confessions

angelus

- Yazar -

  1. toplam entry 19883
  2. takipçi 1
  3. puan 442126

armazi

angelus
gürcü pagan panteonundaki baş tanrıdır. gürcü kayıtlarına göre altından eli kılıçlı bir asker figürüydü. 30 m yüksekliğinde, yeşil gözlere sahipti. armazi gürcülerin m.ö. 4. yüzyıldan m.s. 4 yüzyıla kadar baş tanrısı olarak kalmıştır.

apsu

angelus
sümer ve akad mitolojisindeki yeraltı tatlı su okyanusuna verilen isimdir. göller, pınarlar, nehirler, kuyular ve diğer tatlı su kaynaklarının suyu apsû`dan çektiğine (aldığına) inanılırdı.

apate

angelus
yunan mitolojisinde, "hile"nin tecessümü ve tanrıçası. nyx’in (gece) kızıdır. pandora’nın kutusundaki ruhlardan biriydi. roma mitolojisinde ona fraus denilirdi.

antigone

angelus
eski yunan mitolojisinde thebai kralı oidipus’un kızı ve sophokles’in en büyük trajedilerinden birinin kahramanıdır.

efsaneye göre, oidipus’un öz annesiyle evlendiğini öğrenince kendi gözlerini kör etmesi üstüne, antigone, babasına sürgüne gönderildiği atina’ya kadar yol gösterdi. babası ölünce thebai’ye dönüp, kızkardeşiyle birlikte, erkek kardeşi eteokles ve polyneikes’in kavgasını sona erdirmeye çalıştı. iki kardeşi de ölünce, kral olan dayıları kreon’un polyneikes’in cesedinin yakılmasını, thebai’ye ihanet ettiği gerekçesiyle yasaklanması üstüne, antigone, dayısının yasağına karşın, kardeşinin cesedini gizlice yaktı ve bunun üzerine kreon onu cezalandırarak bir kafese kapattı.fakat aynı zamanda kreon’un oğlu antigone’la nişanlıydı ve eğer antigone’a bir zarar verilirse kendisini de öldüreceğini öne sürerek şantaj yaptı.fakat antigone bu acıya daha fazla katlanamadı ve intihar etti.nişanlısı yani kreon’un oğlu da bunun üzerine intihar etti.ve ay nı zamanda da oğlunun intihar ettiğini öğrenen kreon’un eşi de intihar etti. sophokles bu konuyu ve efsanenin kişilerini antigone (m.ö. 440) adlı trajedisinde kullanmıştır. kurallara başkaldırmayı haklı gösteren oyun, günümüzde de sık sık sahnelenmektedir.

andromahi

angelus
yunan efsanesine göre, truva savaşında ölen kahraman hektor’un eşi.

efsaneye göre andromahi, hektor’un öldüğünü öğrenince kendini kent duvarlarından atarak intihar etmek istemiş, ama tutsak alınarak, neoptolemos’a köle olarak verilmiştir.

andromahi öyküsü, euripides ile jean racine’in oyunlarına konu olmuş, iliada’daki andromahi ile hektor’un ayrılma sahnesi de, birçok ressam tarafından işlenmiştir.

amunet

angelus
eski mısır’da sözü geçen demektir. aslında dişi amun demektir. yardımcılık vasfında, kralın danışarak fikirlerini aldığı sözcü ve tarihçilerdir. her olayı her zamanı tarihe naklettirmekte ve kayıtları kontrol etmektedirler.

alpan

angelus
etrüsk mitolojisinde bir tanrıça. aşk tanrıçası olan alpan, bir lasadır. ayrıca yer altı tanrılarındandır. büyük ihtimalle yunan tanrıça persephone ile denktir. sanat genellikle çıplak veya yarı çıplak şekilde kanatlı olarak tasvir edilmiştir.

alkmene

angelus
herakles’in annesi. kahraman perseus’un soyundan gelen alkmene güzelliği ve faziletiyle de tanınır. bir savaş yüzünden yola çıkmak zorunda kalan amphitryon’la yeni evlenmiştir. zeus alkmene’yi baştan çıkarmak için onun kocasının biçimine girerek bu yokluktan yararlanır. tanrı perseus’un soyundan dünyaya gelecek olan u çocuğun insanlar üzerinde çok büyük bir güce sahip olacağını da söyler. aöphitryon sabahleyin dönerek karısıyla yatar ve alkmene ondan da ikinci bir çocuğa, iphikles’e gebe kalır. ancak kıskançlıktan kudurmuşçasına hera hemen mykenai’ye gelir. perseus’un soyundan bir başkası orada hüküm sürmektedir. hera onun karısına alkmene’ninkinden önce doğacak bir erkek çocuk sözü verir; o çocuk eurystheus’tur. bu amaçla doüğum tanrıçası ilithyaya kader tanrıçaları moiralara alkmene’nin doğurmasını engeleme emrini verir. bunlar dokuz gün, dokuz gece sarayın kapısı önünde otururlar. zavallı anne ancak dostlarından bir kadının kurnazlığı sayesinde kurtulur: bu dostu tanrıçalara, kendilerine rağmen alkmene’nin bir oğlan doğurmuş olduğunu bildirir. tanrıçalar ürküntü ve öfke ile kalkınca... kahramanımız gerçekten doğurmak için bundan yararlanır! tanrılar suçlu kadını gelincik denen hayvana dönüştürürler.

bebeğe herakles, hera’nın zaferi adı verilir. bu, onuun hak ettiği bir ünvandır, çünkü tanrıça onu, yaşadığı sürece hep insafsızca izleyecek, özellikle de kuzen eurystheus’un hizmetine girmesi için zorlayacaktır.

agenor

angelus
antenor’la theano’nun oğludur,troyanın en kahraman savunucularından biridir.gemilerin yakınında başarılı çarpışmalar yaparak elephenor’la klonios’u öldürmeyi başarır.apollon’un kışkırtmasıyla akhilleus’a karşı çarpışmıştır fakat apollon agenor’un öleceğini anlayınca onun savaştan kaçırmıştır.

okultizm

angelus
geçmiş çağlarda doğa, evren, tesirler, insan ve evren ilişkileri ve gelecek hakkında gerek medyumnik yollarla gerekse aktarılagelen ezoterik tradisyonlar yoluyla edinilmiş derin bilgiler bütünü olarak tanımlanır.

dualite

angelus
türkçe’de “ikilik”, “ikilem”, “ikileme”, “ikili denge” gibi çeşitli biçimlerde kullanılmakta olup, doğadaki, evrendeki karşıtlık ve birbirini tamamlayıcılık ilkesini ifade eden genel bir terimdir.

okültizm ve ezoterizm literatüründe esas olarak, sayısal sembollerden iki rakamının içerdiği anlamlarla ilgili olarak kullanılır. genellikle, birlik-çokluk, ruh-madde, bilinçli-bilinçsiz, tesir eden-tesir edilen, şekil veren-şekil alan, aktiflik-pasiflik, gök-yer, spiritüel alem-fiziksel alem, ışık-karanlık, ak-kara, hayır-şer, iyi-kötü, vicdan-nefsaniyet, özgecilik-bencillik, müsbet-menfi, saflık-kirlilik, iç-dış, yüksek olan-alçak olan, pozitif güçler-negatif güçler, soğuk-sıcak, eril-dişil, doğum-ölüm, yükseliş-iniş, mikrokozmos-makrokozmos vb. gibi bir tür karşıtlık ve birbirini bütünleyicilik gösteren iki şeyi, iki gücü, iki varlığı, iki unsuru ifade etmede kullanılır.

düalite sembolünün tradisyonlarda genellikle, hayır ile şer, iyi ile kötü, vicdan ile nefsaniyet, özgecilik ile bencillik, olumlu ile olumsuz unsurlarının bulunduğu fiziksel ortamı, yani varlığın ruhsal gelişim göstermek üzere bulunduğu tezahür ortamlarını (üç boyutlu alemi) ifade etmek üzere kullanıldığı görülmektedir.

teurji

angelus
terimin eski yunanca’daki aslı, “ilah, tanrı” anlamına gelen “theos” sözcüğü ile “eser” anlamındaki ergon sözcüklerinden türetilmiş olan ve “ilâhî eser işçisi” anlamına gelen “theurgos”tur. teürji ile maji arasındaki fark, majide kişinin bir başka kişiyi etkilemesi sözkonusuyken teürjide kişi başkalarıyla değil, kendisiyle ilgili bir konuda birtakım güçlerden yararlanma veya ilahi alemden yardım sağlama girişimlerinde bulunur. örneğin dua teürjik bir çalışmadır ve uzmanlık gerektiren bir alandır. i.s.3.yy.’da yaşamış olan neo-platoncu porphyry, goetia uygulamalarını teürjiden ayırt etmiş ve goetia’nın kaçınılması gereken bir kara maji uygulaması olduğunu bildirmiştir.

majisyen

angelus
tarihteki büyük majisyenler eski inisiyasyonlarda yetişmiş inisiyelerden çıkmıştır. majisyen sözcüğünün kökeni olan, kalde ve pers dillerindeki magu ve magh ya da mogh sözcüklerinin bilge ve rahip anlamına gelmesinin nedeni de budur. bu sözcükler eski yunanca’da magos, latince’de magus ve magi sözcüklerine dönüşmüştür.

eski inisiyasyonlardaki inisiyeler nefsini, duygu ve düşüncelerini denetlemesini bilen, enerjilerini bireysel çıkarları için kullanmayan, kısaca psişik etkinliklerini asla ak maji sınırından kara maji sınırları içine taşırmamayı bilecek derecede kendilerini denetleyebilen kimselerdi. bu yüzden inisiyelerden hiçbiri kara majisyen olmamıştır ya da tersini söylemek gerekirse, kara majisyenlerin hiçbiri inisiye değildir.

manteuma

angelus
antik çağda, transa geçen rahibelerin trans sırasında söyledikleri hikmetli sözlere verilen addır.

didim’deki apollon tapınağı’nda olduğu gibi, antik çağın orakl merkezlerinde danışmak ya da gelecekleri hakkında bilgi edinmek için tapınağa başvuranlar olduğunda pythia (okunuşuyla pitia,piti) adlı rahibelerin trans sırasında söylediği pek açık olamayan sözler rahiplerce yorumlanır ve ziyaretçilere bu yorumlardan çıkan sonuç yanıt olarak bildirilirdi.

lidya kralı krezüs’ün de bu amaçla didim’deki tapınağa başvurmuş olduğu, fakat kendisine verilen yanıtı yanlış yorumlamasıyla kendisinin ve lidya uygarlığının sonunu hazırlamış olduğu söylenir. (krezüs’e bildirilen yanıtta bir ırmağın geçilmesinden ve bir zaferden söz edilmiş, fakat zaferin kime ait olduğu belirtilmemişti.)

495 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol