aslen iskandinavya ve ingiltere mitolojisinde yer alan ve doğan peri halkı. j.r.r. tolkien tarafından modern edebiyata kazandırılmış ve fantastik kurgunun en popüler öğelerinden biri haline gelmişlerdir. özellikleri;katledilmedikçe veya kederden solmadıkça ölmezler,hiç bir hastalığa yakalanmaz ve uzun yolculuklarda lembas adını verdikleri yolazığını kullanırlar.ateş yakmaz ve ağaç kezmezler yani insanların(?) tam aksi yöndedirler.
yaşayış tarzları olarak genelde doğa ile iç içe ve gelişimini doğa ile bir bütün olarak sağlayan bir halktır. büyücülükle uğraşanları da vardır(galadriel;feanor).asil ve alçakgönüllülerdir asla satış yapmazlar.
mükemmel güzellik gibi bir sembol oluşturabildikleri kadar(orta dünya), sıradan ırk olarak da değerlendirilebilir(unutulmuş diyarlar).
j.r.r. tolkienin yazmış olduğu notlardan derlenerek hazırlanan silmarillion isimli kitapta elflerin yaratılışları ve ardanın birinci çağında melkora karşı yapmış oldukları savaşlar anlatılır. bu savaşlarda birçok elf, angbandın köleleri tarafından katledilir. bunlar arasında ölene kadar yüce noldor kralı olarak belerianddaki sürgünlerin efendisi olan fingolfin de vardır.fingolfin karanlık kuzey krallığın hemen güneyinde ülkesi hithlumda yaşıyordu.
eärendilin valinora yapacağı yolculuğa kadar elfler morgotha karşı tam bir zafer kazanamadılar.valinor eärendilin isteğini kabul etti ve düşmanı zamandışı boşluğa yolladı ve melkor bir daha ebediyen oraya hapsoldu, boş boş gezinip durdu. eärendil ise bir daha geriye dönmedi ve elflerin eärendil yıldızı, bugünkü insanların çoğunun venüs, türklerin zühre dediği ve anadoluda hem sabah yıldızı, hem çobanyıldızı hem de akşamyıldızı olarak bilinen dünyaya en yakın gezegene dönüştü. daha sonra númenórean diye bilinen geçmiş insanların en bilge kavmi olarak kabul edilen batılı insanların büyük denizin ortasındaki kıtaları númenora giderlerken rehberleri eärendil olmuştur.gökte onun ışığını takip ederek kendilerine valar tarafından armağan edilen kıtaya vardılar.
musevilik ve hristiyanlık inançlarında âdemin ilk karısıdır. tevratın ilk bölümü olan yaradılış bölümünün 1. babında âdem ile beraber bir dişi yaradıldığından, 2. bölümde ise âdemin kaburga kemiğinden bir dişi yaratıldığı yazılıdır.
tevratta açıkça yer almamasına rağmen; birçok musevi dini kaynağı 2. bölümde sözü geçen dişinin âdemin 2. karısı olduğu, birinci bölümdekinin ise ilk karısı olan lilith olduğuna inanırlar.
inanışa göre lilith, âdem ile aynı zamanda ve aynı anda yaratıldıklarından âdemin kendisine eşit olduğu görüşündedir (tarihin ilk feministi) bu sebeple de âdeme tabi olmayı şiddetle reddeder tanrıya asi olur ve cennetten uzaklaştırılır. bundan sonra tanrı âdemin kaburga kemiğinden havvayı yaratır havva sonuçta erkeğinin bir parçasından yaratıldığından ona tabi olur.
âdem ile havva ilk günahı işleyip cennetten kovulduktan sonra çocukları olur lilith bunu kıskanır ve bundan sonra adem oğullarından doğacak her bebeği öldürmeye yemin eder.
inanışa göre kötü bir ifrit haline gelen lilith gece hava karanlıktan sonra yeni doğum yapmış evlere girerek lohusa kadınların bebeklerini boğmaktadır. bu sebeple günümüzde bazı museviler arasında bir adet olarak, lohusa kadın akşamları evde yalnız bırakılmaz, ve akşamları çamaşır ipinde çocuk bezi bırakılmaz, çünkü bunları gören lilithin o evde çocuk olduğunu anlamasından endişe edilir.
tevratta açıkça yer almamasına rağmen; birçok musevi dini kaynağı 2. bölümde sözü geçen dişinin âdemin 2. karısı olduğu, birinci bölümdekinin ise ilk karısı olan lilith olduğuna inanırlar.
inanışa göre lilith, âdem ile aynı zamanda ve aynı anda yaratıldıklarından âdemin kendisine eşit olduğu görüşündedir (tarihin ilk feministi) bu sebeple de âdeme tabi olmayı şiddetle reddeder tanrıya asi olur ve cennetten uzaklaştırılır. bundan sonra tanrı âdemin kaburga kemiğinden havvayı yaratır havva sonuçta erkeğinin bir parçasından yaratıldığından ona tabi olur.
