confessions

spongebob

Yazar

  1. toplam entry 1245
  2. takipçi 0
  3. puan 4286

telephone call from istanbul

güzel bir tom waits şarkısıdır. 1987 yılında yayımlanan Frank's wild years albümünde yer almaktadır.

sözleri şöyledir;

I was all night long on the broken glass
Living in a medicine chest
Mediteromanian hotel back
Sprawled across a roll top desk
That old monkey rode a blade on an overhead fan
They paint the donkey blue if you pay
I got a telephone call from Istanbul
My baby's coming home today
Will you sell me one of those if I shave my head
Get me out of town is what fireball said
Never trust a man in a blue trench coat
Never drive a car when you're dead
Saturday's a festival, oh now Saturday's a gem
Follow me to Beulah's on dry creek road
I got to wear the hat that my baby done sewed
Will you sell me one of those, shave my head
Get me out of town is what fireball said
Never trust a man in a blue trench coat
Never drive a car when you're dead
Saturday's a festival, Friday's a gem
Dye your hair yellow baby
Follow me to Beulah's
I just got to wear the hat that my baby done
Will you sell me one of those, shave my head
Get me out of town is what fireball said
Never trust a man in a blue trench coat
Never drive a car when you're dead
Saturday's a festival, Friday's a gem
Dye your hair yellow baby
Follow me to Beulah's
I just got to wear the hat that my baby done sewed
Will you sell me one of those, shave my head
Get me out of town is what fireball said
Never trust a man in a blue trench coat
Never drive a car when you're dead
Saturday's a festival, now Friday's just a gem sweetheart
Follow me to Beulah's on dry creek road
I just got to wear the hat that my baby done

pis maymun

haftalarca new york best seller listesinde kalan komik, akıcı ve merakta bırakan bir anlatım şekliyle carl hiaasen tarafından yazılmış güzel bir kitap.

spongebob

sahte tüfeği kafama dayamış korkmamı bekliyosun
düşüncemin geldiği yere git!... kendine yer kap!...
burası benim ilim yerim, kendimle ilgili sorunum varsa
bırak doktorum olan "ben" uğraşayım.
şeytan yoluna girişleri annem keserdi, giremezdim.
babam için cennet gerekli, ben hep bunu bildim.
içimdeki ateşle oynamaktan yanıyor içim.
ve birgün memleketten 750 km ileri gittim.
yarın için bir defans taktiği bulmalıyım.
çok kişiyi öldürdüm, cesetlerinde parmak izim yoktu.
soğukluk içimi ürpertti, damar kanım dondu.
bu yeniden başlamasından korktuğum kaçıncı sondu?
canım yandığında birkaç hafta bağırdım!...
fırçayı elime aldığımda ilkin anılarımı boyarım.
gelecek adına hiçbir hayali resme dökemez parmaklarım.
içimde iyiliklerimin dedikodusunu yapan şeytanlarım.
zaman akıp gittikçe gözlerim daha çok doluyor
vakit gider gelmez, işte bu canımı çok sıkıyor
hata ve yanlışlarım çırılçıplak, o kadar utanç vericiki!...
benim böyle olmamam gerekirdi.

kısaca hayatımın özeti.
0 /