deniz gezmiş

0 /
nick nicki nickince
mustafa kemalin anlattigi turk genci, onun kurdugu cumhuriyetin yetkilileri tarafindan olduruluyor, ne aci:

"turk genci, devrimlerin ve rejimin sahibi ve bekcisidir. bunlarin luzumuna, dogruluguna herkesten cok inanmistir; rejimi ve devrimleri benimsemistir. bunlari zayif dusurecek en kucuk veya en buyuk bir kipirti ve bir hareket duydu mu, bu memleketin polisi vardir, jandarmasi vardir, ordusu vardir, adliyesi vardir demeyecektir. hemen mudahale edecektir. elle, tasla, sopa ve silahla, nesi varsa onunla kendi eserini koruyacaktir. polis gelecektir; asil suclulari birakip, suclu diye onu yakalayacaktir. genc, “polis henuz devrim ve cumhuriyetin polisi degildir” diye dusunecek, fakat asla yalvarmayacaktir. mahkeme onu mahkum edecektir. yine dusunecek: “demek adliyeyi de islah etmek, rejime gore duzenlemek lazim!” onu hapse atacaklar. kanun yolundan itirazlarini yapmakla beraber; bana, ismet pasa’ya, meclis’e telgraflar yagdirip haksiz ve sucsuz oldugu icin tahliyesine calisilmasini kayrilmasini istemeyecek. diyecek ki, “ben inan ve kanaatimin icabini yaptim. mudahale ve hareketimde hakliyim. eger buraya haksiz gelmissem, bu haksizligi meydana getiren sebep ve amilleri duzeltmek de benim vazifemdir!” iste benim anladigim turk genci ve turk gencligi!"
evrendeki en mutevazi insanim
ankara’nin ayas ilcesinde 27 subat 1947’de dogdu. ogretmen bir ailenin cocugu olarak cesitli kentlerde ilk ve orta ogrenimini gordu. liseyi istanbul’da bitirdi.
1966’da istanbul universitesi hukuk fakultesi’ne girdi, lise yillarinda sol dusunceyle tanisti ve 1965’te tip’in uskudar ilcesine uye oldu. 30 ocak 1968’de hukuk fakultesi’nde devrimci hukukcular orgutunu kurdu, 12 haziran 1968’de istanbul universitesi’nin isgal edilmesine onderlik etti.
istanbul’a gelen 6. filo’yu protesto eylemlerinde yer aldi, 30 temmuz’da bu eylemlerden dolayi tutuklandi ve 20 eylul’de serbest birakildi. 1 kasim 1968’de samsun’dan istanbul’a mustafa kemal yuruyusu’nu duzenledi.
1969 haziran’inda filistin’e giderek eylul’e kadar filistin gerilla kamplarinda kaldi, 20 aralik 1969’da yakalandi ve cihan alptekin’le birlikte 18 eylul 1970’e kadar tutuklu kaldi. daha sonra sinan cemgil ve huseyin inan’la birlikte turkiye halk kurtulus ordusu’nu(thko) kurdu. 4 mart 1971’de dort abd’li erin kacirilmasi eylemini yapti, erlerin serbest birakilmasindan sonra sivas’in sarkisla ilcesinin gemerek nahiyesinde yusuf aslan’la birlikte yakalandi.
9 ekim 1971’de idam cezasina carptirildi, 6 mayis 1972’de idam edildi.
son sozleri "yasasin tam bagimsiz ve gercekten demokratik turkiye" oldu.
cebeci mezarl?ynda yusuf ve hüseyin ile birlikte taylan ozgur ün yanyna gömülmek istedi; ancak darbeciler buna izin vermedikleri gibi o üç fidany üçer mezar arayla kar?yyaka mezarly?yna gömdüler.
ismet inonu deniz, yusuf ve huseyini idamdan kurtarmak icin imza topladi ancak mahir cayanin 4 ingiliz teknisyeni deniz yusuf huseyin in canlari karsisinda kacirmasi bir cok imzanin geri alinmasina sebep oldu.

onun hayaty bursa nutkunun somutla?my? hali gibidir.

"amerikan emperyalizmine, sovyet revizyonizmine, bulgar dalkavukluguna, romen soytariligina karsi turk devrimcisiyim." diyerek moskova köpe?iydi diyenlere ayar vermi?tir. o bir türk devrmcisi idi ve bu topraklardaki sorunlaryn yine bu topraklarda çözülece?ini biliyordu.
myysteriouss
mahkemede okudugu savunmadan bir bolum:

turkiye’nin bagimsizligindan
baska bir sey istemedim.
bundan dolayi da olumden korkmuyoruz.
ve ben 24 yasindayken kendimi
turkiye’nin bagimsizligina armagan etmekten onur duyuyorum.

bizlerin tek ozlemi tahsil sirasinda bulunmamiza ragmen turkiye’nin
bagimsizligidir. biz hicbir zaman butun cabamiza ragmen turkiye’nin
bagimsizligini temin edemedik.
biz 50 sene evvel kurtulus savasi vermis bir ulkenin cocuklari olarak
kurtulus savasi’nin gercek tahlilini yapmaya her zaman icin muktediriz.
biz yine cok iyi biliriz ki turkiye kurtulus savasi’ni yapmak icin
samsun’a cikanlara istanbul orfi idaresince ve mahkemelerince idam cezasi
verilmistir. ve yine bilmekteyiz ki, osmanli imparatorlugu yuzlerce
generalinden ancak birkac tanesi kurtulus savasi’na istirak etmistir. ve
yine bilmekteyiz ki kurtulus savasi yapildigi sirada istanbul’da
bulunanlar bunlari yapanlara eskiya demistir.

1950 tarihinde amerikan emperyalizmi iktidara geldi. demokrat iktidar
27 mayis 1960’da tarihe gomuldu. demokrat parti gitti, bunun gitmesiyle
tellaklar degismedi. 27 mayis’i kastetmiyorum, bundan sonrasini
kastediyorum. hamam ayni fakat bu defa da tellaklar degisti. amerika bu
donemde imdada yetisip inonu’yu dusurdu, demirel’i iktidara getirdi.

mustafa kemal’e gercekten sahip cikanlar varsa onlar da bizleriz

ogrenci hareketlerine gelince, turkiye’de ogrenci olaylari 50-60
senedir eksik olmamistir. sultan hamit’in tibbiye talebelerini
sarayburnu’ndan denize attigi tarihten itibaren ogrenci hareketleri turkiye’de devam
edegelmistir. ikinci dunya savasi sirasinda fasizme hayir diyen gencler
ilerici genclerdi. ve 28 nisan 1960 tarihinde ozgurluk savasi veren
genclerdir. amerikan emperyalizmi tarafindan inonu hukumetten
dusuruldugunde protesto gosterisi yapan gencler ilerici genclerdir. anayasa’ya
baglilik mitingi’ni de bizler yaptik. o gunun mitinginde iktidarin kiralik
adamlarindan ve polisinden dayak yiyen de gene bizlerdik.

1968 senesine gelince, universiteler ogrenciler tarafindan isgal
edildi. isgalleri gayet mesru idi ve kursu agalari dahi bu isgallerin
hakliligini hicbir zaman inkar edemedi. ayni yilin temmuz ayinda amerikan
filosu’na karsi gosteri yapanlardan vedat demircioglu polis tarafindan
hunharca olduruldu. iktidarin kiralik kuvvetleri ve polisi hunharca
devrimcilerin uzerine saldirdi. 20’ye yakin devrimci olduruldu. bunlarin
hicbirinin katili bulunamadi. polis karakollari iskencehane haline
getirildi. hicbir savci buna karsi cikmadi. fikir ozgurlugunu ve anayasa’yi
paravan yapanlar “onceden ataturkcu gecinirken o’nun fikir ve sahsiyetini
de kucuk gormeye basladilar, sadece mustafa kemal tarafini
begeniyorlardi.” suclamasini kesin olarak reddediyorum ve asla kabul etmiyorum.
diger yurtseverler de bunu kabul etmez.

gercekler ortulmek isteniyor. mustafa kemal’e gercekten sahip cikanlar
varsa onlar da bizleriz. onun istiklal-i tam prensibini, ve onun
istiklal-i tam turkiye idealini yalnizca biz devam ettiriyoruz.

anayasa’yi en fazla savunan bizleriz

iddianame’de bizim anayasa’yi cebren ilgaya tesebbus ettigimiz ileri
surulmektedir. oteden beri arzetmis oldugum gibi, bu ulkede anayasa’yi en
fazla savunanlar bizleriz. anayasa’yi ihlal edenlerse ortadadir.
anayasa’nin uygulanmasini isteyen gene bizleriz. anayasa’yi uygulamayan yavuz
kimselerse hâlâ ortadadir. ve yine o kisiler bizim kellemizi
istemektedirler. bile bile iddia makami bizim anayasa’yi ilgaya tesebbus
ettigimizi ileri surmektedir.

idddia makami bizim vermekte oldugumuz bagimsizlik savasi’na karsidir.
turkiye cumhuriyeti anayasasi’na karsi, reformlara karsi ve bu nedenle
bizim anayasa’yi ilgaya tesebbus ettigimizi ileri surmektedir. cunku
suleyman demirel hâlâ ortada gezmektedir. kudreti yetiyorsa suleyman
demirel hakkinda ayni sekilde dava acsin, onlar 36 milyonluk ulkenin butun
yukunu 20 gencin uzerine yikmaya alismislardir.

amerika sizin doneminizde ulkeye girdi ve hicbiriniz sesinizi
cikarmadiniz

bizi bagimsiz bir ulkenin cocuklari olmaktan mahrum eden hepiniz dahil
sizlersiniz. cunku amerika sizin doneminiz sirasinda turkiye’ye girdi
ve hicbiriniz sesinizi cikarmadiniz. ve demokrat parti iktidarina 10 yil
ses cikarmadiniz. ta ki 38 yurtsever subay ses cikarana kadar ve onlari
devirene kadar. ve bugun ayni savcilar bu sahislar hakkinda da idam
karari istemektedir. suleyman demirel’in anayasa’yi ihlaline ve
despotizmine ve ulkeyi amerika’ya satmasina ses cikarilmadi.

ve meydanlarda bunlara karsi bizler dovusmek zorunda kaldik, bizler
kursunlandik. ve sonunda idam istegiyle buraya getirildik

bizim dusmanimiz
amerikan emperyalizmi ve yerli isbirlikcileridir

dedigim gibi turkiye’yi bu hale getiren eski yoneticilerin butun
suclari bize yuklenmek istenmektedir. butun eski idarecilerin sucu bize
yukletilmek istenmektedir.

turkiye’nin bagimsizligindan baska hicbir sey istemedik ve hayatimizi
bu yola koyduk. varligimizi turkiye halkina armagan ettik. bunun aksini
iddia edenler vatan hainidir. 12 mart muhtirasi muvaffak olmasaydi bizi
itham eden makam onlari da ayni sekilde itham ederdi. buna da kanaatim
tamdir. 12 mart muhtirasi anayasa’nin uygulanmadigini iddia etmektedir
ve parlamentoyu acikca suclamaktadir.

biz strtaejik olarak dusuncelerimizi hicbir zaman saklamayiz. hangi
sartlar altinda olursak olalim bunu acikca soyleriz. dusuncelerimizi
mezara kadar gotururuz. nasil burada namlularin ve dipciklerin golgesi
altinda konusuyorsak dusuncelerimizi her zaman acikca ifade ederiz. bizim
anayasa’yi ilgaya tesebbus gibi bir kastimiz bulunsaydi, bunu da burada
acikca soylemekten cekinmezdik. bizim boyle bir amacimiz yoktur.

bizim dusmanlarimiz amerikan emperyalizmi ve onun yerli
isbirlikcileridir. yani emperyalizm ile isbirligi yapan patronlar, feodal mutagallibe
yani bezirgânlar, tefeciler. toprak agalari ve diger isbirlikcileri ve
bizim butun eylemlerimiz bu hedefe yonelmis bulunmaktadir. bunun
disinda baska bir hedefimiz yoktur.

milyon metrekare vatan topragi isgal altindayken mili butunlugu
bozmakla suclaniyoruz

bizim kisi guvenligini, mulkiyet hakkini, egemenlik ilkelerini, milli
butunlugunu bozmak icin harekete gectigimiz iddialari vardir. kisi
guvenligini ihlal edenler kimlerdir. bunu evvela tesbit etmemiz lazim.
karakollarda iskence goren bizler olduk. meydanlarda kursunlanan yine bizler
olduk. bakanlarin emriyle hapishanelere atilan bizler olduk. buna
ragmen kisi guvenligini bozan olmakla itham ediliyoruz. yukarida anlatilan
asil kisi guvenligini bozanlar ise serbestce meydanlarda dolasmaktadir.

mulkiyet hakkini ortadan kaldiracagimiz iddia ediliyor. bizatihi
anayasa mulkeyet hakkini toplum yararina kisitlamistir. mutlak mulkiyet hakki
tanimamistir. 50 koye sahip bir toprak agasini anayasamiz kabul
etmemistir. egemenlik ilkelerine karsi cikanlar halkin sirtindan
gecinenlerdir.

ayrica milli butunluge karsi cikmakla da suclaniyoruz. 101 tane
amerikan ussunun bulundugu ulkede bizim milli butunlugu bozmak istemekle itham
edilmemiz gulunc olmaktadir. milyon metrekare vatan topragi isgal
altindayken bizim milli butunlugu bozmakla suclanmamiz gulunctur.

21 yilin hesabini 21 gencten sormak istiyorlar

mustafa kemal sag olsaydi bugun cok sasirirdi. iddianame bastan beri
sirf kelle istemek maksadiyla hazirlanmistir. seklen de hukuk mantigindan
mahrumdur. hukuki kiymet ve degerden mahrumdur. 21 yilin hesabini 21
gencten sormak maksadiyla ve suclularin telasi icerisinde hazirlanmis bir
iddianamedir.

ben sunu iddia ediyorum ki, hareketimiz tamamen anayasal bir
harekettir. anayasa’nin baslangic ilkesinde belirtilen ulusun zulme karsi direnme
hakkini kullandik. bu sebeple anayasal bir davranista bulunduk.
yaptiklamizin hakli olduguna inaniyorum. halen de bu inanci tasiyorum.

turkiye’nin bagimsizlgindan baska bir sey istemedim. ve bu sebeple
amerikan emperyalizmine ve isbirlikcilerine karsi mucadele verdik. bundan
dolayi da olumden korkmuyoruz. onu ancak isbirlikciler dusunsun. ve
ancak onlar kendi caninin telasina dussun. ve ben 24 yasindayken kendimi
turkiye’nin bagimsizligina armgan etmekten onur duyuyorum. bu bagimsizlik
dusuncesini mezara kadar goturecegiz...



(kaynak zeytin.net)




olu beden
sunay akinin devrim siirine konuk olan saygi duyulasi devrimci insan.
iste bir kac misrasi;

...gece isiklar arasinda kosmaktir devrim
ates boceklerini yakalamak isteyen cocuklarin
pesine taklilir gun gelir
yanip sonen mavi isiklari
polis arabalarinin

kagit bir gemidir devrim
butun gemiler
hurdaya ciksada sonunda
tasidigi ozgurluk siiri ile batmadan yuzer nicedir dunya sularinda

kimbilir kac yunus gormus
kac deniz gezmis...
darklord
1965’ten sonra turkiye’de geli$en genclik hareketinin en onemli onderlerinden ve turkiye halk kurtulu$ ordusu(thko)’nun kurucu ve yoneticilerindendir.24 subat 1947’de ankara’nin aya$ ilcesinde dogdu. ogretmen bir ailenin cocugu olmasi sebebiyle ilk ve ortaogrenimini ce$itli kentlerde, liseyi istanbul’da okudu. 1966’da istanbul universitesi hukuk fakultesine giren gezmi$, henuz lise ogrencisiyken sol dusunceyle tani$ti ve kendini donemin eylemleri icinde buldu. terorist ve vatan haini ilan edilen deniz gezmi$ ve yolda$lari tek bir can almami$ sadece ve sadece vatanlari icin emperyalist guclerle kendi gucleri itibari ile dala$mi$lardir. 6 mayis 1972`de daha once idam edilen menderes ve yanda$larinin intikami alinircasina mecliste 3`e 3 politikasi gudulerek idam edilmi$tir.
bok bocegi
en uzun koşuysa elbet
türkiye’de de devrim
o, onun en güzel yüz metresini koştu
en sekmez luverin namlusundan fırlayarak
en hızlısıydı hepimizin,
en önce göğüsledi ipi..
acıyorsam sana anam avradım olsun
ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun..

can yücel
redfloyd
deniz gezmiş’i yargılayan savcı mahkemede uslu dursalardı cezaları idam olmazdı gibi saçma sapan bir şeyler söylemiştir.bu cümleler bile onları yargılayanların acizliğini ortaya koyuyor.
djemba djemba
’’ baba,
sana herzaman müteşekkirim. çünkü kemalist düşünceyle yetiştirdin beni.
küçüklüğümden beri evde devamlı kurtuluş savaşı anılarıyla büyüdüm. ve o zamadanberi yabancılardan nefret ettim.
baba, biz türkiye’nin 2. kurtuluş savaşçılarıyız. elbetteki hapislere atılacağız , kurşunlanacağız da. tıpkı 1. kurtuluş savaşı’nda olduğu gibi. ama bu toprakları yabancılara bırakmayacağız. ve birgün mutlaka yeneceğiz onları.
düşün baba, bugün hükümet işini, gücünü bırakmış bizimle uğraşıyor. çünkü bizden başka gerçek muhalefet kalmamış durumda. ve hepsi kemalist çizgiden sapmış durumda. ve tarih önünde hüküm giymiş durumdadırlar. biz çoktan onları tarihin çöplüğüne atmış durumdayız.
baba mektubuma son verirken seni, annemi, bora’yı, hamdi’yi devrimciliğimin olanca ateşiyle kucaklarım.
deniz gezmiş’’
utopya
vurulduk ey halkim, unutma bizi...

henuz cocuklugumuzu bile yasamamistik.
bir kadin eline degmemisti ellerimiz.
bir sevgiliden mektup bile almamistik daha
bir gece sabaha karsi, pranga vurulmus ellerimiz ve ayaklarimizla cikarildik idam sehpalarina.
herkes taniktir ki korkmadik. icimiz titremedi hic.
mezar topragi gibi taptaze,
mezar tasi gibi dimdik boynumuzu uzattik yagli kementlere.
asildik ey halkim, unutma bizi...

olu beden
..."avukatlari halit celenk ve mukerrem erdogan odaya girdiklerinde deniz’in yuzu aydinlandi.gulumsedi onlara: -hosgeldiniz, dedi ..iyiki geldiniz...filtreli sigara iciyordu deniz.-""ikigun oncesine kadar, birinci sigarasi iciyorduk.sonuc belli olunca, hic degilse iki gun ,filtreli icelim dedik." deniz’in bulundugu oda kalabalikti.cok sayida subay vardi.gardiyanlar,ankara emniyet muduru,savci, infaz savcisi, polis sefleri...deniz gezmis, yusuf aslan, ve huseyin inan hakinda olum cezasi veren ankara bolgesi sikiyonetim 1 numarali askeri mahkemesi’nin baskani tuggeneral ali elverdi oradaydi.merkez komutani general tevfik turung de hazirdi...deniz’e bakiyorlardi.inceden inceye inceliyorlardi... deniz’de onlara bakiyordu...infaz savcisi topal sami’ye seslendi deniz: -"ellerimi cozun,babama mektup yazmak istiyorum". subay, sivil gorevliler bakistilar.infaz savcisi sami ugur -"sen soyle deniz", "yazarlar..." ellerini cozmediler..bir daktilo getirildi...deniz daragacina bakarak,dusunup sozcukleri tek tek secerek mektubu yazdirmaya basladi.. deniz mektubunu, yuksek sesle yazdiriken oradaki kalabaliktan cit cikmiyordu.bitirdi soyleyeceklerini.yeniden infaz savcisi sami ugur’a dondu: -"mektubu babama veririsiniz, degilmi ?" -"tabii deniz..bundan suphen olmasin..."

iste bu mektubu yazdi deniz, babasina;

baba;

