confessions

vaux

Yazar

  1. toplam entry 324
  2. takipçi 0
  3. puan 377

bu vatan kimin

mustafa yildizdoganin seslendirdigi bir parcadir . bu vatan kimin sorusuna verdigi cevaplar vardir. bu vatan kimin? bu vatan ne mutlu türküm diyene prensibini benimsemis herkesindir...dikkatli olunsun "türk diyene" denilmistir, "türk olana" degil. ırkciliktan uzak, emperyalizme birlik beraberlik icinde set cekmeyi amaclayan, dahiyane bir prensiptir bu...tabi anlayana..... anlamayana da bu vatanin bagrinda yer yoktur!

baris mitinglerinde", "halklarin kardesliginden" dem vurup, akabinde "serok biji apo" diye bögürenlerin bu vatan üzerinde haklari yoktur ve sahipleri degillerdir.
okumasını ve anlamasını beceremeyenler lütfen okumasın.

mesut barzani

bundan cok kisa bi sure oncesine kadar bu ve adamlari kuzey irakta her gotu sikistiginda bize siginmis ve bizim attigimiz kemiklerle karnini doyurmus fakat biraz palazlandiginda ilk is olarak türkiye ye kafa tutmus ve hatta kafa tutmanin bokunu cikarip diyarbakir in kendilerinin oldugunu ima etme cesaretini gostermis ezik bir pesmerge parcasidir.
(bkz:pesmerge )

peşmerge

kast sisteminin en altında bulunan kürt bireyi..
bunun üstünde kadın satıcıları,onların üzerinde eroin baronları,onların üzerinde avrupalı parlementerlere veren bireyler bulunur.

iki tarz milliyetçilik

radikal gazetesinin, radikal başyazarı ismet berkan, “iki tarz milliyetçiliğin, orhan pamuk çatışması” yazısında, “iki tarz, pozitif ve negatif, milliyetçilik” olduğunu yazıyor. “pozitif” milliyetçilik; çocukken, okulda ona öğretilen, kurtuluş savaşında, cumhuriyetin ilk yıllarında atatürk ve ismet inönü, daha sonra turgut özal dönemindeki milliyetçilik. ‘türk, övün, çalış, güven’ ve “çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmak” vb.. milliyetçiliği.

“negatif milliyetçilik” ise, bugünkü milliyetçilik. son 6-8 yılda yükselen “milliyetçilik dalgası” . berkan’a göre, “negatif” milliyetçilik de, “pozitif” milliyetçiliğin aksine kendimizi, kendi gücümüzle değil ’düşman’ saydığımız güçler karşısındaki güçsüzlüğümüzle tanımlamak! ab karşıtlığı “türk’ün türk’ten başka dostu yoktur”, milliyetçiliği!

berkan bu “negatif milliyetçilik” tarzı karşısında, özellikle de başbakan, cumhurbaşkanı, genelkurmay başkanı gibi toplumu çok etkileyebilecek kişilerin hiçbirinin, “pozitif” milliyetçilik yapmadıklarından, en azından “negatif dalgaya” karşı bir şey yapamadıklarından, şikâyetçi!

tek milliyetçilik
berkan’ın “milliyetçiliği” çocukluğunda kalmış ve ancak şimdi pamuk olayı vesilesiyle hatırlamış! çünkü pamuk’a karşı çıkmak onunla övünmemek “negatif” milliyetçilik.
kendi yazılarında, radikal gazetesinde ve ek’inde, her fırsatta milliyetçiliği yeren ve yönetmenliğini yaptığı gazetede, sanki milliyetçilik küfürmüş gibi, “aman milliyetçi olduğum şeklinde algılanmasın” diye peşinen mazeret sunanlar, cumhuriyetin ilk yıllarındaki “pozitif milliyetçiliği, jakobenlik” diye yeren yazarlar varken berkan, şimdi imana mı geldi, hidayete mi erdi? hayır, onun milliyetçiliği çocukluğunda kalmıştır. şimdi, pamuk olayı için, kavram cambazlığı yapıyor!

ben, biz ulusalcılar milliyetçiler, bu cambazlığı yapmıyoruz. bizim milliyetçiliğimizde bu ayırım, bu ukalalık yok. “tek milliyetçilik” atatürk milliyetçiliğidir!

benim milliyetçilik inancım, çocukluğumda, gençliğimde ne ise, gene o!
kurtuluş savaşında. cumhuriyetten sonra “milliyetçilik”, tehlikelere karşı nasıl tek güvencemiz idi ise, bugün de ab tasallutuna, üniter laik devlete karşı yönelen tehlikelere karşı, milli çıkarlarımızı korumak için en önde gelen güvencemiz “atatürk milliyetçiliğidir”. bu tek milliyetçilik, önce kendi gücümüze “güvenmek”, kendi ayak seslerimizden korkmamak, yabancıların baskıları altında ve onların kriterleriyle değil, kendi değerlerimizle, kendi yolumuzda, “çalışmak” inancıdır. herhalde pamuk’la “övünmek” değil!

pamuk olayı
orhan pamuk’un, türklerin “bir milyon ermeni’yi, otuz bin kürdü kestiklerini” söylemek cesaretini gösterip, bilumum liberalleri, türklüğün bütün düşmanlarını, ermeni “diasporasını” ve kürt bölücülerini memnun ettiği için nobel edebiyat ödülüne “layık” görüldüğü aşikâr. bu ödülün siyasi olduğunu, türklere meydan okumak için verildiğini, ödülü verenler, açıkça söylüyorlar… ermeni ve kürt organları, orhan pamuk’u koyacak yer bulamıyorlar.

önceki akşam reha muhtar ilginç bir tespit yaptı. pamuk’a verilen ödül, hem “edebiyat”, hem de “siyaset” ödülü! pamuk’a bu ödül, hem romanlarının “edebi” kıymeti, hem de ermeni-kürt konularında, “hakikati” söylemeye cesaret ettiği ve türk “inkârcılarına” ders olsun diye verilmiş. yani pamuk bu cesareti, kendi ülkesini ve tarihini aşağılamak cesaretini göstermese idi, bu ödül ona verilmezdi!

şimdi söyleyin bana; pamuk’un ödül almasına bir türk’ün, türklüğe sövmek cesaretini gösterdiği için ödül almasına, sevinmek midir “pozitif milliyetçilik”? yoksa “türklüğü, tarihimizi aşağıladığı” için pamuk’la iftihar etmemek ve onu kutlamamak, “negatif milliyetçilik” midir? bunun cevabı, aslında milliyetçilerle, milliyetçilik düşmanlarını ayıran kalın çizgi!

türkiye

cumhuriyetin 81. yıldonumunde

cumhurbaşkanı sezer’in mesajından...

türkiye cumhuriyeti, ülkesi ve ulusuyla bölünmez bir bütündür. bu düzenleme ile türkiye cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi kurallaştırılmaktadır. türkiye cumhuriyeti kurulurken "tekil devlet" modeli benimsenmiştir.

"tekil devlet"te, ülke de, ulus da, egemenlik de tektir ve bölünemez.

türkiye cumhuriyeti’nin kurucu ve asli öğesi tektir ve türk ulusu’dur. egemenlik kayıtsız koşulsuz türk ulusu’nundur.

turk ulusu, siyasal bir kavramdır ve " ataturk milliyetciligi " esasına dayanır. "atatürk milliyetçiliği" akilci, cagdas, uygar ve barisci bir ulusçuluk anlayışıdır.

"atatürk milliyetçiliği", türkiye cumhuriyeti’ne vatandaslık bağıyla bagli olan herkesi "türk ulusu"ndan sayan; etnik köken, dil, din ve mezhep gibi nedenlerle yapılacak her türlü ayrımcılığı reddeden, birleştirici ve bütünleştirici bir anlayışı içerir.

anayasamızda benimsenen ulusçuluk da, etnik köken, dil, din, mezhep gibi benzerliklere değil; yazgı, kıvanç, tasa ve ülkü ortaklığına ve birlikte yaşama isteğine dayanan ulusçuluk anlayışıdır. türk ulusu’ndan sayılmanın tek koşulu vatandaşlık bağıdır.

"türk ulusu" kavramı türkiye’ye gönül bağı ile bağlı olan herkesi kapsamaktadır. yüce önder atatürk’ün " ne mutlu turkum diyene " özlü sözü bunu en iyi biçimde anlatmaktadır. çünkü, bu söyleyişte " turk olana " değil, " turkum diyene " denilmiştir.( atatürk milliyetçiliğini en güzel ozetleyen cümlelerden biridir.)

türkiye

türkiye cumhuriyeti vatandaşı olan herkes türk’dür" maddesi ile anayasada da belirtilmiştir. amerika birlesik devletleri bu konuya güzel bir örnektir.
türk gibi hisseden,türk olmaktan gurur duyan, ben türküm diyen herkes türktür

türkiye

72 milletten;etnik kökendeninsan yaşıyor bu memlekette;
kimi yoğunluk olarak az kimi fazla;
72 kökenin kanunda adını mı sayacağız;
hepsi türk milletinin evladı dır;
ve türk vatandaşı olarak nitelenir;
ve türk milleti anlamında kullanılmıştır;
ırksal kullanım zaten türk millet anlayışına terstir.

türkiye

türk millet dediğimiz gerçek nedir? bugün türk milleti dediğimiz gerçeği şu şekilde tarif etmek mümkün. müşterek bir tarihten gelen ve müşterek bir tarih şuuruna sahip bulunan, aynı dine mensup, aynı kültürle yoğrulmuş, aynı devleti kurmuş, yaşatmış ve bugün de aynı devletin sahibi ve bayrağı altında yaşayan, sınırları içinde yaşayan insan topluluğu türk milletini teşkil etmektedir. yani türkiye cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan ve türklüğü benimseyen, aynı tarihe mensup, aynı tarih şuurunu taşıyan ve aynı kültürle yoğrulmuş, aynı dine mensup insan topluluğu bugünkü milletimizi meydana getirmektedir. türk milleti tarifi, bu çizilen çizgilerin dışına ayrıca taşmaktadır. türk milleti büyük bir millet olduğu için bugün dünya yüzerinde geniş sahalara yayılmış ve dağılmıştır. bugün dünya üzerinde yaşayan aynı dine mensup, aynı tarihe mensup ve aynı dili konuşan türk topluluklarının sayısı yüz yirmi milyon civarında tahmin edilmektedir. bunların ancak üçte biri türkiye sınırları içinde bulunmaktadır. bugünkü türkiye sınırları dışında kalan türkleri türk milletinden saymayacak mıyız? bugünkü türkiye cumhuriyet sınırları dışında kalan türkler de türk milletindendir. onlar da türk milleti deyiminin içindedirler. ancak türkiye cumhuriyeti sınırları dışında kalan türkler başka topraklarda, başka milletlerin idaresi altında bulunmaktadırlar. bugün dünya üzerinde biricik bağımsız türk devleti olarak türkiye cumhuriyeti bulunmaktadır. türkiye cumhuriyeti bütün türklük meselelerini sahibi ve temel varlığıdır. bu bakımdan türkiye cumhuriyetinin birinci plânda ele alınması ve korunması, yüceltilmesi başlıca konuyu teşkil etmelidir. türk milletinden olmak, türk milletini sevmek ve türk devletine sadakatle hizmet aşkı taşımak, vatana bağlılık duygusu içinde bulmak ve türk milletinin yükselmesi için elinden gelen her fedakârlığı yapmak ve çalışmak duygusu ve şuurudur. bu duygu ve bu şuuru taşıyan herkes türk’tür. kalbinde yabancı başka bir milletin özlemini özentisini taşımayan,kendisini türk hisseden türklüğü benimseyen ve türk milletine, türk devletine hizmet aşkı taşıyan herkes türk’tür.


türklük;
türk milleti kavramı ile eşdeğer bir milleti ortaya koymak için yazılmış ifade;
türk milleti anlayışı; bir ırka dayanmaz;
bir kültür birlikteliğinin adıdır;
atatürk milliyetçiliği de kültür birlikteliğine dayanır;

zirvesiz günler

bilgisozluk zirve yapıyormuş ama ben hiç bulunmadım bilmem bulunmak istiyorum ama ne bileyim davet eden varmı acaba yada ben bilmiyorum hep olduktan sonra haberim oluyor yani benim günlerim hep zirvesiz günler oluyor anlıyacagınız.

gaffur

avrupa yakasında aslı karakterine hasta manyak olan şahıs hatta karının kürküne sarılıp o sallaya süpük yüzünü sürüyor igrenç bir durum,sapık adam ne olacak.

uğur boral

rezil bir futbol oynayan maçta iken beni çileden çıkaran ruh yok enerji yok potansiyel hiç yok salak salak yürüyor sahada ve fenerbahçede oynuyor.burdan ugur boraldan rica ediyorum lütfen ugurcugum fenerbahçeyi bırak git barcelonada oyna allah aşkına.

istiklaldeki fisiltilar

+abijim bu ne kalabalık böyle
-aga bir canlı bomba olacak valla şahane kıyım olur çok insan ölür.
+valla öyle abijim canlı bomba olsa çok güzel ölümler olur var yaaaa...

(lan ne salak adamlar var alalalal yada çok akıllılar hakkaten adamlar istiklalde yürürken kalabalıgı görünce direk adamlar kıyım yapmagı dşünerek yürüyorlar)

seri katiller

seri katillerin ruhsal hastalıkları olmasa da çoğunlukla kişi
olarak problemli insanlar ’’yapılan araştırmalar ve
yaşanan olaylara göre, seri katilerin çocukluklarından itibaren topluma çok fazla giremeyen, diğer çocuklarla bir arada olduğunda çoğunlukla kavga eden ve öz
güveni eksik insanlar oldukları gözleniyor’’
seri katillerin, yetişme dönemlerinde diğer çocuklara ve özellikle de
hayvanlara eziyet eden, zevk için hayvanları bulup öldüren çocuklar
olabildiklerini ’’aile yapıları incelendiğinde çok büyük oranda şiddete maruz kaldıkları,
özelliklere küçük yaşta çok fazla dayak yedikleri kimi zaman cinsel istismara
maruz kaldıkları gözleniyor. gençliklerinde de karşı cinsle sağlıklı ilişkiler
kuramayan çoğunlukla yalnız, cinsel ilişkilerde başarısız insanlar halinde
karşımıza çıkıyorlar.
öğrenim hayatlarında da çok başarılı kişiler olmadıkları için hem düşük
sosyoekonomik duruma sahipler hem de çok fazla topluluklara girmedikleri için çok fazla dostu, ahbabı olan kişiler değiller. seri katillerin kültürel yapıyla da ilişkisi gözlenebiliyor.’’
aile yapısı güçlü olmayan, şiddetin ve yalnızlıkların daha çok
olduğu batı toplumlarında daha fazla görülen seri katillerin, aile ortamlarının
yoğun olduğu türk kültüründe daha az çıktıgı görülüyor.
0 /