titanic

0 /
hmmmmmtmmcnm
tanrı bile batıramaz diye lanse edilen gemi, halbuki en büyük numarası su geçirmez kapıları.

geminin inşaası sırasında katolik ve protestan işçilerin devamlı kavga ettiği, sonunda işçilerden birinin bu gemi ilk seferinden dönmeyecek yeter ulen! dediği rivayetleri var.

şu meşhur fotodaki bacalardan üçü aktif çalışıyormuş. biriside simetrik olsun, paketimiz güzel olsun diyerek yapılmış.

https://tr.wikipedia.org/wiki/RMS_Titanic

filmin sonunda yatakta birbirine sarılmış ölmeyi bekleyen çift gerçekmiş. adam önemli, sayın ve yetkili bir abiymiş. ilk indirilen filikaya adamı bindirmeyi teklif etmişler ama benim yerime kadın çocuk bindirin demiş. eşi de sen nereye ben oraya demiş filikayla gitmemiş.

gemi batana kadar çalan müzisyenler de gerçekmiş. olaydan sonra üniformaların faturasını adamların ailelerine postaladıkları da söyleniyor.

gemi batana kadar otuzdan fazla mühendis insanlar hayatta kalabilsin diye ışıkları sistemleri vs açık tutmuş.

hayatta kalan yolculardan bazıları filmdekine benzer şekilde kaptanın ölümü beklediğini söylüyor.

kaptan o seferden dönünce emekli olacakmış.

en çok kayıp üçüncü sınıf yolculardan verilmiş.

o telaşla ilk filikayla on küsür yolcu indirmişler.

gelelim hayal kırıklıklarımın en büyüğüne; rose ve jack uydurmaymış. evet, mağara soğuktu kardeş. ben bu ikisinin hikayesini hep gerçek sanmıştım ama biraz araştırınca yalnız olmadığımı anladım. yolcuların arasında senaristin bile bilmediği bir dawson varmış ama jack dawson değil joseph dawson ya da onun gibi bir şey miş. adamın mezarına birileri gidip hep kişisel notlar, leonardonun gençlik fotosunu, taziye mesajları falan bırakmış. ne yalan söyleyeyim tr de olsa o mezar ben de giderdim. dolayısıyla tabi okyanusun kalbi de uydurma. hikayelerini daha tatlı kılsın diye bilmem nerenin mücevherinden örnek alınarak yapılmış bir kolye. neyse, çok uzattım. o gemide bir roberta hatun varmış. bence kate jack falan bırakılıp ona odaklanılsa sağlam hikaye çıkardı ama öyle yada böyle o kadın yaşadıklarını gizli tutmuş. kendi sırrı olarak kalmasını istemiş.
cirkinbeti
dün akşam show tv de yayınlandı. kaç yıl geçti üzerinden filmin fakat yinede şimdi çekilen yüzlerce sinema filmiyle açık ara önde kaçıncı izleyişim bilmiyorum ama o duyguyu yine aldım evet yine ağladım ve ağladığım için gülümsedim sonra. duygularının törpülendiğini sandığım bir neslin ferdiydim ve hayır ağlayabiliyordum doyasıya ...
tekrar yayınlansa tekrar izlerim diyebileceğim filmlerden zaten .
zipirinsan
clive cussler’ın sürükleyici bir romanı. kitapta, bir casusun evrak çantasındaki önemli bilgilerle birlikte bu gemide hayatını kaybetmesi, bu evrakları bulmak için seneler sonra titanik’in tek parça halinde çıkarılıp new york limanına getirilişi konu ediliyor.
nickimekararveremedim
öncelikle batmayacağını bilsem seyehat etmek isteyeceğim devasa büyüklükteki bir gemiyi hatırlatıyor bana.gemi batarken sınırlı sayıda olan filikalara -onlara göre- birinci sınıf insanlrın bindirlip diğerlerinin kaderlerine terkedilmeleri en etkileyici sahnesidir.aradan neredeyse 80 yıl geçmesine rağmen chekin sevgilisinin resmini çizidği portrenin sağlam bir şekilde bulunmasıda en saçmasıdır.ama en güzeli de adını unuttum o kızın filikayı terkedip cheki kurtarmaya 1. sınıf insanlrn yanına yani geminin batan kısmına inmesi ve onu kurtarmasıdır...
sitare
imalatı sırasında maden işcilerinin grevi yüzünden kalitesiz çivi kullanıldığı için, gemi su almaya başladığında oluşan basınca dayanamamış ve sahibinin
" bu gemiyi tanrı bile batıramaz" dediği söylenen ama trajedik bir şekilde batan geminin adı.
janthamade
yunan mitolojisindeki titan adi verilen devlerden gelen tanriya meydan okuyabilecek kadar buyuk anlamina gelen sifattir.

sen kalk essek kadar bi gemiye titanic de sonrada bunu tanri bile batiramaz de eee tabiki batar o gemi sasilacak bisi degil.
kskvito
çoğu insan geminin ihtişamından, gemideki aşktan vs... bahseder, oysa asıl önemli olan taraf geminin batma sahnesindeki burjuva-işçi sınıfı ayrımıdır. gemi batarken zengin kesin filikalara atlayıp kurtulurken alttaki işçiler üst katlara çıkmasın diye üstlerine kapı kilitlenmiştir. işçilere ne olduğu malum...
westkhan
batmasında hırsın neden olduğu daha fazla yolcu için filika sayısının azaltıldığı ve hız yapıldığı bu yüzden sonunda batan gemi.
klapacius
facianın ardından, kendini maddi anlamda toparlayıp britanic adlı bir gemi daha üretilmiş, ancak o da okyanusun dibini boylamıştır.
chamomile
bir transatlantiğin adı. transatlantik buzdağlarına çarparak batar, çok insan ölür. buna dair çokça film çekilmiştir. hırsın ve açgözlülüğün er ya da geç insanoğlunun başını yiyeceğini kanıtlar.
0 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol