belediye otobüsü diyalogları

karpuzz
sahilden eminönü otobüsü sabah ve yine formunda yine kapasitesinin 2 katı yolcu almış almaya da devam ediyor.
arka kapıdan yolcu alınmaktadır. binenler elden ele akpillerini gönderiyorlar. o zamana kadar 2 kez kavga edilmiş yani ortam epey gergin.
şofor: ön kapıdan değil arka kapıdan binin lütfen.
arka kapıdakiler: şofor bey yer yok nereye binsinler.insaf artık yeter.
şofor: yayılmışsın beyim oraya sen ohoo baksana oraya 3 insan sığar daha yanaş yanaş. keyfimden alıyorum sanki.
bir sürü laf, tartışma. bir süre sonra
şofor: akpilleri alalım. pasolar lütfen. göndermeyenler göndersin.
birer ikişer gider. şofor basar falan aynı ses dınını dınını. en sonda zart zart sesi akpil bitme efekti. zaten ortama sessizlik hakim.
şöfor: ulaşcaaan ulaşcaan akpilin bitmiş oğlum.
otobüs: puhahaa.
garibim de en arkadar utanmış kızarmış, bir yandan tebrikleri kabul ediyor bir yandan para çıkarmaya çalışıyor.
sukela
bileti olmayan adam otobüse bindiğinde şöyle bir muhabbet geçer.
-ya, afederesiniz, benim biletim yok, bir sonraki duraktan alsam olur mu??
-yolculara sor bi bakiim.
-afedersiniz(!) benim biletim yok, bir sonraki duraktan alsam olur mu?
isaretparmagi
ilk defa gidilen izmir’ de otobüse binilmiştir. otobüste akıllı kart sistemi mevcuttur ve kartını basan geçer yerine oturur. fakat ablanın biri kartını basmadan geçer yerine oturur ve sonrasında o muhteşem diyalog başlar:
şoför(bağırarak),
-"bayan size kim basacak ben mi?"
bayan yanındakine döner;
-"sen bana basmadın mı?"
yanındaki,
-"ben sadece kendime bastım."
bayan kalkar, gider, kartını basar, şoföre döner,
-"bana da bastı zannetmiştim afedersiniz" der ve geçer yerine oturur.

o sırada otobüste derin bi sessizlik vardır herkes ve bu muhabbeti dinlemektedir. ben ise bu anımı arkadaşlarıma anlatacağım zamanı düşünerek gülmeye devam etmekteydim..
rothkan
arkadan yolculuk ucretini uzatan bir bayan ve harbi turk erkegi arasinda olusan diyalog sudur:

-sunu uzatir misiniz?
-neyi!?!
-...
kaaptaany
söföre ücreti uzatan adam gideceği semtin ücretinin ne kadar olduğunu sorar:
-ılıcalar ne kadar kaptan
-valla bayaa bi buyuk
-nası yani ne kadar kaptan?
-(iki elini kocaman acarak)bu kadar.
-hönk!?
passive
ben: usta hadi hareket edelim ama saat kaç oldu yaa??
şofor: durun bi beş dakika işim var...

der ve hemen sonrasında otobusun en geniş alanına gelip namazını kılar. daha sonra yolculuğa çıkılır.

(bkz: nereye gidiyoruz)


edit: hmmm... demek ki aramızda otobuste namaz kılan bireyler var...
chamomile
otobüse yeni binen:
-"ortalar bomboş. ortalara doğru ilerler misiniz?"
ortalarda duran kadın, ortalarda duran adama:
-"beyefendi, biraz ilerler misiniz?"
ortalarda duran adam:
-"kardeşim biraz ilerlesene, bayan rahatsız oluyor."
otobüse yeni binen:
-"kardeşim, ortalar bomboş. ilerlesene ya..."
ortalarda duran adam:
"nereye ilerleyelim? yer mi var?"
ortalarda duran kadın:
"lütfen, ilerler misiniz?"
ortalarda duran adam:
-"bayan, siz böyle geçin."
şoför zile basar.
-"zırrrr."
cikolata
agustosun en sicak gunlerinden biri. binilen otobus tiklim tiklim dolu. herkesin cani burnundan geliyor. sofor beyin de sinirleri tepesinde belli. bir hanim teyzemiz o kalabaligin icerisinde kendine zorla yol acip kapiya varabiliyor. sofor beyden rica ediyor,
ht: sofor bey kapiyi acabilir miyiz acaba??
sb:duymeye basmadin tiyze.
ht:kalabalikta ulasamadim, duruyoruz zaten.
sb:olmaz, basacaktin ben annamam. bi daakine bas aciyim kapini.
bendeniz:iskence et bakalim teyze olucek sicaktan o zaman gorucem seni.
kbcs
yine cok kalabalık bir otobüse denk gelinir.lakin, muavin hala yolcu almaya devam eder,bir taraftan da aldığı yolcuları sıgdırmaya calışır.

muavin:arkadaşım yer yokmu orda ilerler misin?
x:(ilk uyarıda bişey demez)
m:sana diyorum yanın boş degil mi?
x: boş boş, top oynuyoruz.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol