hayrettin horoz

mechul
sana küçüğüm diyorum

kimi yıldızlara gitmeyi
yağmur damlaları üzerinde
kimi yuvasında yaşamayı
topraktaki karıncanın
ben se yıldızları doldurmak isterim avucuma
avucumda binlerce yıldız
serpmek isterdim saçlarına
güneşi sırtlayıp getirsem de kapına
ya da
sabahı sersem yoluna
fayda etmeyecek biliyorum

bu yüzden dinle diyorum küçüğüm:
etrafımızda binlerce akrep ve yılan
çatal dilleriyle ve makaslarıyla
saldırmakta dokuduğumuz
bahar kilimine
ama sen yılma
koptuğu yerden devam et örmeye
gülüşünle boğ onları
sevginle yürü üzerlerine
göreceksin ki küçüğüm
umudunu ve onurunu yiyenler
korku batağında kaybolup gidecekler
ve bir sabah
ellerimizde al al güllerle
dolduracağız sokakları
beyaz güvercinlerle
ve zafer türküleriyle...

sana küçüğüm diyorum
büyüklük senin yüreğinde


bana kızma ve üzülme
yalnızca bir damla istiyorum
sevgi selinden
yalnızca gülüşünden bir kaşık yeter
ama esirgersen benden gülüşünü
inan kanayan bir yara olur kalbim
bunu unutmanı istemem
bir de beni
bir de ortaköy’ü
bir de sonbaharı....
sana küçüğüm diyorum
büyüklük senin yüreğinde.
bu başlıktaki tüm girileri gör

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol