confessions

alorarola

- Yazar -

  1. toplam entry 4651
  2. takipçi 1
  3. puan 97687

er rad

alorarola
kuran ı kerim’in 13. suresidir.

ra’d sûresi, 43 (kırküç) âyet olup mekke’de mi, medine’de mi indiği hakkında ihtilaf vardır. sûrenin muhtevası göz önüne alınırsa mekke’de indiğini söyleyenlerin görüşü biraz daha ağırlık kazanır. sûrenin onüçüncü âyetinde gök gürültüsü manasına gelen "er-ra’d" kelimesi zikredildiği için sûreye bu ad verilmiştir.

hud

alorarola
kuran ı kerim’in 11. suresidir.

hûd sûresi, 123 (yüzyirmiüç) âyet olup 12, 17 ve 114. âyetler medine’de, diğerleri mekke’de inmiştir. 50 - 60. âyetlerde arabistan halkına gönderilmiş peygamberlerden biri olan hûd (a. s.)’ın hayatından bahsedildiği için sûreye bu isim verilmiştir. yunus sûresinden sonra inmiş olup onun devamı niteliğindedir. itikada ait esasları, kur’an’ın mucize oluşunu, ahiretle ilgili meseleleri, sevap ve cezayı ve hz. hûd’dan başka nuh, salih, ibrahim, lût, şuayb ve musa (a. s.) gibi peygamberlerin kıssalarını ihtiva etmektedir.

yunus

alorarola
kuran ı kerim’in 10. suresidir.

yunus sûresi, 109 (yüzdokuz) âyet olup 40, 94, 95 ve 96. âyetler medine’de, diğerleri mekke’de inmiştir. 98. âyette hz. yunus’un kavminden bahsedildiği için sûreye bu ad verilmiştir. mekke halkı, kendi içlerinden bir adamın peygamber olabileceğine inanamıyorlar ve: "allah, ebû tâlib’in yetimi muhammed’den başka bir peygamber bulamadı mı?" diyorlardı. hiç olmazsa hatırı sayılır, zengin ve makam sahibi birisinin peygamber olmasını daha uygun görüyorlardı. işte bunun üzerine bu sûre inmiştir.

et tevbe

alorarola
kuran ı kerim’in 9. suresidir.

tevbe sûresi, 129 (yüzyirmidokuz) âyettir. 128 ve 129. âyetler mekke’de, diğerleri medine’de inmiştir. 104. âyet tevbe ile ilgili olduğu için sûreye bu isim verilmiştir. sûrenin bundan başka birçok ismi olup en meşhuru berâe’dir. bu sûrenin enfâl sûresi’nin devamı veya başlı başına bir sûre olup olmadığı hakkında ihtilâf olduğu için başında besmele yazılmamıştır. hicretin dokuzuncu yılında hz. ebu bekir, hac emîri olarak tayin edilmiş ve müslümanlar hacca gönderilmişti. bu sûre inince resûlullah (s. a.) allah’ın emirlerini hacdaki insanlara tebliğ etmesi için hz. ali’yi görevlendirdi. hz. ali hac kafilesine ulaştığında hz. ebu bekir, "amir olarak mı geldin, yoksa memur olarak mı?" diye sordu; hz. ali, sadece sûreyi mekke’de hacılara tebliğ ile me’mûr olduğunu bildirdi. hz. ali bayramın birinci günü akabe cemresi yanında ayağa kalkarak kendisinin peygamber tarafından gönderilmiş bir elçi olduğunu bildirdi ve bir hutbe okudu, sonra da bu sûrenin başından 30 veya 40 âyet okuyarak dedi ki: "dört şeyi tebliğe memurum: 1. bu yıldan sonra kâbe’ye hiçbir müşrik yaklaşmayacak, 2. hiç kimse çıplak olarak kâbe’yi ziyâret etmeyecek, 3. müminden başkası cennete girmeyecek, 4. müşrik kabileler tarafından bozulmamış antlaşmalar, antlaşma süresinin sonuna kadar yürürlükte kalacak."


el enfal

alorarola
kuran ı kerim’in 8. suresidir.

enfâl sûresi, 75 (yetmişbeş) âyettir. 30 ilâ 36. âyetler mekke’de, diğerleri medine’de inmiştir. enfâl, ziyade manasına gelen "nefl" kelimesinin çoğuludur. islâm dinini savunmak için yapılan savaşlarda elde edilen sevaba ek olarak alınan ganimet malına da "nefl" denilmiştir. sûrenin birinci âyetinde savaştan elde edilen ganimetlerin allah ve resûlüne ait olduğu ifade edildiği için sûreye bu ad verilmiştir.

el araf

alorarola
kuran ı kerim’in 7.suresidir.

a’râf sûresi mekke’de inmiş olup, 206 (ikiyüzaltı) âyettir. 46. ve 48. âyetlerde a’râf’ta yani cennet ve cehennem ehli arasındaki yüksek bir yerde bulunan insanlardan söz edildiği için sûreye bu ad verilmiştir.

el neam

alorarola
kuran ı kerim’in 6. suresidir.

en’âm sûresi, 165 (yüzaltmışbeş) âyettir. 91, 92, 93 ve 151, 152, 153. âyetler medine’de, diğerleri mekke’de inmiştir. sûrenin bazı âyetlerinde arapların, kurban edilen hayvanlarla ilgili birtakım gelenekleri kınandığı için sûreye en’âm sûresi denmiştir. en’âm; koyun, keçi, deve, sığır ve manda cinslerini bir arada ifade eden bir kelimedir.

el maide

alorarola
kuran ı kerim’in 5. suresidir

üçüncü âyetin dışında sûrenin bütünü medine’de, hicrî altıncı yılda nâzil olmuştur. 120 (yüzyirmi) âyettir. buhârî ve müslim’de, hz. ömer’den rivayet edildiğine göre "bugün size dininizi ikmal ettim..." ifadesinin yer aldığı âyet mekke’de, vedâ haccında, cuma günü, arafe akşamı nâzil olmuştur. "mâide" sofra demektir. 112 ve 114. âyetlerde, hz. isa zamanında, gökten indirilmesi istenen bir sofradan bahsedildiği için sûreye bu isim verilmiştir. bundan önceki sûrede dinî zümreler içinden münafıklar ağırlıkla söz konusu edilmişti. bu sûrede ise yine münafıklardan bahsedilmekle beraber ağırlık ehl-i kitapta ve özellikle hristiyanlardadır. bunun dışında sûrede hac farizası, abdest, gusül, teyemmüm ile ilgili bazı bilgiler, içki ve kumar yasağı, ahitlere ve söze bağlılık, içtimaî ve ahlâkî münasebetler, haram ve helâl yiyecekler gibi bilgi ve hükümlere temas edilmiştir.

en nisa

alorarola
kuran ı kerim’in 4. suresidir.

hicretten sonra medine’de nâzil olmuştur, 176 (yüzyetmişaltı) âyettir. "nisâ" kadınlar demektir. bu sûrede daha çok kadından, cemiyet içinde kadınların hukukî ve içtimaî yer ve değerlerinden bahsedildiği için adına "nisâ" denmiştir.

el bakara

alorarola
kuran ı kerim’in 2. suresidir.

medine’de inmiştir. 286 (ikiyüzseksenaltı) âyettir. kur’an’ın en uzun sûresidir. adını, 67-71. âyetlerde yahudilere kesmeleri emredilen sığırdan alır. yalnız 281. âyeti veda haccında mekke’de inmiştir. inanca, ahlâka ve hayat nizamına dair hükümlerin önemli bir kısmı bu sûrede yer almıştır.hicretten sonra nazil olmuştur. 286 ayettir.

el fatiha

alorarola
kuran ı kerim’in 1.suresidir.

müddesir sûresinden sonra mekke’de inmiştir. 7 (yedi) âyettir. kur’an’ın ilk sûresi olduğu için açış yapan, açan manasına "fâtiha" denilmiştir. diğer adları şunlardır: ana kitap manasına "ümmü’l-kitâp" dinin asıllarını ihtiva eden manasına "el-esâs", ana hatlarıyla islâm’ı anlattığı için "el-vâfiye" ve "el-seb’u’l-mesânî", birçok esrarı taşıdığı için "el-kenz". peygamberimiz "fâtiha’yı okumayanın namazı olmaz" buyurmuştur. onun için, fâtiha, namazların her rekâtında okunur. manası itibariyle fâtiha, en büyük dua ve münâcâttır. kulluğun yalnız allah’a yapılacağı, desteğin yalnızca allah’tan geldiği, doğru yola varmanın da doğru yoldan sapmanın da allah’ın iradesine dayandığı, çünkü hayrı da şerri de yaratanın allah olduğu hususları bu sûrede ifadesini bulmuştur. kur’an, insanlığa doğru yolu göstermek için indirilmiştir. kur’an’ın ihtiva ettiği esaslar ana hatları ile fâtiha’da vardır. zira fâtiha’da, övgüye, ta’zime ve ibadete lâyık bir tek allah’ın varlığı, o’nun hakimiyeti, o’ndan başka dayanılacak bir güç bulunmadığı anlatılır ve doğru yola gitme, iyi insan olma dileğinde bulunulur.hicretten önce nazil olmuştur. 7 ayettir.
89 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol