confessions

goetica

- Yazar -

  1. toplam entry 15657
  2. takipçi 3
  3. puan 262712

kemal kukrer

goetica
yıllardır sirke üreten bir firmadır lakin reklamlarını görene kadar adını duymu$luğum yok idi.öylesine beynimize beynimize kazıdılar ki kemal kükrer ismini dü$ünmeden duramaz olduk o kadar yani.ayrıca bu amcamız tur$u veya "hazır tur$u sevmiyorum ben kendim yapayım tur$umu" diyenler için içine tur$uluk malzeme atıldığında zamanı gelince tur$u olan tur$u kur da üretiyor imi$.tur$u vesilesiyle pek sevdim ben bu tur$ucu amcayı.

http://www.kemalkukrer.com.tr

reductil

goetica
vucut metabolizmasının çalı$masını hızlandırarak kilo verdiren fakat fazlasıyla yan etki barındıran kesinlikle doktor gözetiminde kullanılması gereken ilaçtır..

yan etkileri:kusma,sersemlik,bacak krampları,ödem,ajitasyon,bron$it,ka$ıntı,vazodilatasyon(yüz kızarması,iktidarsızlık,baş ağrısı,ta$ikardi,sıcaklık basması,i$tah kaybı,kabızlık,bulantı,tat duyusunda deği$iklik,uykusuzluk,ba$ dönmesi,uyu$ukluk hissi,terleme,hazımsızlık,kırıklık hali,burun akıntısı,ağız kuruluğu vs vs.

voodoo girl

goetica
tim burton ın kitabı the melancholy death of oyster boy da geçen gene mükemmel bir $iirdir..

orjinali;

her skin is white cloth,
and she’s all sewn apart
and she has many colored pins
sticking out of her heart.

she has many different zombies
who are deeply in her trance.
she even has a zombie
who was originally from france.

but she knows she has a curse on her,
a curse she cannot win.
for if someone gets
too close to her,

the pins stick farther in.

türkçesi;


derisi beyaz kumaş
tepeden tırnağa yamalı
bir sürü renkli iğnesi var
çoğu da kalbine saplı

voodoo kızın harika bir çift
hipno disk gözü var
hipnotize olur hemen
o göze bakanlar

zombileri etkiliyor
bir bir giriyorlar transa
zombilerden birinin
kökeni ise fransa

voodoo kız biliyor ki
maalesef lanetli
durumu felaket zor
çünkü biri ona çok yaklaşınca

iğneler kalbine daha çok saplanıyor..

stick boy and match girl in love

goetica
tim burton ın kitabı the melancholy death of oyster boy da geçen pek hüzünlü bir $iirdir..


orjinali;

stick boy liked match girl
he liked her a lot.
he liked her cute figure,
he thought she was hot.

but could a flame ever burn
for a match and a stick?
it did quite literally
he burned up quick..

turkcesi;

kibrit kız pek hoştu,
çöp oğlan perişan halde
endamına kapıldı
’ateşlidir herhalde’

kibrit kızla arası
aşk ateşiyle doldu
bizim sevdalı oğlan
yandı,kül oldu..

ben olursem

goetica
küçük iskender $iiridir..

ben ölürsem karakutumu bulamayacaklar
ne bir ask zerafeti
ne bir hayal tabiri..
küçücük ömrüm hep rüzgar gülleri kokacak !

bir sinek cenazesinden dönmüsüm de sanki
agzim burnum kanyak
denizden yeni çikartmislar yagmurun ölüsünü
mevsimlerden napalm günlerden ilkbahar

hummali sabrimin glayöllü dag köyleri
sana hasret sakimak mi yakisacak
çok arayacak çocuklugum esas sirrini
benim yüzüm bir kedi amipidir
ben ölürsem o kendiliginden çogalacak !

ben ölürsem karakutumu bulamayacaklar
ne bir buz yorgunlugu
ne bir sinema perdesi yirtik..
küçücük kabrim bir çocuk kalbi gibi haylaz olacak !

anneler ogullarıni affetmez

goetica
kucuk iskender $iiridir...

annemin elini öper gibi öptüm seni dudaklarından
annemin cenazesinde kılmadığım namaz kadar masum
annemin mezartaşındaki imla hataları kadar sarhoş
annemin vasiyetindeki,
’oğlumu benim yanıma gömmeyin sakın’ maddesi kadar sevecendin.

bazı eski romanlar
’yıl bin dokuz yüz bilmem kaç’ diye başlardı,
ben çocukluğuma, çocukluğumun çocuk romanına,
senin oyuncaklarını kırarak başladım.
ben her sonbahara hep yaz’ı kırarak başladım.
yazları kırarak sonbaharlara başlamak...
bunlar benim sevişirken kaybettiğim savaşlardı!

firari bir aşka saklanacak kalp bulmak
anneme talip olan yalnızlığın sorumluluğundaydı.
belki o kadının ölüm nedeniyle ısınan gözlerinin,
uzak şehirleri hatırlatan soğukluğunda
bir kalp bulmak
bir kalbe çevrilmeyeek bir teklif sunmak
okyanusları birleştiren hayali aradenizlerin sonundaydı!

ah,nasıl unuturum,
ah ben nasıl unuturum ki
annem lohusayken karnına bir gül koymuştu!
gül bu
durur mu hiç yerinde
annemin karnına yepyeni bir rahim oymuştu!
benim çıktığım rahim, cehennem
gülün oyduğu rahim, cennet!
bütün bu mağaraların demir zemberek kapılarında
babamın spermlerinin yazdığı metinler
kutsal ihanet metinleri, kutsal cehalet yeminleri,
ölü kardeşlerim
doğmamış kardeşlerim
doğmamış melek kardeşlerim, peygamber kardeşlerim, cin kardeşlerim
hepsi,
ama hepsi, karanlığın serseriliğinde pervasızca donmuştu!
annemin öldüğü gece kazıdım kafamı!
kazıdım kafamı kafatasıma kadar!
siyah bir tişört giydim,siyah bir pantolon
siyah çoraplar ve siyah botlar
simsiyah bir palto giydim!
simsiyah bir gece giydim yüzüme!
sana geldim yas tutar gibi
sana geldim yağmur altında, bütün atları yaralı bir posta arabası gibi
annemin elini öper gibi öptüm seni dudaklarından
’beni annemin yanına gömme sakın’ dedim sana
’beni hiç gömme, ben hep burda kalayım’
’bu evde çürüyeyim seni ıhlamur kokan yatağında’
’bu evde dökülsün etlerim
yaz’ı kırarak sonbahara başlayan bir ağacın döktüğü yapraklar misali’
annemin elini öper gibi öptüm yine seni dudaklarından
sonra alnıma götürdüm dudaklarını ince ince, kibarca
’affet beni anne’ dedim
’affet, tüm bunlar bir ölünün hayatta kalma heyecanından! ’
499 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol