralara gitti. otobüs terminalinde arkada$ları " en büyük asker bizim asker" diye omuzlarına aldığında bile için titredi. "aman dü$eceksin oğlum, bir yerin incinecek, aman oğlum"
o nöbetteyse sen de nöbette, operasyondaysa tetikdeydin. bebekken nasıl dinliyorsan öyle dinledin nefesini kilometrelerce öteden. içinde hep bir garip korku, ya ölürse...
bir eylül günü kara haberi geldi oğlunun subaylar e$liğinde. sonra kameralar yığıldı kapının önüne.. haberi duyan geldi, duyan geldi... ertesi gün cenazede tanıdığın, tanımadığın bir sürü insanın önünde, için ta$ kesmi$, damarların koparılmı$ken, son bir kez saramadığın oğlunu buz gibi çerçevelenmiş bir resimde arıyorken, herkes senden aynı iki kelimeyi bekledi. sen demedin, diyemedin, "vatan sağolsun" diye.... "hakkımı helal etmiyorum" diye haykırdın,"etmiyorum,hakkımı helal etmiyorum"
hakkını helal etmediğin kendi çocukları amerikada okurken seninkini ate$e atanlardı.
hakkını helal etmediğin senin oğlun çelik yeleksiz kimin eliyle beslendiği belli dü$mana ko$arken, uğruna sava$ılan vatan toprağını pazarlıkla satanlardı.
hakkını helal etmediğin "haram" yiyip "helal" üzerinden politika yapanlardı.
$imdi "vatan sağolsun" demeni bekliyorlar senden. yarın lübnanda muhtemelen üzerinde made in usa yazan bir kur$unla "yanlı$lıkla" öldürülen bir ba$ka evladın annesinden de aynı $eyi bekleyecekler. sen oğlunun hasretinden bayram sabahları $ehitlikteki ta$ mermerleri severken, onlar havaalanında amerikadan dönen oğullarını bekleyecekler. ak$am haberlerinde onların oğullarının açtığı pastörize yumurta fabrikalarını göreceksin. onların oğulları amerikan bankalarında çalı$acak. onların oğullarının yaptığı ölümlü trafik kazaları usta ellerce örtbas edilecek. sen hergün ta$ keseceksin, biraz daha, biraz daha...
analar uyanıyor, anaların isyanından korkun beyler.
siz ki hak üzerinden politika yaparsınız hep, anaların haklarını helal etmemesinden korkun, hiçbir$eyden korkmadığınz kadar.
çünkü artık inanmıyorlar size. sizin vatan bildiğinizle onların vatan bildiği aynı değil, biliyorlar. ve artık yüksek sesle soruyorlar. hangi vatan sağolsun, sizinki mi, bizimki mi?
siz ki kanundan, kuraldan, halktan, haramdan korkmazsınız. ama anaların isyanından korkun.
onlar ki riksos otelde bir gecelik konaklamanın bir çelik yelekten daha pahalı olduğunu bilirler. te$vikiye camiinden hiç $ehit cenazesi çıkmadığını bildikleri gibi...
onlar ki lübnana neden asker göndermek istediğinizi de bilirler, vatana ihanetin ne olduğunu bildikleri gibi....
onlar ki sıksan $üheda fı$kıracak toprak için yıllarca oğullarını başlarına kına yakıp yolladılar askere. artık "vatan sağolsun" diyemiyorlarsa bir bildikleri vardır!
$ehit asteğmen burak okayın babası sezai okay tarafından $ehit asteğmenin cenazesi sırasında sarfedilen cumledir..
340 adet kabul oyu veren insan(?!?!) evlatlarının ve onların askerlik çağındaki çocuklarının askerlerden once lübnana gönderilmesi gereken tezkeredir.mecliste otura otura buyuttukleri g.tlerinin keyfi için olası çatı$mada binlerce askerin $ehit olacağı tezkeredir.sıkıyosa herkesten önce rte kendi oğlu bilal erdoğan’ı göndersin lübnan’a asker olarak dedirten tezkere’dir!
(bkz: tayyip lubnana annani da al git)
(bkz: tayyip lubnana annani da al git)
bir kaç sene önce siz bir mezarlıkta çökmü$ ağlarken "üzülme o melek oldu" diyen ki$iye bugun "üzülme o melek oldu" dedirtendir..kaderden fazlasıdır..en çok acıtandır..
hep zamansızdır..hep erkendir..
hep zamansızdır..hep erkendir..
(bkz: tam otomatik gelin)
her kız evlat sahibi kaynana ki$inin hayalidir lakin tam otomatik gelinden çok farkı vardır.tam otomatik damat evin para sayma makinesidir,kaynananın gözünün bebeği tam otomatik gelinin ise gözünün nurudur.en asli duygunun damadıdır.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?