confessions

sepulturk

Yazar

  1. toplam entry 8073
  2. takipçi 0
  3. puan 31816

finansbank

en tepedekinden, en alttakine kadar, hiçbir elemanına bulaşılmaması gereken bankadır. en tepedekinden, en alttakine kadar bulaştım, oradan biliyorum. zamanınızı harcamayın.

tuzluk

bütün veri tabanı gümlemiş, arşivimin amına koymuştur bu dergi. geçen bi okuyim neler yazmışım diye dedim, piuuuu. amını dizine indirmişler sayfanın.

uykusuzluk

modern zaman köleleri olan plaza insanlarının çektiği en mühim rahatsızlık. iş-güçten günde ancak 10 saatini kendilerine ayıran insalarda sıkça görülür.

athena

son albümleri gerçekten hayvan gibi olmuş grup. son zamanlarda bıkmadan usanmadan dinliyorum. son zamanlar dediğim de albüm çıktığından beri. o derece.

sepulturk

n’aber lan sözlük. bugün ilk ve son kez seni günlük olarak kullanmaya karar verdim. bundan tam 2 sene önce başladı seninle sevdamız. önceleri platonikti, ben yazıyordum ama sen bana pek tepki vermiyordun. sonraları bana tepki vermeye başladın. elimi sana uzattığımda geri çekmedin elini, tuttun ellerimi. hatta öyle bir tuttun ki ben bazen çok istesem de kaçamadım senden. nasıl kaçabilirdim ki? seni sevmem bir yana arkadaş çevren de çok iyiydi. o kadar güzel vakit geçiriyordum ki arkadaşlarınla. sonra onlar en az senin olduğu kadar benim de arkadaşım oldular. hatta bir çoğuyla senin olduğundan daha iyi arkadaşım şimdi.

gündüzleri ortak arkadaşlarımızla beraber vakit geçirirken gecelerin çoğunda seninle yalnız kalıyorduk. sen benim dilimden anlardın, ben senin dilinden. benim basketbol ile alakalı, kimsenin siklemediği yazılarımı hep bağrına bastın, cevap veremesen de en azından usulca dinledin beni. ben de seni kırmamak adına hep aramaya inandım. iki yıl boyunca seninle zorlukların da olduğu muhteşem zamanlar geçirdik seninle. ama artık olmuyor be sözlük. yaşım artık ufaktan kemale erdi sen fark edemesen de. artık çalışıyorum ben sözlük, eskisi gibi aylak bir öğrenci değilim. sana artık fazla vakit ayıramıyorum. ve daha da önemlisi artık bazı şeyler bir çok defa tekrarlandığında “sktr et ya insandır hata yapar” diyemiyorum.

çok düşündüm bu veda kararını alırken. hatta bir hafta bekledim yazmadan durabilecek miyim diye. ben alıştım, sen de alışırsın elbet. hem belki bir müddet hazımsız eski sevgili gibi usul usul seni gözetleyeceğim bir yerlerden. aslında bilirsin sevmem bu tarz veda entrylerini ama n’apayım, beni bilirsin nal gibi egom vardır. ayrıca götüm de o kadar kalkıktır ki anlatmama bile gerek yok. gammazlıktan moderatorlüğe uzanan yolda ne göt kalkıklıklarım olmuştur bir sen bir de aklı selim bazı arkadaşlarımız bilirler.
son olarak;
(bkz:hoşçakal sözlük)
and now i m flying like an angel to the sun

bilgi sözlük

iki yılımın zaman zaman büyük keyifle geçtiği bir oluşum oldu bilgi sözlük. kendime sanki 2-3 gün geç kalmış bir doğum günü hediyesi vermiştim buraya ilk adımımı attığımda. ciddi anlamda beni çok şaşırttı bu sözlük. hiç beklemediğim kalitede yazarlarla beraber yazıyordum çünkü. burada yazabilmek uğruna staj yaptığım fabrikada azar üstüne azar yiyordum, en sonunda da götüme tekmeyi yiyordum. bir yıl kadar da bu böyle devam etti. zirveler düzenlendi, eğlenildi, içildi, sıçıldı. zirveler yapılıyordu çünkü zirveye gelen insanların profilini sözlükten görebiliyordun ve "haa ben bu adamla acaip muhabbet ederim" diyebiliyordun.

yazımın bundan sonraki kısmını kaldıramayacaklar okumasın zira sert eleştiriler olacak biraz yumuşatılmış bir halde.

peki ne oldu da bu kadar yavan bir sözlük haline geldi bu sözlük? bu kadar basit, populist tavırlara nasıl prim vermeye başladı? lise edebiyatı neden artık sözlük celebrity olabilmek için yetti de eşeğin siki kadar arttı bile? kendisi oturup iki kelimeyi bir araya getiremeyenler yazılmış muhteşem entrylere sırf yazan kişiden dolayı neden berbat vermeye başladı? bu saydığım durumlarda suçlu veya suçlular var. eğer ben de bu suçlulardan birisi isem ve bunu bana hissettiren en ufak bir şey algılarsam zerre düşünmem çeker giderim zira benim aldığım terbiye sanal terbiye değil. klavye başında kendisini adam sananlardan değilim. burada yazdığım bir şeyi birisi bir gün gelip bana hatırlatsa sonuna kadar savunurum yine. bunu yapamayacak olanlar ise gelip beni veya bunu yapabilecek olanları eleştirme hakkına pek sahip değiller. burada yazdıklarım aslen benim görüşlerim gibi görünse de onlarca insan sayarım benim gibi görüşleri olan. dedim ya sert eleştiriler yapmak ister bu gönül ama hafifletip bir çoğunu sineye çeker yine.

peki neden taktım ben bu populizm ayağına? geçen haftanın en beğenilmeyen entrylerine baktım, sonra dikkatimi çeken bir entry’nin bulunduğu başlığa baktım. orada dedim "ucuz populizm" budur diye. bir kaç gün önce bir entry yazmıştım;

#785309; keşke bir an önce çıksa...

3 mayıs 2008 youtube a erişimin engellenmesi

derin bir oh çekmemi sağlamış, bünyemi rahatlatmış yasaklamadır. yargıya olan güvenim tekrar yerine geri gelmiştir. 1 aydır filan sorunsuz girilebilen youtube yargıya olan saygımı ve güvenimi sarsmaya başlamıştı tam. gerçi aklıma youporn’da mevcut bulunan sürekli yasak geldikçe güvenim yenileniyor. allah’ım bu günleri tekrar gösterdin ya bana şükürler olsun sana.

pis burun

maç başlamadan önce anlaşır iki takım da bu şutun maç içinde kullanılıp kullanılamayacağı konusunda. aksi takdirde maçta kavga çıkar. ha anlaşılıp vurulunca da kavga çıkar ama konusu farklı olur. konu bu sefer teee ebesininkine giden topu kimin alacağıdır.

gamespot

konu oyun olduğunda internet’in bir numaralı sitesidir. bütün firmalar oyunlarını ilk önce bu sitenin editörlerine verip inceletirler. bütün beklenen oyunlarının demo ve incelemelri ilk olarak bu sitede olur. bu özelliğinden ötürü son yıllarda çok fazla eleştiri almıştır site haklı olarak. zira oyun firmalarıyla içli dışlı olmalarından mütevelit oyunlara şişirme puanlar vermektedirler. hatta kane and lynch dead men’in incelemesini yapıp oyuna düşük puan verdiği için bir editörünü işten çıkarmıştır bu site.

eğer bu sitenin puanlarına önem verecekseniz editörlerinkinden ziyade okurların puanlarına kulak asın.

diablo 3

gamespot’un haberine göre diablo.com domain’inin sahipleri blizzard’ın kendilerinden bu domain’i satın aldılarını açıklamışlar. yani bu demektir ki diablo 3 yolda.

şimdi buradan sözlük ahalisine sesleniyorum. bir moderator olarak sizden bir ricam olacak; bir kaç boyunca hatalı işler yaparsam mazur görün zira bir kaç gün boyunca bu oyunun hayalini kuracam bilgisayar başında. oyun çıktığında ise kesinlikle benden 1-2 ay hayır beklemeyin. zaten bir çok kişi benden bir hayır beklemez ama olsun aklınızda olsun.

(bkz:sözlük aklıma mukayyet ol lan allahsız)

cavalera conspiracy

yıllar sonra tekrar bir araya gelen igor cavalera ve max cavalera’nın yeni grubu. insanın ilk duyduğunda çığlıklara boğulası geliyor elbet.

ilk çıkardıkları albümün adı inflikted. açıkcası o eski şaşaalı sepultura günlerinden kalma bir albüm değil ama bu iki ruh hastası, manyağı tekrar bir arada dinlemek büyük keyif veriyor. bu davulla bu vokali bir arada dinlemeyi özleyenlere duyurulur.

müge dağıstanli

-----rüya-----
bugünkü yemek tarifimiz ile bir kez daha sizlerle birlikteyiz sevgili izleğenler;

bugünkü malzemelerimiz;
-bir adet müge dağıstanlı
-bir adet şenay düdek
-bir adet sepulturk. sepulturk tedarik edemezseniz iricene, kuvvetli herhangi bir adam da olabilir.
-bir adet de sopa, kaçmamaları için.

efendim ilk olarak bugünkü yemeğimizde siz hiç yorulmayacaksınız. her şeyi sepulturk yapacak. ilk olarak her ikisinin de saçları ellere iyice bir dolanır. böylece kafaları iyice kavramış oluruz. akabinde kafalar birbirlerinden yaklaşık 75 cm kadar uzaklaştırılır. sepulturk işleme hazırlanırken siz de suratlarını şamar manyağı yapa yapa terbiye edersiniz etleri. terbiye etme işlemi bittikten sonra sepulturk’e gerekli emri verirsiniz ve sepulturk yunan mitolojisinde bile dillere pelesenk olmuş olağanca kudretiyle iki kafayı birbirine tokuşturur. kafalardan akan pekmezler -ki halk arasında beyin de denir- az yağda pişirilir ve hafif sulu bir şekilde servis edilir.
afiyet olsun.
-----rüya-----

(bkz:rüyalar gerçek olsa)
0 /