confessions

goetica

- Yazar -

  1. toplam entry 15657
  2. takipçi 3
  3. puan 262696

sallanan eller

goetica
oruç aruoba $iiridir..

giderken dalgaların ardından
baktım sana yıllardan sonra
hiçbir şey eskimemiş
her şey yepyeni
olabilir mi?

ne çok duygu yaşanıp geçmiş
denizde sürüklenen iki somun ekmek
yemyeşil bir sarmaşık,kökleri kopuk
ne çok yol,ne az varış..

güneşin kuruttuğu,rüzgarın savurduğu
karın soğuttuğu,onca iç çekiş
günlerin yavaş akışla oluşturduğu
ne az yer,ne çok geçiş..

geçmedik belki,gitmedim belki ben
sen orada uzaktan el sallarken
rüzgar sustu,dalgalar durdu
ne çok gidiş,ne az ayrılış..

"gelirken herşeyinle koşup
gelsen bana yıllardan sonra
hiçbir şey değişmemiş
her şey eskisi gibi
olabilir mi?"

gelip geçici

goetica
oruç aruoba $iiridir..

gelip geçici,geçip gidici değil mi?
herşey..
horoz ötüşü,çocuk gülüşü,deniz kıpırtısı..
herşey..sen ve ben..
gelip geçmedik,geçip gitmiyor muyuz?
gelip geçici,geçip gidici değil..
herşey..sevgi öpüşü..
dinginlik düşü,yürek sızısı..
herşey..sen ve ben..
gelip geçmedik,geçip gitmiyoruz..

dinle;
esip yiten tatlı umut
genişleyip biten serinlik
kalan üzüntü
görülerek
işitilerek
geçip gitmeyen
gelip kalan
yüzlerimiz,seslerimiz.
sen ve ben ..
gelip kalan..
bilerek gelen kalan..

biliyor musun nereden geliyorum

goetica
oradan..
senin gideceğin yerden..
en dibinden acıların
en içinden sevinçlerin..
ikimizin gideceği yerden..

oradan..
ikimizin olduğu yerden..
çevremizden gelen etkilerden sıyrılıp,
kendiliğimizden oluştuğumuz yerden.

oradan..
bizim yerimizden..
ikimizin de geldiği yerden..
yenilgiden,
üzüntüden,
yeşillikten,
mavilikten.

biliyor musun
nereden?

yaşamın en dibinden.
içtenliğin en içinden.

sen ve ben..
neden gelmişsek ve gideceksek
o yere,o yerden
kendiliğimizden,
gideceğiz ve geleceğiz
o yere
yeniden..

sen ve ben..
yeniden ve yeniden.

senin elin..
serin elin..
benim elim..
derin elim..

senin elin..
benim elim..
benim elim..
senin elin..

senin elim..
benim elin..

dingin elin..
suskun elim..

gidiyorsun..
bütün ışıklarımı göndersem seninle
aydınlanır mısın?

gidiyorsun..
bütün sevinçlerimi göndersem seninle
mutlanır mısın?

gidiyorsun..
bütün hüzünlerimi göndersem seninle
üzülür müsün?

gidiyorsun..
bütün acılarımı göndersem seninle
yıkılır mısın?

ben üzüntülü ve yıkık kalırken
sen aydınlık ve mutlu

git..

(bkz: oruç aruoba)

akan kan

goetica
ne çok ölü düşün var senin
kırık..
dökük..
gerçeklerin üşüşünce düşüncene
ne çok canlı acın var senin.
bölük pörçük..
gerçeklerin inince içine
ne çok katı kanın var senin.
ne çok diri ölün var senin.
paramparça..
yaşamın bastırınca bakışına
ne çok akan kanın var senin.
ne çok yiten anın var senin.
delik deşik..
yaşamın ulaşınca durağına
ne çok biten anın var senin.
ne çok halin var senin..

(bkz: oruç aruoba)

ego

goetica
ben..
nerelere,ne zaman..
ne zamanlardan
bu yana
boyuna
çabalayan...

ben..
kimlere kimlerden..
ne acılardan
bu yana
boyuna
çırpınan...

ben..
çiçekli baharında gençliğimin
yüreğim umut dolu
yürüyen...

ben..
çelenkli güzünde geçmişliğimin
yüreğim hüzün dolu
duran..

neler,kimler..
çabaladığın,çırpındığın..
ne zamanlar,ne acılar..
ben..
ben dediğin?

(bkz: oruç aruoba)

isitilmeyen

goetica
yuvarlanarak geçtim buradan
görmediniz...
güneş bile yumdu gözlerini
kapattı kulaklarını
işitmedi sözlerimi.

yaralanarak geçtim buradan
sağaltmadınız..
gök bile örtündü bulutlarını
sakladı yıldızlarını
dinlemedi umutlarımı.

yok olarak geçtim buradan
yaşatmadınız..
ölüm bile çekti aldı anlarını
tuttu attı anılarımı
dindirmedi acılarımı.

(bkz: oruç aruoba)

gündüz yarasaları

goetica
$iirin tamamı..


neyiz ki biz?
ilk ışınları görününce güneşin,
kaparız tepenin gözkapaklarını
çam değiliz ki,kollarımız açık
ürpererek karşılayalım donuk ışığı.
gölgeler kısalınca çıkarız ortaya,
açıklıktır, aydınlıktır aradığımız,
parlaklıkta bulur gücünü görüşümüz.
tanımayız alacakaranlığı delen,
tepelerin arasından seçen bakışı.
kör olmuş ışıktan gözlerimiz.
gündüz yarasalarıyız biz.

ii.

geceyi düşleriz gündüzken,
geceyken de gündüzü
yitirebileceklerimiz yitiktir
onlardan uzaktayken
ama özleriz,döneriz yeniden
yitirmeden
yitirebileceklerimizi
yitiremediklerimize.
yitirebilirdik,deriz;
ama yalnızca bir fiil çekimi bu
tutsaklıklara bağlamışız özgürlüğümüzü.
gündüz yarasalarıyız biz.

iii.

sağlamdır düşünce temellerimiz,
ama altlarında kist vardır,sonra kum
dururuz gerçi,sapasağlam,kalın
taştan duvarlarımızla,dimdik ayakta;
ama biraz su,bir sızıntı
kaydırır temellerimizi hemen.
duyarız yerçekimini hemen,
titreriz.
sımsıkı,gergin bağlar vardır
düşüncelerimizi ayakta tutan,ama,
ya temelsizse temeli
bütün bu bağları
bağlayan
bağın?
bağlantısızca bağlarız bağlarımızı.
gündüz yarasalarıyız biz.

iv.

yapacaklarımız vardır kocaman,
kocaman başarılar,yüce çağrılar; ama,
tutmadığımız bir eldedir aklımız,
bir son selamda, biz aceledeyken gönderilen
nedir ki acelemiz,niyedir ki?
camın boşluğunu arayan kocaman
pervaneler gibi,kanat çırpan
ışığa ulaşmak için
çırpınan,camı kıracakmış gibi
düşmanımızdır oysa ışık bizim,
kanatlarımızı yakan,kavuran
aradığımız ışıkta nedir ki?
ışıktan gelir ölümümüz.
gündüz yarasalarıyız biz.

v.

hep bir dimdik,dümdüz dürüstlüktür duyduğumuz,
ama bir kuşku kurdu kıvır kıvır kemirir köklerimizi
nasıl da kolaydır yalanlarımız,uydurmalarımız,
nasıl da rahat.
iç sızlaması nedir bilmeyiz;
başedilemez gerçeklerimiz hazırdır çünkü hep
kozasında mışıl mışıl kanat takınır tırtılımız,
sindire sindire yapraklarımızda açtığı delikleri.
övünürüz delik deşik,bölük pörçük
yeşilliğimizle yenmiş bitmiştir oysa
büyüme noktalarımız,su çekmez artık
kök uçlarımız,dökülüp gitmiştir
taç yapraklarımız artık.
nasıl da yabancı topraktan baş uzatmış taze fide bize.
gündüz yarasalarıyız biz.

vi.

bir görsek andığımız yüzü,
tanır mıyız?
tanır mıyız sevdiğimizi,
bilir miyiz neydi
sevdik mi,seviyor muyuz?
yürüyüşü,saçının dökülüşü
anımsar mıyız,anımsıyor muyuz?
bir anıdan başka nedir ki sevgimiz?
gündüz yarasalarıyız biz.

vii.

koy başını omuzuma yine.
aldırma,söylenmeden kalsın
düşünülmedikler,bilinmedikler..bırak..
unutulsun geridekiler,özlensin ileridekiler
bırak yansısın camda donuk ışık,
usulca ışıldarken sabah,
aydınlanırken uçup geçen yeşillik.
gel uyuyalım güneş görününce,
aşınca tepeyi göz kamaştırıcı ışık.
uyanacağız nasılsa,dikelmeden ışınlar,
dümdüz,aklaştırıcı olacak yeniden bakışımız.
ama şimdi sanki sevdalı gibiyiz şimdi,
sanki karanlıkta sezinledik aydınlığın başladığı yeri
şimdi kurduk sanki geceyi gündüzle,
şimdi kuruttuk sanki gündüzü geceyle
aydınlığın karanlığında görür gözlerimiz.
gündüz yarasalarıyız biz.

mumun

goetica
bütün ışıklara karşı geldi
yaktığın bu mum
neyin nereden nereye geçişiydi
aktığım o mum
bir aydınlık geçit,bir kedi
sakladığım o kurum
zamanın ötesinde bir şimdi
sakındığım bu durum.

(bkz: oruç aruoba)

komşuların erzak isteme hastalıkları

goetica
insanı katil olmaya te$vik eden hastalıktır.kom$u gelir bir $eyler ister yiyecekse geri beklenmez tabiki de kom$u gelip ampul takmak için merdiveniniz var mıydı kom$u diyip merdiveni alıp giderse ve 2 gun sonra da evden ta$ınırsa insan sinir olur,kom$unun yaptığı hayvanlıktır,manyaklıktır.hayır i$in parasında pulunda değilim belki o merdivenle benim bi gönül bağım vardı?olamaz mı yani..

kızıl

goetica
evdeki butun yastıkların havluların kırmızı olma sebebidir.iliğinizi kemiğinizi kurutan saç rengidir.zira ilk boyandığı zaman güzel güzel parlayan renk 2 veya 3 yıkamadan sonra matla$maya ba$lar eskisi gibi parlamaz hatta biraz daha fazla beklenirse iğrenç bir renk haline dönü$ür hatun ki$i sinir olur 15 gunde bir saç boyatır.kuaför verilen paralarla yolunu bulurken hem saça hem verilen paraya yazık mıdır?hayır değildir.her $ekilde bağrımıza basar öyle de severiz biz onu.
568 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol