18 nisan 2007 malatya yayınevi baskıni

sepulturk
muhteşem bir şekilde unutturulan olaydır. geçtiğimiz günlerde ikinci duruşması yapıldı da ufak da olsa haberini koydu gazeteler bu olayın. fakat asıl vurgulanması gereken şey allah’ın bir hikmeti olarak vurgulanmadı. olayın faili olan kişinin nurcu okullarında eğitim gördüğü bir türlü okunamadı hükümetin oyuncağı olmuş gazetelerde. insanı üzüyor böyle şeyler.
raskolnikov
faşist düşüncenin bir meyvesi daha,hrant’ı öldüren zihniyetle zerre kadar farkı yoktur,ülkenin nereye doğru sürüklendiğinin göstergesidir,aslında hertarafa sürüklenmekte ülke,burjuva sömürüsünü sen de,din sömürüsünü ben, milli duygu sömürüsünü başkası söylesin..

not:bir de şu yüzbinler "faşizme karşıyız" gibisinden yürüyebilecek cesareti gösterse işte o zaman tam süper olacak...
seyhmerat
yobazlığın, cemmatleşmenin ve tarikatlaşmanın son ürünüdür, ne ilk ne sondur ama şimdilik sondur. bu zihniyet kendi dininden olmayanı ölü görmek ister, son derece sakıncalı bir zihniyeti bize göstermiş olan üzücü olaydır.
van ness
akşam tv seyredememiştim. geceleyin zaplarken flash tv de gördüğüm ve flash tv nin genelde içi boş ama asparagaz fazla şişirme haberlerinden birini sandığım sonrasında kendime gelip yuh dediğim şok olduğum olay. boğaz kesmek insan katletmek. hrant dink benzeri olayları yaşatmaya çalışmak bu ülkeye zarardan başka ne getirebilir?

sorun nedir, neden bir arada yaşayamıyoruz, neden dinibütün insanlara irticacı gözüyle bakılır, neden şucu bucu denilir, neden topluca eğlenemiyoruz, neden birbirimize kötü şeyler yakıştırıp acımasızca birbirimizi katlediyoruz, ne geçecek elimize toprak altına girdikten sonra??
falcata
kendi gibi düşünmeyen herkesi öldürmeye programlanmış insanların yaşadığı ülkemden manzaralar. onları, ötekileri, bizden olmayanları, öldürelim çünkü bizi ancak ölüm paklar. biz ancak onlar ölürse biz olabiliriz.
heraklit
bir kaç bin yüz -bilmem ne kadar- gaza gelen "kurtçuklar vadisi" elemanlarının işi olsa gereken olay.misyonerlik diye diye uğur dündar’dan bilmem nesine kadar özel program yapanların kulakları çınlasın.
ankakusu
öncelikle hristiyanlik yayilmayi, ’evanjelik’i yani ’müjdeli haber’i herkese iletmeyi, ulastirmayi amaçlayan bir din’dir. islam’in aksine dininden olmayana telkini önemsemistir. islam’da önemsenmemis demiyorum, hristiyanlikta vurgulardan biri müjdeli haberi herkese ulastirmak, bunun için çabalamaktir. bu konu üzerinde özellikle durur...

bu yüzden hristiyanlar, daha dogrusu misyonerler bedava incil basip dagitir. dinleri hakkinda brosürler dagitir. kisacasi aslinda, hristiyanlik propgandasini ülkemizi bölmekten çok dini motiflerle yaparlar. ha amaçlari, yaptiklari ülkeye dolayli olarak zarar getirebilir. hatta bölücülüge çanak da tutabilir...

lakin cevap asla onlari katledilerek verilmez. nice misyoner gelip geçmis ülkemizden, çogu anadolu’nun hristiyanlastirilmasi en zor bölgelerden biri oldugunu anlatmistir. bunun sebebi ahalisinin isi kestirip atmasindan çok, güçlü iman ve din sevgisinden kaynaklandigini dile getirmektedirler. nitekim ahalinin oldukça açik ve sicak oldugundan dem vuruldugu halde bunlar söylenmis, yazilmistir. yayinlanmis bir kaç misyonerin kitabi mevcuttur okunmasi tavsiyemdir.

sorun, yozlasan kültürümüzün birlestirici özelliginin, saglam karakterinin su veya bu nedenle çözülmeye baslamistir. ve misyonerler de zaten sosyal statüsü veya durumu zayif insanlara yönelmektedir. biz hayvanca, onu bunu kesecegimize bu çözülmeye önlem alsak daha iyi olur. iste o zaman, her sokak basinda bir misyoner olsun, ne tesiri olur? ne yani, neye veryansinin? muhtesem dedigin dini telkin edememen yüzünden hristiyanlaga geçiyor çocuklarimiz diye adam kesmek ne kadar vicdanli ve hakli bir davranistir? ne yani sipani egitemiyorsan, ona islam’i adam gibi anlatamiyorsan bunun acisini, dininin begenirsin veya begenmezsin, gerektigini yapan insanlardan mi çikarman gerekiyor?

biz müslümanlar arada sirada suçu kendimizde arasak çok iyi olacak. ne oldu simdi? islam’a hizmet mi oldu bu yapilan serefsizlik? hadi simdi anlat bakalim, yabanciya islam’in hosgörü dini oldugunu... kim inanir sana? avrupa’da manset oluyor hakkimizda olan tüm olumsuz haberler... ah, ah neler yaziyorlar bir bilseniz... ne hakaret ediyorlar bir bilseniz... sen ver ellerine kozlari ondan sonra zirla dur...

yok kardesim biz hakediyoruz...

böyle mallar oldukça ülkemde, benim daha çok sinirden burnum kanar yaban ellerde...
a momentary lapse of reason
haklıyken haksız duruma düşmeye sebep olan tepki. incil dağıtımı yapan yayınevi ne din propagandası ne de misyonerlik yapmıyor. bunun din, düşünce,ifade özgürlüğü gibi şeylerle ilgisi yok. bu bir psikolojik savaş ve yayınevinin yaptığı şey savaşın bir parçası.
bu ülkede sünnilerin,alevilerin, ortodoksların ve diğer yerleşik mezheplerin/dinlerin eşit haklarla yaşamaya hakkı vardır. bunlardan farklı olarak, tarih boyunca hiç bir zaman protestan bulunmamışsa ve bir takım yabancılar gelip yapay bir protestanlık yaratmaya çalışıyorsa bunun amacı başkadır.
yapılması gereken, eğer bize saldırılıyorsa aynı şekilde karşılık vermek olmalıydı. dolayısıyla onlar boğaz kesme şeklinde bir saldırı yapmadığı için savunma amacıyla yapılmış bu eylemler meşru değildir ve bir cinayettir.

lütfen kimse bunu din özgürlüğüyle karıştırmasın. tarih boyunca bu ülkede yaşamış ve hala yaşayan hirstiyanlar ortodoks hristiyanlardır. ve onlar bu sözlerin yazarı ve diğer insanlar kadar değerli ve dinlerini yaşamaya hakkı olan insanlardır.
alchoburn
özellikle yabancı basında ’türkiye’de savaş/iç çatışma var’ havası uyandıran eylemlerin sonuncusu... yapan belli yaptıran belli artık, sadece ölenlere acıyabiliyorum.
independence
tum yabanci medya kurulu$larinda "son dakika" olarak yer verilen vah$et.olayin malatya’da meydana gelmesi ile methet ali agca’nin ve hrant dink’in de malatya’li olmalari uc olayda paralellik $uphesi uyandiriyor insanda.yurt di$i basininda "turkiye de hristiyan cemaate saldirilar cogaldi" $eklinde haberler yankilaniyormu$.
sirinsem gunahim ne
malatya’da incil basan bir yayınevine silahlı baskın düzenlenmiş.3 kişi boğazı kesilerek öldürülmüş,2 kişi ise yaralanmış.

http://www.milliyet.com.tr/2007/04/18/son/sontur43.asp

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol