confessions

isimsiz kahraman

- Yazar -

  1. toplam entry 5876
  2. takipçi 1
  3. puan 3566711

portakal kabuğuyla savaş yapmak

isimsiz kahraman
kucukken kisin disariya cikamamanin vermis oldugu sikintiyi eglenceye cevirmek icin kardesler arasi yapilan bir nevi ic savastir. cem sultan olayiyla kiyaslandiginda daha ufak tahribatlar vermis oldugu gun gibi asikardir, nitekim annemizin c vitamini alalim diye getirdigi portakallar once afiyetle mideye indirilir, akabinde zulaya atilan kabuklari meydana cikarilir. allah allah nidalari esliginde kabuklar sikilarak karsi tarafin gozleri nisan alinir. kabuktan fiskiran sivi karavana olmadiysa sizim sizim sizlatir. bu sirada zivanadan cikan kardesler kendilerini kaybederken gurultu patirti ederler; derken televizyon izleyen mutlak guc tum hasmetiyle yerinden kalkar ensenizde belirir, her iki tarafa ikiser saplak atarak ateskes ilan eder.
bir diger versiyonu ise mandalina kabuguyla savas yapmaktir, lakin mandalina kabugu ince oldugundan portakalla yapilan kadar zevk vermez.

yılmaz güney

isimsiz kahraman
kendi agzindan yasam oykusu ise soyledir:

bir sanatci olarak "yilmaz guney" diye bilinirim. asil adim yilmaz putun’dur. adim, zorluklar karsisinda egilmez, umutsuzluga kapilmaz, yilginliga dusmez ve basegmez anlamina gelir; soyadim putun ise bir dag meyvesinin kirilmaz cekirdegi demektir.
1937 yilinda, turkiye’de, bir guney sehri olan adana’nin yenice koyunde dogdum. kurt asilli, topraksiz bir koylu ailenin iki cocugundan biriyim. annem dindardi ve okuma yazma bilmezdi. hâlâ sag... babam ise okuma yazmayi askerde ogrenmisti. annem gibi o da hic okula gitmemisti. 1976’da ben kayseri cezaevi’ndeyken oldu. mezarini goremedim...
dokuz yasimdan bu yana hayatimi calisarak kazandim. ilk isim dana gutmekti. liseyi adana’da bitirdim. o yillar doruk adinda bir sanat dergisi cikardim. sanata merakliydim ve hikayeler yaziyordum.
1955’te bir hikayemden oturu takibata ugradim. hakkimda dava acildi.
1957 yilinda istanbul’a, iktisat fakultesi’nde ogrenim gorme hayalleriyle geldim. fakat devam edemedim. 1955’ten beri suren takibat ve mahkeme sonuclanmisti ve ben baslangicta yedi bucuk yil agir hapis ve iki bucuk yil surgun cezasina carptirildim. daha sonra temyiz mahkemesi karari bozdu, yeniden gorulen mahkeme sonucu cezam bir bucuk yil agir hapis ve alti ay surgun cezasina cevrildi. ogrenimim yarim kalmisti. onumdeki tek yol, kendimi hayatin okulunda, hayatin kabul ettigi ve dayattigi ogretmenler araciligi ile egitmekti. oyle yaptim...
kitaplar, sinema, is, cezaevi, acimasizlik, hayatin kati kurallari, toplumsal baskilar, kahpelikler, yigitler... karsilastigim zorluklari yenmek icin direnmek ve kararlilik...
ogretmenlerimden biri zor’dur... 1961 mayisi’nda cezaeviyle tanistim. 1962 araligi’nda cezam bitti. muhafazakarligiyla unlu konya sehrine surgune gonderildim. konya sinirlarindan cikamazdim. her aksam polise imza vermeliydim. en cok imzayi polis defterine attim. 180 defa...
1968’de askere gittim. 1970 nisan’inda dondum. hayatimdan calinan iki yil...
1971 mayis’inda on binlerce aydin, sanatci, yazar gibi ben de gozaltina alindim. hakkimda hicbir delil yoktu. sadece kusku.
bir hafta gozaltinda tutulduktan sonra serbest birakildim; resmi olmayan bir emirle, sozlu bir emirle ve tehditle nevsehir’e uc ayligina yine surgun edildim. bu kez polise imzaya gitmiyordum, polis beni distan kolluyordu.
1972’de, mart’in 16’sinda, devrimcilere yardim gerekcesiyle tutuklandim. mahkeme sonucu 10 yil agir hapis ve surgun cezasina carptirildim. ecevit hukumetinin 1974 genel affiyla serbest birakildim. bugun ise ecevit cezaevindedir. 1974 eylul’unde, bir cinayet olayina adim karisti ve 19 yila mahkum edildim. cezaevindeyken guney adli bir kultur-sanat dergisi cikardim. onuc sayi sonra sikiyonetimin yeniden gelmesi uzerine, dergimiz kapatildi ve hakkimda yazilarimdan oturu on ayri dava acildi. sucum, komunizm propagandasi yapmak, milli duygulari zayiflatmak, halki suc islemeye tesvik etmek, suc sayilan fiileri ovmek ve devletin icte ve dista itibarini sarsmak... istenen ceza toplami yaklasik 100 yil... 1981 ekim’inde, izinli ciktigim isparta yari-acik cezaevine donmedim. sonra da yurt disina ciktim. 1981 ekim’ine kadar, yaklasik oniki yilimi cesitli cezaevlerinde gecirdim. bu oniki yil icinde, ikisi yari-acik olmak uzere onbes cezaevi tanidim ulkemden ayrildiktan sonra ilk aylarda uc davanin sonuclandigini, sonucta, toplam 20 yil agir hapis, 7 yila yakin da surgun cezasi aldigimi ogrendim... obur davalarim devam etmekte; ancak henuz hangileri sonuclandi, ne kadar daha ceza aldim, bilmiyorum...

canım sevdigim yüreğim

isimsiz kahraman
bu duvarlar yetmiyor bizi ayirmaya bilesin...
bu parmakliklar, bu demir kapilar, bu hava, inan...
bazen bir yumrukta yikacak kadar guclu,
bazen bir serce kadar gucsuzsem, bir nedeni vardir...
hangi zorlugu yenmemis insanoglu.
hele tasiyorsa icinde bu insanca sevgiyi.
guzel gunler zorlu duraklardan gecer sevdigim.
damla damla birikiyor insan. damla damla sevgili...
bir gun akip gidecegiz hayata...
duvarlar yikilacak, acilacak butun kapilar bilesin.
benim yuregim sensin simdi, seni vurur durur...
ve yine damla damla cogaliyorsun icimde.

(bkz: yilmaz guney)

ağla sevdam

isimsiz kahraman
agir roman’in soundtracklerinden. haydi atilla ozdemiroglu bir hatadir oldu boyle bir sarkiyi peydahladi diyelim, neden yusuf taskin’a soylettin be vicdansiz dedirtir adama. ismi ile musemma bir sarkidir, sevda ile birlikte sizi de aglatir:

agla sevdam, agla
agla, zorba bu dunya
agla, susma agla
agla, agla

kordugum cember dort duvar
can evinde bikar, can ucar
bos kalir o hanlar, saraylar

beni sen al
yeminim var
kul oldum, sondum
atesine sar
sar, al beni sana sar
sar, sar
bana sensin yar

habersiz kuslar gecer
geceler zehir zikkim
gozlerimi sel basmis
yagmurlar ardindayim
asigim, ben sana cok asigim
yola cik, yollardayim
190 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol