confessions

angelus

- Yazar -

  1. toplam entry 19883
  2. takipçi 1
  3. puan 442098

karakoncolos

angelus
türk mitolojisinde, karakoncolos, ’kara renkte ve çirkin olarak tasarımlanan bir umacı, bir kötülük cini’dir. özellikle kuzeydoğu anadolu pontik kökenli, laz kültüründe yer etmiş ve bulgar folklorunde de rastlanan bir yaratıktır. bir tür öcüyü andıran karakoncolos pek dehşetengiz sayılmaz ve zararsız olduğuna inanılır. bununla birlikte zaman zaman geçek anlamda şeytanî bir şekilde betimlendiği de olmuştur. kürklü olduğuna inanılan bu yaratığın isminin yunanca kalikantzaris’den gelmiş olması olasıdır.

bulgar folklorunde yaratığa verilen bulgarca isim ise karakondjul’dur ve geceleri gezdiğine inanılır.

kamrusepa

angelus
hitit mitolojisinde şifa ve tıp tanrıçasıdır. ay-tanrı’nın cennetten düşüşüne tanık olmuş ve bunu bildirmiştir. aruna’nın annesidir. bir tablette ateş büyüsü kullanarak çeşitli hastalıkları nasıl giderdiği anlatılmaktadır.[1] hitit’in yanı sıra hurrilerce de inanılırdı.

kalliope

angelus
yunan mitolojisindeki müzlerden (ilham perileri) biri. müzlerin en büyüğü ve en zekisidir. tanrı apollo’dan orpheus ve linus adlarında iki oğlu olmuştur. kalliope epik şiirin, destanların ilham perisidir. bu yüzden, mitolojiye göre, şairlere epik şiirleri, destanları ilham eden, yazdıran odur.

kassandra

angelus
kassandra yunan mitolojisinin bir kahramanıdır. truva’nın son kralı priamos’un kızı olarak savaşı yaşamış ve etrafındakileri hem savaştan dolayı, hem de truva atının getirdiği tehlikeden dolayı uyarmaya çalışmıştır, ancak onu dinleyen olmamıştır.

christa wolf kassandra’yı önemli ve dünyaca ünlü bir eserinde ön plana çıkarmıştır.

kassandra’nın en büyük arzusu geleceği bilmek ve rahibe olmaktı. tanrı apollon görür görmez bu güzel kızdan çok etkilendi ve ona bir teklif sundu; kassandra onunla birlikte olursa ona geleceği görme yeteneği verecekti. kassandra bu teklifi kabul etti ve geleceği görme yeteneğine sahip oldu. ama apollon ile birlikte olmadı. bakire bir rahibe olma isteği apollon’a verdiği sözden daha ağır basmıştı. bir rivayete göre de aslında en başından beri apollon ile birlikte olmaya niyeti yoktu, sadece geleceği görme yeteneği almak için apollon’u kandırmıştı. apollon bu duruma çok sinirlendi ve kassandra’yı lanetledi. lanete göre; kassandra geleceği görecek ama kimseyi buna inandıramayacaktı. ve asıl ağır darbe; asla rahibe olamayacaktı. tam tersine bir kadın olarak aşağılanacaktı. gerçektende öyle oldu. truva savaşı’nı ve savaşın sonucunu görmesine rağmen kimseyi gördüğü şeylerin yaşanacağına inandıramadı. çaresizlikle savaşın başlamasını ve bitmesini izlemek zorunda kaldı. olacakları bilmene rağmen onları engelleyememek ne acı bir duygudur. dahası agamemnon tarafından esir edildi ve onun cariyesi olmak zorunda kaldı. bu rahibe olma hayali kuran bir genç kız için yaşanabilecek en kötü kaderdi. ama belki kaderin cilvesi olarak bu yaşadığı durum yine bir kadın tarafından sonlandırıldı. truva’ya savaşmaya giden agamemnon’un karısı boş durmamıştı. aşığı ile kocası ülkeye döndüğünde onu öldürmek için bir plan yaptı. büyük bir zafer kazanmış olarak kassandra ile ülkesine dönen agamemnon’un gemisi karısının görevlendirdiği askerler tarafından yunanistan açıklarında durduruldu. agamemnon, aralarında kassandra’nın da bulunduğu cariyeleri ve agamemnon’u savunan askerler öldürüldü.

lagahoo

angelus
trinitad folklörünün en gizemli figürlerinden biri; gündüzleri herkesten uzakta yaşayan, geceleriyse bir hayvana dönüşen ya da insan biçiminde, ayağında prangalarla dolaşan bir varlık.

lahamu

angelus
akad mitolojisinde tiamat ile apsu’nun ilk kızı. kardeşi lahmu’dan, anşar ve kişar isimli çocukları olmuştur. bazen bir yılan olarak tasvir edilen lahamu, bazen saçı altı bukleli, kırmızı kuşak takan bir kadın olarak tasvir edilmiştir.

eskimo tehciri

angelus
danimarka ve amerika birleşik devletleri’nin grönland bölgesindeki hakimiyetlerini güçlendirmek üzere kurdukları bir hava üssün genişletilmesi nedeniyle, bölgede yaşayan yerli halkı (thule eskimoları) zorla göç (tehcir) ettirmesidir.

soykırım

angelus
bir etnik gruba mensup insanların zorla yerinden edilmesini amaçlayan değişik siyasal politikaları ifade eder. genellikle, zorla göç ettirme, belirli bir nüfusun yerini değiştirme gibi uygulamaların sonucunda ortaya çıkar. bu terim, etnosid ve jenosid ile yakından ilişkilidir.

terimin uluslararası ilişkiler terminolojisine girişi 1990’ların başında olmuş, terim ilk kez henüz dağılmamış olan yugoslavya federal cumhuriyeti’nde cereyan eden ve boşnakların bölgeden temizlenmesine kadar giden olayları ifade etmek üzere kullanılmıştır. terimin tüm dünyaya yayılması, sırp savaşının açıkça ya da ima şeklinde "bölgeleri temizleme" planlarını sergilemeleri üzerine olmuştur.

etnik temizlik, dar anlamda büyük insan hakları ihlalleri ve diğer faktörler eşliğinde, kitleleri zorla yerlerinden etmek olarak tanımlanırken; geniş anlamda nüfus transferi teriminin eş anlamlısı olarak kullanılmaktadır.

protestan

angelus
hristiyanlığın en büyük üç mezhebinden biridir. xvi.yy.da martin luther ve jean calvin’in öncülüğünde katolik kilisesi’ne ve papa’nın otoritesine karşı girişilen reform hareketi’nin sonucunda doğmuştur.

papazlara ihtiyaç duymaksızın incil’i okuyabildikleri için protestanlığa incil kilisesi de denilmiştir. çünkü onlar incil’i hristiyanlık için tek kaynak saymışlardır. protestanlık, diğer hristiyan mezheplerinden bazı farklılıklar arzeder. bunların katolik ve ortodokslar gibi ruhanî başkanları yoktur. protestanlık, katolik ve ortodoks kiliselerin merkezi zihniyetini aksine çeşitli kiliseler veya mezhepler topluluğunu ifade eder. katolik inanç sisteminin çoğunluğunu korusalarda katolik kilisesi nin papa ya verdiği geniş yorum ve uygulama yetkisini tanımama, dini inançları daha kişisel düzeyde yaşama ve katolik kilisesi nin dünyevileşen ayin ve uygulamalarınından uzaklaşma gerekçeleriyle ayırmıştır.

kiliselerinde resim, heykel ve tasvir bulundurmazlar. katoliklerin aksine protestan râhipler evlenebilir. incil’i kendi dillerinde okuyabilmek de protestanlığın bir başka özelliğidir. katoliklerle ve ortodokslar ise incili yunanca ve lâtince okumak zorundadırlar. protestanlıkta azizlere de inanılmaz. protestanlar, katolik kilisesi’nin kabul ettiği incil deki bazı kitapları apokrif olarak tanımlar ve tanrı sözü olarak kabul etmezler.

dini coğrafya açısından protestanlığın kıtalar arası dağılımdaki yeri katoliklik’ten hemen sonradır. dünyada en fazla protestan kuzey amerika’da bulunmakta; ikinci sırada avrupa ülkeleri gelmektedir. protestanlık kuzey amerika ile okyanusya’da en büyük din durumundadır. dünyanın en büyük, protestan cemaatleri sırası ile abd, ingiltere, federal almanya, nijerya, güney, kanada, avustralya, brezilya, hollanda, isveç, danimarka, finlandiya ve endonezyadır.

protestan mezhebi oncelikle kendi icinde 3 ana kola ayrilmistir.bunlar;

lutheryanizm
kalvinizm
anglikanizm dir

katolik

angelus
ruhani başkanı roma baş piskoposu yani papa olan, en fazla cemaate sahip hristiyan mezhebi. dünyada yaklaşık 1.2 milyar mensubu vardır. katolikler yoğun olarak güney amerika’da ve avrupa’nın güneyinde bulunurlar.

katoliklik, kutsal ruh’un kaynağı, isa’nın tanrısal yönü, geleneklere verdiği önem, dini törenler ve havari petrus’un halefi kabul ettiği roma baş piskoposu’na (papa) verdiği ayrıcalıklarla diğer hristiyan mezheplerinden ayrılır. papa’nın yanılamayacağı 1870’de alınan bir kararla resmileşmiştir.

katolik kilisesi azizlere ve meryem’e diğer kiliselerden daha fazla kutsiyet verir.

sadece erkekler papaz olabilirler. evlenemezler, cinsel ilişkide bulunamazlar.

katolik kilisesi boşanmaya, kürtaja ve suni döllenmeye karşıdır.

günah çıkarma çok önemli bir yer tutar.

katoliklik de ortodoksluk gibi 4. ekümenik konsil olan kadıköy konsili’nin kararlarını tanıyan bir kilisedir ancak ortodoks kilisesi sadece ilk 7 konsili tanımış bundan sonra yapılanları geçersiz saymıştır. oysa katolik kilisesi 20 konsilin kararlarının da bağlayıcı olduğunu savunur.

kadıköy konsili’nde alınan karara göre:

isa’da hem insani hem de tanrısal özellikler bulunmaktadır, bu özellikler meryem isa’yı doğurmadan önce de bulunmaktaydı isa tanrı olarak baba ile aynı özden, insan olarak da günahlar hariç insanlarla aynı özdendir. dolayısıyla meryem sadece insan olan isa’nın değil tanrı olan isa’nın da anasıdır ve ona tanrı anası anlamına gelen theotokos denilmelidir.

bu farklı doğalar birleşmeden sonra hiçbir şekilde değişime uğramayıp kendi özelliklerini muhafaza etmişlerdir.

çarmıhta acı çeken isa’nın sadece insani doğasıdır, bu acı tanrısal doğa’ya dokunmamıştır.

aslında diofizit görüşe yakkın olan bu karara itiraz eden monofizit piskoposlar kendi bağımsız kiliselerini kurmuşlardır.

ortodoks

angelus
kendini isa ve oniki havarisinin kurduğu orijinal hristiyan toplumunun devamı olarak gören, 4. ve 8. yüzyıllar arasında toplanmış ekümenik konseylerin kanonik olduğunu kabul eden en eski hristiyan mezhebidir. dünyada yaklaşık 170 milyon cemaati vardır. bu yönüyle sayı bakımından roma katolik kilisesi ve protestan kilisesi’nden sonra üçüncü büyük hristiyan mezhebidir.

eksarhhane

angelus
eksarh unvanını taşıyan bulgar başpapasının oturduğu yere verilen isimdir. rum patrikinin işgal ettiği binaya patrikhane dendiği gibi bulgar ruhani liderinin bulunduğu fener’deki yerede eksarhhane denilirdi.

osmanlı’da 1870 yılıdan tesis olundu.

babanın ölmesi

angelus
dünya üzerinde sizi katıksız seven tek kişinin dünya üzerindeki varlığının sonlanmasıdır. geride kalan için kıyametin kopması, kabullenememezliğin başlangıcı, acının, saf acının fiziki olarak sizde hayat bulmasıdır.
388 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol