kuran ı kerimin 34. suresidir.
mekkede nâzil olmuştur. 54 (ellidört) âyettir. yalnız 6. âyeti medinede inmiştir. sûre adını, yemende bir bölge veya kabile ismi olan sebe kelimesinin geçtiği 15. âyetten alır.
kuran ı kerimin 33. suresidir.
medinede nâzil olmuştur. 73 (yetmişüç) âyettir. "ahzâb", "hizb"in çoğuludur. topluluk, gurup, bölük, parti gibi manalara gelir. her gün mutad olarak devam edilen dua demetine, kuran cüzünün dörtte birine de hizip denir. bu sûrede, müslümanlara karşı savaşmak üzere birleşen arap kabilelerinden bahsedildiği için, bu isim verilmiştir. (rivayete göre, bir takım ileri gelen müşrikler "uhud" savaşından sonra medineye gelmişler, münafıkların lideri abdullah b. übeyyin evine misafir olmuşlardı. hz. peygamber bunlara, kendisiyle görüşmek üzere emân vermişti. bu görüşme esnasında resûlullaha: sen bizim taptıklarımızı diline dolamaktan vazgeç, "onlar menfaat sağlayabilir, şefâat edebilir" de, biz de seni rabbinle başbaşa bırakalım, dediler. orada bulunan müslümanların canları sıkıldı, onları öldürmek istediler. bunun üzerine, verilmiş olan emânın bozulması konusunda allahtan korkmalarını ve kâfirler ile münafıkların sözlerine boyun eğmemelerini, resûlullahın şahsında müminlerden isteyen 1. âyet nâzil oldu.
medinede nâzil olmuştur. 73 (yetmişüç) âyettir. "ahzâb", "hizb"in çoğuludur. topluluk, gurup, bölük, parti gibi manalara gelir. her gün mutad olarak devam edilen dua demetine, kuran cüzünün dörtte birine de hizip denir. bu sûrede, müslümanlara karşı savaşmak üzere birleşen arap kabilelerinden bahsedildiği için, bu isim verilmiştir. (rivayete göre, bir takım ileri gelen müşrikler "uhud" savaşından sonra medineye gelmişler, münafıkların lideri abdullah b. übeyyin evine misafir olmuşlardı. hz. peygamber bunlara, kendisiyle görüşmek üzere emân vermişti. bu görüşme esnasında resûlullaha: sen bizim taptıklarımızı diline dolamaktan vazgeç, "onlar menfaat sağlayabilir, şefâat edebilir" de, biz de seni rabbinle başbaşa bırakalım, dediler. orada bulunan müslümanların canları sıkıldı, onları öldürmek istediler. bunun üzerine, verilmiş olan emânın bozulması konusunda allahtan korkmalarını ve kâfirler ile münafıkların sözlerine boyun eğmemelerini, resûlullahın şahsında müminlerden isteyen 1. âyet nâzil oldu.
kuran ı kerimin 32. suresidir.
adını 15. âyette geçen kelimeden alan bu sûre mekkede nâzil olmuştur. 18, 19 ve 20. âyetlerinin medinede nâzil olduğu da rivayet edilmiştir. 30 (otuz) âyettir.
adını 15. âyette geçen kelimeden alan bu sûre mekkede nâzil olmuştur. 18, 19 ve 20. âyetlerinin medinede nâzil olduğu da rivayet edilmiştir. 30 (otuz) âyettir.
kuran ı kerim’in 31. suresidir.
mekke’de nâzil olmuştur. 27, 28 ve 29. âyetlerinin medine’de nâzil olduğu da rivayet edilmiştir. 34 (otuzdört) âyettir. hz. lokman’ın kıssasını anlattığı için bu adı almıştır.
mekke’de nâzil olmuştur. 27, 28 ve 29. âyetlerinin medine’de nâzil olduğu da rivayet edilmiştir. 34 (otuzdört) âyettir. hz. lokman’ın kıssasını anlattığı için bu adı almıştır.
kuran ı kerimin 30. suresidir.
sûrenin tamamı mekkede nâzil olmuştur. 60 (altmış) âyettir. iranlılarla yapılan savaşta yenilmiş olan rumların (bizanslıların) tekrar galip gelecekleri anlatıldığından, sûreye bu isim verilmiştir.
sûrenin tamamı mekkede nâzil olmuştur. 60 (altmış) âyettir. iranlılarla yapılan savaşta yenilmiş olan rumların (bizanslıların) tekrar galip gelecekleri anlatıldığından, sûreye bu isim verilmiştir.
kuran ı kerimin 29. suresidir.
mekkede nâzil olan bu sûre 69 (altmışdokuz) âyettir. "ankebût", örümcek demektir. 41. âyetinde kâfirlerin işleri örümcek ağına benzetildiği için sûre bu ismi almıştır.
mekkede nâzil olan bu sûre 69 (altmışdokuz) âyettir. "ankebût", örümcek demektir. 41. âyetinde kâfirlerin işleri örümcek ağına benzetildiği için sûre bu ismi almıştır.
kuran ı kerimin 28. suresidir.
bu sûre mekkede nâzil olmuştur. 85. âyetinin hicret esnasında mekke ile medine arasında, 52 ilâ 55. âyetlerinin ise medinede nâzil olduğu rivayet edilmiştir. 88 (seksensekiz) âyettir. "kasas", olaylar, hikâyeler demektir. ismini 25. âyetinden almıştır. sûrenin başlıca konularını, hz. musanın çocukluğundan itibaren hayatı, mücadeleleri; tevhid ehlinnin zaferi ve dünya servetine güvenilmemesi teşkil etmektedir.
bu sûre mekkede nâzil olmuştur. 85. âyetinin hicret esnasında mekke ile medine arasında, 52 ilâ 55. âyetlerinin ise medinede nâzil olduğu rivayet edilmiştir. 88 (seksensekiz) âyettir. "kasas", olaylar, hikâyeler demektir. ismini 25. âyetinden almıştır. sûrenin başlıca konularını, hz. musanın çocukluğundan itibaren hayatı, mücadeleleri; tevhid ehlinnin zaferi ve dünya servetine güvenilmemesi teşkil etmektedir.
kuran ı kerimin 27. suresidir.
bu sûre, mekkede nâzil olmuştur. 93 (doksanüç) âyettir. "neml" karınca demektir. 18. âyetinde, süleyman aleyhisselâmın ordusuna yol veren karıncalardan söz edildiği için sûre bu ismi almıştır.
bu sûre, mekkede nâzil olmuştur. 93 (doksanüç) âyettir. "neml" karınca demektir. 18. âyetinde, süleyman aleyhisselâmın ordusuna yol veren karıncalardan söz edildiği için sûre bu ismi almıştır.
kuran ı kerimin 26.suresidir.
mekkede nâzil olan bu sûre, 227 (ikiyüzyirmiyedi) âyettir. 224, 225, 226, 227. âyetleri (dört âyet), medinede nâzil olmuştur. "şuarâ", şairler demektir; 224. âyetinde şairlerden sözedildiği için, sûre bu ismi almıştır. muhaliflerin kurana karşı ileri sürdükleri iddialarından biri de, onun bir şair tarafından meydana getirilmiş olduğu idi. işte kuran, hz. peygamberin irşadı ile daha önceki peygamberlerin irşadlarının özde birleştiğini ve kuranın bir şair eseri olmadığını isbat ederek, bu iddiayı çürütmekte ve reddetmektedir.
mekkede nâzil olan bu sûre, 227 (ikiyüzyirmiyedi) âyettir. 224, 225, 226, 227. âyetleri (dört âyet), medinede nâzil olmuştur. "şuarâ", şairler demektir; 224. âyetinde şairlerden sözedildiği için, sûre bu ismi almıştır. muhaliflerin kurana karşı ileri sürdükleri iddialarından biri de, onun bir şair tarafından meydana getirilmiş olduğu idi. işte kuran, hz. peygamberin irşadı ile daha önceki peygamberlerin irşadlarının özde birleştiğini ve kuranın bir şair eseri olmadığını isbat ederek, bu iddiayı çürütmekte ve reddetmektedir.
kuran ı kerimin 25. suresidir.
bu sûre mekkede nâzil olmuştur, sadece üç âyetinin (68, 69, 70) medinede nâzil olduğu hakkında bir rivayet vardır. 77 (yetmişyedi) âyettir. sûre, adını ilk âyetinde geçen "el-furkan" kelimesinden alır. "furkan", hakkı bâtıldan ayırdeden demektir ve kuran-ı kerimin isimlerindendir.
bu sûre mekkede nâzil olmuştur, sadece üç âyetinin (68, 69, 70) medinede nâzil olduğu hakkında bir rivayet vardır. 77 (yetmişyedi) âyettir. sûre, adını ilk âyetinde geçen "el-furkan" kelimesinden alır. "furkan", hakkı bâtıldan ayırdeden demektir ve kuran-ı kerimin isimlerindendir.
kuran ı kerimin 24. suresidir.
64 (altmışdört) âyetten ibaret olan sûrenin tamamı medinede nâzil olmuştur. "nûr âyeti" diye bilinen 35. âyette allahın, gökleri ve yeri aydınlatan nûrundan bahsedildiği için "nûr sûresi" adını almıştır.
64 (altmışdört) âyetten ibaret olan sûrenin tamamı medinede nâzil olmuştur. "nûr âyeti" diye bilinen 35. âyette allahın, gökleri ve yeri aydınlatan nûrundan bahsedildiği için "nûr sûresi" adını almıştır.
kuran ı kerimin 23. suresidir.
118 (yüzonsekiz) âyet olup mekkede nâzil olmuştur. özellikle ilk âyetlerinde kurtuluşa eren müminlerin ibadetlerinden, ahlâki yaşayışlarından ve nâil olacakları uhrevî nimetlerden bahsedildiği için sûre "el-müminûn" adını almıştır. nitekim abdullah b. abbastan rivayet edilen bir hadiste hz. peygamber (s. a.), bu âyetlerin inzâlini müteakip, "bana on âyet indi ki, durumu bunlara uyan cennete gidecektir" buyurdu ve bu sûrenin ilk on âyetini okudu.
118 (yüzonsekiz) âyet olup mekkede nâzil olmuştur. özellikle ilk âyetlerinde kurtuluşa eren müminlerin ibadetlerinden, ahlâki yaşayışlarından ve nâil olacakları uhrevî nimetlerden bahsedildiği için sûre "el-müminûn" adını almıştır. nitekim abdullah b. abbastan rivayet edilen bir hadiste hz. peygamber (s. a.), bu âyetlerin inzâlini müteakip, "bana on âyet indi ki, durumu bunlara uyan cennete gidecektir" buyurdu ve bu sûrenin ilk on âyetini okudu.
kuran ı kerimin 22. suresidir.
sûre 78 (yetmişsekiz) âyettir. müfessirlerin çoğunluğuna göre 19. âyetten itibaren 6 âyet medinede, diğerleri mekkede nâzil olmuştur. bu sûrede, hac farizasının daha önce hz. ibrahim tarafından başlatıldığından ve hz. muhammed (s. a.) tarafından da devam ettirildiğinden bahsedildiği için sûreye "hac sûresi" denilmiştir.
sûre 78 (yetmişsekiz) âyettir. müfessirlerin çoğunluğuna göre 19. âyetten itibaren 6 âyet medinede, diğerleri mekkede nâzil olmuştur. bu sûrede, hac farizasının daha önce hz. ibrahim tarafından başlatıldığından ve hz. muhammed (s. a.) tarafından da devam ettirildiğinden bahsedildiği için sûreye "hac sûresi" denilmiştir.
kuran ı kerimin 21. suresidir.
enbiyâ sûresi, 112 (yüzoniki) âyettir ve mekkede nâzil olmuştur. başka konular yanında bilhassa bazı peygamberler ve onların kavimleriyle olan münasebetlerinden bahsettiği için enbiyâ (peygamberler) sûresi adını almıştır.
enbiyâ sûresi, 112 (yüzoniki) âyettir ve mekkede nâzil olmuştur. başka konular yanında bilhassa bazı peygamberler ve onların kavimleriyle olan münasebetlerinden bahsettiği için enbiyâ (peygamberler) sûresi adını almıştır.
kuran ı kerim’in 20. suresidir.
135 (yüzotuzbeş) âyet olup mekke’de nâzil olmuştur. sûre, ismini, başındaki tâ-hâ harflerinden almıştır. hz. ömer’in bu sûre vesilesiyle müslüman oluşu, islâm tarihinin önemli bir hatıra sayfasıdır. olay, kısaca şöyledir: islâm’ın yaman bir düşmanı olan hattâb oğlu ömer, resûlullah’ı öldürme vazifesini üstlenmiş ve bu iş için yola çıkmıştı. ancak, yolda kız kardeşi fatıma ile eniştesi saîd’in müslüman olduğunu öğrenince, önce onların işini bitirmeye karar verdi. tâ-hâ sûresini okumakta olan karı-koca, ömer’in geldiğini görünce kur’an sayfalarını sakladılarsa da, ömer onları duymuştu. okuduklarını görmek istediğini söyledi. inkâr etmeleri üzerine saîd’e saldırdı. kendisine mâni olmak isteyen fatıma’yı tokatladı. yüzlerinden kanlar akan fatıma, cesarete gelerek müslüman olduklarını açıkça söyledi. kardeşinin haline acıyan ömer, bu sefer yumuşak bir sesle okuduklarını tekrar istedi. tâ-hâ sûresinin yazılı bulunduğu sayfaları okuyunca, kur’an’ın mucizeli tesirinden nasibini alarak resûlullah’ın huzuruna gitti ve müslüman oldu.
135 (yüzotuzbeş) âyet olup mekke’de nâzil olmuştur. sûre, ismini, başındaki tâ-hâ harflerinden almıştır. hz. ömer’in bu sûre vesilesiyle müslüman oluşu, islâm tarihinin önemli bir hatıra sayfasıdır. olay, kısaca şöyledir: islâm’ın yaman bir düşmanı olan hattâb oğlu ömer, resûlullah’ı öldürme vazifesini üstlenmiş ve bu iş için yola çıkmıştı. ancak, yolda kız kardeşi fatıma ile eniştesi saîd’in müslüman olduğunu öğrenince, önce onların işini bitirmeye karar verdi. tâ-hâ sûresini okumakta olan karı-koca, ömer’in geldiğini görünce kur’an sayfalarını sakladılarsa da, ömer onları duymuştu. okuduklarını görmek istediğini söyledi. inkâr etmeleri üzerine saîd’e saldırdı. kendisine mâni olmak isteyen fatıma’yı tokatladı. yüzlerinden kanlar akan fatıma, cesarete gelerek müslüman olduklarını açıkça söyledi. kardeşinin haline acıyan ömer, bu sefer yumuşak bir sesle okuduklarını tekrar istedi. tâ-hâ sûresinin yazılı bulunduğu sayfaları okuyunca, kur’an’ın mucizeli tesirinden nasibini alarak resûlullah’ın huzuruna gitti ve müslüman oldu.
kuran ı kerim’in 19. suresidir.
kuran ı kerim’in 18. suresidir.
kehf sûresi 110 (yüzon) âyettir. mekke’de nâzil olmuştur. ancak, 28. âyetin medine’de nâzil olduğu rivayeti de vardır. sûre bu adı, içinde söz konusu edilen ve "mağara arkadaşları" demek olan "ashâb-ı kehf"den almıştır.
kehf sûresi 110 (yüzon) âyettir. mekke’de nâzil olmuştur. ancak, 28. âyetin medine’de nâzil olduğu rivayeti de vardır. sûre bu adı, içinde söz konusu edilen ve "mağara arkadaşları" demek olan "ashâb-ı kehf"den almıştır.
kuran ı kerim’in 17. suresidir.
mekke’de nâzil olmuştur. ancak 26, 32, 33 ve 57. âyetlerle 73 ilâ 80. âyetlerin medine’de indiği rivayet edilmektedir. 111 (yüzonbir) âyettir. "isrâ" kelimesi, geceleyin yürümek manasına gelir. hz. peygamber’in mi’rac mucizesinin mekke’den kudüs’e kadar olan kısmı bu sûrede anlatıldığından, sûre "isrâ" adını almıştır.
mekke’de nâzil olmuştur. ancak 26, 32, 33 ve 57. âyetlerle 73 ilâ 80. âyetlerin medine’de indiği rivayet edilmektedir. 111 (yüzonbir) âyettir. "isrâ" kelimesi, geceleyin yürümek manasına gelir. hz. peygamber’in mi’rac mucizesinin mekke’den kudüs’e kadar olan kısmı bu sûrede anlatıldığından, sûre "isrâ" adını almıştır.
kuran ı kerim’in 16. suresidir.
nahl sûresi 128 (yüzyirmisekiz) âyet olup, son üç âyeti medine’de, diğerleri mekke’de inmiştir. 68. âyette bal arısından söz edildiği için sûreye bu ad verilmiştir.
nahl sûresi 128 (yüzyirmisekiz) âyet olup, son üç âyeti medine’de, diğerleri mekke’de inmiştir. 68. âyette bal arısından söz edildiği için sûreye bu ad verilmiştir.
kuran ı kerim’in 15. suresidir.
hicr sûresi, 99 (doksandokuz) âyet olup 87’si medine’de, diğerleri mekke’de inmiştir. hicr, bir yer adıdır. 80-84. âyetlerde hicr’den bahsedildiği için sûreye bu ad verilmiştir.
hicr sûresi, 99 (doksandokuz) âyet olup 87’si medine’de, diğerleri mekke’de inmiştir. hicr, bir yer adıdır. 80-84. âyetlerde hicr’den bahsedildiği için sûreye bu ad verilmiştir.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?