âdem ile havva ilk günahı işleyip cennetten kovulduktan sonra çocukları olur lilith bunu kıskanır ve bundan sonra adem oğullarından doğacak her bebeği öldürmeye yemin eder.
inanışa göre kötü bir ifrit haline gelen lilith gece hava karanlıktan sonra yeni doğum yapmış evlere girerek lohusa kadınların bebeklerini boğmaktadır. bu sebeple günümüzde bazı museviler arasında bir adet olarak, lohusa kadın akşamları evde yalnız bırakılmaz, ve akşamları çamaşır ipinde çocuk bezi bırakılmaz, çünkü bunları gören lilithin o evde çocuk olduğunu anlamasından endişe edilir.
akad mitolojisindeki canavarımsı bir devdir. tanrıların yaşadığı sedir ormanının bekçisi, koruyucusudur. yüzü aslan yüzüdür.
efsanelerde ruhu olmayan bir canlı. talmudda âdemin ruh üflenmeden önce bir golem olduğu yazılıdır.
musevi folklorunda golemler genellikle insan şekli verilmiş çamurdan yapılırlar. ruhları yoktur, zekaları düşük seviyededir, ki golem seviyesi ibranicede "aptal" kelimesinden türetilmiştir. temel amacı yaratıcısını korumaktır. 17. yüzyıl prag musevileri arasında antisemitiklere karşı adaleti sağlayan doğaüstü "prag golemi" inancı yaygındı.
musevi folklorunda golemler genellikle insan şekli verilmiş çamurdan yapılırlar. ruhları yoktur, zekaları düşük seviyededir, ki golem seviyesi ibranicede "aptal" kelimesinden türetilmiştir. temel amacı yaratıcısını korumaktır. 17. yüzyıl prag musevileri arasında antisemitiklere karşı adaleti sağlayan doğaüstü "prag golemi" inancı yaygındı.
laz halk inancında orman içlerinde yaşayan, uzun boylu, vücudu kıllarla kaplı maymun ile insan arası bir orman yaratığının adıdır. [megrelya]da oçhokoçi adıyla bilinen efsanevi yaratık pek çok masal ve efsanenin temel kahramanı olup, bazı varyantlarda bir cadı karısının kocasıdır [1] ve yamyamdır. yamyam olmayan hatta safça davranışlarından dolayı kolaylıkla kandırılabilen trabzon folklorundaki karakoncolos[2] (yaban adamı) ile benzerlikler götermesine karşın kendine özgü farklılıkları da vardır. bazı halk bilimciler benzerleri tüm kültürlerde bulunan amerikan yerlilerince sasquash, nepalde yeti olarak isimlendirilen yarı insan dev yaratıkların öykülerinin homo sapiensin hafızasına kazınmış mö 100,000 -35.000 yılları arasında yaşamışneanderthal insanların mirası olduğunu ileri sürmüşlerdir.
arap mitolojisinde orijinalde su ile ilgili bir figür. fakat modernizasyon işlemi sırasında bu figür büyük oranda değiştirilmiştir. bahamut engin bir denizde yaşayan dev bir balıktır. kujuta isimli dört bin göz, kulak, burun, ağız, dil ve ayağa sahip dev bir boğayı destekler.
yunan mitolojisinde kanatlı at. deniz tanrısı poseidon ile yılan saçlı gorgon medusanın oğlu ve dev chrysaorun kardeşi olduğuna inanılır.
perseus tarafından kafası kesilerek öldürülen medusanın kafasından ya da toprağa sıçrayan kanlarından doğduğu gibi iki değişik söylence bulunur. rengi tamamen beyazdır ve uçmasına olanak veren iki büyük kanadı vardır. uçarken havada koşuyormuş gibi görünür.
bellerofon ve pegasuspegasus doğar doğmaz yeryüzünden ayrılmış ve tanrıların diyarına uçmuştur. zeusa yıldırımları getirme görevini üstlenmiştir. helicon dağında bulunan ve musalara (veya müzler) ilham verdiği sanılan hippocrene pınarının pegasusun ayağıyla yere vurması sonucu ortaya çıktığına inanılır ve pegasus "şiirsel ilham" ile özdeşleştirilir. daha sonraları bellerophon tarafından athenanın ona verdiği altın dizgin yardımıyla yakalandığı, chimera ve amazonlarla olan çarpışmalarında da ona yardım ettiği söylenir.