mektup elinize gecmis oldugu zaman aranizdan ayrilmis bulunuyorum.ben ne kadar uzulmeyin dersem yine de uzuleceginizi biliyorum. fakat bu dururmu metanetle karsilamani istiyorum, insanlar dogar,buyur,yasar olurler,onemli olan cok yasamak degil,yasadigi sure icinde fazla seyler yapabilmektir.bu nedenle ben erken gitmeyi normal karsiliyorum.ve kaldi ki benden evvel giden arkadaslarim hicbir zaman olum karsisinda tereddut etmemislerdir.benim de dusmeyecegimden suphen olmasin,oglun, olum karsisinda aciz ve caresiz kalmis degildir, o bu yola bilerek girdi ve sonunda da bu oldugunu biliyordu.seninle dusuncelerimiz ayri ama beni anlayacagini tahmin ediyorum.sadece senin degil, turkiye’de yasayan kurt ve turk halklarininda anlayacagina inaniyorum.cenazem icin avukatlarima gerekli talimati verdim.ayrica savcoya da bildirecegim.ankara’da 1969’ olen arkadasim taylan ozgur’un yanina gomulmek istiyorum.onun icin cenazemi istanbul’a goturmeye kalkisma, annemi teselli etmek sana dusuyor,kitaplarimi kucuk kardesime birakiyorum.kendisine ozellikle tembih et.onun bilim adami olmasini istiyorum,bilimle ugrassin ve unutmasin ki bilimle ugrasmak da bir yerde insanliga hizmettir,son anda yaptiklarimdan en ufak bir pismanlikduymadigimi belirtir seni, annemi,abimi,kardesimi devrimciligimin olanca atesi ile kucaklarim.
oglun deniz gezmis
djemba djemba
12 nisan 1971 pazartesi günü, ankara ikinci ağır ceza yargıcı rauf tozer’in sorularını deniz şöyle cevaplar:
’’soru: ne iş yaparsınız?
yanıt:devrimciyim.
soru: anlayamadım. mesleğiniz demiştim?
yanıt:devrimciyim.’’
mathilda
deniz gezmiş, 12 haziran 1968’de istanbul üniversitesi’nin işgal edilmesinde önderlik etti. işgal konseyi adına iü senatosu ile baltalimanı’nda yapılan görüşmelere katılan öğrenci heyetinin içinde yer aldı; öğrenci haklarının elde edilip işgalin sona erdirilmesinde etkili oldu. işgalden kısa bir süre sonra istanbula gelen 6.filo’yu protesto eylemlerinde yer alan gezmiş, 30 temmuz’da bu eylemlerden dolayı tutuklandı ve 20 eylül’de serbest bırakıldı.28 kasım 1968’de abd büyükelçisi kommer’in gelişi sırasında yeşilköy havaalanı’nda düzenlenen protesto gösterileri nedeniyle tutuklandı ve bir süre sonra serbest bırakıldı. istanbul üniversitesi’nde sağcı güçlerin 16 mart’ta girişmiş olduğu hareketlere öğrenci kitlesiyle birlikte karşı koyan gezmiş , bu eylemi gerekçe gösterilerek 19 mart’ta yeniden tutuklanarak 3 nisan’a kadar hapis yattı. ardından 31 mayıs 1969’da iü hukuk fakültesi öğrencilerinin, reform tasarısının gerçekleşmemesini protesto için giriştikleri
işgale önderlik etti. üniversitenin kapatılıp, polise teslim edilmesi nedeniyle çıkan çatışmalarda yaralandı.hakkında gıyabi tutuklama kararı olmasına rağmen hastaneden kaçan gezmiş, haziran’ın sonunda filistin’e gitti. filistin’e gitmeden önce 23 haziran 1969’da tmgt’nin topladığı 1. devrimci milliyetçi gençlik kurultayı’na kendisi gibi haklarında tutuklama kararı olan fkf genel başkanı yusuf küpeli ile birlikte bir mücadele programı gönderdi. eylül’e kadar filistin’de gerilla kamplarında kalan deniz gezmiş,1 eylül 1969’da, 10 haziran’da "üniversiteyi işgal" ettiği gerekçesiyle hukuk fakültesi’nden ihraç edildi. hakkında tutuklama kararının olduğu bu dönemde gazeticilere gizlendiği yerden demeçler verdi. 23 eylül 1969’da hukuk fakültesi’nde olduğu sırada haber verilen polislerin de fakülteye gelmesi üzerine teslim olan gezmiş, 25 kasım’da serbest bırakıldı. ancak yıldız devlet ve mühendislik akademisi’nde battal mehetoğlu’nun sağcılar tarafından öldürülmesinden sonra okulda yapılan aramada, ele geçirilen dürbünlü bir tüfeğin gezmiş’e ait olduğu öne sürülerek hakkında yeniden tutuklama kararı alındı. 20 aralık 1969’da yakalanan gezmiş, kendisiyle birlikte tutuklanan
cihan alptekin’le birlikte 18 eylül 1970’e kadar tutuklu kaldı. bundan sonra öğrenci eylemlerinden uzaklaşarak, mücadelesini değişik alanlarda sürdürmeyi planladı. sinan cemgil ve hüseyin inan’la birlikte thko’yu kurdu. 11 ocak 1971’de thko adına ankara iş bankası emek şubesi’nin soygununu gerçekleştirenler arasında yeraldı. 4 mart 1971’de dört abd’li erin balgat’taki tuslog tesisleri’nden kaçırılması eyleminde de bulunan gezmiş, erlerin serbest bırakılmasından sonra sivas’ın şarkışla ilçesinin gemerek nahiyesinde yusuf aslan’la birlikte yakalandı. 16 temmuz 1971’de başlayan thko-1 davası’nda tck’nın 146. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle, 9 ekim 1971’de
idam cezasına çarptırıldı. 6 mayıs 1972’de idam edildi.
corleone
vatana ihannetten yargilanip dar agacina gonderilmis devrimci. lakin vatana ihaneti dar agacina yollayanlarin icra ettigini gostermis devrimci.
shevek
küllerinden binlerin doğmuş olduğu devrimci. o külleri ve nicelerini, ve o nicelerden doğmuş olan diğerlerinin küllerini birileri gelip silmedikçe deniz gezmiş asla ölmeyecektir.

#544937
nick nicki nickince
yakaladiklari bir amerikan askerinin karisina yazdigi ayrilik mektubunu bulmus ve okumus. bu mektupta asker ozetle bir daha gorusemeyeceklerini soyleyip karisinin kendi ruhu icin dua etmesini istiyormus. ileri duzeyde ingilizce bilen deniz askere ’korkma’ demis ’biz seni nesnel olarak suclu bulsak da oznel olarak senin bir sucun yok.’

ama o amerikan askerleri deniz hapisteyken sinan’i yarali ve zararsiz bir durumda olmasina karsin gozunu kirpmadan oldurmuslerdir. e artik fazla soze ne hacet.
0 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol