gerilerek açılmış iki kolun parmak uçları arasındaki uzaklık.
genişliği on, uzunluğu yaklaşık iki yüz elli kulaç olan balık ağı.
denizde, açığa veya kıyılara yerleştirilen, belirli aralıklarla yanıp sönen küçük fener.
mecazi olarak yenilmiş, yenik düşmüş,gücenmiş, kırgın, kederli.
kırılmış, kırık.
(bkz: dördül)
halk dilinde baş örtüsü,çarşaf,atki,ince perde gibi anlamlarda kullanilir.
burgu biçiminde dökülmüş ve fırınlanmış makarna.
(bkz: burgu makarna)
telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal.
yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici alet.
tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir alet, tirbuşon.
delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet.
halkdilinde at, eşek vb. hayvanların erkeklik organı.
ses, ün, haber.
ucu halkalı cıvata.
gemi içini aydınlatmaya yarayan, içinde zeytinyağı bulunan siperli fener.
mecazi olarak "çok beyaz"
mecazi olarak elindeki her şeyini, imkânlarını yitirmiş.
çırçıplak.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?