malanur.
yalanur.
ahmet kayanın 1993 çıkışlı "tedirgin" isimli albümünde yer alan, sözleri attila ilhana ait bir eser.
yüzünün yarısı göz kadife yansımalı
bulutlu siyah ah bulutları eflatun
o boy aynasından çıktı fransızın malı
vişne asidi vardı tadında rujunun
ah sinema yıldızı filan olmalı
ağızlığı kristal son derece uzun
bir kibrit çakıldı mı ah yağmurluklu kız
alevinden anlamlı dumanlar üfürüyor
ah çocuk yüzünde gül goncası ağız
saçlarından incecik su tozu dökülüyor
sığınak gibi derin ağaçlar gibi yalnız
karartma başlamış ışıklar örtülüyor
ellerinde ruh gibi ah portakal kokusu
kırkmaları morsalkım göz kapakları saydam
çok vapurun battığı bir liman orospusu
bir hırsla öptüm ki ah ölürüm unutamam
ay ışığında deniz akordeon solosu
pırıl pırıl yaşadım üç dakika tastamam
görkemli çadırında italyan lunaparkın
sanki zeytin düşürür yerlere gözlerini
ah tahtına kurulmuş bol sakallı bir kadın
sutyenler tutmuyor çılgın göğüslerini
kaşları ip incesi kumral kirpikleri kalın
kim görse şaşırır sakalının süslerini
tavana asılmış sosyalist saçlarından
ah sabah sabah omuzları kan içinde
işkence sonrası genç bir kadın militan
yığınlar uğulduyor hummalı gençliğinde
adı bile çıkmamış dudaklarından
doğru yaşadığının sımsıkı bilincinde ...
yüzünün yarısı göz kadife yansımalı
bulutlu siyah ah bulutları eflatun
o boy aynasından çıktı fransızın malı
vişne asidi vardı tadında rujunun
ah sinema yıldızı filan olmalı
ağızlığı kristal son derece uzun
bir kibrit çakıldı mı ah yağmurluklu kız
alevinden anlamlı dumanlar üfürüyor
ah çocuk yüzünde gül goncası ağız
saçlarından incecik su tozu dökülüyor
sığınak gibi derin ağaçlar gibi yalnız
karartma başlamış ışıklar örtülüyor
ellerinde ruh gibi ah portakal kokusu
kırkmaları morsalkım göz kapakları saydam
çok vapurun battığı bir liman orospusu
bir hırsla öptüm ki ah ölürüm unutamam
ay ışığında deniz akordeon solosu
pırıl pırıl yaşadım üç dakika tastamam
görkemli çadırında italyan lunaparkın
sanki zeytin düşürür yerlere gözlerini
ah tahtına kurulmuş bol sakallı bir kadın
sutyenler tutmuyor çılgın göğüslerini
kaşları ip incesi kumral kirpikleri kalın
kim görse şaşırır sakalının süslerini
tavana asılmış sosyalist saçlarından
ah sabah sabah omuzları kan içinde
işkence sonrası genç bir kadın militan
yığınlar uğulduyor hummalı gençliğinde
adı bile çıkmamış dudaklarından
doğru yaşadığının sımsıkı bilincinde ...
izzet altımeşe, ibrahim tatlıses ve kemal sunaldan dinlediğimiz bir türkü.
maden dağı dumandır de loy loy de loy loy kibar yarim
yolu dolan dolandır de loy loy de loy loy kibar yarim
gitti yarim gelmedi yaş gözüme dolandır
bu dağın ardı meşe gün kalka gölge düşe
beni yardan ayıran evine şivan düşe
bu dağlar meşe dağlar vermiş baş başa dağlar
o yar dönüp gelende yol verin aşa dağlar
maden dağı dumandır de loy loy de loy loy kibar yarim
yolu dolan dolandır de loy loy de loy loy kibar yarim
gitti yarim gelmedi yaş gözüme dolandır
bu dağın ardı meşe gün kalka gölge düşe
beni yardan ayıran evine şivan düşe
bu dağlar meşe dağlar vermiş baş başa dağlar
o yar dönüp gelende yol verin aşa dağlar
metallica yorumu pek güzel olan bir irlanda halk şarkısı. sözleri böyle:
as i was a going over the fair fit gilgarra mountains
i met with captain farrell and his money he was counting
i first produced me pistol and i then produced me rapier
saying stand and deliver for you are a bold deceiver
mu sha ring du dum du dam da
whack fol the daddy o
whack fol the daddy o
there`s whisky in the jar
i counted out his money and it made a pretty penny
i put it in me pocket and i took it home to jenny
she sighed and she swore that she never would deceive me
but the devil take the woman for they never can be easy
mu sha ring du dum du dam da
whack fol the daddy o
whack fol the daddy o
there`s whisky in the jar
i went into my chamber all for to take a slumber
i dreamt of gold and jewels and of course it was no wonder
but jenny drew me charges and she filled them up with water
then sent for captain farrell to be ready for the slaughter
mu sha ring du dum du dam da
whack fol the daddy o
whack fol the daddy o
there`s whisky in the jar
it was early in morning before i rose to travel
up comes a band of footmen and likewise captain farrell
i first produced me pistol for she`d stolen away my rapier
but i couldn`t shoot the water so a prisoner i was taken
mu sha ring du dum du dam da
whack fol the daddy o
whack fol the daddy o
there`s whisky in the jar
now there`s some take delight in the carriages and rolling
and others take delight in the hurley and the bolling
but i take delight in the juice of the barley
courting pretty fair maids in the morning bright and early
mu sha ring du dum du dam da
whack fol the daddy o
whack fol the daddy o
there`s whisky in the jar
if anyone can aid me to see me brother in the army
if i can find a station in cork or in killerney
and if hell go with me well go roaming in kilkenny
and im sure hell treat me better than me old me sporting jenny
mu sha ring du dum du dam da
whack fol the daddy o
whack fol the daddy o
there`s whisky in the jar
as i was a going over the fair fit gilgarra mountains
i met with captain farrell and his money he was counting
i first produced me pistol and i then produced me rapier
saying stand and deliver for you are a bold deceiver
mu sha ring du dum du dam da
whack fol the daddy o
whack fol the daddy o
there`s whisky in the jar
i counted out his money and it made a pretty penny
i put it in me pocket and i took it home to jenny
she sighed and she swore that she never would deceive me
but the devil take the woman for they never can be easy
mu sha ring du dum du dam da
whack fol the daddy o
whack fol the daddy o
there`s whisky in the jar
i went into my chamber all for to take a slumber
i dreamt of gold and jewels and of course it was no wonder
but jenny drew me charges and she filled them up with water
then sent for captain farrell to be ready for the slaughter
mu sha ring du dum du dam da
whack fol the daddy o
whack fol the daddy o
there`s whisky in the jar
it was early in morning before i rose to travel
up comes a band of footmen and likewise captain farrell
i first produced me pistol for she`d stolen away my rapier
but i couldn`t shoot the water so a prisoner i was taken
mu sha ring du dum du dam da
whack fol the daddy o
whack fol the daddy o
there`s whisky in the jar
now there`s some take delight in the carriages and rolling
and others take delight in the hurley and the bolling
but i take delight in the juice of the barley
courting pretty fair maids in the morning bright and early
mu sha ring du dum du dam da
whack fol the daddy o
whack fol the daddy o
there`s whisky in the jar
if anyone can aid me to see me brother in the army
if i can find a station in cork or in killerney
and if hell go with me well go roaming in kilkenny
and im sure hell treat me better than me old me sporting jenny
mu sha ring du dum du dam da
whack fol the daddy o
whack fol the daddy o
there`s whisky in the jar
assos çok önemli bir filozof’a ev sahipliği yapmıştır. ünlü yunan filozofu aristoteles burada bir felsefe okulu kurup birkaç yıl burada felsefe dersleri vermiştir.
bir yazar vardır, bir "yazar" vardır, bir de "gönül yazar" vardır.
sanırım yazar sayısı sözlükte fazla.
"yazar" sayısı az gözüküyor galiba.
"gönül yazar" zaten yok sözlükte.
o halde "yazar" sayısının sözlükte az olmasından dolayı açılmış bir başlık olarak görüyorum ben bunu.
onun için yazarları "yazar" olmaya davet ediyorum.
"yazar" olabilenlere de bedava "gönül yazar" 45’liği vereceğim. hadi parmakları çalıştırın...
sanırım yazar sayısı sözlükte fazla.
"yazar" sayısı az gözüküyor galiba.
"gönül yazar" zaten yok sözlükte.
o halde "yazar" sayısının sözlükte az olmasından dolayı açılmış bir başlık olarak görüyorum ben bunu.
onun için yazarları "yazar" olmaya davet ediyorum.
"yazar" olabilenlere de bedava "gönül yazar" 45’liği vereceğim. hadi parmakları çalıştırın...
(bkz: bayraktar bayraklı)
izmir yakınlarında arkeolojik değeri çok yüksek olan bir yerleşke. neden bu kadar değerlidir burası? çünkü ekrem akurgal tarafından kazılmıştır da ondan. o halde bu yer hakkındaki malumatımızı da sözlüğe aktaralım. önden buyurun.
bayraklı, izmir yakınlarında arkeoloji bakımından benzersiz özellikleri olan bir yerdir.
burada ion medeniyetinin ilk safhaları saptanmıştır. etrafı kent duvarlarıyla (fortification walls) çevrelenmiştir.
bayraklı’da dikkat çeken en önemli unsur, eski izmir evleridir. mimari açıdan o dönemi çok iyi yansıtan bu evler kerpiç ile yapılmış olup "dikdörtgen-oval" planlı yapılardır. evlerin üst kısmı samanla kapatılıyordu o dönemlerde. bu evler o dönemin mimari kültürünü yansıtmakta olup, ion medeniyetinin kurulma aşamasında olduğuna dair bizlere net bir fikir vermektedir.
burada ayrıca aeolik tarzda sütun başlıkları bulunmuştur ve başlıklardaki işçilik görülmeye
değerdir.
son olarak, burada protogeometrik tarzda çanak-çömlekler bulunmuştur. bu çanak çömleklerdeki işçiliğin yunanistan’dan geldiği bilinmekte olup ayrıyeten bu kentin o dönemlerde yunanistan ile sıkı bir bağlantısı olduğunu göstermektedir.
sonuç olarak bayraklı, ion medeniyetinin ilk safhalarını bizlere gösteren bir arkeolojik yerleşkedir ve büyük arkeolog ekrem akurgal tarafından türk arkeolojisine kazandırılmıştır.
budur...
bayraklı, izmir yakınlarında arkeoloji bakımından benzersiz özellikleri olan bir yerdir.
burada ion medeniyetinin ilk safhaları saptanmıştır. etrafı kent duvarlarıyla (fortification walls) çevrelenmiştir.
bayraklı’da dikkat çeken en önemli unsur, eski izmir evleridir. mimari açıdan o dönemi çok iyi yansıtan bu evler kerpiç ile yapılmış olup "dikdörtgen-oval" planlı yapılardır. evlerin üst kısmı samanla kapatılıyordu o dönemlerde. bu evler o dönemin mimari kültürünü yansıtmakta olup, ion medeniyetinin kurulma aşamasında olduğuna dair bizlere net bir fikir vermektedir.
burada ayrıca aeolik tarzda sütun başlıkları bulunmuştur ve başlıklardaki işçilik görülmeye
değerdir.
son olarak, burada protogeometrik tarzda çanak-çömlekler bulunmuştur. bu çanak çömleklerdeki işçiliğin yunanistan’dan geldiği bilinmekte olup ayrıyeten bu kentin o dönemlerde yunanistan ile sıkı bir bağlantısı olduğunu göstermektedir.
sonuç olarak bayraklı, ion medeniyetinin ilk safhalarını bizlere gösteren bir arkeolojik yerleşkedir ve büyük arkeolog ekrem akurgal tarafından türk arkeolojisine kazandırılmıştır.
budur...
biri erkektir, öbürü dişidir. yapmayın abiler ablalar. hem ne demişler:
"inek ile öküzü ayırt edemeyen, anasıyla avradını da ayırt edemez!!!"
"inek ile öküzü ayırt edemeyen, anasıyla avradını da ayırt edemez!!!"
(bkz: tövbe)
süper bir evlilik türü. mantık evliliğinden ziyade mantı ve dolayısıyla lezzet ön plandadır bu evlilikte.
çiftlerin kayserili olması durumunda tadından yinmez bir evliliktir hakikaten. bu sayede kayseri mantisi gelecek kusaklara da ulasabilir.
darısı başıma derim, başka bir şey demem...
çiftlerin kayserili olması durumunda tadından yinmez bir evliliktir hakikaten. bu sayede kayseri mantisi gelecek kusaklara da ulasabilir.
darısı başıma derim, başka bir şey demem...
(bkz: mantı evliliği)
hanımıyla cinsi münasebette bulunmak isteyen amelelerin (bünyelerin), eğer evde prezervatif bitmişse başvuracaklari son çaredir.
peki bu nasıl olur? bal gibi olur, aha da böyle olur.
evvela migros torbasi alınır, alete bağlanır ve böylece münasebet kurulur. amelece bir harekettir tabii.
evde prezevatif bulamayan bünyelere, abazanlara, amelelere duyurulur...
peki bu nasıl olur? bal gibi olur, aha da böyle olur.
evvela migros torbasi alınır, alete bağlanır ve böylece münasebet kurulur. amelece bir harekettir tabii.
evde prezevatif bulamayan bünyelere, abazanlara, amelelere duyurulur...
sözlükte tanışmaktan çok memnun olduğum minik kız. önceleri büyük sanıyordum ben bunu ama meğersem "küçücük fıçıcık içi dolu turşucuk" gibi bir şeymiş kendisi. neyi seviyorsan seninle olsun. aman sakın ölme, bu sözlüğe lazımsın...
biz arkeologlar için çok büyük önem arzeden bir sözcük. nedir ahhiyawa? sıkı durun açıklıyorum.
hitit arkeolojisi ile yakından ilgilenenler bu sözcüğü iyi bilirler.
hititçe tabletlerde eğer ahhiyawa diye bir sözcük geçiyorsa, biliniz ki o tablet yunanlılardan bahsediyor demektir. ahhiyawa demek yunanlılar demektir, bir başka deyişle "ahhiyawalılar" demektir.
bu sözcük sayesinde özellikle yunanistandan batı anadoluya göç etmiş yunanlıların hititçe tabletlerdeki varlığını anlayabilmekteyiz. buna ek olarak "ahhiyawa" sözcüğü sayesinde iyonya arkeolojisine hititçe kaynaklardan bakma imkanına sahip olmaktayız.
budur...
hitit arkeolojisi ile yakından ilgilenenler bu sözcüğü iyi bilirler.
hititçe tabletlerde eğer ahhiyawa diye bir sözcük geçiyorsa, biliniz ki o tablet yunanlılardan bahsediyor demektir. ahhiyawa demek yunanlılar demektir, bir başka deyişle "ahhiyawalılar" demektir.
bu sözcük sayesinde özellikle yunanistandan batı anadoluya göç etmiş yunanlıların hititçe tabletlerdeki varlığını anlayabilmekteyiz. buna ek olarak "ahhiyawa" sözcüğü sayesinde iyonya arkeolojisine hititçe kaynaklardan bakma imkanına sahip olmaktayız.
budur...
gene bir arkeoloji yazımla sizlerle beraberiz. bu yazımızda sizlere anadolu ve iyonya (ionya) arkeolojisinde çok önemli bir yer işgal eden miletos ile ilgili malumatımızı aktaracağız. aktaracağız ki, sözlük kalkınsın, güzelleşsin, taş gibi olsun, arkeoloji meraklıları aşka gelsin. değil mi efenim? evet. o halde başlıyoruz, kemerlerinizi bağlayınız ve kendinizi arkeolog xerxesin muhteşem anlatışına bırakınız.
başlıktan da anlayacağınız gibi konumuz miletos şehridir. belki duymuşsunuzdur miletos, "milet" şehridir. hititçe kaynaklarda "milawanda" olarak geçmektedir. miletos iyonya arkeolojisinin olmazsa olmaz denilen yerleşim yerlerinden biridir. batı anadoludaki ion uygarlığının en gözde kentidir miletos. miletos bugünkü manisa ilinin söke ilçesinde yer almaktadır. kent ilk kurulduğunda denize nazır bir yerdeydi, fakat büyük menderes ırmağının taşığı alüvyonların denizi doldurmasıyla kent bugün denizden oldukça uzak bir konumdadır.
miletosun kuruluşu çok eskilere dayanmaktadır. millattan önce 2000 yılının ortalarından itibaren yunanistandan göç edip batı anadoluya göç eden mikenlerin büyük bir çoğunluğu miletosa yerleşmiş ve burada miletos kentini kurmuşlardır. buradan yapılan geniş kapsamlı kazılarda miken uygarlığına ait olduğu apaçık bir şekilde belli olan çömlekler bulunmuştur. burada bulunan çömlekler çok önemlidir çünkü çömleklerin yapılışındaki teknik ve materyal miken kökenli yani dolayısıyla yunanistan kökenlidir. zaten hititçe kaynaklarda, örneğin "annuwanda yazıtında" miletosda miken uygarlığından bahsedilmektedir ama yazıtta miken yerine "ahhiyawa" diye bahsedilir mikenlerden.
miletos, millattan önce 7. ve 6. yüzyıllarda en görkemli dönemini yaşamıştır. daha önce de söylediğim gibi yunanistandan batı anadoluya göç eden yunanlılar buralarda çok sayıda kent devletleri kurmuştur. işte miletos da bu kentlerin en görkemlilerinden biridir. miletos, burada kurulan iyonya federasyonunun (ionian league) merkezi oldu. millattan önce 545 yılında persler batı anadoluda çok sayıda ion kentini işgal etti. fakat bir tek miletos, perslerle barış yaparak bağımsızlığını sürdürdü. fakat persler, iyonyalılar ile kolonileri arasındaki bağlatılarını kesince, miletos şehri perslere karşı bir ayaklanma başlattı. ilk başlarda bu ayaklanma başarılı oldu, persler zorluk çekti ama sonunda persler üstün geldi ve miltos şehrini cezalandırarak bu kenti yakıp yağmaladı.
miletos kentinin 4 adet limanı vardı. en önemli limanı kentin batı yakasında yer alan aslanlı limandır. bu liman kentin savunması açısından çok büyük önem taşıyordu. bu limanın girişi çok dar olduğu için zincirlerle kapatılıyor ve böyle süper bir deniz üssü meydana geliyordu.
miletos kentinde en dikkat çeken yerlerden biri de tiyatrodur. miletos tiyatrosu hakikaten çok görkemli bir tiyatrodur ve tam tamına o dönemdeki mimari ustalığı yansıtmaktadır. bu tiyatro 3 yapı evresi geçirmiştir. millattan önce 4. yüzyılda yapılan bu tiyatro, helenistik ve roma döneminde genişletilerek tam bir kompleks haline getirildi. sahne sütunlarla süslenmiş olup, ayrıyeten 4 sütunlu şeref köşesi vardır bu tiyatroda. bu tiyatronun 15,000den fazla kişiyi alma kapasitesi vardır.
miletosda dikkat çeken önemli bir yapı, roma imparatoru marcus aureliusun eşi faustina tarafından yaptırılan faustina hamamıdır. bu hamam tipik bir roma hamamında olması gereken sıcak oda, soğuk oda, havuz gibi özellikleri barındıran bir hamamdır. burada çok değerli heykeller bulunmuştur. nedir bu heykeller? mitolojide esin tanrıçaları olarak musalar (muse) heykelleri bulunmuştur.
miletosda yer alan bir diğer önemli yapı, tanrı apolloya ithaf edilen delphiniondur. burası kentin kutsal merkeziydi. helenistik dönemde yapılmış olup, roma döneminde değişikliğe uğramıştır. 50 metre eni 60 mete boyu olan bir yapı olup, 5 basamaklı anıtsal bir yoldan girilirdi buraya.
kentte 160 metre uzunluğunda bir agora vardı. burası kentin pazar yeri ihtiyacını karşılıyordu. miletosda diğer dikkat çeken yapıları şöyle sıralamak mümkündür: virgilius kapito hamamı, kent meclisi, dor düzeninde stoalar, gymnasion ve anıtsal çeşme.
bir arkeolog olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, miletos şehri iyonya arkeolojisinin en önemli kentlerinden biridir. burada bulunan arkeolojik değeri olan eserler özellikle ion medeniyeti hakkında bizlere bir fikir vermektedir.
budur...
başlıktan da anlayacağınız gibi konumuz miletos şehridir. belki duymuşsunuzdur miletos, "milet" şehridir. hititçe kaynaklarda "milawanda" olarak geçmektedir. miletos iyonya arkeolojisinin olmazsa olmaz denilen yerleşim yerlerinden biridir. batı anadoludaki ion uygarlığının en gözde kentidir miletos. miletos bugünkü manisa ilinin söke ilçesinde yer almaktadır. kent ilk kurulduğunda denize nazır bir yerdeydi, fakat büyük menderes ırmağının taşığı alüvyonların denizi doldurmasıyla kent bugün denizden oldukça uzak bir konumdadır.
miletosun kuruluşu çok eskilere dayanmaktadır. millattan önce 2000 yılının ortalarından itibaren yunanistandan göç edip batı anadoluya göç eden mikenlerin büyük bir çoğunluğu miletosa yerleşmiş ve burada miletos kentini kurmuşlardır. buradan yapılan geniş kapsamlı kazılarda miken uygarlığına ait olduğu apaçık bir şekilde belli olan çömlekler bulunmuştur. burada bulunan çömlekler çok önemlidir çünkü çömleklerin yapılışındaki teknik ve materyal miken kökenli yani dolayısıyla yunanistan kökenlidir. zaten hititçe kaynaklarda, örneğin "annuwanda yazıtında" miletosda miken uygarlığından bahsedilmektedir ama yazıtta miken yerine "ahhiyawa" diye bahsedilir mikenlerden.
miletos, millattan önce 7. ve 6. yüzyıllarda en görkemli dönemini yaşamıştır. daha önce de söylediğim gibi yunanistandan batı anadoluya göç eden yunanlılar buralarda çok sayıda kent devletleri kurmuştur. işte miletos da bu kentlerin en görkemlilerinden biridir. miletos, burada kurulan iyonya federasyonunun (ionian league) merkezi oldu. millattan önce 545 yılında persler batı anadoluda çok sayıda ion kentini işgal etti. fakat bir tek miletos, perslerle barış yaparak bağımsızlığını sürdürdü. fakat persler, iyonyalılar ile kolonileri arasındaki bağlatılarını kesince, miletos şehri perslere karşı bir ayaklanma başlattı. ilk başlarda bu ayaklanma başarılı oldu, persler zorluk çekti ama sonunda persler üstün geldi ve miltos şehrini cezalandırarak bu kenti yakıp yağmaladı.
miletos kentinin 4 adet limanı vardı. en önemli limanı kentin batı yakasında yer alan aslanlı limandır. bu liman kentin savunması açısından çok büyük önem taşıyordu. bu limanın girişi çok dar olduğu için zincirlerle kapatılıyor ve böyle süper bir deniz üssü meydana geliyordu.
