gelibolu

1 /
selenge
bati kiyilarinda, ege kiyisini goren sahillerinde bir zamanlar yedi duvele meydan okunmus ve yedi duvele diz cokturulmus ilcedir. merkezi oldukca sirin, denizi oldukca guzeldir. tarihi eserler ve evliyalarla doludur. kuzeyinde bulunan saroz korfezi turizm bakimindan talep goren bir bolgedir. ancak deprem soylentileri bolgeye olan ilgiyi azaltmistir. gelibolu’ya gelipte sardalya yememek, hamzakoy’da denize girmemek, bayraktar baba turbesine ugramamak ve deniz fenerinin bulundugu noktadan deniz manzarasini doyasiya izlememek olmaz.
sinirsahibi
kesinlikle bir savas belgeseli degildir. becerilememistir. zira olayi dramatize edebilmek icin isin ciddiyeti kacirilmis, savas kavrami romantize edilmistir. her defasinda izleyiciye anzaklar geldi de siz kestiniz onlari utanin havasi estirilmeye calisilmistir. unutulmamasi gerekir ki er ryan’i kurtarmak farkli seydir, canakkale savasini anlatmak farkli seydir. orada mektuplari okunan 10 tane anzak askerine karsi filmin sonunda gunah cikartmak icin yurdunu savunan sadece bir tek askerin mektubu yayinlanmistir. bomba sirti denen hadisedeki birinci adam olan mustafa kemal es gecilmistir. arada konusan arastirmaci sahsiyetlerden ise sadece 1 (yaziyla bir) tanesi tarafsizligini korumus ve bu dogrultuda yorum yapmistir.
butun sayilan elestirilere ragmen fotograf arsivi acisindan essiz bir kaynak sayilabilir.

ayrica daha henuz nusret mayin gemisi neden jilet yapilmistir da bir muze olarak belleklere kazinmamistir bunun hesabini verebilecek bir tane durust insan aranmaktadir. bogazda muttefik donanmasini perisan eden bu tek mayin gemisini unutturmaya calisanlar bu sorumlulugun altindan nasil yuzleri kizarmadan kalkacaklardir.
ali istvan szabo
kurgusal olarak eksiksiz bir yapim. insani derinden etkileyen, dunyada uzerinde pek durulmamis olan,fakat aslen yakin tarihin en onemli olaylarindan birini guzel bir sekilde irdeleyen belgesel.
sunburn
unune gore cok kucuk bir yerlesim birimi olan, nufusunun buyuk cogunlugunu askerlerin olusturdugu ve su an vatani gorevimi yapmakta oldugum yer.
kaeshmir
erol mutercimlerin an ve an mukemmel bir sekilde gelibolu savasini anlattigi kitap.

’1915 yilinda bu topraklari isgale gelip canakkale bogazini gecmeye calisan, ardindan geliboluya asker cikaran isgalci ordular, 25 nisan 1915ten 9 ocak 1916ya kadar, mitlerin yarattigi tanrilarin degil ama yurtseverligiyle, inancla ve umutla ayaga kalkan savas tanrisinin yani mehmetcik’in gazabina ugradi. bu topraklar, tarihin basindan beri hicbir zaman istilacilarini bagislamamistir. 1915 yilinda da bagislamadi.’
isimsiz kahraman
bir insan iki ulkede birden kahraman olabilir mi? sorusu uzerine kurulu bir kitap. ayrica belgeseli de cok basariliydi bence. turk halkinin belgeseller sikicidir gibi klise dusuncelerini kaldiracak bir eserdi. fakat yine de ataturkten bu kadar az bahsedilmesi beni uzmustu.
p t n
denizi bir boka benzemeyen ilce. bogazin ortasinda ve surekli dalgalidir. ayrica yosundan da gecilmez. kitap konusuna gelince ilk okudugumda ulan ne muthis kitap demistim, uzuner’e hayranlik duymustum. sonra 3 sene sonra yeniden okudum ve cok zorlama geldi. sanirim insan baska baska seyler okudukca ve birikimi arttikca begenmesi zorlasiyor.
firambogaz
"bu memleketin toprakları üzerinde
kanlarını döken kahramanlar!
burada dost bir vatanın toprağındasınız. huzur ve sükun içinde uyuyunuz.
sizler mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız.
uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! göz yaşlarınızı dindiriniz!
evlatlarınız bizim bağrımızdadır. huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır.
onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır."

kemal atatürk
nick nicki nickince
kentin hangi yüzyılda ve kimler tarafından kurulduğu bilinmemektedir. ancak troya kenti kadar eski olduğu varsayılmaktadır. önceleri critote olan kentin adı, yunan koloni hareketi sırasında ’güzelşehir’ anlamındaki kallipolis olarak değiştirilmiştir.

daha sonra avrupa’da m.ö. 1500 yıllarında kelt kökenli bir göç hareketi başlayınca, bugünkü fransa halkının temelini oluşturan keltler, günümüzde fransa, belçika, isviçre ve ren kıyılarını içine alan bölgeyi ele geçirmiş ve romalılar tarafından bu bölgeye galya, halkına da galatlar adı verilmiştir.

galatlar olarak adlandırılan bu savaşçı halk m.ö. 281 yıllarında trakya krallığı’nın içinde bulunduğu bocalama döneminde balkanlara, çanakkale ve istanbul boğazları üzerinden de anadolu’ya geçmişlerdir. m.ö. 278 yılında gerçekleşen bu olay sırasında istanbul’da onarılan kuleye galata kulesi, anadolu’da sakarya ve kızılırmak havzasını kapsayan bölgeye de ’galatia’ adı verilmiştir. ancak, kentin adının galatlardan çok yunanca "güzel şehir" anlamına gelen kallipolis’ten geldiği bilinmektedir. osmanlı döneminde de bu isim türk diline uydurularak gelibolu olarak değiştirilmiştir.

günümüzde dünyanın 12 yerinde gallipolis veya gallipoli adında yerleşim merkezi bulunmaktadır. bunlar:

kiklat adalarından neksos adasındaki gallipolis kenti
bodrum yöresinde, gökova’daki gelibolu köyü
anapolis yöresinde
makedonya’da
izmit-gemlik arasında eski bir kent
italya’nın en güneyinde pouilles bölgesindeki gallipoli kenti
kalekarya’da
suriye’de
etolya’da
kıbrıs’ta
abd’nin ohio eyaletinde bir nehir kıyısında
çanakkale boğazı’ndaki gelibolu ilçesi.

1 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol