behzat ç.

3 /
independence
bölüm 15

:--------------------------------------------------spoiler--------------------------------------------------:

$uphesiz yine cok guzel bir bolumdu ama bu bolumde senaristin ya du$unemedigi ya da onemsemedigi bir ayrinti vardi. tamam doktor eski karisini öldürdü ve bileklerini keserek intihar susu verdi, tamam da koskoca doktor eski karisini boynundan ilac enjekte ederek olduruyor ve daha sonra bileklerini keserek intihar susu veriyor da bilmiyor mu otopside cikar bu ilacin kalintilari, koskoca doktor olmu$ adam bunu du$unmez mi? ayrica yine koskoca doktor ba$kasinin kimligi ile oda kiraliyor da du$unemez mi o odalarda kalan herkesin ara$tirilacagini? cinayet lan bu, gorevlilerinden mudurune kadar herkes sorgulanir, otelde kalan misafirler mi incelenmeyecek? bu sebeplerle bu cinayet senaryosu biraz ustunkoru gecilmi$ gibi, senaristine bu bolumu yaki$tiramadim. dizinin son dakikasinda hayaletin sevgilisinin eski kocasini gomdukleri anda ortaya cikip goruntuleri fotograflayan gazeteci bölümün bombası oldu. 16. bolumde behzat ve adamlarinin ba$i bu sefer uzeri ortulemeyecek bir belada valla.

:--------------------------------------------------spoiler--------------------------------------------------:
miss greer
bu diziye bayılıyorum. oturup dizi izlemem ama bu dizi için gün sayıyorum. çok ciddiyim, şaka yapmıyorum. evet. hele o harun, yanakları tam mıncırmalık.
nickten yana sansim yok
bu hafta hrant dink cinayetini konu edinmiş dizi.

harun telsizden:

-----------------------------spoiler----------------------------:
-seviyorum merkeeez.
+boş anons yapmayalım lütfen.
-seviyorum ulaaan!
+kodun ne senin. kodunu söyle.
-kodu mu. kodu, hayatımın amına kodu
-----------------------------spoiler----------------------------
rumuz pilis tiray egen
son bölümüyle türk televizyon tarihine bir damga daha vurmuştur. hrat dink olayından badem bıyıklı müdüre kadar herşey çok ince tasarlanmış. harun’un final de telsizde ki haykırışları muhteşemdir.

-seviyorum merkez. bi kere de anlayın lan... tüm birimlerin dikkatine seviyorum lan...
independence
bölüm 16

:--------------------------------------------------spoiler--------------------------------------------------:

hrant dink davasi senelerdir var, senelerdir uzerine konu$ulur ama ne gazete ne de televiyon $u ana kadar bu dizi gibi ozetleyemedi olaylari, aciklayamadi. son bolumu olan biten ne varsa tum ciplakligi ile serildi ortaya, helal olsun arkada$ helal olsun. gerci dava havada kaldi ama en azindan kimlerin nasil aklandigini biliyoruz artik az cok.

harun yine yuregimizi aldi goturdu parcaladi geri de vermedi, kaldi onda.

once komikti;

harun: bak bu kitabi alir okurum ama begenmezsem geri getiriri. sen zaten olacaga bak.

sonra bicti icimizi gecti gitti.

harun: tum birimlere, seviyorum ulan seviyorum.
merkez: anlamsiz anonslar yapmayin lutfen.
harun: lan bi kere de biriniz anlayin be bi kere de biriniz anlayin.
merkez kodun ne senin?
harun: kodum. kodu, soyleyim kodu. hayatimin amina kodu lan hayatimin amina kodu.

buradan eda’ya seslenmek istiyorum.

lan eda. bi $ans ver $u harun’a lan bi $ans ver $u cocuga. o selim kullanio kizim seni, ondan bi bok olmaz. harun mert adam bak, aklini fikrini siktirtme eda. akilli ol kizim!

:--------------------------------------------------spoiler--------------------------------------------------:
independence
bölüm 17

:--------------------------------------------------spoiler--------------------------------------------------:

bu haftaki bolumunu de $iddet goren kadinlara ayirmi$ besbelli. guzel hikayelerdi, senaryo ve oyunculuk yine muhte$emdi ama biraz abartmiyorlar mi aga?

o hangi karakolsa bilmiyorum da cinayet tarafindan sorgulanan herkese kafa goz daliyorlar, agiz burun de$iyorlar odalarda. e savcisi hakimi sormuyor mu "ne bu haliniz sizin boyle?" diye. hayir endi$em o dur ki boyle ruhu biraz psikopata baglayan polisler de bu diziden esinlenip sorguya aldiklarina ayni muameleyi yapacaklar. turk insaniyiz, eften puften her $eyden feci etkileniriz. du$unsene pikacuu diye bagirip camdan atlayanlari ya da polat alemdar’a ozenip sagdan soldan harac kesmeye cali$anlari? olmayacak $ey degil bu. yarin insallah bir karakoldan bir haber gelmez "arabasini yanli$ yere park etti, karakolda ölümüne dayak yedi" diye.

:--------------------------------------------------spoiler--------------------------------------------------:
tasarimharikasi
bu dizinin müptelası olduğumdan beri yabancı dizi izlemiyorum.

erdal ağbi dün gene yaptı yapacağını, sorguya aldığı herife topuk tekmesini geçiriverdi. o an dedim ki, işte bu. polisiye, macera, psikopatlık bunları böyle sunabilen yiğitler varmış demek ki er meydanında. gözümüz açık gitmeyecek dostlar.
mmkurabiye
dün, içimde biriktirdiklerimi behzat ve harun bir güzel çıkarttılar cinayet zanlılarından.
onlar herifleri yumrukladıkça ben bir rahatladım.çok güzeldi.

diziyi dizi olarak algılayıp, fazlaca büyütmemek, örnek almamak lazım tabi.
aksi takdirde, illaki çok fazla yanlış örnek oluşturacak ögeler barındırıyor içinde.
ama samimiyeti de buradan geliyor belki de.
independence
bölüm 18

:--------------------------------------------------spoiler--------------------------------------------------:

kahve makinesinin icerisindeki dinleme cihazi tespit edildi, demek daha ercument’li sahneler sona ermedi. harunu allahin ukraynalisi catir catir yiyor, telefonu bende olsa vallahi arayacaktim, oyle zoruma gitti. harunla akbaba’nin bari$masi da guzel oldu bak, sevdim keretalari. yapmasinlar ama bir daha oyle afacanliklar, cekerim kulaklarini. behzat amirimden ricam olsun bi de, tamam ankaralilar "la" kelimesini cok kullaniyor olabilirler ama bu kadar da degildir herhalde. hani ankara’da bir donem bulundum aralikli olarak, hic bu kadar siklikla "la" kelimesi kullanan kimseyi gormedim. hani $ive yapayim derken cilki cikmasin diye diyorum, yoksa behzat amirime yaki$ir her $ey. son olarak hyundai’nin reklamini yapmayalim diye amblemini bantlamak, helikopterin helikopter oldugu anla$ilmasin diye pervanelerini tulbentle ortmek gibi bir $ey olmu$, cok sakil durmu$. hyundai’nin armasini bilen adam illaki modelini de biliyordur zaten amirim, yapmayin oyle ucuzluklar bence. operim.

:--------------------------------------------------spoiler--------------------------------------------------:
independence
bölüm 19

:--------------------------------------------------spoiler--------------------------------------------------:

lan yine a$mi$ bi bolum oldu bu da, $imdi nasil bir hafta beklicez onu bilemedim ben. oncelikle behzat amirim o vosvosu satmi$ olaydi harun’a harbi acayip laflarim vardi. cok zoruma gitti olm, oyle boyle degil ya. kizinin hatirasi o, satilir mi be. cok $ukur zamaninda geri adim atmi$ da gitmi$ yuzugu bozdurmu$. harun’a da kizamadim $imdi, hangimiz ayni $eyleri yapmazdik ki. bunun adi abazanlik degil de a$k olsa gerek, bildigin tutulmu$ eleman laressa karisina. alessa miydi neydi, net bilemedim $imdi. ercument tam psikopat, sevdim karakteri. son sahnede kur$unu sikip teslim olmasi kotu oldu ama, bir hafta bekle $imdi i$in gucun yoksa.

bu feride’ni kocasini bo$ araziden cikarttiktan sonra kimsesizler mezarligina gomerlerken o gazeteci ibne bunlarin resimlerini cekmi$ti ya hani. herhalde o resim onumuzdeki hafta devreye girecek, zira ercument’in elinde ba$ka koz yoktur herhalde ama yine de teslim oldu silahini yere birakip. bir $eye guvenmiyor olsa bu dallamaligi yapmazdi. of bir hafta cok sıkıcı gececek $imdi.

:--------------------------------------------------spoiler--------------------------------------------------:
rumuz pilis tiray egen
20. bölümü 10. bölümde olduğu gibi emrah serbes yazmştır. kendisi 10 bölümde bir yazacam demişti ve yazıyor. onun yazdığı bölümlerin farklılığı her sahnesinde anlaşılıyor. üstüne üstlük emrah serbes’in yazdığı bölümleri serdar akar çekince tadından yenmiyor. 20. bölümde gözaltında oldukları süre de ekibin kurduğu hayaller skeçleri, emrah serbes’in şen yuvadan alışık olduğumuz mizahçı yanını bizlere bir kez daha göstermiş oldu. keyifle izlediğimiz 20. bölüm bana göre yine de damakta eksik bir şeyler bıraktı. fark ediyorum ki artık detay ve tespit esprileriyle(prezervatif alma, kredi kartı bakiye yetersizliği v.s.) hikayeye hizmet etmekten uzak, karakterlerin alt hikayelerini işlemekteler. aslında olanca hızıyla tam gaz aksiyon içinde yaşansa bu olaylar (detaylar) daha da soft bir anlatım olurmuş.

göze batırılarak serilen günlük hayat anlatımlarından biraz daha sıyrılıp bir çok güzel bölümünde olduğu gibi zekice ters, düz etmeler olsa daha bir hoş olur kanımca.

yukarı da yazdılarım eleştiri değil bilakis benimsediğim bir diziye karşı kurduğum empati neticesinde ortaya çıkan kelimelerdir. yani ben şimdi ekipteymişimde toplantımızda anlatıyomuşum gibi hissediyorum. bakın o derece imreniyorum. (zaten ibneler söz vermişti istanbul çekimlerinde hatıra olarak oynıycaktım ama son haftalarda ofisten uzak olduğum için unutuldum amk.)

yani demem o ki ercan mehmet erdem’in tempolu senaryolarını daha bir benimser oduk. varsın hep o yazsın emrah serbes danışmanlığına devam etsin. zira diyalog yazmakta ercan mehmet erdem daha iyi.

saygılar sevgiler.
independence
bölüm 20

:--------------------------------------------------spoiler--------------------------------------------------:

bir gariplik var bu haftaki bolumde diyordum, emrah serbes yazmi$, fark oymu$. her zamankinden farkliydi senaryo, cok begenmedim acikcasi bu bolumu, her $ey fazla abartiliydi. istanbul’da bebek’i pendik’ten ileride yapmalari ortakoy’u cengelkoy’un yaninda yapmalar, karakterlerin hayal dunyasina dalmalari vs. bunlar behzat ç. nin ciddiyetine uzakti ne bilim. finali guzel baglami$lar amenna ama oncesi kotuydu be. ercument’in o kadar laylaylom kacabilmesi de abartinin onde gideniydi mesela. güven kıraç’in konuk oyunculugu cidden iyi olmu$tu da konu$malarindan bir $ey anlayamadik ki, kufurler yuzunden alayi sansurlenmi$, kelimesi anla$ilmadi neredeyse. ercument’in seks yapmasi ve kadinin uzerinden cirilciplak kalkmasi da ayri bir abartiydi, gereksiz bir sahneydi. ercument’in her $eye gulmesi de abartiliydi. nihayetinde cok abartilara kacmi$lar bu bolumde. dizi super, karakterler yine super ama senaryo el degi$tirince boyle oluyormu$ demek ki. harun’un "bilezikleri alip gidecegini biliyordum ama hayatimda ilk defa birisi bana seni seviyorum desin istedim" repligi bölümü kotaran sahne olmu$tur nazarimda.

ha bir de ben hangi muneccimle hangi tarihte halvet olmu$um hic hatirlayamadim ama $una bir dikiz lutfen;

#988382

demi$im ki;

bu feride’ni kocasini bo$ araziden cikarttiktan sonra kimsesizler mezarligina gomerlerken o gazeteci ibne bunlarin resimlerini cekmi$ti ya hani. herhalde o resim onumuzdeki hafta devreye girecek, zira ercument’in elinde ba$ka koz yoktur herhalde ama yine de teslim oldu silahini yere birakip. bir $eye guvenmiyor olsa bu dallamaligi yapmazdi. of bir hafta cok sıkıcı gececek $imdi.

aha buyur i$te, daha dakika bir gol bir hesabi ercu elindeki fotografi soktu bizimkilerin gozune. yalniz mezarlari degi$tirmek de super fikirmi$, yaki$tirdim amirime.

bakma oyle "ay cok abartili bir bolumdu" diyip durduguma, yine nefes almaksizin izledim vallahi.

:--------------------------------------------------spoiler--------------------------------------------------:
3 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol