confessions

goetica

- Yazar -

  1. toplam entry 15657
  2. takipçi 3
  3. puan 262692

oğluna destek için gerdek gecesine giren baba

goetica
-dürdane babam da bizimle gerdeğe girecek ben korkuyorum
+off tonguç evlenmeden olmaz dedin (!) evlendik gene olmuyor ne biçim erkeksin sen ya,iyi gelsin yeterki bitsin artık şu iş kız kurusu oldum
*bak oğlum önce kızın gelinliğini çıkar nazik nazik gözünü korkutma
-baba ben utanırım
+offf aman tonguç çekil şurdan,babacım siz önden buyurun
-hö?

gülşen bubikoğlu

goetica
tarık akan’la mükemmel bir ikili olan turk filmlerinin vazgeçilmezi güzel kadın.tarık akan’la bir filmleri vardı böyle camın önüne seni seviyorum yazıp beklemişti adamcağız sabaha kadar..pek severdim pek.

corpse bride

goetica
tim burton’ın the nighmare before christmas dan sonra gene harikalar yarattığı stop motiondır.filmdeki gelinimiz ile sally’nin belirgin bir benzerlikleri vardır ama hikaye tamamıyla farklıdır tabiki.victor ile victoria evlenecektir fakat bunun için victor’un doğru sözleri 1 kere de söylemesi gerekmektedir.fakat heyecanlı damat victor bunu bir türlü beceremez.ormanda yururken sözleri ezberlemeye çalışır başarır ve gaza gelir orada bulunan bir dal(!) parçasına yüzüğü takar ve sözleri söyler..
fakat dal bildiğimiz dal değil ölü bir gelinin parmağıdır ve gelin bunun üzerine dirilir...

mükemmel ötesi izlemeyen bin pişman filmlerden biridir.

"with this hand i will lift your sorrows..your cup will never empty,for i will be your wine...
with this candle,i will light your way in darkness...
with this ring,i ask you to be mine.."

ters piramit

goetica
en eski ve en çok kullanılan haber yazma kuralıdır.haberin akışı önemliden önemsize doğru ilerler.yani önce haberin önemli kısımları belirtilir daha sonra haberin ayrıntıları verilir.

belkim bir kertenkeleydim

goetica
çok güzel bir can yücel şiiridir..

belkim bir kertenkeleydim
piç edilmiş bir yağmurun serini
bir güzelin çirkiniydim
çirkinlerin en güzeli
yeşil koşsa güneşlerin gölgesi
ben en hızlı yeşiliydim
kurbağa yarışlarında annemin
çatal matal kaç çataldım kimbilir
bin dereden bir kendimi getirdim
haydan gelip huya giden bir huysuz
heyheyler içinde bir heydim
belkim yedi belkim sekiz belaydım
düdük çalar hırsızlanmış polisler
ben korkudan üstlerime işerdim
üç yıldızlı bir albaydı gökyüzü
karşısında önüm açık gezerdim
ağzı bozuk meymenetsiz bir ozan
rus cenginde cağanozdum bir zaman
iki gözüm iki koltuk eviydi
mavilerim bir miyobun koynunda
kendi düşen köyler kentler ağlamaz
sur dısında ben oturur ağlardım
ekmek diye bağrışırdı bebeler
elma derler ben ortaya çıkardım
ağıtlarla kutlanırdı isa doğdu gecesi
fil dişinden bir kuleydim yıktım kendimi
bilmem hangi keloğlanın fesiydim
bir püskülsüz sümbülteber tohumu
fesleğenler yaprak dökmüş şerrimden
bir naraydım kimse bilmez nereden
ya yakından ya uçmaktan gelirdim
belkim ince belkim kalın bir sestim
belkilerin kol gezdiği saatta
belkim belki bile değildim
599 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol