çoğunluk

nickten yana sansim yok
2010 yapımı bir türk filmi. yapımcılığını önder çakar, sevil demirci ve seren yüce üstlenmiştir. 43. siyad - türk sinemasi ödülleri 2010 adaylari’nda en iyi film dalında yarışan 6 filmden biri.

filmin özeti:

mertkan’ın hayatı basittir: babasının inşaatlarının getir götür işlerine bakar, arkadaşlarla alışveriş merkezlerinde sağı solu keser, arabayla turlar. bu basitliğe bir anlam bulmak için pek de hevesli değildir. ne zaman ki gül ile tanışır, boşluğu ve basitliği değerlendirmek için bir fırsat çıkar karşısına. ancak babası gül’ün kökenleri konusunda şüphecidir. hayatta ayrımcılıkla karşılaştığı ilk anda ona teslim olan mertkan, çoğunluğa uyar, babasının kendisi için çizdiği yolda hayatına bir anlam bulur.

yazan & yöneten / seren yüce


gelelim pek naciz şahsî yorumuma; hayatın basitliği, durağanlığı ve hattâ siktiriboktanlığı bu kadar güzel anlatılabilir. baba-oğul, anne-oğul diyalogları çok gerçekçi. bu diyalogların büyük bir kısmını ben de yaşadığımdan belki bu kadar sevdim filmi. emin olun siz de yaşamışsınızdır.

settar tanrıöğen’in oğluna fırça kayarken ettiği şu lâf bitirdi beni:

-sendeki taşak bende yok lan.


güzel film... biraz bal-süt-yumurta, biraz kader-masumiyet kokuyor. seviyorum bu tür filmleri.
orqn
kurgu yok, fantastik bir hikaye yok, süper kahramanlar yok, zamanda geri gitme- rüyalara girme- kimsenin bilmediği bir evrenin kapılarını açma yok... filmde hiç bir olağanüstülük yok. kişiler-mekanlar ve konu her gün karşımıza çıkan şeyler.

güzel bir film yapmak için illa eşine az rastlanır olayları işlemeye gerek olmadığını düşünüyorum. aksine çok sıradan olayları işleyen, gerçeklikten beslenen filmleri daha çok seviyorum. benim gibi düşünenler bu filmi sevecektir muhakkak.
deus ex machina
yeni sinema hareketi filmlerinden bir tanesi. çok çok iyi diyemem ama, izlenilmesi gereken bir filmdir bence. ve bana kalırsa bu ülkede yanlışın ne olduğunu göremeyenler bir hayli fazla olduğu için, yanlışı anlatmak bir işe yarar. en azından yarayacağını umuyoruz. bir çözüm üretmekten öte- çünkü çözümler bir filmle ya da bir kitapla olacak şeyler değil elbette ki- farkına vardırmak içindir bu tip filmler.
pipisik
biraz sabırla üstesinden gelinebilecek bir film. başlarda ne oluyor, ne bitiyor anlaşılamasa da sonlara doğru, verilmek istenen mesaj seyircilere kolayca uğruyor.
uraz
yapılması için karar verilemeyen bir eyleme oylama sonucu karar veren merci. bunların sessizleri de vardır ama onların oyu artık geçersizdir bunların karşısında.
bir de çoğunun giydiği şeydir aslında çoğunluk.
baş - başlık
göz- gözlük misali.
rumuz pilis tiray egen
torrentlere ve diğer online film izleme sitelerine düştükten sonra yorumlanmaya başlayan film. bu sadece bu sözlükte değil, diğer bütün internet ortamında alışıla gelen durum. ne yazık ki bu tür filmleri sadece internetten ya da dvd’den izliyoruz ki o da korsan oluyor büyük ihtimalle. halbu ki sinemaya gidilse, o filme destek verilse, o ekip para kazansa, kazanamasa dahi parasını kurtarsa da o beğendiğiniz filmin başka türlerde daha güzellerini çekecek güçleri kalsa.
sarkilarbircigligasiginmaksasimdi
43. siyad ödüllerinde;
en iyi erkek oyuncu (bartu küçükçağlayan), en iyi senaryo (seren yüce), en iyi yardımcı kadın oyuncu (nihal koldaş), en iyi yardımcı erkek oyuncu (settar tanrıöğen) layık görülmüştür. bu kez çoğunluk haklı.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol