ne me quitte pas

chef doeuvre
beni bırakma
artık ağlamayacağım
konuşmayacağım artık
dans ederken ve gülümserken
oraya saklanırım seni izlerken
şarkı söylerken ve gülerken
ve seni dinlerken
bırak, gölgenin gölgesi
elinin gölgesi
köpeğinin gölgesi olayım
beni bırakma.

kısmı it gibi süründürür,hayvan gibi içersiniz çünkü terkederse öleceğinizi düşünürsünüz.
peugeot205
(bkz: ertan anapa)

beni terk etme
sensiz yasanmaz
sensiz bu hayat
anlam tasimaz
belki bir rüzgar
gecmis günlerden
eser yeniden
canlanir yine
o ateş birden
bu hasret niye
ayrılık niye
sensizlik niye
beni terk etme
beni terk etme
beni terk etme
sana yagmurdan
inciler takip
asirlar boyu tapacagim
icimde yangin
ormanlar yakar
izdirabimi unutacagim
belkide ben
bir gün gelecek
bir masal gibi anlatacagim
sana sevgimi
sana sevgimi
sana sevgimi
beni terk etme
sensiz yasanmaz
sensiz bu hayat
anlam tasimaz
belki bir rüzgar
gecmis gunlerden
eser yeniden
canlanir yine
o ates birden
bu hasret niye
ayrilik niye
sensizlik niye
beni terk etme
beni terk etme
beni terk etme
silence
beni bırakma..jacques brel


beni bırakma
unutmak lazım unutulur herşey
giden kim şimdiden
yanlış anlaşılmaların vaktini unutmak
ve kaybolmuş zamanı
yani, nasıl unutmak o saatleri
nedenlerden bir darbe
öldürürken bazen mutluluğun kalbini
beni bırakma

yağmuru yağmayan ülkelerden gelen
yağmurdan inciler sunarım sana
toprağı oyarım ölümümden ötesine
örtmek için bedenini altın ve ışıkla
bir malikâne yaparım
aşk’ın kral olduğu
aşk’ın kanun olduğu
kraliçesi sen olduğun
beni bırakma

beni bırakma
anlayacağın,
çılgın kelimeler icat ederim sana
kalplerini iki defa tutuştuğunu gören
o, aşıklardan bahsederim sana
seninle tanışamadığı için ölen kralın
hikayesini anlatırım sana
beni bırakma

çok yaslı zanettiğimiz eski bir volkandan
ateşin fışkırdığını gördük çoğu zaman
yanmış topraklara ait olan
nisandan daha güzel buğday veren
ve akşam gelince gökyüzü alevlensin diye
evlenmez mi kırmızı ve siyah
beni bırakma

beni bırakma
artık ağlamayacağım
konuşmayacağım artık
dans ederken ve gülümserken
oraya saklanırım seni izlerken
şarkı söylerken ve gülerken
ve seni dinlerken
bırak, gölgenin gölgesi
elinin gölgesi
köpeğinin gölgesi olayım
beni bırakma.


jacques brel " ne me quitte pas "

çev : sahsim
stella
bir kibritin kutu kenarına sürtünmesiyle başlar. sonra alevlenir. sonuna dek yanar. sonuna dek. sonunda söner.

âşık bir adamı dinlersiniz. gerçekten âşık. ve siz, aşk köpekliktir dersiniz, oysa o bir köpeğin gölgesi olmayı bile kabul eder.
stella
"je ferai un domaine
où l’amour sera roi
où l’amour sera loi
où tu seras reine"

*

"bir dünya yaratacağım
aşkın kral olduğu
aşkın kanun olduğu
senin kraliçe olduğun"

ps: un domaine fransızca’da alan, arazi gibi anlamlara gelmektedir aslen fakat "dünya" olarak çevirmek daha uygun.
sukela
bir de bu şarkının türkçe versiyonu olan bana kitap al vardır.ve bunların yorumladıkları feci komiktir.
şarkı her ne kadar hüzün dolu da olsa ben dinlerken güleceğim.
meaningless
kanimda bu sarkiyi en iyi yorumlayan mutlak olarak nina simone’dur.
bunun disinda oryantal ezgilerle süslenmis natacha atlas versiyonu da, garipsenecek sekilde hareketli olmasina ragmen hüzün doludur.
pariscombo
beni terk etme
unutmak zorundayiz
hersey unutulabilir
gecen hersey...
yanlis anlasilmalarla
gecen zamani unut
ve anlamaya calismakla
yitip giden zamani..
unut o saatleri ki zaman zaman
"nicinler" oldurur
kalplerdeki mutlulugu...
terk etme beni.
pariscombo
jacques brel’in muhtesem eseridir.mendiller hazirlanip da dinlenmelidir.

ne me quitte pas
il faut oublier
tout peut s’oublier
qui s’enfuit déjà
oublier le temps
des malentendus
et le temps perdu
a savoir comment
oublier ces heures
qui tuaient parfois
a coups de pourquoi
le coeur du bonheure
ne me quitte pas

moi je t’offrirai
des perles de pluie
venues de pays
où il ne pleut pas
je creuserai la terre
jusqu’aprè ma mort
pour couvrir ton corps
d’or et de lumière
je ferai un domaine
où l’amour sera roi
où l’amour sera loi
où tu seras reine
ne me quitte pas

ne me quitte pas
je t’inventerai
des mots insensés
que tu comprendras
je te parlerai
de ces amants-là
qui ont vue deux fois
leurs coeurs s’embraser
je te racontrai
l’histoire de ce roi
mort de n’avoir pas
pu te rencontrer
ne me quitte pas

on a vu souvent
rejaillir le feu
de l’ancien volcan
qu’on croyait trop vieux
il est paraît-il
des terres brûlées
donnant plus de blé
qu’un meilleur avril
et quand vient le soir
pour qu’un ciel flamboie
le rouge et le noir
ne s’épousent-ils pas
ne me quitte pas

ne me quitte pas
je ne vais plus pleurer
je ne vais plus parler
je me cacherai là
a te regarder
danser et sourire
et à t’écouter
chanter et puis rire
laisse-moi devenir
l’ombre de ton ombre
l’ombre de ta main
l’ombre de ton chien
ne me quitte pas

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol