- ben annemi isterim!
- hayatta herkesin istediği olmuyorum kuzum.
- mnskym!
bir takım temizlik atraksiyonlarının neticesinde zemin olarak tabir edilen bölgenin alması muhtemel isimdir. çok canların bu tür zeminlerde kayarak götünü başını kırdıkları rivayet olunur, biraz daha şanslı olanlar ise artistik patinajda ülkelerini başarı ile temsil etmişlerdir.
yıllar yılı okunmasının ne tür bir dezavantaj sağladığını düşündüğüm olgudur. böyle okunmasına müteakip ev sınırlarına iştirak etmenin gerekliliği nedir bir dönem hayatın anlamı olmuştur şahsımda lakin sonrasında gördüm ki hiç bir özelliği yokmuş akşam ezanının okunması ile körpe bireylerin eve gitmelerinin zira akşam ezanı son derece izafiymiş, o olmasa yerine başka bir özne de konulabiliyormuş.
sirinsem gunahim ne nickli yazarımız sözlüğün en basit kurallarından olan soru ba$ligina cevap iceren entry girmek hadisesini daha net kavrayabilmesi adına çömez statüsüne getirilmiştir.
yazarlık süresi bir kaç yılı geçmiş olan bireylerin yazarlıklarının ilk yıllarında girmiş oldukları entrylerdeki bir takım hataları görmesi veya o günün şartları ile girdiği entrysindeki fikirlerinin değişmesi sonucu gerçekleştirdiği edit ile vuku bulması muhtemel hadisedir.
aglamiyorum gozume bir sey kacti yalanında vuku bulan hadisedir.
sözlük yönetiminin sözlüğe entry girilmesi için ilk ve en önemli kararın herkesin ki özellikle ev ortamını ortaklaşa kullanan arkadaşların tez elden papaz olmaları konusunda yayınlandığı bildiri sonrası tüm ülkede, balkanlarda ve orta doğuda gerçekleşmesi beklenen hadisedir.
(bkz: makina)
1920 lerin kırızistan ında geçen idealist bir köy öğretmeninin öyküsüdür.
(bkz: ilk öğretmen)
(bkz: kalbim benecol)
(bkz: yeni başlayanlar için ölüm)
(bkz: al bundy )
(bkz: türkiye iş bankası)
araştırmaları isvicreli bilimadamlari ile paralellik gösteren uzmanlardır. zaman zaman kısmı fikir ayrılıkları yaşasalar da genel yapı itibari ile birbirleri ile gayet uyumludurlar.
bir takım güruhların anma adı altında kutlama yaptıkları gündür ki bizler bu bireyleri kıyamet gününe kadar lanetlemekten çekinmemekteyiz.
kimi zaman insanların birbirlerine sırf insani duygular için dahi gülümsediği, "günaydın" dediği, bi selamı esirgemediği anlarda tavan yaptığını hissettiğim olgudur. lakin içerisinde bulunduğumuz zaman dilimi içerisinde bırakın "merhaba-merhaba"yı, bireylerin birbirlerine sırf insan oldukları için saygı duymasını artık kendi kendilerine bile herhangi bir pozitif duygu beslemediklerini düşünmekteyim. sabah sabah gördüğüm her 10 bireyden 12 tanesi kendi kendileri ile cebelleşir bir pozisyondadır. ha efendim şimdi denilebilir ki "e azizim malum hayat şartları, geçim sıkıntısı, ülkenin sosyo-politik durumu, şusu busu" ki bu söylemler son derece normaldir lakin bir ufak gülümseme çok mu zordur sorarım, ha gülümsemeden kasıt karşıdan karşıya geçerken ayağı tökezleyip düşen bireye karşı gerçekleştirilen gülümseme ve hatta kahkaha değildir efendiler bilmem ne demek istediğim anlaşılmış mıdır.
erkeklerin araba parkedememe sorunu ile paralellik taşıya bir durumdur.
(bkz: atı alan üsküdar ı geçti)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?