(bkz: yapma canım yapma arkada$ım)
an itibariyle telefonla katıldığım zirve.sanırım $imdiye kadarki en kalabalık zirve.ayrıca bu sefer countess bulunmu$. çok eğleniyorlarmı$ kıskançlıktan çatırt diye çatlamaktayım.
(bkz: pixie ile konu$tum haberler iyi)
(bkz: pixie ile konu$tum haberler iyi)
küs olan bilgiçlerin barı$acağı bir o kadar da kayna$acağı gundur.gonul ister ki hic kırgınlıklar olmasın dolayısıyla böyle gunler de olmasın.
bu güzel günde bilgiç ki$iler barı$ çubuğu tüttürür,$arkılar türküler söyler jedi de bilgiclere nazar boncuğu dağıtır falan fi$mekan.
ayrıca serbest çağrı$ım;
(bkz: bilgi sozluk altın gunu)
bu güzel günde bilgiç ki$iler barı$ çubuğu tüttürür,$arkılar türküler söyler jedi de bilgiclere nazar boncuğu dağıtır falan fi$mekan.
ayrıca serbest çağrı$ım;
(bkz: bilgi sozluk altın gunu)
(bkz: araklamak)
(bkz: alkolik hareket engellenemez)
(bkz: 608)
senin için yalnız bıraktım kendimi.
neşterden bozma bir tahterevalli üzerindeyim de
kimseyle oynamak istemiyorum sanki
kimse yok karşımda
buna rağmen yerde karşımdaki oturak,
evet yerde! hem boş hem yerde!
havada olan benim havada asılı olan!
ben varsam bir ağırlığım da olmalıydı halbuki benim
yanlış mı?
eksik buluyor musun hiç göremediğin yerlerini?
buluyorum ben
“nasılsın” diyorlar mesela
“iyidir” diyorum “ne olsun,aynı”
sonra diyorum ki kendime
“ben istenmiyor olmakla ilgiliyim”
bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum
bi kere karşılaştık ya hatırlıyor musun ne kadar güzeldi
eski sevgililer neden arkadaş olamasın tadındaydı gerçi ama güzeldi
sen çok güzeldin
geceydi,evine kadar yürüdük
yoruldun çok
hafif kızardı yanakların
azıcık alkollüydün
özlemiş gibiydin üstelik beni
çok konuşmadın
bi kaç bir şey anlattın ki önemsemiyordun anlattıklarını
ama gözlerin parlıyordu,anlatabiliyor olmayı sevmiş gibiydin
“nasılsın” dedin sonra birden
gerçekten “nasılsın” diyordun
“iyidir” dedim ben
“ne olsun,aynı” demedim
çok mutluydum çünkü
utanmasam ağlayacaktım
o kadar yakın mıydı senin evin çok çabuk varmadık mı?
çok mu hızlı yürüdük ki ben mi hızlı yürüttüm seni?
ve sen o apartmana ne zaman girdin de ne zaman söndü o ışık?
sonra ben dedim ki kendime
“ben istenmiyor olmakla ilgiliyim”
utanmadım ağladım..
nasılsın su?mutlu musun?
büyüksün benden farkında mısın
havada olan benim havada asılı olan
artık debelenmiyorum ayna önünde iyi göründüğüm bi açı yakalayana kadar
kabullendim bile sayılır çirkinliğimi
temizlemiyorum odamı
heyecanla uyanmıyorum
“nasılsın” diyorlar mesela
“iyidir” diyorum
“ne olsun aynı”.
senin için yalnız bıraktım kendimi
fedakar aşık tadında değil yada aklanmaya çalışan yahuda tadında
öyle bıraktım işte elimde olmadan
hiçbir şey talep etmeden bıraktım
hatta bir ölü nasıl aklayamazsa kendisini
öyle
bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum dedim ya
terminalleri de unutmuyorum
sen giderken daha soğuk olurdu terminaller
ağlardın bazen,ben ağlamazdım
bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi susardım.
güçlü biri gibi susardım ki
yemin ederim kimsenin yanında senin yanında hissettiğim kadar güçsüz hissetmezdim kendimi
(bilmiyorum güçsüz mü doğru kelime aciz mi)
bu her zaman böyleydi
en çok terminallerde böyleyi bu
kıskançlık krizi oldu sonra böyleydi bu dediğimin adı
yemin ederim olsun istemedim ben kendi kendine oldu
depresyon oldu sonra
oldu işte bir şeyler
neticede ben unutmuyorum terminalleri ki
ne zaman gitsem o terminallere(sadece gitmek zorunda olduğum zamanlarda gidiyorum)
çatlaklar görüyorum yerlerde
büyük bir hüzün görüyorum o çatlaklardan havaya karışan
neden kimse görmüyor bunu da bir ben görüyorum?
ve su,
bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi
yalnız bıraktım kendimi senin için
sıfır altı gün sıfır sekiz gece sustum önce
sonra “iyidir” dedim “ne olsun aynı”
ve bakıp aynada gittikçe çirkinleşen yüzüme
“ben” dedim “ben istenmiyor olmakla ilgiliyim”
ve su,
alıştım ben
alıştım...
hatta evrenin bütün yalnızlıklarını üstüme alındım..
(bkz: emre aydın)
neşterden bozma bir tahterevalli üzerindeyim de
kimseyle oynamak istemiyorum sanki
kimse yok karşımda
buna rağmen yerde karşımdaki oturak,
evet yerde! hem boş hem yerde!
havada olan benim havada asılı olan!
ben varsam bir ağırlığım da olmalıydı halbuki benim
yanlış mı?
eksik buluyor musun hiç göremediğin yerlerini?
buluyorum ben
“nasılsın” diyorlar mesela
“iyidir” diyorum “ne olsun,aynı”
sonra diyorum ki kendime
“ben istenmiyor olmakla ilgiliyim”
bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum
bi kere karşılaştık ya hatırlıyor musun ne kadar güzeldi
eski sevgililer neden arkadaş olamasın tadındaydı gerçi ama güzeldi
sen çok güzeldin
geceydi,evine kadar yürüdük
yoruldun çok
hafif kızardı yanakların
azıcık alkollüydün
özlemiş gibiydin üstelik beni
çok konuşmadın
bi kaç bir şey anlattın ki önemsemiyordun anlattıklarını
ama gözlerin parlıyordu,anlatabiliyor olmayı sevmiş gibiydin
“nasılsın” dedin sonra birden
gerçekten “nasılsın” diyordun
“iyidir” dedim ben
“ne olsun,aynı” demedim
çok mutluydum çünkü
utanmasam ağlayacaktım
o kadar yakın mıydı senin evin çok çabuk varmadık mı?
çok mu hızlı yürüdük ki ben mi hızlı yürüttüm seni?
ve sen o apartmana ne zaman girdin de ne zaman söndü o ışık?
sonra ben dedim ki kendime
“ben istenmiyor olmakla ilgiliyim”
utanmadım ağladım..
nasılsın su?mutlu musun?
büyüksün benden farkında mısın
havada olan benim havada asılı olan
artık debelenmiyorum ayna önünde iyi göründüğüm bi açı yakalayana kadar
kabullendim bile sayılır çirkinliğimi
temizlemiyorum odamı
heyecanla uyanmıyorum
“nasılsın” diyorlar mesela
“iyidir” diyorum
“ne olsun aynı”.
senin için yalnız bıraktım kendimi
fedakar aşık tadında değil yada aklanmaya çalışan yahuda tadında
öyle bıraktım işte elimde olmadan
hiçbir şey talep etmeden bıraktım
hatta bir ölü nasıl aklayamazsa kendisini
öyle
bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum dedim ya
terminalleri de unutmuyorum
sen giderken daha soğuk olurdu terminaller
ağlardın bazen,ben ağlamazdım
bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi susardım.
güçlü biri gibi susardım ki
yemin ederim kimsenin yanında senin yanında hissettiğim kadar güçsüz hissetmezdim kendimi
(bilmiyorum güçsüz mü doğru kelime aciz mi)
bu her zaman böyleydi
en çok terminallerde böyleyi bu
kıskançlık krizi oldu sonra böyleydi bu dediğimin adı
yemin ederim olsun istemedim ben kendi kendine oldu
depresyon oldu sonra
oldu işte bir şeyler
neticede ben unutmuyorum terminalleri ki
ne zaman gitsem o terminallere(sadece gitmek zorunda olduğum zamanlarda gidiyorum)
çatlaklar görüyorum yerlerde
büyük bir hüzün görüyorum o çatlaklardan havaya karışan
neden kimse görmüyor bunu da bir ben görüyorum?
ve su,
bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi
yalnız bıraktım kendimi senin için
sıfır altı gün sıfır sekiz gece sustum önce
sonra “iyidir” dedim “ne olsun aynı”
ve bakıp aynada gittikçe çirkinleşen yüzüme
“ben” dedim “ben istenmiyor olmakla ilgiliyim”
ve su,
alıştım ben
alıştım...
hatta evrenin bütün yalnızlıklarını üstüme alındım..
(bkz: emre aydın)
yaşadığımdan emin değilim.
gittiğinden eminim ama bak.
seni özlediğimden eminim.
yirmi beş yaşında bir hayal kırıklığı olduğumdan hiç şüphem yok mesela.
beceriksizliğimden,yalnızlığımdan,bu şehri sevmediğimden,düzensizliğimden,yorgunluğumdan,huysuzluğumdan,baltalarınızdan birine sap olmamışlığımdan hatta olamayacak olmamdan,kırgınlığımdan,bir gün bana ayrılan sürenin sonuna geleceğimden her tavşan kesildiğimde dünyanın dağ olma vaziyetinden filan eminim.
örnekleri çoğaltabilirim.örnekleri çoğaltabileceğimden eminim.
birileri namusum üzerine yemin edecek,
ölür müydün sanki sevsen beni.
günlerdir doğru dürüst uyuyamıyorum.
ellerim parçalanıyor ne zaman yazmayı denesem.ağzım artık daha bozuk.
her tarafta pis bir koku;nefes alamıyorum.
çok bekledim seni.her halimle,her yerimle bekledim.
yetkiler verdim kendime;tuttum seni affettim.
aramanı bile bekledim bazen.ağır küfürlerle örtbas ettim sonra aramayışlarını.bunca zaman aramayışlarını biriktirdim.
seni bekledim ben çünkü
seni bekledim.
içtim..içtim..içtim...
kustum.
en çok giderken bıraktığın kelimeleri kustum.
sanat filan dedi bazısı o kelimelere bazısı bunlardan bi bok olmaz dedi.
senin önemsediğin kadar önemsemedim ben o kelimeleri,senin danışma gruplarının önemsediği kadar önemsemedim.
kustum..kustum..kustum.
içtim.
ellerimle yaptığım cam evim kırılacak,
ölür müydün sanki sevsen beni..
içimden geç
içimi sil
artık özlemek istemiyorum.
neye el atsam piç ediyorum.
yine de fiyakalı durumlar peşindeyim hep.
en sert içkileri kaçırıyorum soluk boruma bilerek.
her yıl ilkokula başlıyorum.
her gün yeni bir krallık kurup öldürüyorum kralını gece yarısına doğru.
uzatmaya gerek yok..sen olmayınca yapamıyorum.
yokluğun gümüş tepside intihar sunacak,
ölür müydün sanki sevsen beni.
(bkz: emre aydın)
gittiğinden eminim ama bak.
seni özlediğimden eminim.
yirmi beş yaşında bir hayal kırıklığı olduğumdan hiç şüphem yok mesela.
beceriksizliğimden,yalnızlığımdan,bu şehri sevmediğimden,düzensizliğimden,yorgunluğumdan,huysuzluğumdan,baltalarınızdan birine sap olmamışlığımdan hatta olamayacak olmamdan,kırgınlığımdan,bir gün bana ayrılan sürenin sonuna geleceğimden her tavşan kesildiğimde dünyanın dağ olma vaziyetinden filan eminim.
örnekleri çoğaltabilirim.örnekleri çoğaltabileceğimden eminim.
birileri namusum üzerine yemin edecek,
ölür müydün sanki sevsen beni.
günlerdir doğru dürüst uyuyamıyorum.
ellerim parçalanıyor ne zaman yazmayı denesem.ağzım artık daha bozuk.
her tarafta pis bir koku;nefes alamıyorum.
çok bekledim seni.her halimle,her yerimle bekledim.
yetkiler verdim kendime;tuttum seni affettim.
aramanı bile bekledim bazen.ağır küfürlerle örtbas ettim sonra aramayışlarını.bunca zaman aramayışlarını biriktirdim.
seni bekledim ben çünkü
seni bekledim.
içtim..içtim..içtim...
kustum.
en çok giderken bıraktığın kelimeleri kustum.
sanat filan dedi bazısı o kelimelere bazısı bunlardan bi bok olmaz dedi.
senin önemsediğin kadar önemsemedim ben o kelimeleri,senin danışma gruplarının önemsediği kadar önemsemedim.
kustum..kustum..kustum.
içtim.
ellerimle yaptığım cam evim kırılacak,
ölür müydün sanki sevsen beni..
içimden geç
içimi sil
artık özlemek istemiyorum.
neye el atsam piç ediyorum.
yine de fiyakalı durumlar peşindeyim hep.
en sert içkileri kaçırıyorum soluk boruma bilerek.
her yıl ilkokula başlıyorum.
her gün yeni bir krallık kurup öldürüyorum kralını gece yarısına doğru.
uzatmaya gerek yok..sen olmayınca yapamıyorum.
yokluğun gümüş tepside intihar sunacak,
ölür müydün sanki sevsen beni.
(bkz: emre aydın)
mükemmel bir grup vitamin $arkısıdır..
sözleri:
fato$ almı$ orağını aman fato$ canım fato$
fato$ almı$ orağını ot biçmeye gidermi$
ah ot biçmeye gidermi$
yolda dört young delikanlı aman fato$ yandım fato$
orda dört genç delikanlı fato$a da rastlamı$
ah fato$a da rastlamı$
birincisi biraz ürkek aman fato$ yandım fato$
birincisi biraz mahçup yanağını ok$amı$
ah yanağını ok$amı$
ikincisi biraz çapkın aman fato$ yandım fato$
ikincisi biraz çapkın donunu da indirmiş
ah eteğini kaldırmı$
üçüncüsü anasının gözü lavitey fato$ aman fato$
üçüncüsü anasının gözü otlara da yatırmı$
ah otlara da yatırmı$
dördüncünün yaptıkları laviyetto aman fato$
dördüncünün yaptıkları bu türküde söylenmez
ah bu türküde söylenmez
bü türkünün ana fikri aman fato$ canım fato$
bu türkünün ana fikri bütün erkekler öküz
ah bütün erkekler öküz
ana fikri baba fikri aman fato$ canım fato$
ana fikri baba fikri kızlar öküzü sever
aah kızlar öküzü sever
bu türküyü duyan kızlar aman fato$ canım fato$
bu türküyü duyan kızlar ot biçmeye gidermi$
ot biçmeye gidermi$..
sözleri:
fato$ almı$ orağını aman fato$ canım fato$
fato$ almı$ orağını ot biçmeye gidermi$
ah ot biçmeye gidermi$
yolda dört young delikanlı aman fato$ yandım fato$
orda dört genç delikanlı fato$a da rastlamı$
ah fato$a da rastlamı$
birincisi biraz ürkek aman fato$ yandım fato$
birincisi biraz mahçup yanağını ok$amı$
ah yanağını ok$amı$
ikincisi biraz çapkın aman fato$ yandım fato$
ikincisi biraz çapkın donunu da indirmiş
ah eteğini kaldırmı$
üçüncüsü anasının gözü lavitey fato$ aman fato$
üçüncüsü anasının gözü otlara da yatırmı$
ah otlara da yatırmı$
dördüncünün yaptıkları laviyetto aman fato$
dördüncünün yaptıkları bu türküde söylenmez
ah bu türküde söylenmez
bü türkünün ana fikri aman fato$ canım fato$
bu türkünün ana fikri bütün erkekler öküz
ah bütün erkekler öküz
ana fikri baba fikri aman fato$ canım fato$
ana fikri baba fikri kızlar öküzü sever
aah kızlar öküzü sever
bu türküyü duyan kızlar aman fato$ canım fato$
bu türküyü duyan kızlar ot biçmeye gidermi$
ot biçmeye gidermi$..
(bkz: niheh)
ek$i sözlükten noktasıyla virgülüyle entry a$ıran bir adet yazar ki$i kendisi.
(bkz: behcet nacar)
(bkz: parçala beni behcet)
bir zamanlar ye$ilçamda bir furya haline gelen ve kesinlikle gulmekten bunyeleri dağıtan erotik turk filmlerinin ba$lamasına sebep olan filmdir.ismini oyuncusu olan behcet nacar’dan alır.
nedense bende parçala beni behcet çağrı$ımı yapan $arkıdır.öyledir.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?