space dye vest

hakkındaki ilk entrye bakıp sözleri gördüğümde "a ilk verseün sözlerini yazılmamış buraya" diye düşündürtecek kadar etkileyici bir piano introsu olan şarkı. notalar cümleler kurmuş kafamda, "falling through pages.." den önce bir paragraf duymaya alışık bünye şarkı sözü olarak benimsemiş onları, bir yerde yazılı bulacağını sanmış.
anılar denizine atar, çıkarır, çağrışımlar denizine atar, çıkarır, ıslak ıslak ayazda tutar, öldürmez, süründürür. dinlemek yemez bir zaman sonra. iki buçuk yıldır dinlemediğimdir.

ayrıca müzikle sözlerin eşit derecede vurucu olduğu ve birbirini tamamladığı tek dream theater şarkısıdır sanki.

braille alfabesi

1821 yılında louis braille tarafından geliştirilmiş görme özürlü insanların okuyup yazması için kullanılan bir alfabe metodudur. iki kolon taşıyan dikdörtgen düsen üzerine dizilmiş altı kabartılmış noktadan oluşur. her iki kolonda üçer nokta bulunur. noktalardan her biri altmışdört farklı kombinasyondan birini oluşturması için farklı şekillerde dizilir.

bu harfleri isimlendirmek için noktaların bulunduğu her bir pozisyon, yerlerine göre söylenir;

yukarıdan aşağıya, sol yanda 1’den 3’e kadar (temsilî l harfi)
sağ ve sol yandan birinci (temsilî c harfi)
braille sistemi aslında charles barbier’in napolyon’un talebi doğrultusunda, askerlerin gece karanlığında ışık olmaksızın anlaşmalarını sağlamak için geliştirdiği sisteme dayanır. barbier’in sistemi çok karışık ve öğrenilmesi zordu zira askeriye tarafındanda reddedilmişti. 1821 yılında charles barbier paris millî enstitüsü’nin körler bölümünü ziyaret etti ve louis braille ile tanıştı. braille, barbier’in en büyük hatâsının, alfabesinin sahip olduğu temsilî harflerin insanın parmağını hareket ettirmedikçe anlaşılamaması olduğunu söyledi ve bu yüzden sembolden bir diğerine hızlıca geçilemiyordu. kendisinin değişikliği, kör alfabesinde devrim yapan 6’lı nokta sistemiydi.

başka

kahraman tazeoğlu’nun son kitabı.

kitaptan bir bölüm;

’’ en kolay olanıdır gitmek! gitmek hiçbir şeyi bitirmez. aksine durur da yaşar gibi herşey. gidene değil, kalana yoldaş anıları vardır, arıntıları vardır, aşkın en gerisinde. gittiğimi çok sonra anlayacaksın. şimdi uğurluyorsan , sende kalan yanlarıma güvendiğin içindir. ’’

john galsworthy

(14 ağustos 1867–31 ocak 1933) ingiliz yazar.

tiyatro oyunlarında birey ile toplum arasındaki çatışmayı konu alır. ingiliz orta sınıfını betimlediği ve "a man of property", "ın chancery" ve "to let" kitaplarından oluşan "the forsythe saga" üçlemesi, çağdaş ingiliz edebiyatının klasikleri arasında kabul edilmektedir. 1932’de edebiyat dalında nobel ödülüne layık görüldü.