aşırı hırsın, zararlı olduğunun sembolü olarak gösterilen bellerophon olimpos dağına çıkıp ölümsüzlerin arasına karışmak isteyince onu üzerinden atan pegasus tek başına olimpos dağına dönerek eski görevlerine devam etmiştir. pegasusun bellerophonu üzerinden atmasına sebep olarak zeus tarafından gönderilen dev bir atsineğinin ısırmasından ürkmesi de söylenceler arasındadır. daha sonraları kendine eş olarak euippe (ya da ocyrrhoe)yi aldığı ve kanatları atların soyunu başlattığı söylenir.
perseus tarafından kafası kesilerek öldürülen medusanın kafasından ya da toprağa sıçrayan kanlarından doğduğu gibi iki değişik söylence bulunur. rengi tamamen beyazdır ve uçmasına olanak veren iki büyük kanadı vardır. uçarken havada koşuyormuş gibi görünür.
bellerofon ve pegasuspegasus doğar doğmaz yeryüzünden ayrılmış ve tanrıların diyarına uçmuştur. zeusa yıldırımları getirme görevini üstlenmiştir. helicon dağında bulunan ve musalara (veya müzler) ilham verdiği sanılan hippocrene pınarının pegasusun ayağıyla yere vurması sonucu ortaya çıktığına inanılır ve pegasus "şiirsel ilham" ile özdeşleştirilir. daha sonraları bellerophon tarafından athenanın ona verdiği altın dizgin yardımıyla yakalandığı, chimera ve amazonlarla olan çarpışmalarında da ona yardım ettiği söylenir.
aşırı hırsın, zararlı olduğunun sembolü olarak gösterilen bellerophon olimpos dağına çıkıp ölümsüzlerin arasına karışmak isteyince onu üzerinden atan pegasus tek başına olimpos dağına dönerek eski görevlerine devam etmiştir. pegasusun bellerophonu üzerinden atmasına sebep olarak zeus tarafından gönderilen dev bir atsineğinin ısırmasından ürkmesi de söylenceler arasındadır. daha sonraları kendine eş olarak euippe (ya da ocyrrhoe)yi aldığı ve kanatları atların soyunu başlattığı söylenir.
yunan mitolojisinde nemf ionun kardeşi, yüz gözlü bir canavardır. panoptis sıfatı herşeyi gören anlamını taşır ve etkin bir gözetmen olduğunu gösterir, zira uykudayken bile birkaç gözü açık kalır.
argos heranın hizmetçisiydi. olimpos tanrılarının yanına kabulü ehidna adlı canavarı öldürmesiyle gerçekleşmiştir. hera tarafından verilen son görevi ise, beyaz bir ineği zeusun erişiminden korumasıdır. ancak hera aslında o ineğin zeusun sayısız sevgililerinden biri olan io olduğundan haberdardır. ioyu kurtarmak için, zeus hermesi yollar, ve o da sıkıcı öyküler ile argosun tüm gözlerini uyuttuktan sonra onu öldürür. hizmetçisinin anısına, hera argosun yüz gözünü bir tavuskuşu kuyruğunda korur.
argos heranın hizmetçisiydi. olimpos tanrılarının yanına kabulü ehidna adlı canavarı öldürmesiyle gerçekleşmiştir. hera tarafından verilen son görevi ise, beyaz bir ineği zeusun erişiminden korumasıdır. ancak hera aslında o ineğin zeusun sayısız sevgililerinden biri olan io olduğundan haberdardır. ioyu kurtarmak için, zeus hermesi yollar, ve o da sıkıcı öyküler ile argosun tüm gözlerini uyuttuktan sonra onu öldürür. hizmetçisinin anısına, hera argosun yüz gözünü bir tavuskuşu kuyruğunda korur.
yunan mitolojisinde yer alan çoğu canavarın annesidir. tartarus ve gaianın kızı olup, güzel bir kadın yüzüne ve sürüngen vücuduna sahiptir. eşi tifon ile olimpos tanrılarına saldırmış ancak yenilmişlerdir. bunun üzerine, tanrılar onları etna yanardağının altında bir mağaraya hapsetmişlerdir.
lerna bataklıklarında yaşayan dokuz başlı bir canavarın adıdır. bu canavarı öldürmek herkülün (yunan mitolojisindeki karşılığı iraklis) on iki işi arasında olup hidranın (yunan mitolojisinde: idra) öldürülmesinin çok zor olmasının sebebi kesilen her bir başın yerine derhal bir yenisinin çıkması idi. herkülün bu yılanı ancak iolaosun (herkülün yeğeni) kendisine getirdiği bir meşale sayesinde kestiği başların yerini dağlayarak öldürmeyi başarmıştı. herkül, hidrayı öldürdükten sonra onun zehirli kanına oklarını batırmış ve böylece bu okların açtığı yaraların kapanmaz bir hale gelmesini sağlamıştı.
hadesin yönettiği, ölülerin bulunduğu yeraltının kapısında bekçilik yapan üç başlı köpek (hesiodea göre 50, horacea göre ise 100 başı vardı). kuyruğu bir yılan olan ve sırtında sayısız yılanbaşı bulunan , ısırıkları zehirli bu köpek heraklesün 12 görevi arasında yer alır. kerberos yunanca çukur (çok derinlerdeki, şeytani çukur) iblisi demektir. yarı kadın yarı yılan ekhidna ile dev typhonun oğlu olan kerberosun kardeşi orthros tur. dev zincirlerle bağlı olan bu köpeğin görevi yer altına giren ölülerin tekrar yeryüzüne çıkmalarını önlemektir. sadece üç kere yenilmiştir:
son görevi kerberosu yakalamak olan herakles tarafından yakalanarak.,
müzik yeteneğini kullanan orpheus tarafından uyutularak,
lethe ırmağındaki su yardımıyla hermes tarafından uyutularak,
roma mitolojisinde, ilaçlı keklerle aineias tarafından uyutularak,
yine bir roma masalında, ilaçlı keklerle psykhe tarafından uyutularak.
kerberos özellikle kapıların, eşiklerin ve sınırların bekçisi olmanın arketipi olmuştur. orta çağdan günümüze kurgu yapıtlarda sıkça bu özelliğiyle yer almıştır (dantenin ilahi komedyasında ve fluffy olarak j. k. rowlingin harry potter ve felsefe taşı adlı kitabında.) ayrıca günümüzde güvenlik ve savaş alanında da kullanılmaktadır
son görevi kerberosu yakalamak olan herakles tarafından yakalanarak.,
müzik yeteneğini kullanan orpheus tarafından uyutularak,
lethe ırmağındaki su yardımıyla hermes tarafından uyutularak,
roma mitolojisinde, ilaçlı keklerle aineias tarafından uyutularak,
yine bir roma masalında, ilaçlı keklerle psykhe tarafından uyutularak.
kerberos özellikle kapıların, eşiklerin ve sınırların bekçisi olmanın arketipi olmuştur. orta çağdan günümüze kurgu yapıtlarda sıkça bu özelliğiyle yer almıştır (dantenin ilahi komedyasında ve fluffy olarak j. k. rowlingin harry potter ve felsefe taşı adlı kitabında.) ayrıca günümüzde güvenlik ve savaş alanında da kullanılmaktadır
bir takım süper özellikler kazanıp bunu kah insanların iyiliği için kah kendi egosunu tatmin etmek için kullanma yetisine sahip olmakdır. bir takım komik kostümler giymektir, uçmaktır, ağ atmaktır.
(bkz: dünyanın en yüzeysel adamı)
(bkz: dünyanın en yüzeysel adamı)
eski iran dini zerdüştçülüğün, kötülük ilkesi ya da tanrısı olan ehrimenle sürekli bir mücadele, ya da savaş hali içinde olmakla birlikte, zerdüştçü iyimserliğin bir ifadesi olarak, sonunda mutlak bir zafer kazanacak olan baştanrısı, iyilik ilkesi.
yarı-mitik sosyal ve dini reformcu, peygamber-tanrı. trakyalı dacialılar onu tek gerçek tanrı olarak görürdü. şahsın yaşamıyla hakkındaki mitolojik betimleme ve özellikler fazlasıyla iç içedir. zalmoxis rumen mitolojisi içinde önemli bir yere sahiptir.
hinduizmde tanrının bir şekli. vaişnavalara göre o nihai gerçek veya tanrıdır; şivanın şaivitlere olduğu gibi. trimurti kavramında (bazen hint teslisi olarak anılır) o tanrının ikinci görünüşüdür (diğerleri brahma ve şivadır).
koruyucu olarak tanınan vişnu özellikle ünlü avatarları, veya enkarnasyonları (vücut buluşları), ile tanımlanmıştır. bu avatarlardan en ünlü ve önemlileri krişna ve ramadır. ayrıca, sıklıkla narayana olarak da geçer.
vaişnavizme inananlara göre o nihai gerçektir ve tanrının sadece bir görünüşü, biçimi olmaktan ötedir. advaita felsefesini izleyen smartaara göre vişnu veya şiva gibi tanrılar, nihai üstün bir gücün, tanrının ("brahman") çeşitli yüzleri, şekilleridirler. onlara göre bu nihai tanrının özel bir şekli, yüzü, adı veya özellikleri yoktur.
koruyucu olarak tanınan vişnu özellikle ünlü avatarları, veya enkarnasyonları (vücut buluşları), ile tanımlanmıştır. bu avatarlardan en ünlü ve önemlileri krişna ve ramadır. ayrıca, sıklıkla narayana olarak da geçer.
vaişnavizme inananlara göre o nihai gerçektir ve tanrının sadece bir görünüşü, biçimi olmaktan ötedir. advaita felsefesini izleyen smartaara göre vişnu veya şiva gibi tanrılar, nihai üstün bir gücün, tanrının ("brahman") çeşitli yüzleri, şekilleridirler. onlara göre bu nihai tanrının özel bir şekli, yüzü, adı veya özellikleri yoktur.
hinduizmde güneş tanrısı. dyaus pitarın oğlu. altından kolları ve saçı vardır. savaş arabası yedi at tarafından çekilmektedir; bu yedi çakrayı temsil eder. oğlu tvaştar.
ramanın erkek kardeşi ve yakın arkadaşı, ramayana destanındaki kahramanlardan biridir. çoğu hinduizm okulları lakşmananın yedinci avatarın bir parçası olduğuna inanırlar, onlara göre rama temel avatarken lakşmana ikincil formdur. ismi lakşman veya laxman olarak da yazılabilir.
yaygın hint geleneğine göre vişnunun sekizinci avatarıdır. gaudiya vaişnavizmde en üstün kişilik yani tanrı olarak görülmüş ve böylece onun diğer tüm enkarnasyonların temeli olduğuna inanılmıştır.
ramaya (vişnunun avatarlarından biri) karısı sitayı kurtarmasında yardım eden bir vanara. bhaktinin zirvesini sembolize eder ve kimilerine göre şivanın avatarlarındandır. daha çok vayu deva yani rüzgâr tanrısının oğlu olarak tanınır. bazı akademisyenlere göre çin mitolojik karakteri sun wukongdur.
hinduizmdeki en tanınmış ve saygı duyulan tanrı temsillerinden birisidir. şiva ve parvatinin ilk doğan oğludur. bharati, riddhi("bilgi" anlamına gelir) ve siddhinin ("mükemmelliyet") eşidir. marathi, malayalam ve kannadada vinayaka, tamilde vinayagar ve teluguda vinayakudu olarak da anılır.
ga buddhi yani bilgiyi sembolize ederken na vijnana yani hikmeti sembolize eder. buradan da anlaşılabileceği gibi ganeşa bilgi ve hikmetin üstadı, tanrısı, aynı zamanda başlangıçların ve kategorilerin rabbi, engellerin kaldırıcısı, dharmanın koruyucusu, karmanın ve kozmik hafızanın, bilgeliğin efendisi, iyi şansın tanrısıdır, meşhur swastika işareti ganeşanın işaretidir, ganesha "aum" dur.karmanın efendisi olan ganeşa kişinin yaşamında karşılaşacağı olayları kontrol edebilir, bu nedenle hindular bütün özel isteklerini ganeşaya iletebilirler.tanrı ganeşa sembolik olarak kişinin içinde keşfedilmeyi bekleyen tanrısallıktır.
ga buddhi yani bilgiyi sembolize ederken na vijnana yani hikmeti sembolize eder. buradan da anlaşılabileceği gibi ganeşa bilgi ve hikmetin üstadı, tanrısı, aynı zamanda başlangıçların ve kategorilerin rabbi, engellerin kaldırıcısı, dharmanın koruyucusu, karmanın ve kozmik hafızanın, bilgeliğin efendisi, iyi şansın tanrısıdır, meşhur swastika işareti ganeşanın işaretidir, ganesha "aum" dur.karmanın efendisi olan ganeşa kişinin yaşamında karşılaşacağı olayları kontrol edebilir, bu nedenle hindular bütün özel isteklerini ganeşaya iletebilirler.tanrı ganeşa sembolik olarak kişinin içinde keşfedilmeyi bekleyen tanrısallıktır.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?