confessions

darwen

- Yazar -

  1. toplam entry 248
  2. takipçi 1
  3. puan 48119

pearl harbor

darwen
japon uçakları amerikan donanmasını bir sabah ansızın bastılar ve tam 96 zırhlıyı batırdılar.. oysa hawaii’deki bu limanda, 97 donanma gemisi vardı.. birine dokunmadılar.. niye?..
çünkü o geminin tepeden bakılınca bembeyaz görünen güvertesinde bir kızıl haç vardı.. o hastane gemisi idi.. bombalar ve kamikazelerle dalan japon uçakları hastane gemisine dokunmadılar. çünkü o gemi orada, öldürmek değil, yaşatmak için demirliydi..
adı solace.. türkçesi teselli.. üzüntü azaltan..
solace savaş boyu amerikalı annelerin üzüntüsünü azalttı. tam 25 bin genci ölümden kurtardı, amerika’ya taşıdı.. ülke limanlarına her gelişinde, umutla umutsuzluk karmaşasındaki kafaları ile anneler iskeleye koştular.. "benim oğlum da geldi mi?.."
savaş sonrası hayatlarını solace sayesinde kurtaran gençler bir dernek kurar ve bir madalya yaparlar.. üzerinde solace’nin kabartması olan bir madalya.. ve bunu gururla takarlar..
devlet rahatsız olur.. ikinci dünya savaşı’ndan böyle savaş karşıtı bir sonuç çıkar mı?..
solace gemisini yok etmeye karar verirler.. gemi sapasağlam.. pırıl pırıl.. jilet olur mu?.. savaş sonrası yere serilmiş ekonomi her dolara muhtaç.. uzak bir ülkeye satarlar.. makyajını değiştirip bambaşka bir amaçla kullanması için..
o uzak ülke türkiye.. yok yahu!.. o gemi, ünlü ankara!.. hastane gemisinden transfer gezi gemisi ankara..
vay canına!..
türkiye, bugün amerikalılar için belki de hac yeri olacak, gelibolu’nun anzaklar’ı çektiği gibi bir turizm anıtına dönüşecek solace’nin kıymetini bilmez.. şefik kaptan’la yaptığı avrupa seferleri dillere destan olan ankara sonunda ihtiyarlar ve jilet yapılmak üzere hurdacılara teslim edilir..
1980’li yılların başında ankara, izmir’de sökülürken, yılların söktüğü bir eski anıt da istanbul’da dikilmektedir. haliç tersanesi’ndeki çorlulu ali paşa camisi’nin şadırvanı.. restorasyon gelir çatıda takılır.. çatı kurşun.. kıtlık yılları.. kurşun yok.. etibank dahi geri çevirir.. "kurşun yok.." şadırvan çatısız kalacak.. dört bir yana duyururlar..
"kimde kurşun varsa.."
aliağa’da ankara’yı söken hurdacılardan haber gelir.. "gelin bizde var, alın.."
bre aman.. gemide kurşun olmaz.. ankara’da niye olsun.. çaresizler ya... gider bakarlar.. gerçekten ankara’nın sayısız kamaralarından biri, tamamen kurşunla kaplı..
niye?.. çünkü burası solace’nin röntgen odası.. radyasyonun dışarı sızmaması lazım..
şimdi yolunuz haliç’e düşerse, çorlulu ali paşa şadırvanından bir tas su içerseniz, ya da yüzünüze iki avuç su atarsanız serinlemek için, unutmayın.. çatısına da bakın..
orada, ikinci dünya harbi’nde, pearl harbor’da japonlar’ın batırmadığı tek gemiden bugüne kalan son izleri göreceksiniz..

necip fazıl kısakürek

darwen
birbirinden güzel binlerce şiir yazmış üstad.
hayırsız yıllarında savaştan kaçmıştır. fakat 40 dan sonra değişmiş bütün ömrünü bu ülke hizmetine adamak istemiş fakat engellenmiştir. cumbaba demirel’in mason olduğunu ilk kanıtlayan kişidir. chp’ye girme isteği inönü tarafından kabul görmemiştir.
ama en büyük faydası bu ülke gençliğine verdiği öğütlerin bi şekilde boşa gitmemesini sağlamasıdır.
ayrıca hangi akla hizmetse şairliği ve yurttaşlığı usta nazım hikmet’le sık sık medya tarafından karşılaştırılmıştır.

entry oylamamak

darwen
vatan haini olmakla birlikte sözlük demokrasisini de çiğneyen acınası zavallı insan. yazmanın değil, değer vermenin farkına varamamış ve evrimini tamamlayamamış insan müsvettesi kişi.

özdemir asaf

darwen
11 haziran 1923’te ankara’da dogdu. 28 ocak 1981’de istanbul’da oldu. asil adi halit ozdemir arun’dur. ilk ve ortaogreniminin bir bolumunu galatasaray lisesi’nde yapti. 1942 yilinda kabatas erkek lisesi’nden mezun oldu. istanbul universitesi’nde, once hukuk fakultesi’ne, sonra iktisat fakultesi ve gazetecilik enstitusu’ne devam ettiyse de 1947’de yuksek ogrenimini yarida birakti. bir sure sigorta produktorlugu yapti. ’zaman’ ve ’tanin’ gazetelerinde cevirmen olarak calisti. ilk yazisi 1939’da ’servetifunun-uyanis’ dergisinde cikti. 1951’de sanat basimevi’ni kurarak matbaacilik yasamina girdi. kendi siir kitaplarini basti. 1955’te yuvarlak masa yayinlari’ni kurdu.

ikilikler ve dortluklerden olusan ilk siirlerinde yogun bir soyleyis ozelligi goze carpar. insan toplum iliskilerine yonelik temalari konu edinerek dusundurucu bir siir evreni kurmustur. duygu ve dusunce yogunluguyla birlikte, alay ve taslama siirine egemen olan ogelerdir. insan iliskilerinin toplumsal ve bireysel yanlarini sen ben ikileminde vermistir. cok kullandigi sevgi, ayrilik, olum temalari, son donem siirlerinde giderek yerini kacis ve umutsuzlugun tedirginligine birakmistir.

siirin bir gorusu yansitmasi, bir iletisinin olmasi dusuncesinden yola cikmistir. yuvarlagin koseleri kitabinda siirin ve yazarin islevi konusundaki goruslerini dile getirmistir. bati siiri ve geleneksel turk siirinden yararlanarak verdigi bilesim sanatini zenginlestirip gelistirmistir.

Denizin Delisi

unutmak mi, delisin,
gitmesem de bekler orada deniz.
gelirsem bilmelisin
benim beklememdir burada deniz.
gitmek gibi gelecegim
denizin delisine.
delinin denizi gibi,
o ne kadar giderse.





neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol