hayat.
(bkz: memat)
(bkz: sertab digital)
(bkz: afrodizyak)
yağmur ajansin kampanyasi:
http://www.yagmurajans.com.tr/kimkiminle.asp
http://www.yagmurajans.com.tr/kimkiminle.asp
halim yagcioglunun bir şiiri:
siz beni hala anlayamadiniz
ve anlamayacaksiniz caglarca da
hep tutturmus "yil 1919 mayisin 19u" diyorsunuz
ve eskimis sozlerle beni ovuyor, ovuyorsunuz
mustafa kemali anlamak bu degil.
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil
birakin o altin yapragi artik
birakin rahat etsin anilarda sehitler
siz bana neler yaptiniz ondan haber verin
hakkindan gelebildiniz mi yoklugun, sefaletin?
mustafa kemali anlamak yerinde saymak degil
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil.
bana mustular getirin bir daha
uygar uluslara esit yeni buluslardan
kuru soz degil is istiyorum sizden anladiniz mi?
uzaya turk adini ataturk kapsulleriyle yazdiniz mi?
mustafa kemali anlamak avunma degil
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil.
hala o acikli agitlar dudaklarinizda
hala oturmus bana on kasimlarda agliyorsunuz
uyanin artik diyorum, uyanin, uyanin!
uluslar fethine cikiyor uzak dunyalarin
mustafa kemali anlamak goz boyamak degil!
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil
beni seviyorsaniz eger ve anliyorsaniz
laboratuvarlarda sabahlayin, kahvelerde degil
bilim agartsin saclarinizi, kitaplar
ancak boyle aydinlanir o sonsuz karanliklar
mustafa kemali anlamak aglamak degil
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil
demokrasiyi getirmisim size ozgurlugu
goruyorum ki hala ayni yerdesiniz hic ilerlememis
birbirinize dusmussunuz halka egilmek dururken
hani koylerde isik, hani bolluk, hani kaygisiz gulen?
mustafa kemali anlamak itismek degil
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil.
arayi kapatmanizi istiyorum uygar uluslarla
bilime, sanata varilmaz rezil dalkavuklarla
bu vatan, bu canim vatan sizden calismak ister
paydos ovunmeye, paydos avunmaya, yeter yeter
mustafa kemali anlamak aldatmak degil
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil.
siz beni hala anlayamadiniz
ve anlamayacaksiniz caglarca da
hep tutturmus "yil 1919 mayisin 19u" diyorsunuz
ve eskimis sozlerle beni ovuyor, ovuyorsunuz
mustafa kemali anlamak bu degil.
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil
birakin o altin yapragi artik
birakin rahat etsin anilarda sehitler
siz bana neler yaptiniz ondan haber verin
hakkindan gelebildiniz mi yoklugun, sefaletin?
mustafa kemali anlamak yerinde saymak degil
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil.
bana mustular getirin bir daha
uygar uluslara esit yeni buluslardan
kuru soz degil is istiyorum sizden anladiniz mi?
uzaya turk adini ataturk kapsulleriyle yazdiniz mi?
mustafa kemali anlamak avunma degil
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil.
hala o acikli agitlar dudaklarinizda
hala oturmus bana on kasimlarda agliyorsunuz
uyanin artik diyorum, uyanin, uyanin!
uluslar fethine cikiyor uzak dunyalarin
mustafa kemali anlamak goz boyamak degil!
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil
beni seviyorsaniz eger ve anliyorsaniz
laboratuvarlarda sabahlayin, kahvelerde degil
bilim agartsin saclarinizi, kitaplar
ancak boyle aydinlanir o sonsuz karanliklar
mustafa kemali anlamak aglamak degil
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil
demokrasiyi getirmisim size ozgurlugu
goruyorum ki hala ayni yerdesiniz hic ilerlememis
birbirinize dusmussunuz halka egilmek dururken
hani koylerde isik, hani bolluk, hani kaygisiz gulen?
mustafa kemali anlamak itismek degil
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil.
arayi kapatmanizi istiyorum uygar uluslarla
bilime, sanata varilmaz rezil dalkavuklarla
bu vatan, bu canim vatan sizden calismak ister
paydos ovunmeye, paydos avunmaya, yeter yeter
mustafa kemali anlamak aldatmak degil
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil.
son mektup
siz beni hala anlayamadiniz
ve anlamayacaksiniz caglarca da
hep tutturmus "yil 1919 mayisin 19u" diyorsunuz
ve eskimis sozlerle beni ovuyor, ovuyorsunuz
mustafa kemali anlamak bu degil.
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil
birakin o altin yapragi artik
birakin rahat etsin anilarda sehitler
siz bana neler yaptiniz ondan haber verin
hakkindan gelebildiniz mi yoklugun, sefaletin?
mustafa kemali anlamak yerinde saymak degil
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil.
bana mustular getirin bir daha
uygar uluslara esit yeni buluslardan
kuru soz degil is istiyorum sizden anladiniz mi?
uzaya turk adini ataturk kapsulleriyle yazdiniz mi?
mustafa kemali anlamak avunma degil
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil.
hala o acikli agitlar dudaklarinizda
hala oturmus bana on kasimlarda agliyorsunuz
uyanin artik diyorum, uyanin, uyanin!
uluslar fethine cikiyor uzak dunyalarin
mustafa kemali anlamak goz boyamak degil!
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil
beni seviyorsaniz eger ve anliyorsaniz
laboratuvarlarda sabahlayin, kahvelerde degil
bilim agartsin saclarinizi, kitaplar
ancak boyle aydinlanir o sonsuz karanliklar
mustafa kemali anlamak aglamak degil
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil
demokrasiyi getirmisim size ozgurlugu
goruyorum ki hala ayni yerdesiniz hic ilerlememis
birbirinize dusmussunuz halka egilmek dururken
hani koylerde isik, hani bolluk, hani kaygisiz gulen?
mustafa kemali anlamak itismek degil
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil.
arayi kapatmanizi istiyorum uygar uluslarla
bilime, sanata varilmaz rezil dalkavuklarla
bu vatan, bu canim vatan sizden calismak ister
paydos ovunmeye, paydos avunmaya, yeter yeter
mustafa kemali anlamak aldatmak degil
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil.
halim yagcioglu
siz beni hala anlayamadiniz
ve anlamayacaksiniz caglarca da
hep tutturmus "yil 1919 mayisin 19u" diyorsunuz
ve eskimis sozlerle beni ovuyor, ovuyorsunuz
mustafa kemali anlamak bu degil.
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil
birakin o altin yapragi artik
birakin rahat etsin anilarda sehitler
siz bana neler yaptiniz ondan haber verin
hakkindan gelebildiniz mi yoklugun, sefaletin?
mustafa kemali anlamak yerinde saymak degil
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil.
bana mustular getirin bir daha
uygar uluslara esit yeni buluslardan
kuru soz degil is istiyorum sizden anladiniz mi?
uzaya turk adini ataturk kapsulleriyle yazdiniz mi?
mustafa kemali anlamak avunma degil
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil.
hala o acikli agitlar dudaklarinizda
hala oturmus bana on kasimlarda agliyorsunuz
uyanin artik diyorum, uyanin, uyanin!
uluslar fethine cikiyor uzak dunyalarin
mustafa kemali anlamak goz boyamak degil!
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil
beni seviyorsaniz eger ve anliyorsaniz
laboratuvarlarda sabahlayin, kahvelerde degil
bilim agartsin saclarinizi, kitaplar
ancak boyle aydinlanir o sonsuz karanliklar
mustafa kemali anlamak aglamak degil
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil
demokrasiyi getirmisim size ozgurlugu
goruyorum ki hala ayni yerdesiniz hic ilerlememis
birbirinize dusmussunuz halka egilmek dururken
hani koylerde isik, hani bolluk, hani kaygisiz gulen?
mustafa kemali anlamak itismek degil
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil.
arayi kapatmanizi istiyorum uygar uluslarla
bilime, sanata varilmaz rezil dalkavuklarla
bu vatan, bu canim vatan sizden calismak ister
paydos ovunmeye, paydos avunmaya, yeter yeter
mustafa kemali anlamak aldatmak degil
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil.
halim yagcioglu
2005 nobel edebiyat ödülü sahibi yazar.
medyada kitap, yeni çıkanlar ile çok satanlar olarak kitap bilgi ve haberlerini sunan bir site:
http://www.kitapgazetesi.com/
http://www.kitapgazetesi.com/
ece temelkuran’in yeni kitabi.
biz burada devrim yapıyoruz beyim!
hugo chavez’in venezüella’sını merak etmez misiniz? "biz burada devrim yapıyoruz sinyorita" diyen yüzbaşının sözlerini kitabına başlık yapan ece temelkuran, 16. gençlik festivali vesilesiyle gittiği venezüella’yı anlatıyor.
sadece güzellik yarışmalarında adından söz ettiren venezüella ikinci bir irak olma yolunda. sovyetlerden sonra bir süre hayal kırıklığıyla oturduktan sonra küba’ya nostaljik turlar düzenleyen ya da düzenlemeyi hayal edenlerin yeni adresleri de aynı zamanda. hugo chavez’in venezüella’sını merak etmez misiniz? bu küçük bir değişim değil, "biz burada devrim yapıyoruz sinyorita" diyen yüzbaşının sözlerini kitabına başlık yapan ece temelkuran, 16. gençlik festivali vesilesiyle gittiği venezüella’yı anlatıyor.
bir gazetecilik çalışması sonucunda çıkan kitap, dergi okurlarının seveceği bir üslup ve gözlem yeteneğine dayanıyor. sokaktaki insandan gençlerin devrime bakışına, devrimin ürettiği müesseselerden öteki venezüella’ya kadar pek çok gözlem ve söyleşi aktarılıyor. devrim’in amerika’ya karşı ve yoksullar için yapıldığı göz önüne alınırsa chavez’in evangelistler’den etkilenmiş olması ilginç olurdu değil mi? "chavez’in kullandığı yoksulluk üzerinden kurulan dayanışma söylemi aslında barrio’larda (yoksul semtler) evangelistler tarafından yaygınlaştırılıyor. yani devrimin yardımlaşma, dayanışma üzerine kurduğu ahlakî arka plan ve söylem aslında evangelist söylemden besleniyor." kitap, venezüella’dan çok chavez’li devrim ve yansımalarıyla ilgileniyor. yer yer ’halk kalkışmasıyla sosyalist devrim yapmış ülke’ye adım atmışlığın coşkusu hissediliyor. temelkuran, yeni devrimin yoksul mahallelerinde açtığı müesseselerden ve buralarda çalışan mutlu insanlardan söz ediyor uzun uzadıya ve bu anlatım bütün kitap boyunca devam ediyor. bir parça yazarın romantizme kapıldığını düşünüyor, sevgi yumağının kusurları örten tevil müessesesine dönüştüğü hal ve durumları anımsıyoruz. elbette bu, hamasi yazılmış bir kitap olduğu anlamına da gelmiyor. kitabın genelinde sosyalist duygudaşlığı taşımadığınız takdirde kendinizi dışlanmış bir okur gibi hissedebilirsiniz ama yine de yazarın depreşen entelektüelliğine güvenerek venezüella gerçeği hakkında geniş bir fikir sahibi oluyorsunuz. ayrıca, bir sosyalistin, sosyalist devrime ilişkin romantik yaklaşımını gözlemlemek için okuyanlara diyecek bir sözümüz de yok!
zenginlerin korunmak için duvar üstüne duvar ördüğü, yoksullukla zenginliğin hiçbir şekilde yan yana gelmediği, buluşmadığı bir ülkedir venezüella. dolayısıyla devrimi sadece ideolojik vaka şeklinde değerlendirmek eksik. askerin devrimdeki rolü de bir hayli ilginç; büyük ölçüde yoksul kesimlerin rağbet ettiği askeriye, devrimde chavez’den yana tavır alarak önemli rol oynamıştır. devrim sonrası ülkenin ekonomik durumuyla ilgili makro rakamlar yok; "56 bin kooperatif kuruldu, şu kadar kişi tedavi edildi." şeklinde yapılan hizmetler, devrimci yapılanma anlatılmakla yetiniliyor.
kitabın en ilginç bölümü girişi… yol, yolcunun sorularını değiştirmeli diyen yazar, türkiye’de devrim yapmanın kesinlikle aydınların işi olmadığını, bunu yapsa yapsa venezüella’da olduğu gibi halkın yapabileceğini, bunun için de toplumdaki ’isyan’ damarının yeniden keşfedilmesi gerektiğini söylüyor. elbette bu damarı bulma payesi de aydınların. bu temenniden de anlaşılacağı üzere kitap objektif olma iddiası taşımadığı gibi sosyalist devrimlerden umudunu kesmiş kişiler için heyecan uyandırma işlevi de yükleniyor. dolayısıyla kitapta kötü bir son ve beklenti yok. neo-liberal akımın büyük direnişçisi chavez’in ölümsüzleşeceği günler yakındır!
eğer bu kitap bir erkeğin kaleminden çıksa, içindekiler bölümüne venezüella’nın kadınları başlığı eklenir miydi bilinmez.
haber:aksiyon dergisi
www.aksiyon.com.tr
biz burada devrim yapıyoruz beyim!
hugo chavez’in venezüella’sını merak etmez misiniz? "biz burada devrim yapıyoruz sinyorita" diyen yüzbaşının sözlerini kitabına başlık yapan ece temelkuran, 16. gençlik festivali vesilesiyle gittiği venezüella’yı anlatıyor.
sadece güzellik yarışmalarında adından söz ettiren venezüella ikinci bir irak olma yolunda. sovyetlerden sonra bir süre hayal kırıklığıyla oturduktan sonra küba’ya nostaljik turlar düzenleyen ya da düzenlemeyi hayal edenlerin yeni adresleri de aynı zamanda. hugo chavez’in venezüella’sını merak etmez misiniz? bu küçük bir değişim değil, "biz burada devrim yapıyoruz sinyorita" diyen yüzbaşının sözlerini kitabına başlık yapan ece temelkuran, 16. gençlik festivali vesilesiyle gittiği venezüella’yı anlatıyor.
bir gazetecilik çalışması sonucunda çıkan kitap, dergi okurlarının seveceği bir üslup ve gözlem yeteneğine dayanıyor. sokaktaki insandan gençlerin devrime bakışına, devrimin ürettiği müesseselerden öteki venezüella’ya kadar pek çok gözlem ve söyleşi aktarılıyor. devrim’in amerika’ya karşı ve yoksullar için yapıldığı göz önüne alınırsa chavez’in evangelistler’den etkilenmiş olması ilginç olurdu değil mi? "chavez’in kullandığı yoksulluk üzerinden kurulan dayanışma söylemi aslında barrio’larda (yoksul semtler) evangelistler tarafından yaygınlaştırılıyor. yani devrimin yardımlaşma, dayanışma üzerine kurduğu ahlakî arka plan ve söylem aslında evangelist söylemden besleniyor." kitap, venezüella’dan çok chavez’li devrim ve yansımalarıyla ilgileniyor. yer yer ’halk kalkışmasıyla sosyalist devrim yapmış ülke’ye adım atmışlığın coşkusu hissediliyor. temelkuran, yeni devrimin yoksul mahallelerinde açtığı müesseselerden ve buralarda çalışan mutlu insanlardan söz ediyor uzun uzadıya ve bu anlatım bütün kitap boyunca devam ediyor. bir parça yazarın romantizme kapıldığını düşünüyor, sevgi yumağının kusurları örten tevil müessesesine dönüştüğü hal ve durumları anımsıyoruz. elbette bu, hamasi yazılmış bir kitap olduğu anlamına da gelmiyor. kitabın genelinde sosyalist duygudaşlığı taşımadığınız takdirde kendinizi dışlanmış bir okur gibi hissedebilirsiniz ama yine de yazarın depreşen entelektüelliğine güvenerek venezüella gerçeği hakkında geniş bir fikir sahibi oluyorsunuz. ayrıca, bir sosyalistin, sosyalist devrime ilişkin romantik yaklaşımını gözlemlemek için okuyanlara diyecek bir sözümüz de yok!
zenginlerin korunmak için duvar üstüne duvar ördüğü, yoksullukla zenginliğin hiçbir şekilde yan yana gelmediği, buluşmadığı bir ülkedir venezüella. dolayısıyla devrimi sadece ideolojik vaka şeklinde değerlendirmek eksik. askerin devrimdeki rolü de bir hayli ilginç; büyük ölçüde yoksul kesimlerin rağbet ettiği askeriye, devrimde chavez’den yana tavır alarak önemli rol oynamıştır. devrim sonrası ülkenin ekonomik durumuyla ilgili makro rakamlar yok; "56 bin kooperatif kuruldu, şu kadar kişi tedavi edildi." şeklinde yapılan hizmetler, devrimci yapılanma anlatılmakla yetiniliyor.
kitabın en ilginç bölümü girişi… yol, yolcunun sorularını değiştirmeli diyen yazar, türkiye’de devrim yapmanın kesinlikle aydınların işi olmadığını, bunu yapsa yapsa venezüella’da olduğu gibi halkın yapabileceğini, bunun için de toplumdaki ’isyan’ damarının yeniden keşfedilmesi gerektiğini söylüyor. elbette bu damarı bulma payesi de aydınların. bu temenniden de anlaşılacağı üzere kitap objektif olma iddiası taşımadığı gibi sosyalist devrimlerden umudunu kesmiş kişiler için heyecan uyandırma işlevi de yükleniyor. dolayısıyla kitapta kötü bir son ve beklenti yok. neo-liberal akımın büyük direnişçisi chavez’in ölümsüzleşeceği günler yakındır!
eğer bu kitap bir erkeğin kaleminden çıksa, içindekiler bölümüne venezüella’nın kadınları başlığı eklenir miydi bilinmez.
haber:aksiyon dergisi
www.aksiyon.com.tr
bir taş yığını ile bunun altında kalmış topraktan oluşan, piramit biçiminde tümsek.
(bkz: peri piramidi)
tepeleri ortak bir noktada birleşen, tabanları da herhangi bir çokgenin birer kenarı olan birtakım üçgenlerden oluşmuş cisim, ehram.
(bkz: piramit)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?