gargan, hutt jabbanın altı göğüslü performans dansçısıydı.
o oola, rystall, lyn me ve greeatanın yanında helezonik şekilde dans ederek jabbayı eğlendiriyordu.
saygıdeğer eski jedi üstadı yoda, hayatının son senelerini dagobah’da ki bataklıklarda saklanarak geçirdi. dokuz yüz yaşındaki jedi üstadı, sekiz yüzyıl boyunca jedi şövalyeleri yetiştirmişti, ve güç ile olan bağlantısı çok kuvvetliydi. son öğrencileri arasında, yakın tarihin en önemli jedi’ları obi-wan kenobi ve luke skywalker bulunuyordu.
cumhuriyet’in son günlerinde, yoda jedi konseyi’nin en saygıdeğer üyesiydi. mace windu ve ki-adi-mundi gibi jedi ustalarıyla aynı konseyde bulunan yoda yüzyıllarca devam etmiş olan cumhuriyet, jedi düzeni ile birlikte tarihe karışırken konsey’de bulunuyordu.
yoda’nın jedi konseyi’nde çok önemli bir görevi vardı. genç padawanlar jedi eğitimlerinin ilk aşamasını usta yoda’nın rehberliğinde tamamlarlardı. cumhuriyet’in en büyük jedi’ları ilk eğitimlerine yoda ile beraber başlamışlardı. bu jedi adaylarının yaşları ilerleyip 12 yaşını geçtiklerinde, yaşça daha büyük bir jedi şövalyesi veya ustası tarafından inisiye edilir, ve eğitimlerine bire bir devam ederlerdi. alacakaranlık yıllarında cumhuriyet’in üstüne karanlık tarafın gölgesi düştüğünde yoda gittikçe daha çok endişelenmeye başlamıştı. karanlık tarafın kuvvet kazanması güç içinde o kadar büyük bir gölge yaratıyordu ki, bu jedi’ların öngörülerini ciddi anlamda kısıtlıyordu. gelecekteki belirsizliği fark eden yoda bazı şeylerin cevaplarını aramaya başladı. jedi konseyi obi-wan kenobi’yi, ayrılıkçılar tarafından yapılan bir suikast girişimini araştırmak için görevlendirdi. obi-wan’ın bulduğu şeyler, suikast girişiminin kendisinden çok daha endişe vericiydi.
sifo-dyas adlı bir jedi’nin emriyle cumhuriyet adına gizli bir klon ordusu yaratılmıştı. konsey’de ki kimsenin böyle bir gelişmeden haberi yoktu, ve bunu öngörememişlerdi. daha derinden yapılan araştırmalar, ayrılıkçılar’ın savaş hazırlığı yaptığını ortaya çıkarttı. yoda’nın eski padawanlarından kont dooku, ticaret loncaları’nın droid ordularının başına geçmişti. kati surette bir şeyler yapılması gerekiyordu.
yüce şansölye palpatine, güvenlik adı altında neredeyse sınırsız yetki elde etmiş, klon ordusunun kontrolünü eline almış, ve jedi’lara savaşa girme emri vermişti. yoda ise kamino gezegenine giderek yeni hazırlanmış klon ordusunu alıp, geonosis’e tam zamanında vararak mace windu önderliğinde ki jedi takımını kesin ölümden kurtarmıştı.
cumhuriyet klonları, ayrılıkçı droidlerle savaşırken klon savaşları başlamış oldu. general rütbesindeki yoda, ön komuta merkezinden savaşı yönetiyordu. klonlar geneosis’te ayrılıkçıları hezimete uğrattılar, fakat çoğu kaçmayı başardı. yoda ise hislerini takip ederek, kont dooku’nun obi-wan kenobi ve anakin skywalker’i fena şekilde yaralamış olduğu hangara giderek, onları kurtardı.
yoda ve dooku burada yüzleştiler. dooku, ufak jedi üstadını güç ile tavandan kopardığı taş parçalarıyla ezmeye çalıştı, fakat yoda bunları kolaylıkla savuşturdu. hatta dooku’nun kendisine yolladığı sith yıldırımlarını da etkisiz hale getirerek, ışın kılıcıyla sith lordu’na saldırdı. çetin geçen bu düelloda, iki usta dövüşçü kozlarını paylaştılar. güç’ün kendine verdiği ustalıkla, havaya fırlayıp, taklalar atarak dooku’nun gardını indirdi. kazanamayacağı bir düelloda olduğunu anlayan dooku, güç’ü kullanıp yerden baygın yatmakta olan obi-wan ve anakin’i tehdit edince, asil yoda genç jedi’ları kurtarmak için sith lordu’nun kaçmasına göz yumdu.
klon savaşları’nın ilk çatışması cumhuriyet’in zaferiyle sonuçlansa da, yoda endişeliydi. karanlık taraf birçok şeyi gölgelemekteydi, ve belki de jedi konseyi’nin kararları, kibirle ve fazla güvenle yozlaşmıştı. geonosis’te hem bir çok jedi kayıp verilmemiş, hem de yaşlı bilge jedi üstadı, bu ölümlerin doğasında var olan gerçeği kavrayamamıştı. meditasyon sırasında yoda, anakin skywalker’ın başına, onu derinden sarsan bir olay geldiğini hissetmişti. işte tam bu anda, bir süre önce darth maul tarafından öldürülmüş olan qui-gon jinn’in sesini duydu. bir jedi’nin, güç ile bir olduktan sonra kendi kimliğini tekrardan kazanması mümkün değildi, fakat yoda yine de onun sesini duymuştu.
cumhuriyet etrafında çökerken, bu durum, yoda’nın çözmesi gereken başka tehlikeli ve rahatsız edici bir bilmeceydi. yoda meditasyon ile qui-gon jinn’in ruhu ile iletişim kurabiliyordu. ölmüş jedi üstadı, yalnızca çok özel bilgisi olanlar tarafından anlaşılabilecek kuvvetli bir teknik ile ölümden sonra kimliğini koruyabilmenin bir yolunu keşfetmişti. bu yöntem jedi düzeni’nin dışındaki whills şamanları tarafından uygulanan bu tekniği öğrenmişti. gelecek olan yıllarda yoda, yüzyıllardır yapmadığı bir görevi –öğrenciliği– üstlenerek bu tekniği qui-gon jinn’den öğrenecekti.
fakat bundan önce jedi ustası’nın, sith’lerin yeniden doğuşuna dayanması gerekiyordu. yıllarca süren komplolardan sonra, darth sidious ortaya çıkmış, ve jedi’ların hepsini galaksiden silecek planını uygulamaya başlamıştı. yıllardır jedi konseyi’nin dikkatinden kaçmayı başaran sith lordu aslında, yüce şansölye palpatine’in ta kendisiydi. darth sidious emir 66’yı yürürlüğe koyduğunda, jedi’lar galaksinin her tarafında klon ordularını komuta ediyorlardı. kodlanmış bu emir, jedi’ları cumhuriyet’e karşı hain ilan ediyor, ve böylece sadık klonlar jedi’ları teker teker avlıyorlardı. bu katliam sırasında bir çok jedi öldü.
güç’ün içinden yoda, galaksideki ani yaşam kaybını hissetti. bu ezici bir darbeydi, fakat yoda tam zamanında kendisine gelerek kendi hayatını kurtaracak vakti buldu. klon askerleri yoda’ya, klon savaşları’nın en önemli cephelerinden biri olan wookiee’lerin gezegeni kashyyyk’te saldırmışlardı. bir zamanlar yoda’ya sadık olan klon subayı kumandan gree, jedi üstadına ateş açmaya çalıştı. fakat yoda hızla harekete geçerek ışın kılıcıyla gree’nin kafasını kesti. tarfful ve chewbacca adlı wookiee’lerin yardımıyla yoda, kashyyyk’ten kaçıp, alderaan senatörü bail organa ile iletişime geçti.
yoda, obi-wan kenobi ve organa, palpatine’in jedi’lar ve müttefiklerini korkunç bir şekilde katledişine tanıklık ettiler ve yeniden bir araya gelebilme fırsatı buldular. işgal edilmiş jedi tapınağı’ndan yayılan kodlanmış bir sinyal, katliamdan kurtulan jedi’ları direkt olarak coruscant’ta ki tapınağa, bir tuzağın içine çağırmaktaydı. kenobi ve yoda bu sinyali kapatıp kalan jedi’ların hayatlarını kurtarmak için harekete geçtiler.
coruscant’a dönerek jedi tapnağı’na sızdılar. burada, başkentten ayrı kaldıkları zaman zarfında neler olduğunu keşfettiler. şansölye, şimdi imparator palpatine, ve bir zamanlar umut vaat eden anakin skywalker da artık onun çırağı darth vader olmuştu. emir 66’dan tek sağ kalanlar olarak şimdi sith tehdidini durdurmak yoda ve kenobi’ye kalmıştı. böylece kenobi, şimdi darth vader olarak bilinen skywalker’ı bulmak için giderken, yoda ise imparator palpatine’in ofisini ziyaret etti.
geniş galaktik senato odasında yoda, imparator ile yüzleşti ve güç’ün karanlık ve aydınlık tarafının en kuvvetli iki temsilcisi ölümüne bir düelloya tutuştular. fakat imparator’u yenmek çok zordu. yoda düello sırasında gardını korumayı başarabilse de en sonunda sith lordu onu alt etti. yoda böylelikle sith’lerle direkt olarak yüzleşmenin kesinlikle başarı getirmeyeceğini anlamış oldu. yenilen yoda, senato odasından kaçıp saklanarak, kendisini bail organa’nın kullandığı süratçiye son anda atarak kaçabilmeyi başardı.
kenobi, mustafar gezegeninde vader’i ölümcül şekilde yaralamış olsa da jedi’lar, sith’leri durduramamışlardı. skywalker’ın karısı padmè amidala’nın hamile olduğu güç hassasiyeti bulunan ikizler, belki de ileride galaksinin belki de tek umudu olacaklardı. ölmeden önce polis massa’da ki sığınakta padmé, luke ve leia’yı doğurdu. yoda, bail organa ve obi-wan kenobi’de bu doğumlara şahitlik ettiler, ve hemen geleceği planlamaya başladılar.
bu çocukların imparator’un dikkatini çekeceğinden korkan jedi’lar, çocukları bir sır olarak saklamaya karar verdiler. böylelikle ikizler ayrıldı –bebek luke skywalker lars’ın tatooine’de ki çiftliğine; bebek leia organa ise alderaan’a bail organa, ve karısı alderaan kraliçesinin koruyuculuğuna verildi. jedi’lar sabırla zamanın geçmesini, ve imparator ile yüzleşmenin doğru vaktini bekleyeceklerdi. bu zaman zarfında obi-wan ve yoda, qui-gon’un ruhsal formundan, whills şaman’larının gizli bilgisini öğrendi.
yoda, dagobah gezegenindeki bataklıklarda saklanmaya gitti. burada sabırla yeni bir umudun ortaya çıkarak, karanlık tarafın egemenliğinin sonunu getirmesini ve galakside ki insanlara karşı oluşan tehdidin sonunun gelmesini bekledi. yavin savaşı’ndan üç sene sonra, umut geldi. eski ustası obi-wan kenobi’nin görüntüsü tarafından dagobah’a yönlendirilen luke skywalker bilmeden üstat yoda’yı bulmuştu. bu bataklık gezegende ufak garip bir yaratık ile karşılaşan luke’un sabrı, ufak yaratığın garip tavırlarından dolayı tükenmeye başlamıştı. fakat luke, bunların yoda tarafından kendisine yapılan testler olduğunun farkında değildi –onun başarısız olduğu testler.
en sonunda yoda olduğu ortaya çıkan ufak yaratık, luke’un eğitimine başladı. telekinetik mücadeleler, iradeye ve insanın yapısına karşı olan mücadeleler, luke’u hayatında hiçbir zaman karşılaşmadığı zorluklarla karşı karşıya bırakıp, jedi’lığa ilk adımını atmasına yardım ediyordu. fakat halen luke, eski kalıplaşmış bilgilerinden kurtulmayı beceremiyordu. yoda, luke’dan bataklıkta batmış olan x-kanat gemisini zihin gücüyle kaldırmasını istediğinde luke, “denerim” diye cevap vermişti. "hayır," diyordu yoda. "yap, ya da yapma. denemek yoktur." luke, güç’ün bu kadar büyük bir objeyi suyun altından çıkaracağına inanmıyordu. tabi ki yoda, luke’un x-kanat savaşçısını suyun altından çıkartıp kuru zemine koyduğunda, luke’un yanıldığı kanıtlanmış oldu.
yoda luke’a “geleceği öngörmeyi” öğrettiğinde genç skywalker, arkadaşlarının büyük bir tehlikede olduğunu gördü, ve eğitimini yarım bırakıp geri döneceğine söz vererek arkadaşlarını kurtarmaya gitti. fakat en sonunda luke’un kendisi kurtarılmak zorunda kalmıştı. yoda, vader ve imparator’un durdurulamayacağına, ve her şeyin kaybedileceğine inanmaya başlamıştı.
yaklaşık bir sene sonra, luke eğitimini tamamlamak için dagobah’a geri döndü. vader ile karşılaşmanın zorluğuna şahit olmuş, ve vader’in gerçekte kendi öz babası olduğunu öğrenmiş olan luke’a yoda, bu sırada eğitimini tamamladığını söyledi. luke’un yokluğunda, yoda hastalanmıştı. ölmek üzereyken yoda, luke’a başka bir skywalker daha olduğunu söyleyerek, luke’un geçmişini biraz aydınlattı. ve bundan kısa süre sonra da güç ile birleşerek bedeni ile beraber kayboldu.
luke, leia organa’nın ikiz kardeşi olduğunu, ve babasını karanlık taraftan kurtarması gerektiğini öğrenecekti. endor savaşı’ndan sonra ki kutlama sırasında luke, yoda, obi-wan ve tekrar aydınlık tarafa geçmiş olarak ölen babası anakin skywalker’ın mutlu ruhlarını görüyordu.
cumhuriyet’in son günlerinde, yoda jedi konseyi’nin en saygıdeğer üyesiydi. mace windu ve ki-adi-mundi gibi jedi ustalarıyla aynı konseyde bulunan yoda yüzyıllarca devam etmiş olan cumhuriyet, jedi düzeni ile birlikte tarihe karışırken konsey’de bulunuyordu.
yoda’nın jedi konseyi’nde çok önemli bir görevi vardı. genç padawanlar jedi eğitimlerinin ilk aşamasını usta yoda’nın rehberliğinde tamamlarlardı. cumhuriyet’in en büyük jedi’ları ilk eğitimlerine yoda ile beraber başlamışlardı. bu jedi adaylarının yaşları ilerleyip 12 yaşını geçtiklerinde, yaşça daha büyük bir jedi şövalyesi veya ustası tarafından inisiye edilir, ve eğitimlerine bire bir devam ederlerdi. alacakaranlık yıllarında cumhuriyet’in üstüne karanlık tarafın gölgesi düştüğünde yoda gittikçe daha çok endişelenmeye başlamıştı. karanlık tarafın kuvvet kazanması güç içinde o kadar büyük bir gölge yaratıyordu ki, bu jedi’ların öngörülerini ciddi anlamda kısıtlıyordu. gelecekteki belirsizliği fark eden yoda bazı şeylerin cevaplarını aramaya başladı. jedi konseyi obi-wan kenobi’yi, ayrılıkçılar tarafından yapılan bir suikast girişimini araştırmak için görevlendirdi. obi-wan’ın bulduğu şeyler, suikast girişiminin kendisinden çok daha endişe vericiydi.
sifo-dyas adlı bir jedi’nin emriyle cumhuriyet adına gizli bir klon ordusu yaratılmıştı. konsey’de ki kimsenin böyle bir gelişmeden haberi yoktu, ve bunu öngörememişlerdi. daha derinden yapılan araştırmalar, ayrılıkçılar’ın savaş hazırlığı yaptığını ortaya çıkarttı. yoda’nın eski padawanlarından kont dooku, ticaret loncaları’nın droid ordularının başına geçmişti. kati surette bir şeyler yapılması gerekiyordu.
yüce şansölye palpatine, güvenlik adı altında neredeyse sınırsız yetki elde etmiş, klon ordusunun kontrolünü eline almış, ve jedi’lara savaşa girme emri vermişti. yoda ise kamino gezegenine giderek yeni hazırlanmış klon ordusunu alıp, geonosis’e tam zamanında vararak mace windu önderliğinde ki jedi takımını kesin ölümden kurtarmıştı.
cumhuriyet klonları, ayrılıkçı droidlerle savaşırken klon savaşları başlamış oldu. general rütbesindeki yoda, ön komuta merkezinden savaşı yönetiyordu. klonlar geneosis’te ayrılıkçıları hezimete uğrattılar, fakat çoğu kaçmayı başardı. yoda ise hislerini takip ederek, kont dooku’nun obi-wan kenobi ve anakin skywalker’i fena şekilde yaralamış olduğu hangara giderek, onları kurtardı.
yoda ve dooku burada yüzleştiler. dooku, ufak jedi üstadını güç ile tavandan kopardığı taş parçalarıyla ezmeye çalıştı, fakat yoda bunları kolaylıkla savuşturdu. hatta dooku’nun kendisine yolladığı sith yıldırımlarını da etkisiz hale getirerek, ışın kılıcıyla sith lordu’na saldırdı. çetin geçen bu düelloda, iki usta dövüşçü kozlarını paylaştılar. güç’ün kendine verdiği ustalıkla, havaya fırlayıp, taklalar atarak dooku’nun gardını indirdi. kazanamayacağı bir düelloda olduğunu anlayan dooku, güç’ü kullanıp yerden baygın yatmakta olan obi-wan ve anakin’i tehdit edince, asil yoda genç jedi’ları kurtarmak için sith lordu’nun kaçmasına göz yumdu.
klon savaşları’nın ilk çatışması cumhuriyet’in zaferiyle sonuçlansa da, yoda endişeliydi. karanlık taraf birçok şeyi gölgelemekteydi, ve belki de jedi konseyi’nin kararları, kibirle ve fazla güvenle yozlaşmıştı. geonosis’te hem bir çok jedi kayıp verilmemiş, hem de yaşlı bilge jedi üstadı, bu ölümlerin doğasında var olan gerçeği kavrayamamıştı. meditasyon sırasında yoda, anakin skywalker’ın başına, onu derinden sarsan bir olay geldiğini hissetmişti. işte tam bu anda, bir süre önce darth maul tarafından öldürülmüş olan qui-gon jinn’in sesini duydu. bir jedi’nin, güç ile bir olduktan sonra kendi kimliğini tekrardan kazanması mümkün değildi, fakat yoda yine de onun sesini duymuştu.
cumhuriyet etrafında çökerken, bu durum, yoda’nın çözmesi gereken başka tehlikeli ve rahatsız edici bir bilmeceydi. yoda meditasyon ile qui-gon jinn’in ruhu ile iletişim kurabiliyordu. ölmüş jedi üstadı, yalnızca çok özel bilgisi olanlar tarafından anlaşılabilecek kuvvetli bir teknik ile ölümden sonra kimliğini koruyabilmenin bir yolunu keşfetmişti. bu yöntem jedi düzeni’nin dışındaki whills şamanları tarafından uygulanan bu tekniği öğrenmişti. gelecek olan yıllarda yoda, yüzyıllardır yapmadığı bir görevi –öğrenciliği– üstlenerek bu tekniği qui-gon jinn’den öğrenecekti.
fakat bundan önce jedi ustası’nın, sith’lerin yeniden doğuşuna dayanması gerekiyordu. yıllarca süren komplolardan sonra, darth sidious ortaya çıkmış, ve jedi’ların hepsini galaksiden silecek planını uygulamaya başlamıştı. yıllardır jedi konseyi’nin dikkatinden kaçmayı başaran sith lordu aslında, yüce şansölye palpatine’in ta kendisiydi. darth sidious emir 66’yı yürürlüğe koyduğunda, jedi’lar galaksinin her tarafında klon ordularını komuta ediyorlardı. kodlanmış bu emir, jedi’ları cumhuriyet’e karşı hain ilan ediyor, ve böylece sadık klonlar jedi’ları teker teker avlıyorlardı. bu katliam sırasında bir çok jedi öldü.
güç’ün içinden yoda, galaksideki ani yaşam kaybını hissetti. bu ezici bir darbeydi, fakat yoda tam zamanında kendisine gelerek kendi hayatını kurtaracak vakti buldu. klon askerleri yoda’ya, klon savaşları’nın en önemli cephelerinden biri olan wookiee’lerin gezegeni kashyyyk’te saldırmışlardı. bir zamanlar yoda’ya sadık olan klon subayı kumandan gree, jedi üstadına ateş açmaya çalıştı. fakat yoda hızla harekete geçerek ışın kılıcıyla gree’nin kafasını kesti. tarfful ve chewbacca adlı wookiee’lerin yardımıyla yoda, kashyyyk’ten kaçıp, alderaan senatörü bail organa ile iletişime geçti.
yoda, obi-wan kenobi ve organa, palpatine’in jedi’lar ve müttefiklerini korkunç bir şekilde katledişine tanıklık ettiler ve yeniden bir araya gelebilme fırsatı buldular. işgal edilmiş jedi tapınağı’ndan yayılan kodlanmış bir sinyal, katliamdan kurtulan jedi’ları direkt olarak coruscant’ta ki tapınağa, bir tuzağın içine çağırmaktaydı. kenobi ve yoda bu sinyali kapatıp kalan jedi’ların hayatlarını kurtarmak için harekete geçtiler.
coruscant’a dönerek jedi tapnağı’na sızdılar. burada, başkentten ayrı kaldıkları zaman zarfında neler olduğunu keşfettiler. şansölye, şimdi imparator palpatine, ve bir zamanlar umut vaat eden anakin skywalker da artık onun çırağı darth vader olmuştu. emir 66’dan tek sağ kalanlar olarak şimdi sith tehdidini durdurmak yoda ve kenobi’ye kalmıştı. böylece kenobi, şimdi darth vader olarak bilinen skywalker’ı bulmak için giderken, yoda ise imparator palpatine’in ofisini ziyaret etti.
geniş galaktik senato odasında yoda, imparator ile yüzleşti ve güç’ün karanlık ve aydınlık tarafının en kuvvetli iki temsilcisi ölümüne bir düelloya tutuştular. fakat imparator’u yenmek çok zordu. yoda düello sırasında gardını korumayı başarabilse de en sonunda sith lordu onu alt etti. yoda böylelikle sith’lerle direkt olarak yüzleşmenin kesinlikle başarı getirmeyeceğini anlamış oldu. yenilen yoda, senato odasından kaçıp saklanarak, kendisini bail organa’nın kullandığı süratçiye son anda atarak kaçabilmeyi başardı.
kenobi, mustafar gezegeninde vader’i ölümcül şekilde yaralamış olsa da jedi’lar, sith’leri durduramamışlardı. skywalker’ın karısı padmè amidala’nın hamile olduğu güç hassasiyeti bulunan ikizler, belki de ileride galaksinin belki de tek umudu olacaklardı. ölmeden önce polis massa’da ki sığınakta padmé, luke ve leia’yı doğurdu. yoda, bail organa ve obi-wan kenobi’de bu doğumlara şahitlik ettiler, ve hemen geleceği planlamaya başladılar.
bu çocukların imparator’un dikkatini çekeceğinden korkan jedi’lar, çocukları bir sır olarak saklamaya karar verdiler. böylelikle ikizler ayrıldı –bebek luke skywalker lars’ın tatooine’de ki çiftliğine; bebek leia organa ise alderaan’a bail organa, ve karısı alderaan kraliçesinin koruyuculuğuna verildi. jedi’lar sabırla zamanın geçmesini, ve imparator ile yüzleşmenin doğru vaktini bekleyeceklerdi. bu zaman zarfında obi-wan ve yoda, qui-gon’un ruhsal formundan, whills şaman’larının gizli bilgisini öğrendi.
yoda, dagobah gezegenindeki bataklıklarda saklanmaya gitti. burada sabırla yeni bir umudun ortaya çıkarak, karanlık tarafın egemenliğinin sonunu getirmesini ve galakside ki insanlara karşı oluşan tehdidin sonunun gelmesini bekledi. yavin savaşı’ndan üç sene sonra, umut geldi. eski ustası obi-wan kenobi’nin görüntüsü tarafından dagobah’a yönlendirilen luke skywalker bilmeden üstat yoda’yı bulmuştu. bu bataklık gezegende ufak garip bir yaratık ile karşılaşan luke’un sabrı, ufak yaratığın garip tavırlarından dolayı tükenmeye başlamıştı. fakat luke, bunların yoda tarafından kendisine yapılan testler olduğunun farkında değildi –onun başarısız olduğu testler.
en sonunda yoda olduğu ortaya çıkan ufak yaratık, luke’un eğitimine başladı. telekinetik mücadeleler, iradeye ve insanın yapısına karşı olan mücadeleler, luke’u hayatında hiçbir zaman karşılaşmadığı zorluklarla karşı karşıya bırakıp, jedi’lığa ilk adımını atmasına yardım ediyordu. fakat halen luke, eski kalıplaşmış bilgilerinden kurtulmayı beceremiyordu. yoda, luke’dan bataklıkta batmış olan x-kanat gemisini zihin gücüyle kaldırmasını istediğinde luke, “denerim” diye cevap vermişti. "hayır," diyordu yoda. "yap, ya da yapma. denemek yoktur." luke, güç’ün bu kadar büyük bir objeyi suyun altından çıkaracağına inanmıyordu. tabi ki yoda, luke’un x-kanat savaşçısını suyun altından çıkartıp kuru zemine koyduğunda, luke’un yanıldığı kanıtlanmış oldu.
yoda luke’a “geleceği öngörmeyi” öğrettiğinde genç skywalker, arkadaşlarının büyük bir tehlikede olduğunu gördü, ve eğitimini yarım bırakıp geri döneceğine söz vererek arkadaşlarını kurtarmaya gitti. fakat en sonunda luke’un kendisi kurtarılmak zorunda kalmıştı. yoda, vader ve imparator’un durdurulamayacağına, ve her şeyin kaybedileceğine inanmaya başlamıştı.
yaklaşık bir sene sonra, luke eğitimini tamamlamak için dagobah’a geri döndü. vader ile karşılaşmanın zorluğuna şahit olmuş, ve vader’in gerçekte kendi öz babası olduğunu öğrenmiş olan luke’a yoda, bu sırada eğitimini tamamladığını söyledi. luke’un yokluğunda, yoda hastalanmıştı. ölmek üzereyken yoda, luke’a başka bir skywalker daha olduğunu söyleyerek, luke’un geçmişini biraz aydınlattı. ve bundan kısa süre sonra da güç ile birleşerek bedeni ile beraber kayboldu.
luke, leia organa’nın ikiz kardeşi olduğunu, ve babasını karanlık taraftan kurtarması gerektiğini öğrenecekti. endor savaşı’ndan sonra ki kutlama sırasında luke, yoda, obi-wan ve tekrar aydınlık tarafa geçmiş olarak ölen babası anakin skywalker’ın mutlu ruhlarını görüyordu.
yüzbaşı colton, bail organa’nın yoda ve obi-wan kenobi’yi emir 66’nın uygulanmasından sonra kurtarma uğraşları sırasında ve corustant’a dönerken tantive iv’e pilotluk etmiştir.
naboo güvenlik güçlerinin cesur lideri ve kraliçe amidalanın sadık koruyucusu.
kendine güvenen ve saygın bir kişilik olan panaka keskin hislere ve zekaya sahip güçlü bir adamdır. gençliğinde, cumhuriyet güvenlik görev gücüne, savaş deneyimi kazanıp, naboo sistemindeki korsanlarla savaşmak için katılmıştır. panaka nihayet, naboo gönüllü güvenlik kuvvetlerinin yüzbaşısı olmuş, güvenlik muhafızlarına, saray muhafızlarına ve yıldız savaşçıları mürettebatına kumanda etmeye başlamıştır. bütün naboo liderleri arasında ticaret federasyonunun sunduğu tehdidin ilk farkına varanlardan biridir.
kraliçe amidalanın görevden ayrılamsıyla yeni seçilen kraliçe jamillia’yı korumaya devam etti. kuzeni yüzbaşı typho amidalanın koruması olarak atandı. şansöyle palpatine’in yakın bir görevlisi olan panaka, palpatine’e anakin’in padme ile olan gizli evliliğini haber veren kişidir.
palpatine’e yakın kalan panaka, imparatorluğun kurulmasından sonra moff’luk rütbesine atanmış ve chommel sektöründe görevini sürdürmüştür.
kendine güvenen ve saygın bir kişilik olan panaka keskin hislere ve zekaya sahip güçlü bir adamdır. gençliğinde, cumhuriyet güvenlik görev gücüne, savaş deneyimi kazanıp, naboo sistemindeki korsanlarla savaşmak için katılmıştır. panaka nihayet, naboo gönüllü güvenlik kuvvetlerinin yüzbaşısı olmuş, güvenlik muhafızlarına, saray muhafızlarına ve yıldız savaşçıları mürettebatına kumanda etmeye başlamıştır. bütün naboo liderleri arasında ticaret federasyonunun sunduğu tehdidin ilk farkına varanlardan biridir.
kraliçe amidalanın görevden ayrılamsıyla yeni seçilen kraliçe jamillia’yı korumaya devam etti. kuzeni yüzbaşı typho amidalanın koruması olarak atandı. şansöyle palpatine’in yakın bir görevlisi olan panaka, palpatine’e anakin’in padme ile olan gizli evliliğini haber veren kişidir.
palpatine’e yakın kalan panaka, imparatorluğun kurulmasından sonra moff’luk rütbesine atanmış ve chommel sektöründe görevini sürdürmüştür.
ihtiyatlı yüzbaşı typho, senatör amidala’nın güvenlik şefidir. typho, amidala kraliçe iken ona hizmet eden yüzbaşı panaka’nın yeğenidir. daha güçlü güvenlik önlemleri için uğraşan typho, senatörü korumak için, kılık değiştirmiş dublör nedimeleri kullanmayı da içeren, amcasının birkaç uygulamasını kabul etti.
typho, daima esnek bir görevliydi, olay çok tatsız bir hal aldığında, kararı jedi otoritesine bırakmakta gönüllüydü.
ordu kurma teşebbüsü için yapılacak olan oylamanın olduğu gün, naboo kraliyet gemisine yapılan ani saldırıda, içlerinde senatörün dublörü olan corde’de bulunan komutası altında ki 7 kişi öldü. padme’yi korumak üzere, bir çift jedi koruyucu görevlendirildi fakat onlar da yeterli değildi. suikastçi tekrar saldırdı bir çift zehirli kouhun neredeyse padme’yi öldürüyordu. son denemeden sonra padme, thypo ve nedimesi dorme’yi arkasında bırakarak gizlice naboo’nun başkentine gönderildi.
typho, deri göz bandının etkisiyle sert çehreli, kuvvetli bir koruyucu ve naboo n-1 yıldız savaşçısını güvenlik eskortu olarak kullanabilecek kapasitede bir pilottu.
typho, daima esnek bir görevliydi, olay çok tatsız bir hal aldığında, kararı jedi otoritesine bırakmakta gönüllüydü.
ordu kurma teşebbüsü için yapılacak olan oylamanın olduğu gün, naboo kraliyet gemisine yapılan ani saldırıda, içlerinde senatörün dublörü olan corde’de bulunan komutası altında ki 7 kişi öldü. padme’yi korumak üzere, bir çift jedi koruyucu görevlendirildi fakat onlar da yeterli değildi. suikastçi tekrar saldırdı bir çift zehirli kouhun neredeyse padme’yi öldürüyordu. son denemeden sonra padme, thypo ve nedimesi dorme’yi arkasında bırakarak gizlice naboo’nun başkentine gönderildi.
typho, deri göz bandının etkisiyle sert çehreli, kuvvetli bir koruyucu ve naboo n-1 yıldız savaşçısını güvenlik eskortu olarak kullanabilecek kapasitede bir pilottu.
otoh gunga nın genizden, derin sesli devriye şefi olan yüzbaşı tarpals jar jar binks in davranışlarından çok çekti.
tarpals bu yüzden bir gözünü sürekli şehirden kovulan genç gungan üzerinde tutuyor ve onun geri dönmemesinden emin olmaya çalışıyordu. ticaret federasyonu nun naboo yu istilası sırasında tarpals işgalci savaş droidlerine karşı savaşan büyük gungan ordusunun bir üyesiydi ve ironik bir şekilde, boss nass tarafından general rütbesi verilen binks in komutası altındaydı.
tarpals savaş sırasında binks e yakın durup komutanını beladan korumaya çalıştı.
tarpals bu yüzden bir gözünü sürekli şehirden kovulan genç gungan üzerinde tutuyor ve onun geri dönmemesinden emin olmaya çalışıyordu. ticaret federasyonu nun naboo yu istilası sırasında tarpals işgalci savaş droidlerine karşı savaşan büyük gungan ordusunun bir üyesiydi ve ironik bir şekilde, boss nass tarafından general rütbesi verilen binks in komutası altındaydı.
tarpals savaş sırasında binks e yakın durup komutanını beladan korumaya çalıştı.
wedge antilles, hemen hemen tüm önemli asi operasyonlarında uçmuş bir pilottur.
antilles, corellialı zengin bir öksüzdü, asilere katılmadan önce satın aldığı yük gemisiyle kaçakçılık yapıyordu.
büyük yavin savaşında gösterdiği başarılar sonucu kaptan olan wedge, hoth savaşında da bulundu.
sonraki dönemde endor savaşı na da kırmızı takım ın lideri olarak katılan kaptan antilles ölüm yıldızı ii nin içine girerek lando ile birlikte imparatorluğun bu korkunç silahını yok etti.
antilles, corellialı zengin bir öksüzdü, asilere katılmadan önce satın aldığı yük gemisiyle kaçakçılık yapıyordu.
büyük yavin savaşında gösterdiği başarılar sonucu kaptan olan wedge, hoth savaşında da bulundu.
sonraki dönemde endor savaşı na da kırmızı takım ın lideri olarak katılan kaptan antilles ölüm yıldızı ii nin içine girerek lando ile birlikte imparatorluğun bu korkunç silahını yok etti.
egzotik ve anlaşılmaz zam wessel, gerçek çehresini kumaş bir peçe ve ölümcül hileleri ile saklamaktadır. buna rağmen sık sık güzel bir dişi insan gibi görünürdü.
atik bir suikastçi ve yorulmak bilmeyen bir ödül avcısı olan wesell avlanırken donanımında, çeşitli gelişmiş tertibat ve aksesuarlar kullanırdı. efsanevi başarı oranı, isabetli nişancılığının ve görevine kendini adamasının bir kanıtıdır.
wesell jango fett tarafından naboo senatörü padme amidala’ya suikast düzenlemek üzere görevlendirildi. naboo kraliyet gemisi’ni patlatarak parçalarına ayırdığında neredeyse başarılı olacaktı. patlamada 7 kişi öldü. fakat ölen padme’nin dublörü corde’ydi.
başarısızlığını jango’ya bildirdi. ikinci bir şansı vardı. fett, zam’a zehirli kırkayak şeklinde ki kouhunlardan bir çift verdi. zam kouhunları asn-21 droidine yerleştirdi ve padme’nin coruscant’daki apartmanına otomatik olarak yönlendirdi.
droid ölümcül kargosunu yerine ulaştırdı fakat zam iki jedi koruyucuyu hesaba katmamıştı. anakin skywalker ışın kılıcı ile yaratıkları parçaladı. obi-wan ise droidin üzerine atlayarak onu durdurmaya çalıştı. suikastçi droid, jedi şövalyesi üzerine tutunmasına rağmen programlandığı gibi zam’a geri dönüyordu.
zam beklenmedik misafirini görmesi ile irkildi, keskin nişancı tüfeği ile droide nişan aldı ve ateş etti. droidin yok oluşu ile birlikte, coruscant semalarında süzülmeye başlayan obi-wan ödünç aldığı airspeeder ile ateşli kovalamacaya katılan anakin tarafından kurtarıldı. bu sırada zam kendi speederına atlayarak yüksek binalar arasında yol aldı ve umutsuzca takipçilerini atlatmayı denedi fakat jediler çok inatçıydı. hatta anakin zam’in airspeederına atlayıp kabini ışın kılıcı ile yarmayı denedi. bu olay zam’in kontrolu kaybetmesi ve airspeederı kalabalık coruscant eğlence bölgesinin tam üzerine düşürmesiyle sonuçlandı.
kovalamaca yerde de devam etti. zam en yakın gece klubüne saklandı. jediların kendi güvenliklerini önemsemeyeceklerini düşünüyordu. obi-wan’a sinsi bi şekilde yaklaşıp arkadan vurmayı denedi. jedi şovalyesi kör edici bir parlama ile kendi çevresinde döndü ve zam’in kolunu kesti. jedilar yaralı suikastçiyi sorgulamak üzere arka sokağa sürüklediler.
duygusuz zam suikasti sadece iş olarak adlandırdı. zam iş vereninin ismini açığa çıkartmadan evvel jango fett son anda zehirli kamino oku ile boynundan vurarak onu öldürdü.
atik bir suikastçi ve yorulmak bilmeyen bir ödül avcısı olan wesell avlanırken donanımında, çeşitli gelişmiş tertibat ve aksesuarlar kullanırdı. efsanevi başarı oranı, isabetli nişancılığının ve görevine kendini adamasının bir kanıtıdır.
wesell jango fett tarafından naboo senatörü padme amidala’ya suikast düzenlemek üzere görevlendirildi. naboo kraliyet gemisi’ni patlatarak parçalarına ayırdığında neredeyse başarılı olacaktı. patlamada 7 kişi öldü. fakat ölen padme’nin dublörü corde’ydi.
başarısızlığını jango’ya bildirdi. ikinci bir şansı vardı. fett, zam’a zehirli kırkayak şeklinde ki kouhunlardan bir çift verdi. zam kouhunları asn-21 droidine yerleştirdi ve padme’nin coruscant’daki apartmanına otomatik olarak yönlendirdi.
droid ölümcül kargosunu yerine ulaştırdı fakat zam iki jedi koruyucuyu hesaba katmamıştı. anakin skywalker ışın kılıcı ile yaratıkları parçaladı. obi-wan ise droidin üzerine atlayarak onu durdurmaya çalıştı. suikastçi droid, jedi şövalyesi üzerine tutunmasına rağmen programlandığı gibi zam’a geri dönüyordu.
zam beklenmedik misafirini görmesi ile irkildi, keskin nişancı tüfeği ile droide nişan aldı ve ateş etti. droidin yok oluşu ile birlikte, coruscant semalarında süzülmeye başlayan obi-wan ödünç aldığı airspeeder ile ateşli kovalamacaya katılan anakin tarafından kurtarıldı. bu sırada zam kendi speederına atlayarak yüksek binalar arasında yol aldı ve umutsuzca takipçilerini atlatmayı denedi fakat jediler çok inatçıydı. hatta anakin zam’in airspeederına atlayıp kabini ışın kılıcı ile yarmayı denedi. bu olay zam’in kontrolu kaybetmesi ve airspeederı kalabalık coruscant eğlence bölgesinin tam üzerine düşürmesiyle sonuçlandı.
kovalamaca yerde de devam etti. zam en yakın gece klubüne saklandı. jediların kendi güvenliklerini önemsemeyeceklerini düşünüyordu. obi-wan’a sinsi bi şekilde yaklaşıp arkadan vurmayı denedi. jedi şovalyesi kör edici bir parlama ile kendi çevresinde döndü ve zam’in kolunu kesti. jedilar yaralı suikastçiyi sorgulamak üzere arka sokağa sürüklediler.
duygusuz zam suikasti sadece iş olarak adlandırdı. zam iş vereninin ismini açığa çıkartmadan evvel jango fett son anda zehirli kamino oku ile boynundan vurarak onu öldürdü.
zev hothtaki echo üssünde görevliyken rogue iki olarak uçtu.
bir hoth kar fırtınası sırasında üs dışında kalan ve nerdeyse ölen han solo ile luke skywalkerı bulan snowspeeder pilotu oydu. zev hoth savaşında da uçtu ve tam bir imparatorluk walkerına atış yapmaya hazırlanırken snowspeederı at-atlerden biri tarafından havada avlanınca hayatını kaybetti.
bir hoth kar fırtınası sırasında üs dışında kalan ve nerdeyse ölen han solo ile luke skywalkerı bulan snowspeeder pilotu oydu. zev hoth savaşında da uçtu ve tam bir imparatorluk walkerına atış yapmaya hazırlanırken snowspeederı at-atlerden biri tarafından havada avlanınca hayatını kaybetti.
zuckuss, amonyak soluyan böceğimsi bir ganddı ve ırkıyla aynı ismi taşıyan gezegenden geliyordu.
oldukça az konuşan bu ödül avcısı kısa boylu ve kalın yapılı bir canlıydı ve kalın bir koruyucu giysi ve oksijenli ortamlarda hayatta kalmasını sağlayan bir dizi nefes maskesi taşıyordu üzerinde. zuckuss ve droid ödül avcısı ortağı 4-lom, lord darth vaderın hoth savaşının hemen ardından millenium falconı bulma çağrısına cevap veren profesyonel avcılarından ikisiydiler.
oldukça az konuşan bu ödül avcısı kısa boylu ve kalın yapılı bir canlıydı ve kalın bir koruyucu giysi ve oksijenli ortamlarda hayatta kalmasını sağlayan bir dizi nefes maskesi taşıyordu üzerinde. zuckuss ve droid ödül avcısı ortağı 4-lom, lord darth vaderın hoth savaşının hemen ardından millenium falconı bulma çağrısına cevap veren profesyonel avcılarından ikisiydiler.
1.4 metre boyundaki rebo orto gezegeninden ve ortolon ırkından . max rebo müzik grubunun lideri.
mavi derili ,sarkık kulaklı bir yaratık. hayrete düşürecek şekilde parmaklarıyla kırmızı top jet klavyesi ile müzik yapıyor. esir luke skywalker ve arkadaşlarını çöl denizine idama götürülürken jabba’nın yelkenli mavnasında olması onun için kötü talihdi.
mavi derili ,sarkık kulaklı bir yaratık. hayrete düşürecek şekilde parmaklarıyla kırmızı top jet klavyesi ile müzik yapıyor. esir luke skywalker ve arkadaşlarını çöl denizine idama götürülürken jabba’nın yelkenli mavnasında olması onun için kötü talihdi.
mas amedda, omuzlarından uzanan ilginç boynuzları ve kendi gezegeninin güneşinden yayılan radyasyondan koruyan mavi derisiyle chagrialı bir erkektir.
galaktik senatoda meclis başkanlığını yapan amedda, cumhuriyet hükümetinin toplantılarında düzeni sağlar ve gür sesiyle gereksiz tartışmaları bastırarak, senatonun intizamlı bir şekilde çalışmaya yönlendirir.
galaktik senatoda meclis başkanlığını yapan amedda, cumhuriyet hükümetinin toplantılarında düzeni sağlar ve gür sesiyle gereksiz tartışmaları bastırarak, senatonun intizamlı bir şekilde çalışmaya yönlendirir.
galaktik cumhuriyetten, galaktik imparatorluğa geçiş sırasında galactik senatoda görev yapıyordu. klon savaşları krizi sırasında palpatine’in kurallarından endişe eden 2000’ler adı verilen bir dilekçede o da vardı. dilekçe palpatine’in acil yetkilerini bırakmasını ve hükümet atamasını istiyorlardı. malé-dee, padmé amidala şansölyeye dilekçeyi sunarken yanında olan az sayıda senatörden biriydi.
1.68 metre boyunda erkek olan malé-dee, uyter gezegeninden bir insandı.
1.68 metre boyunda erkek olan malé-dee, uyter gezegeninden bir insandı.
üstat yoda gibi, saygıdeğer bir jedi üstadı olan mace windu, aynı zamanda yüksek konseyin de yüce bir üyesiydi. bilgeliği ve tecrübesi efsanevi olan jedi üstadının sözlerinin çok büyük bir ağırlığı vardı.
cumhuriyet’in son yıllarında windu, zamanının çoğunu coruscant’ta ki jedi tapınağı’nda geçirmişti. düzenli olarak yoda, ve konseyin diğer 10 üyesi ile beraber güç’ün doğası ve jedi şövalyeleri’nin görevleri hakkında görüşmeler yapıyordu.
windu jedi felsefesi ve tarihi hakkında iyi eğitilmişti. güç’e dengeyi getirecek olan seçilmiş kişi ile ilgili eski kehaneti çok iyi biliyordu. alışılmışın dışında bir jedi üstadı olan qui-gon jinn konsey’e bu kehanete uygun bir aday getirdiğinde windu, kararsız kalmıştı. en sonunda, qui-gon’u getirdiği anakin skywalker adlı çocuğun jedi imtihanları için hazırlanmasına razı oldu.
anakin kayıtlarda ki en yüksek midi-kloryan sayısına sahip olsa ve çok büyük bir potansiyel gösterse de, konsey ve windu, çocuğun eğitilmemesinde karar kıldı. anakin, bir jedi’nin yaşamına başlayabilmek için çok yaşlıydı. qui-gonun ölümünden sonra, konsey kararını değiştirerek, obi-wan kenobi’ye, anakin skywalker’ı eğitme izni verdi. fakat windu halen, bu çocuğun kendi yaşına göre çok kuvvetli ve çok tahmin edilemez olduğunu düşündüğünden kararsız kalmıştı.
doğuştan diplomasi kabiliyetine sahip olan windu, kelimelerin her zaman kaba kuvvetten daha çok işe yaradığına inanırdı. fakat ayrılıkçı güçlerin galaksiyi bölmesiyle beraber jedi ustası, en derinden inandığı bazı değerleri sorgulamaya başladı.
ayrılıkçı lideri eski jedi kont dooku’nun galaksideki tüm bu vahşetin arkasındaki kişi olamayacağını düşünüyordu. mace’e göre bunun sebebi, dooku’nun karakterinde bu kadar çok öfke ve vahşetin bulunmayışıydı.
obi-wan kenobi’den gelen bir istihbarat ile ayrılıkçılar’ın savaşa hazırlandığını öğrendiğinde windu, bu durumun müzakere ile halledilemeyeceğini anlamıştı. yüce şansölye’ye, jedi’ların asker değil barışın koruyucuları olduğunu hatırlatmasına rağmen, klon savaşları’nın başlamasıyla jedi’lar kendilerini klon müfrezelerinin başında savaşırken buldular. böyle durumlar usta windu’yu endişelendiriyordu çünkü her şey çok ani gelişiyordu, ve normelde önsezili olan jedi’lar hazırlıksızdı. bir şeyler geleceği gölgelendiriyordu, ve düzen’in güç ile olan bağlantısı zayıflıyordu. galaksinin bir yerinde bir sith lordu’nun bulunuyor olması kaçınılmazdı, fakat bir sith lordu güç’te bu kadar dengesizlik yaratabilir miydi?
geonosis’de ki ilk karşılaşmada windu, klon birliklerinden önce özel bir jedi takımı ile arenaya geldi. kont dooku tarafından rehin alınmış obi-wan kenobi, anakin skywalker ve padmè amidala’nın serbest bırakılması için gelmişti. bu karşılaşmanın devamında nükseden çatışmada windu, dooku’nun kiralık kelle avcısı jango fett ile karşılaştı. fett başka jedi’lar karşısında ölümcül olsa da, windu için bir düşman bile sayılamazdı. jedi ustası, jango’nun lazer atışlarını kolaylıkla savuşturarak kelle avcısının kafasını hemen uçurdu.
geonosis’de klon savaşları’nın başlaması ile, windu klon askerlerine liderlik ederek savaşın içine girdi. ilk çatışmadan en azından fiziksel olarak yara almadan çıkan az sayıda jedi’dan biri olacaktı. fakat windu’nun ruhu, geçen senelerle büyük acılar çekti.
jedi’lar galaksinin sadık koruyucuları olsalar da, cephelerde klonlara liderlik ederek savaşmak, windu’nun cumhuriyet’in gittiği yönü sorgulamasına sebep oluyordu. yıllar geçtikçe devam eden savaş ile, yüce şansöyle palpatine güvenlik adı altında birçok yetki elde ederek, galaktik anayasayı değiştirdi. endişelenen windu’nun palpatine’e olan güvensizliği gün geçtikçe artıyor ve şansölye’nin jedi konseyi’nin kontrolünü ele geçireceğinden korkuyordu.
palpatine’in bu amaç uğruna attığı ilk adım, jedi konseyi’ne kişisel bir temsilci ataması oldu. şansölye, yakın arkadaşı anakin skywalker’ın, kendisini jedi konseyi’nde temsil etmesini rica etmişti. ve konsey, şaşırtıcı bir şekilde bu ricaya olumlu cevap verdi. anakin’i, şansölye’nin hareketlerini gözetlemek için kullanmayı düşüyorlardı. bu gergin dönemin içinde böyle kritik bir karar verebilmek çok zordu. windu’nun derin endişeleri vardı – jedi ustası, anakin ve palpatine’in yakınlaşmasına göz yummanın büyük bir tehlike olacağını hissediyordu.
ve endişeleri doğru çıktı. şansölye palpatine, bunca zaman jedi’lardan saklanmayı başarmış olan darth sidious’un ta kendisiydi. bu bilgiyi sadıkça windu’ya götüren kişi anakin skywalker olmasına rağmen, windu genç jedi’ya halen tam güvenmemekteydi. mace, saesee tiin, agen kolar ve kit fisto’dan oluşan seçkin jedi takımı ile şansölye’yi tutuklamaya gitti. skywalker da windu’ya eşlik etmek istediyse de, windu bunu yasakladı ve bu durum çözülene kadar anakin’e konsey binasında kalmasını emretti.
jedi’lar palpatine’in özel ofisine daldılar ve mace şansölye’yi tutuklama girişiminde bulunduysa da palpatine harekete geçti. sakladığı ışın kılıcını çıkararak, masum politikacı kimliğinden çıkan palpatine, ölümcül sith lordu haline büründü. sidious çabucak tiin, kolar ve fisto’yu öldürerek windu’yu ana ofis odasına doğru geri çekilmeye zorladı. bu sırada windu’nun emrine karşı gelip konsey binasından kaçmış olan anakin, olay yerine vardı.
savunmasız kalan jedi üstadı, sith lordu’nun öldürücü yıldırımlarına maruz kaldı. elektrik akımı mace’in vücuduna girerek, onu deforme etti. son ve en güçlü yıldırım dalgasıyla vücudu havalanan mace, kırık ofis penceresinden, coruscant’ın bilinmeyen yüzeyinde bir yerlere doğru düştüğü sırada çoktan ölmüştü.
cumhuriyet’in son yıllarında windu, zamanının çoğunu coruscant’ta ki jedi tapınağı’nda geçirmişti. düzenli olarak yoda, ve konseyin diğer 10 üyesi ile beraber güç’ün doğası ve jedi şövalyeleri’nin görevleri hakkında görüşmeler yapıyordu.
windu jedi felsefesi ve tarihi hakkında iyi eğitilmişti. güç’e dengeyi getirecek olan seçilmiş kişi ile ilgili eski kehaneti çok iyi biliyordu. alışılmışın dışında bir jedi üstadı olan qui-gon jinn konsey’e bu kehanete uygun bir aday getirdiğinde windu, kararsız kalmıştı. en sonunda, qui-gon’u getirdiği anakin skywalker adlı çocuğun jedi imtihanları için hazırlanmasına razı oldu.
anakin kayıtlarda ki en yüksek midi-kloryan sayısına sahip olsa ve çok büyük bir potansiyel gösterse de, konsey ve windu, çocuğun eğitilmemesinde karar kıldı. anakin, bir jedi’nin yaşamına başlayabilmek için çok yaşlıydı. qui-gonun ölümünden sonra, konsey kararını değiştirerek, obi-wan kenobi’ye, anakin skywalker’ı eğitme izni verdi. fakat windu halen, bu çocuğun kendi yaşına göre çok kuvvetli ve çok tahmin edilemez olduğunu düşündüğünden kararsız kalmıştı.
doğuştan diplomasi kabiliyetine sahip olan windu, kelimelerin her zaman kaba kuvvetten daha çok işe yaradığına inanırdı. fakat ayrılıkçı güçlerin galaksiyi bölmesiyle beraber jedi ustası, en derinden inandığı bazı değerleri sorgulamaya başladı.
ayrılıkçı lideri eski jedi kont dooku’nun galaksideki tüm bu vahşetin arkasındaki kişi olamayacağını düşünüyordu. mace’e göre bunun sebebi, dooku’nun karakterinde bu kadar çok öfke ve vahşetin bulunmayışıydı.
obi-wan kenobi’den gelen bir istihbarat ile ayrılıkçılar’ın savaşa hazırlandığını öğrendiğinde windu, bu durumun müzakere ile halledilemeyeceğini anlamıştı. yüce şansölye’ye, jedi’ların asker değil barışın koruyucuları olduğunu hatırlatmasına rağmen, klon savaşları’nın başlamasıyla jedi’lar kendilerini klon müfrezelerinin başında savaşırken buldular. böyle durumlar usta windu’yu endişelendiriyordu çünkü her şey çok ani gelişiyordu, ve normelde önsezili olan jedi’lar hazırlıksızdı. bir şeyler geleceği gölgelendiriyordu, ve düzen’in güç ile olan bağlantısı zayıflıyordu. galaksinin bir yerinde bir sith lordu’nun bulunuyor olması kaçınılmazdı, fakat bir sith lordu güç’te bu kadar dengesizlik yaratabilir miydi?
geonosis’de ki ilk karşılaşmada windu, klon birliklerinden önce özel bir jedi takımı ile arenaya geldi. kont dooku tarafından rehin alınmış obi-wan kenobi, anakin skywalker ve padmè amidala’nın serbest bırakılması için gelmişti. bu karşılaşmanın devamında nükseden çatışmada windu, dooku’nun kiralık kelle avcısı jango fett ile karşılaştı. fett başka jedi’lar karşısında ölümcül olsa da, windu için bir düşman bile sayılamazdı. jedi ustası, jango’nun lazer atışlarını kolaylıkla savuşturarak kelle avcısının kafasını hemen uçurdu.
geonosis’de klon savaşları’nın başlaması ile, windu klon askerlerine liderlik ederek savaşın içine girdi. ilk çatışmadan en azından fiziksel olarak yara almadan çıkan az sayıda jedi’dan biri olacaktı. fakat windu’nun ruhu, geçen senelerle büyük acılar çekti.
jedi’lar galaksinin sadık koruyucuları olsalar da, cephelerde klonlara liderlik ederek savaşmak, windu’nun cumhuriyet’in gittiği yönü sorgulamasına sebep oluyordu. yıllar geçtikçe devam eden savaş ile, yüce şansöyle palpatine güvenlik adı altında birçok yetki elde ederek, galaktik anayasayı değiştirdi. endişelenen windu’nun palpatine’e olan güvensizliği gün geçtikçe artıyor ve şansölye’nin jedi konseyi’nin kontrolünü ele geçireceğinden korkuyordu.
palpatine’in bu amaç uğruna attığı ilk adım, jedi konseyi’ne kişisel bir temsilci ataması oldu. şansölye, yakın arkadaşı anakin skywalker’ın, kendisini jedi konseyi’nde temsil etmesini rica etmişti. ve konsey, şaşırtıcı bir şekilde bu ricaya olumlu cevap verdi. anakin’i, şansölye’nin hareketlerini gözetlemek için kullanmayı düşüyorlardı. bu gergin dönemin içinde böyle kritik bir karar verebilmek çok zordu. windu’nun derin endişeleri vardı – jedi ustası, anakin ve palpatine’in yakınlaşmasına göz yummanın büyük bir tehlike olacağını hissediyordu.
ve endişeleri doğru çıktı. şansölye palpatine, bunca zaman jedi’lardan saklanmayı başarmış olan darth sidious’un ta kendisiydi. bu bilgiyi sadıkça windu’ya götüren kişi anakin skywalker olmasına rağmen, windu genç jedi’ya halen tam güvenmemekteydi. mace, saesee tiin, agen kolar ve kit fisto’dan oluşan seçkin jedi takımı ile şansölye’yi tutuklamaya gitti. skywalker da windu’ya eşlik etmek istediyse de, windu bunu yasakladı ve bu durum çözülene kadar anakin’e konsey binasında kalmasını emretti.
jedi’lar palpatine’in özel ofisine daldılar ve mace şansölye’yi tutuklama girişiminde bulunduysa da palpatine harekete geçti. sakladığı ışın kılıcını çıkararak, masum politikacı kimliğinden çıkan palpatine, ölümcül sith lordu haline büründü. sidious çabucak tiin, kolar ve fisto’yu öldürerek windu’yu ana ofis odasına doğru geri çekilmeye zorladı. bu sırada windu’nun emrine karşı gelip konsey binasından kaçmış olan anakin, olay yerine vardı.
savunmasız kalan jedi üstadı, sith lordu’nun öldürücü yıldırımlarına maruz kaldı. elektrik akımı mace’in vücuduna girerek, onu deforme etti. son ve en güçlü yıldırım dalgasıyla vücudu havalanan mace, kırık ofis penceresinden, coruscant’ın bilinmeyen yüzeyinde bir yerlere doğru düştüğü sırada çoktan ölmüştü.
ryloth gezegeninden twi’lek türüne mensup 1,6m boyunda bir kadın olan lyn me, jabba the hutt’ın sarayında, davul gibi şişmiş suç kralının ahlaksız eğlenceleri için görev yapan birkaç dansçı kızdan biriydi.
zarif dönüşlerinin yanısıra, sesini max rebo topluluğu’nda yedek vokal için kullanıyordu. lyn me, kireçtaşı beyazı renginde bir tene sahip güzel bir twi’lek’tir.
zarif dönüşlerinin yanısıra, sesini max rebo topluluğu’nda yedek vokal için kullanıyordu. lyn me, kireçtaşı beyazı renginde bir tene sahip güzel bir twi’lek’tir.
luminara unduli, galaktik cumhuriyetin son yıllarında jedi birliği’ne hizmet emiştir.
egzotik kadın insansı formdaki luminara, güvenilir bir jedi ve cumhuriyet danışmanı olarak görev yapmıştır. kriz anlarında gerektiğinde o ve sadık öğrencisi barris offee inanılmaz ışın kılıcı kullanma yetenekleriyle savaşın içine atlamışlardır.
klon savaşları boyunca luminara, cumhuriyet klon birliklerine general olarak hizmet etti. offee ve unduli bu zamanda hep beraberdi. durumlar değişince unduli kashyyyk’a offe de felucia’ya gitti. unduli, jedi üstadı yoda’ya kashyyyk savunmasını hazırlamada yardım etti.
droid istilası yenilgiye uğratıldığı sırada emir 66’nın kurbanı oldu. yüce başkan’ın emriyle tüm jedilar cumhuriyet’in düşmanı olarak tanımlandı. klon askerleri ona karşı döndüler ve blaster tüfekleriyle öldürdüler.
luminara unduli’nin geniş gözleri ve mavi göz bebeği üst göz kapağı ile uyumlu gözükmektedir. burnu geniş ve yassı, derisi ise sarı kahve rengindedir. suratı üçgen şeklindedir ve suratının alt kısmında ki elmas şeklinde ki dövmeler siyah-mavi alt dudağı ile yuvarlak çenesini birleştirmektedir. ellerinin tersi ile her parmak ekleminin üzeri dövmelerle kaplıdır.
egzotik kadın insansı formdaki luminara, güvenilir bir jedi ve cumhuriyet danışmanı olarak görev yapmıştır. kriz anlarında gerektiğinde o ve sadık öğrencisi barris offee inanılmaz ışın kılıcı kullanma yetenekleriyle savaşın içine atlamışlardır.
klon savaşları boyunca luminara, cumhuriyet klon birliklerine general olarak hizmet etti. offee ve unduli bu zamanda hep beraberdi. durumlar değişince unduli kashyyyk’a offe de felucia’ya gitti. unduli, jedi üstadı yoda’ya kashyyyk savunmasını hazırlamada yardım etti.
droid istilası yenilgiye uğratıldığı sırada emir 66’nın kurbanı oldu. yüce başkan’ın emriyle tüm jedilar cumhuriyet’in düşmanı olarak tanımlandı. klon askerleri ona karşı döndüler ve blaster tüfekleriyle öldürdüler.
luminara unduli’nin geniş gözleri ve mavi göz bebeği üst göz kapağı ile uyumlu gözükmektedir. burnu geniş ve yassı, derisi ise sarı kahve rengindedir. suratı üçgen şeklindedir ve suratının alt kısmında ki elmas şeklinde ki dövmeler siyah-mavi alt dudağı ile yuvarlak çenesini birleştirmektedir. ellerinin tersi ile her parmak ekleminin üzeri dövmelerle kaplıdır.
lumas etima insan ırkına mensup bir jedi şövalyesiydi ve genosis savaşında bulunan iki yüz jedidan biriydi. mavi ışın kılıcı kullanırdı ve kısa sarı saçlara sahipti. hakkında çok fazla bir bilgi bilinmiyor. her ne kadar ölmüş olması muhtemelse de savaştan sonra ne olduğu bilinmemektedir.
bir jedi’ın hayatı genellikle karmaşa ve acı ile doludur. luke skywalker’ın basit bir çiftçi çocuğu olarak başlayıp, galaksinin en büyük kahramanı haline gelmesiyle devam eden hayatı bunun en büyük örneği olarak gösterilebilir.
skywalker, çocukluğunu, amcasının uzak gezegen tatooine’deki nem çiftliğinde geçirdi. ona bakan beru ve owen lars, gerçek aile bağları hakkında hiç bir zaman açıklama yapmadılar. luke babasının bir baharat gemisinde navigator olduğuna inanıyor ve bir zamanlar mükemmel bir pilot ve ünlü bir jedi şövalyesi olan anakin skywalker olduğunu aklına bile getirmiyordu.
luke, cumhuriyetin, imparatorluğa dönüştüğü ve galaksinin bu geçiş döneminde büyük bir kaos yaşadığı bir zamanda dünyaya geldi. o ve ikiz kızkardeşi leia, babalarından ve imparator’dan gizlice uzaklaştırıldı. luke, owen ve beru’ya teslim edilirken, kardeşi, bail organa tarafından yetiştirilmek üzere alderaan’a götürüldü.
amcasının nem çiftliğinde, luke çölde hayatta kalmanın esaslarını ve droid tamirini öğrendi. ama hayat çok sıkıcıydı ve luke devamlı macera ve heyecan dolu bir yaşamın düşlerini kuruyordu. işleri olmadığı zaman anchorhead’deki tosche istasyonunda toplanan bir grup arkadaşı vardı. luke, arkadaşlarına hiç bir zaman tam olarak uyum sağlayamadı. genellikle onlar tarafından alaya alınır ve “wormie” diye çağrılırdı. biggs darklighter ise luke’un gerçek bir arkadaş olarak değerlendirdiği tek kişiydi.
luke, pilotluk yeteneklerini, tatooine’in kötü şöhretli beggar kanyonunda biggs’le birlikte t-16 skyhoper’unu kullanarak geliştirdi. iki arkadaş sık sık imparatorluk akademisine katılmaktan konuşurlardı. bütün hayallerine rağmen, luke’a akadamiye katılması için izin verilmiyordu. amcasının ona çiftlikte ihtiyacı vardı ve bu yüzden biggs akademiye gittiği zaman, luke yine tatooine’de kalmak zorunda kaldı.
luke’un hayatı amcasının jawalardan bir çift droid satın almasıyla değişti. droidler, artoo-detoo ve see threepio, imparatorluktan kaçan asilere ait robotlardı. robotlar luke’u büyük bir maceraya sürükleyerek, bir çöl münzevisi olan ve luke’un yaşlı ben olarak bildiği obi wan kenobi ile tanışmasına sebep oldular.
droidlerin peşine düşen imparatorluk güçleri owen ve beru lars’ı öldürüp, luke’un evini yok etti. artık tatooine’de hiç birşeyi kalmayan luke, kenobi’yi izlemeye karar verdi. kenobi, luke’a bir jedi şövalyesi olması için eğitim vermeye başladı ve aynı zamanda babasının ışın kılıcını da verdi.
luke ve kenobi, han solo ve chewbacca ikilisini onları alderaan’a götürmeleri için tuttular. droidleri sahipleri leia organa’ya teslim etmeyi planlıyorlardı. alderaan’ın imparatorluğun super silahı ölüm yıldızı tarafından yok edildiğini öğrendikten sonra kendileri de dev istasyonda esir alındılar. luke, leia’nın da burda esir tutulduğunu keşfetti. prensesin kaçmasına yardım ettikten sonra yavin 4’daki asi üssüne döndüler. asi casusları tarafından çalınan bilgileri inceleyen taktisyenler, savaş istasyonunu yok edebilicek bir saldırı planı hazırladılar. luke, ölüm yıldızına karşı geliştirilen saldırıda bir x-wing yıldız savaşçısı kullandı ve güc’ün yardımıyla imparatorluk silahını yok eden proton torpidosunu ateşledi. bundan sonra asi ittifak ordusunda kumandan ünvanını alan luke, hoth’da yeni kurulan asi üssünde, buz gezegeninin donmuş düzlüklerini araştırma görevini üstlendi. bu sırda bir wampa ice yaratığı tarafından saldırıya uğradı fakat gücü kullanarak kaçmayı başardı. han solo, tam zamanında yetişerek bilincini yitirmek üzere olan luke’u donmaktan kurtardı. luke daha sonra, imparatorluk güçlerinin hoth’u işgalini geciktirmek için savaştı. bir imparatorluk walker’ının altında ezilerek ölmekten son anda kurtulan luke, çatışmanın ardından x-wing’ine atlayarak r2-d2 ile birlikte buzul gezegenini terketti. kararlaştırılmış asi filo randevusuna gitmek yerine, ona obi wan’ın bahsettiği gezegen dagobah’a doğru yola çıktı.
bataklık gezegeni dagobah’da jedi ustası yoda tarafından eğitilmeye başlandı. yoda, luke’un yeteneklerini geliştirdi fakat eğitim, luke’un bespindeki arkadaşlarını kurtarmaya gitmesiyle kısa kesildi. luke, bunun darth vader tarafından hazırlanan bir tuzak olduğunu fark edememişti. darth vader ve luke, bespin’de cloud city’de karşı karşıya geldiler. düelloda yenik düşen luke sadece elini kaybetmekle kalmadı, aynı zamanda darth vader’ın babası olduğu gerçeğini de öğrendi. cloud city’den leia, chewbacca ve lando calrissian tarafından kurtarıldıktan sonra tekrar asi filosuna katıldı. droid cerrahlar luke’a kaybettiği eli yerine sibernetik bir el taktılar.
luke bir sure sonra tatooine’e, obi wan kenobi’nin terkedilmiş kulübesinde yeni ışın kılıcını yapmak üzere döndü. yeni ışın kılıcını r2-d2’nun içinde sakladı. bu, jabba the hutt’ın eline düşmüş han solo’yu kurtarmak için yapılmış planın bir parçasıydı. ilk önce droidleri jabba’nın sarayına gönderdikten sonra jabba’dan solo’yu geri vermesini istedi. jabba onu reddederek, luke’u korkunç yaratık rancor’la karşı karşıya getirdi. luke yaratığı öldürdükten sonra luke, han solo ve chewbacca, büyük carkoon çukurunda ölüme mahkum edildiler. artoo, görevini yerine getirip, ışın kılıcını sahibine ulaştırdı ve skywalker, hutt güçlerini yok ederek, arkadaşlarıyla tatooine’den kaçmayı başardı.
tekrar asi filosuna dönmeden once, luke dagobah’a, jedi eğitimini tamamlamak üzere döndü. orada yoda’nın hasta ve ölmek üzere olduğunu gördü. yoda ve obi wan’ın ruhu ona jedi olabilmek için yapması gereken tek bir şey olduğunu söyleyerek, geçmişi hakkındaki gerçekleri açıkladılar. luke, babası anakin skywalker’ın karanlık tarafa yenik düşüp darth vader olduğunu ve leia organa’nın da ikiz kız kardeşi olduğunu öğrendi. bir jedi olabilmesi için darth vader’la tekrar yüzleşmesi gerekiyordu.
asi filosuna döndükten sonra, luke, general han solo’nun endor ayındaki saldırı ekibine katıldı. ekibin amacı yeni ölüm yıldızını koruyan kalkanı etkisiz hale getirmekti. skywalker, güç yoluyla bulunabileceği için kendisinin ekip için tehlike oluşturduğunu düşünüyordu. gitmeden önce, leia’ya geçmişleri ve aralarındaki bağ hakkındaki gerçekleri anlattı, sonra da vader’la bir kere daha yüzleşmek üzere endor’dan ayrıldı.
luke, kara lord’un içinde hala iyi bir yön bulunduğuna ve bu yüzden vader’ın, kendisini hemen öldürmek yerine, ona katılmasını teklif ettiğine inanıyordu. kendini imparatorluk güçlerine teslim etti ve vader, oğlunu ölüm yıldızında imparator’un önüne çıkardı. burada imparator, luke’u içindeki öfke ve nefreti ortaya çıkarıp babasını öldürmesini sağlayarak karanlık tarafa döndürmeyi planlıyordu. luke bir öfke anında vader’ı ciddi bir şekilde yaraladı. hemen arkasından kendini toparlayan genç jedi, imparator’un kendisine katılma teklifini reddetti. öfkelenen imparator, genç jedi üzerinde ölümcül enerji ışınlarını kullandı. luke nerdeyse ölmek üzereyken, darth vader, oğlunu kurtarmak için son gücünü harcadı ve imparator’u ölüm yıldızının reaktör merkezine fırlattı.
luke, babasının vücudunu, ölüm yıldızının hangarına taşıdı. hayatının son anlarında, anakin skywalker, tekrar aydınlık tarafa dönerek bir jedi şövalyesi oldu. luke vader’ın maskesini, anakin’in oğlunu güçle bir olmadan kendi gözleriyle görebilmesi için çıkardı. daha sonra bir imparatorluk mekiğiyle endor’a geri döndü ve babası için bir cenaze ateşi hazırlayarak, kara lord’un boş zırhını yaktı. zaferlerini kutlayan asi ittifak üyelerinin yanına döndüğünde, obi wan, yoda ve anakin’in ruhları yan yana onları izliyordu.
skywalker, çocukluğunu, amcasının uzak gezegen tatooine’deki nem çiftliğinde geçirdi. ona bakan beru ve owen lars, gerçek aile bağları hakkında hiç bir zaman açıklama yapmadılar. luke babasının bir baharat gemisinde navigator olduğuna inanıyor ve bir zamanlar mükemmel bir pilot ve ünlü bir jedi şövalyesi olan anakin skywalker olduğunu aklına bile getirmiyordu.
luke, cumhuriyetin, imparatorluğa dönüştüğü ve galaksinin bu geçiş döneminde büyük bir kaos yaşadığı bir zamanda dünyaya geldi. o ve ikiz kızkardeşi leia, babalarından ve imparator’dan gizlice uzaklaştırıldı. luke, owen ve beru’ya teslim edilirken, kardeşi, bail organa tarafından yetiştirilmek üzere alderaan’a götürüldü.
amcasının nem çiftliğinde, luke çölde hayatta kalmanın esaslarını ve droid tamirini öğrendi. ama hayat çok sıkıcıydı ve luke devamlı macera ve heyecan dolu bir yaşamın düşlerini kuruyordu. işleri olmadığı zaman anchorhead’deki tosche istasyonunda toplanan bir grup arkadaşı vardı. luke, arkadaşlarına hiç bir zaman tam olarak uyum sağlayamadı. genellikle onlar tarafından alaya alınır ve “wormie” diye çağrılırdı. biggs darklighter ise luke’un gerçek bir arkadaş olarak değerlendirdiği tek kişiydi.
luke, pilotluk yeteneklerini, tatooine’in kötü şöhretli beggar kanyonunda biggs’le birlikte t-16 skyhoper’unu kullanarak geliştirdi. iki arkadaş sık sık imparatorluk akademisine katılmaktan konuşurlardı. bütün hayallerine rağmen, luke’a akadamiye katılması için izin verilmiyordu. amcasının ona çiftlikte ihtiyacı vardı ve bu yüzden biggs akademiye gittiği zaman, luke yine tatooine’de kalmak zorunda kaldı.
luke’un hayatı amcasının jawalardan bir çift droid satın almasıyla değişti. droidler, artoo-detoo ve see threepio, imparatorluktan kaçan asilere ait robotlardı. robotlar luke’u büyük bir maceraya sürükleyerek, bir çöl münzevisi olan ve luke’un yaşlı ben olarak bildiği obi wan kenobi ile tanışmasına sebep oldular.
droidlerin peşine düşen imparatorluk güçleri owen ve beru lars’ı öldürüp, luke’un evini yok etti. artık tatooine’de hiç birşeyi kalmayan luke, kenobi’yi izlemeye karar verdi. kenobi, luke’a bir jedi şövalyesi olması için eğitim vermeye başladı ve aynı zamanda babasının ışın kılıcını da verdi.
luke ve kenobi, han solo ve chewbacca ikilisini onları alderaan’a götürmeleri için tuttular. droidleri sahipleri leia organa’ya teslim etmeyi planlıyorlardı. alderaan’ın imparatorluğun super silahı ölüm yıldızı tarafından yok edildiğini öğrendikten sonra kendileri de dev istasyonda esir alındılar. luke, leia’nın da burda esir tutulduğunu keşfetti. prensesin kaçmasına yardım ettikten sonra yavin 4’daki asi üssüne döndüler. asi casusları tarafından çalınan bilgileri inceleyen taktisyenler, savaş istasyonunu yok edebilicek bir saldırı planı hazırladılar. luke, ölüm yıldızına karşı geliştirilen saldırıda bir x-wing yıldız savaşçısı kullandı ve güc’ün yardımıyla imparatorluk silahını yok eden proton torpidosunu ateşledi. bundan sonra asi ittifak ordusunda kumandan ünvanını alan luke, hoth’da yeni kurulan asi üssünde, buz gezegeninin donmuş düzlüklerini araştırma görevini üstlendi. bu sırda bir wampa ice yaratığı tarafından saldırıya uğradı fakat gücü kullanarak kaçmayı başardı. han solo, tam zamanında yetişerek bilincini yitirmek üzere olan luke’u donmaktan kurtardı. luke daha sonra, imparatorluk güçlerinin hoth’u işgalini geciktirmek için savaştı. bir imparatorluk walker’ının altında ezilerek ölmekten son anda kurtulan luke, çatışmanın ardından x-wing’ine atlayarak r2-d2 ile birlikte buzul gezegenini terketti. kararlaştırılmış asi filo randevusuna gitmek yerine, ona obi wan’ın bahsettiği gezegen dagobah’a doğru yola çıktı.
bataklık gezegeni dagobah’da jedi ustası yoda tarafından eğitilmeye başlandı. yoda, luke’un yeteneklerini geliştirdi fakat eğitim, luke’un bespindeki arkadaşlarını kurtarmaya gitmesiyle kısa kesildi. luke, bunun darth vader tarafından hazırlanan bir tuzak olduğunu fark edememişti. darth vader ve luke, bespin’de cloud city’de karşı karşıya geldiler. düelloda yenik düşen luke sadece elini kaybetmekle kalmadı, aynı zamanda darth vader’ın babası olduğu gerçeğini de öğrendi. cloud city’den leia, chewbacca ve lando calrissian tarafından kurtarıldıktan sonra tekrar asi filosuna katıldı. droid cerrahlar luke’a kaybettiği eli yerine sibernetik bir el taktılar.
luke bir sure sonra tatooine’e, obi wan kenobi’nin terkedilmiş kulübesinde yeni ışın kılıcını yapmak üzere döndü. yeni ışın kılıcını r2-d2’nun içinde sakladı. bu, jabba the hutt’ın eline düşmüş han solo’yu kurtarmak için yapılmış planın bir parçasıydı. ilk önce droidleri jabba’nın sarayına gönderdikten sonra jabba’dan solo’yu geri vermesini istedi. jabba onu reddederek, luke’u korkunç yaratık rancor’la karşı karşıya getirdi. luke yaratığı öldürdükten sonra luke, han solo ve chewbacca, büyük carkoon çukurunda ölüme mahkum edildiler. artoo, görevini yerine getirip, ışın kılıcını sahibine ulaştırdı ve skywalker, hutt güçlerini yok ederek, arkadaşlarıyla tatooine’den kaçmayı başardı.
tekrar asi filosuna dönmeden once, luke dagobah’a, jedi eğitimini tamamlamak üzere döndü. orada yoda’nın hasta ve ölmek üzere olduğunu gördü. yoda ve obi wan’ın ruhu ona jedi olabilmek için yapması gereken tek bir şey olduğunu söyleyerek, geçmişi hakkındaki gerçekleri açıkladılar. luke, babası anakin skywalker’ın karanlık tarafa yenik düşüp darth vader olduğunu ve leia organa’nın da ikiz kız kardeşi olduğunu öğrendi. bir jedi olabilmesi için darth vader’la tekrar yüzleşmesi gerekiyordu.
asi filosuna döndükten sonra, luke, general han solo’nun endor ayındaki saldırı ekibine katıldı. ekibin amacı yeni ölüm yıldızını koruyan kalkanı etkisiz hale getirmekti. skywalker, güç yoluyla bulunabileceği için kendisinin ekip için tehlike oluşturduğunu düşünüyordu. gitmeden önce, leia’ya geçmişleri ve aralarındaki bağ hakkındaki gerçekleri anlattı, sonra da vader’la bir kere daha yüzleşmek üzere endor’dan ayrıldı.
luke, kara lord’un içinde hala iyi bir yön bulunduğuna ve bu yüzden vader’ın, kendisini hemen öldürmek yerine, ona katılmasını teklif ettiğine inanıyordu. kendini imparatorluk güçlerine teslim etti ve vader, oğlunu ölüm yıldızında imparator’un önüne çıkardı. burada imparator, luke’u içindeki öfke ve nefreti ortaya çıkarıp babasını öldürmesini sağlayarak karanlık tarafa döndürmeyi planlıyordu. luke bir öfke anında vader’ı ciddi bir şekilde yaraladı. hemen arkasından kendini toparlayan genç jedi, imparator’un kendisine katılma teklifini reddetti. öfkelenen imparator, genç jedi üzerinde ölümcül enerji ışınlarını kullandı. luke nerdeyse ölmek üzereyken, darth vader, oğlunu kurtarmak için son gücünü harcadı ve imparator’u ölüm yıldızının reaktör merkezine fırlattı.
luke, babasının vücudunu, ölüm yıldızının hangarına taşıdı. hayatının son anlarında, anakin skywalker, tekrar aydınlık tarafa dönerek bir jedi şövalyesi oldu. luke vader’ın maskesini, anakin’in oğlunu güçle bir olmadan kendi gözleriyle görebilmesi için çıkardı. daha sonra bir imparatorluk mekiğiyle endor’a geri döndü ve babası için bir cenaze ateşi hazırlayarak, kara lord’un boş zırhını yaktı. zaferlerini kutlayan asi ittifak üyelerinin yanına döndüğünde, obi wan, yoda ve anakin’in ruhları yan yana onları izliyordu.
lott dod, naboo kuşatması döneminde galaktik senato da ticaret federasyonu nu temsil ediyordu.
son derece prosedür meraklısı bir politikacı olan dod, senatodaki tıkanıklık ve bürokratik kargaşaları ticaret federasyonunun avantajına kullanmaya çalışıyordu.
naboo temsilcilerinin verdiği ifadeye rağmen lott dod ticaret federasyonu nun olaylarla ilişkisini ısrarla reddetti ve kraliçe amidala nın iddialarının doğruluğunu tespit etmesi için naboo ya tarafsız bir komite gönderilmesini talep etti. bu geciktirme manevrası malastere delegasyonu tarafından da desteklendi ve valorum öneriyi kabul etmek zorunda kaldı.
amidala buna güvensizlik oyu teklifiyle karşılık verince valorum mevkiinden indirildi.
son derece prosedür meraklısı bir politikacı olan dod, senatodaki tıkanıklık ve bürokratik kargaşaları ticaret federasyonunun avantajına kullanmaya çalışıyordu.
naboo temsilcilerinin verdiği ifadeye rağmen lott dod ticaret federasyonu nun olaylarla ilişkisini ısrarla reddetti ve kraliçe amidala nın iddialarının doğruluğunu tespit etmesi için naboo ya tarafsız bir komite gönderilmesini talep etti. bu geciktirme manevrası malastere delegasyonu tarafından da desteklendi ve valorum öneriyi kabul etmek zorunda kaldı.
amidala buna güvensizlik oyu teklifiyle karşılık verince valorum mevkiinden indirildi.
logray, şef chirpanın kabilesinde önemli bir adamdı. gençliğinde büyük bir savaşçı olan logray sonraki yıllarında köye kendi ilaçları ve iksirleriyle hizmet etmekteydi.
efsaneler lograyin ağaçlar kadar yaşlı olduğunu söylemekteydi. o, sarımsı kahverengi çizgili, kuş yüyleri ve boncuklarla süslü büyük bir orman kuşunun yarım kafatasını giyen bir ewoktur. gençliğindeki büyük bir düşmanının omurgasından yapılmış bir değnek kullanır.
efsaneler lograyin ağaçlar kadar yaşlı olduğunu söylemekteydi. o, sarımsı kahverengi çizgili, kuş yüyleri ve boncuklarla süslü büyük bir orman kuşunun yarım kafatasını giyen bir ewoktur. gençliğindeki büyük bir düşmanının omurgasından yapılmış bir değnek kullanır.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?