miletos kentinde en dikkat çeken yerlerden biri de tiyatrodur. miletos tiyatrosu hakikaten çok görkemli bir tiyatrodur ve tam tamına o dönemdeki mimari ustalığı yansıtmaktadır. bu tiyatro 3 yapı evresi geçirmiştir. millattan önce 4. yüzyılda yapılan bu tiyatro, helenistik ve roma döneminde genişletilerek tam bir kompleks haline getirildi. sahne sütunlarla süslenmiş olup, ayrıyeten 4 sütunlu şeref köşesi vardır bu tiyatroda. bu tiyatronun 15,000den fazla kişiyi alma kapasitesi vardır.
miletosda dikkat çeken önemli bir yapı, roma imparatoru marcus aureliusun eşi faustina tarafından yaptırılan faustina hamamıdır. bu hamam tipik bir roma hamamında olması gereken sıcak oda, soğuk oda, havuz gibi özellikleri barındıran bir hamamdır. burada çok değerli heykeller bulunmuştur. nedir bu heykeller? mitolojide esin tanrıçaları olarak musalar (muse) heykelleri bulunmuştur.
miletosda yer alan bir diğer önemli yapı, tanrı apolloya ithaf edilen delphiniondur. burası kentin kutsal merkeziydi. helenistik dönemde yapılmış olup, roma döneminde değişikliğe uğramıştır. 50 metre eni 60 mete boyu olan bir yapı olup, 5 basamaklı anıtsal bir yoldan girilirdi buraya.
kentte 160 metre uzunluğunda bir agora vardı. burası kentin pazar yeri ihtiyacını karşılıyordu. miletosda diğer dikkat çeken yapıları şöyle sıralamak mümkündür: virgilius kapito hamamı, kent meclisi, dor düzeninde stoalar, gymnasion ve anıtsal çeşme.
bir arkeolog olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, miletos şehri iyonya arkeolojisinin en önemli kentlerinden biridir. burada bulunan arkeolojik değeri olan eserler özellikle ion medeniyeti hakkında bizlere bir fikir vermektedir.
budur...
(bkz: ihtiyaç molası)
çelik isimli şarkıcının bir albümüne ismini veren şarkı. rock soundu vardır bu parçada. güzeldir yani..
gün senin günün kapına geldim
bir demet gülüm yoluna serdim
al şu kalbimin külünü verdim
gel yapma gel sen de sevdin
ah sevda ah sevda böyle yaman sevda
ah sevda ah sevda başı duman sevda
ah o gülüşün e bana dönüşün
döner durur başım yaman bu sevda
nerede yüzün o kara gözün
yanıyorum her bakışta
bir daha mı aman of aman aman
kaçıncı bu acı bilmem kaçıncı
bir daha mı aman of aman aman
yanıyorum her bakışta
bir sefer bakıp ateşe attın
sen beni yakıp nereye kaçtın
bil peşindeyim sana ne yaptım
gel yapma gel sen de yandın
gün senin günün kapına geldim
bir demet gülüm yoluna serdim
al şu kalbimin külünü verdim
gel yapma gel sen de sevdin
ah sevda ah sevda böyle yaman sevda
ah sevda ah sevda başı duman sevda
ah o gülüşün e bana dönüşün
döner durur başım yaman bu sevda
nerede yüzün o kara gözün
yanıyorum her bakışta
bir daha mı aman of aman aman
kaçıncı bu acı bilmem kaçıncı
bir daha mı aman of aman aman
yanıyorum her bakışta
bir sefer bakıp ateşe attın
sen beni yakıp nereye kaçtın
bil peşindeyim sana ne yaptım
gel yapma gel sen de yandın
çelik denen şarkıcı namzedinin "yaman sevda" isimli albümünün 2 numaralı şarkısı. pek güzel şarkıdır o ayrı. aşık olunduğunda söylenmesi farz olan şarkılardan.
nefise karataya olan aşkı hiç bitmeyecek gibi gözüken yazar. isteriz babasından, sana alırız be nothelle! sen başlık parasını hazırla...
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?