hindi

independence
yilba$i hatrina migroslarda kilosu 8,49 liradan satiliyor. yok di$aridan hazir kizarmi$ getirteyim dersen yaninda ic pilavi garnituru falan 190 liraya mal oluyor en kiytirik yerde bile.
tyche
bu kadar çirkin bir hayvan da yiyecek kadar hayvanlaşmadım diyip, bir kez bile tadına bakmadığım, tavukgillerle iyi anlaşan, yılbaşında toplu katliama uğrayan hayvan.
tiryaki
hepimizin de pek ala bildiği gibi hatta diye diye artık manasını yitirmiş bu ’’hindi’’ kelimesi ingiliz denyoları tarafından turkey şeklinde yazılmakta törki biçiminde de telaffuz edilmekte.yarası incinmeyen var mı bu kelimeden?elbette ki yok....hah öyleyse ben var size bu hindiye neden bizim bircik vatanımızın adı verilmiş onu size anlatmak,size açıklamak.

efendim şimdi preveze deniz savaşında ki ispanyol sömürü kuvvetleri de alet olmuştur bu savaşa barbaros hayrettin, haçlılara ;ömrü hayatlarında bir daha tadamayacakları ağır bir yenilgi tattırmıştır.hatta yenilgi değil adeta helak etmişlerdir bunları tek tek.aralarından makus talihlerini yenme becerisini gösterenleri de gemiden don paça kaçmakta bulmuşlar çareyi.gemiden cumbur lop diye atlayıp’’ help help help’’ şeklindeki feryatlara daha fazla kayıtsız kalamayan temiz yürekli bir leventimiz de kalkmış bu gavurlardan bir kaç tanesini denizden toplayıp bir güzel ilgilenmiş,yedirmiş,içirmiş.hatta bu gavurları gemideki bir kaç ispanyolla beraber akdenizin sıcak sularında memleketlerine uğurlamış .ee bu inceliğe karşılık vermeden durmayan ispanyol askeri de kalkmış buna gemide yiyecek olarak beslenen gulu gululardan bir kaçını hediye etmiş.(tüm bu olanlar barbaros paşadan bihaber yapılıyor bu arada.)o zaman da hindi namı diğer gulu gulu anavatanı olan kuzey amerika’dan daha yeni yeni avrupa ile tanıştırılıyor.
savaş bitmiş.evli evine köylü köyüne...her neyse bu temiz yürekli askerimiz kalkmış hindi mindi ayırt etmeksizin bu kanatlı ancak uçamayan yaratıkları bağrına basmış, hemcinsleriyle yani horoz ve tavuklarla beraber aynı kümeste beslemeye başlamış.derken hindilere olan alaka tüm anadolu’ya yayılmış her bir osmanlı evladı daha önce hiç görmediği bu asabi,ilginç mahlukatı beslemeye, evcilleştirmeye başlamış.
ve günün birinde istanbul’a ticarete gelen bir ingiliz gavuru da merakına yenik düşmüş efendim.’’ madem geldim buraya şu acayip mahlukatlardan bir kaç tenesinden de ben alayım’’ deyip memleketine götürmüş bir kaç adedini.
memleketinde demişler ki buna ’’lan bu da neyin nesi böyle’’, nedir, ne marifeti vardır bu kuşun diye.iq sınırlarını harbi zorlamışa benzeyen bu ingiliz gavuru da’’ eee ...bu turkey(türk kuşu)dir demek türünden bir gaflete düşmüş.ve o gün bugündür o lavuk ingiliz yüzünden bu hindiye artık osmanlı topraklarının adı verilmiş.hatta o denli sevilmiş ki bu kuş ;noellerde,kutlamalarda ziyafeti bile verilmiş zavallı hayvancağızın.

işte bu da böyle bir hikayedir işte....
ilean
yilbaslarinda ticari hareketlenme saglayan bu hayvanlarimizin buyuk kismi bu sene kus gribi sebebiyle saticilarin elinde patlayip mutlu mesut yasamlarina devam edecekler.
made in heaven
ulkemizde de ortaya cikan kus gribi mevzusu yuzunden balikesir dolaylarinda ufak capta bir soykirima ugramis olan komik hayvan.#117636 nolu entrymde soz ettigim gibi,basima gelenlerden sonra ettigim beddualarin uzun yillar sonra bir nevi kabulu gibi oldu bu ama ben coktan affetmistim hindileri.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol