roma kralığında halkın ayrıldığı sınıflardan biridir. o zamanın toplumunda ikinci dereceden bir yerleri olduğu genelde kabul edilmektedir. plebler siyasal haklarından yararlanamıyorlar devletin yüksek kademelerinde görev alamıyorlar pleblerin özel hukuk alanında da bazı hakları kısıtlanmıştı. örneğin bunlar patricius kızları ile evlenemezlerdi.
romada aynı soydan gelen ya da geldiklerini kabul eden ve bu nedenle aynı soy adını taşıyan kişilerin oluşturdukları ailelere gens denilmekteydi gensler toplumsal ekonomik ve dini açıdan bağımsız bireylerdi. gens mensuplarına gentilis ya da patricius denilirdi.
antik roma döneminde roma şehri ve topraklarının monarşi ile yönetildiği dönemdir. efsaneye göre romayı romulus ve remus kardeşler kurmuştur ki roma ismi de buradan gelmektedir. eski çağ tarihçileri, roma krallığının başlangıcı olarak m.ö. 753 tarihini verirler. etrüskler, üzerinde egemenlik kurdukları latin köylerini birleştirip roma kentini kurarken yerli halkı kentin kurulmasında zorla çalıştırmışlar. bu durum iki toplumun arasını açmıştır. latin halk zamanla güçlenen aristokratları, bir bucuk yüzyıl sonra ayaklanarak m.ö. 509 yılında etrüsk kralını kovmuşlar ve roma cumhuriyetini kurmuşlardır.
(bkz: roma imparatorluğu)
antik roma medeniyetinin cumhuriyet ile yönetildiği dönemdir. mö 509 yılı civarında monarşinin kaldırılmasıyla başlamıştır. cumhuriyet dönemi 500 yıla yakın bir süre devam etmiştir. roma cumhuriyetinin tam olarak ne zaman roma imparatorluğuna dönüştüğü yoruma göre değişir. tarihçiler bu dönüşümün geçekleştiği dönemi belirleyen olaylar olarak jül sezarın mö 44te daimi diktatör seçilmesini, aktium savaşını (2 eylül mö 31) ve roma senatosunun 27 ocak mö 27de augustusa olağandışı yetkiler vermesini gösterirler.
ne var ki o dönemde roma vatandaşları cumuriyetin kalktığının farkında değillerdi. julio-claudian hanedanına mensup ilk imaparatorlar her ne kadar ellerindeki olağandışı yetkilerin güvencesi altında da olsa cumhuriyetin hâlâ varolduğunu ve günün birinde eski haline kavuşacağını savunuyorlardı. roma ms 3. yüzyıla kadar ismen cumhuriyet olarak kaldı.
ne var ki o dönemde roma vatandaşları cumuriyetin kalktığının farkında değillerdi. julio-claudian hanedanına mensup ilk imaparatorlar her ne kadar ellerindeki olağandışı yetkilerin güvencesi altında da olsa cumhuriyetin hâlâ varolduğunu ve günün birinde eski haline kavuşacağını savunuyorlardı. roma ms 3. yüzyıla kadar ismen cumhuriyet olarak kaldı.
(bkz: bati roma imparatorlugu)
(bkz: bati roma imparatorlugu)
(bkz: doğu roma imparatorlugu)
roma imparatorluğunun 286da diokletian tarafından bölünmesinden sonra batı kısmına verilen ad olmuştur. arada çeşitli tarihlerde tekrar birleşme yönünde girişimler olmuştur. hem doğu hem batıyı yöneten son roma imparatoru olan i. theodosiusun 395 yılında ölümünden sonra kesin olarak bölünmüş, 4 eylül 476 yılında cermen kabile lideri odoacerin baskısı altında yıkılmıştır. batı tarihinde bu tarih ortaçağın başlangıcı olarak kabul edilir.
(bkz: dogu roma imparatorlugu)
roma imparatorluğu’nun 395’te doğu ve batı olarak ikiye ayrılmasıyla ortaya çıktı. başkenti roma olan batı roma imparatorluğu 5. yüzyılda germen kabilelerince yıkıldı. merkezi konstantinopolis (bugünkü istanbul) olan ve doğu roma imparatorluğu da denen bizans imparatorluğu ise, bin yılı aşkın süre varlığını sürdürdü. bizans’ın ortaya çıkışı, roma imparatoru i. constantinus’un başkenti, roma’dan bugünkü istanbul’a taşımasıyla da yakından ilişkilidir.
roma imparatoru i. constantinus (büyük konstantin), 330’da imparatorluğun başkentini eski yunan kenti byzantion’a (bizans) taşıdı ve yeni başkente, constantinus’un kenti anlamına gelen konstantinopolis (constantinopolis) adını verdi. constantinus, roma’dan senatörler ve yüksek memurlar getirterek konstantinopolis’te yeni bir yönetim oluşturdu ve kenti yeniden imar etti. roma çoktanrılı olmasına karşın, konstantinopolis’i bir hıristiyan kenti yaptı ve kendisi de bu dini benimsedi.
bizans’ın yöneticileri kendilerini roma imparatorluğu’nun gerçek mirasçıları olarak kabul ettiler ancak öte yandan roma ile ilişkilerini de sürdürdüler. roma imparatorluğu’nun batı kesimi küçük devletlere ayrılıp parçalanırken, bizans imparatorluğu bütünlüğünü korumayı başardı. batıdan bağımsız olarak doğu akdeniz’de egemen olan bizans imparatorluğu, yunan ve roma uygarlıklarının son merkezi oldu.
roma imparatoru i. constantinus (büyük konstantin), 330’da imparatorluğun başkentini eski yunan kenti byzantion’a (bizans) taşıdı ve yeni başkente, constantinus’un kenti anlamına gelen konstantinopolis (constantinopolis) adını verdi. constantinus, roma’dan senatörler ve yüksek memurlar getirterek konstantinopolis’te yeni bir yönetim oluşturdu ve kenti yeniden imar etti. roma çoktanrılı olmasına karşın, konstantinopolis’i bir hıristiyan kenti yaptı ve kendisi de bu dini benimsedi.
bizans’ın yöneticileri kendilerini roma imparatorluğu’nun gerçek mirasçıları olarak kabul ettiler ancak öte yandan roma ile ilişkilerini de sürdürdüler. roma imparatorluğu’nun batı kesimi küçük devletlere ayrılıp parçalanırken, bizans imparatorluğu bütünlüğünü korumayı başardı. batıdan bağımsız olarak doğu akdeniz’de egemen olan bizans imparatorluğu, yunan ve roma uygarlıklarının son merkezi oldu.
(bkz: yankovice)
süryani dilininde istanbul.
izlandalı bireylerin istanbul için kullandığı ismdir.
(bkz: mikligardur)
(bkz: estambul)
ispanyolca: istanbul.
istanbul un osmanlı zamanındaki isimlerindendir.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?