satılan mal geri alınmaz

goetica
genellikle dukkanlarda gorulebilen satılan malda deği$tirme yapılamayacağını belirtmek amacıyla söylenen veya dukkan giri$ine yazılan soz öbeğidir bu.
corleone
"sokulan kazigi geri cikartip vermeye kalkismayin kardesim" manali; kerize okutma eylemindeki geri donusun olmadigi belirteci.
sirinsem gunahim ne
genellikle pazarlıkla satış yapılan esnafta bulunur.satılan mal ancak değiştirilir.ancak onda da dikkatli olmak gerekir.
şöyle ki;zaten daha önce uğraşmış satmışım neden bir daha emek vereyim düşüncesiyle tezgahtar size pek yardımcı olmaz,kendi başınıza takılırsınız.
diyelim her hangi bir şeyi beğendiniz-madem elime düşmüş neden kazıklamayayım dürtüsüyle-kesinlikle fiyatı ilk aldığınız maldan ucuz olmaz,normalde aynı fiyatlıysa da kafadan %50 daha fazla söylenir.
o yüzden bu yazının olduğu yerlere dikkat etmeli ve özellikle hediye alırken beğenilmeme olasılığını da göz önüne alarak güven veren yerleri tercih etmenizde fayda vardır.
entryyazanmasumbilgic
esnafın vazgecilmez ilkelerinden biridir. taki tüketici dernekleri olaya el atana kadar ve tüketici bilinçlenene kadar. ama bazı esnaflar hala inadını sürdürmektedir.
aello
turistik yerlerde, oyuncakçıların çocuklara söylediği şeydir. satıcının o masum, o içten, o babacan havasının da etkisiyle, akla sokulan dandik oyuncağa öylesine aşık olur ki çocuk, ne var ne yok 3 kuruş parasını verir alır, 10 dakika geçer, oyuncak tuzla buz olur, bozulur, eder.
zavallı çocuk ağlar, "geri ver paramı" der. haddini bilmez şeytan satıcı "sus uleenn ben sana demedim mi satılan mal geri alınmaz diyee!" der. çocuğun elinde aslında öyle bir silah vardır ki, bu silahın gücünün ne satıcı farkındadır ne de çocuk.

bu silah annedir. kıpkırmızı yanaklar ve şişmiş gözlerle çocuk, elinde kıytırık oyuncağıyla annesinin yanına gider. titreyen zavallı sesiyle "anne, bu amca beni kazıkladıı.." der ve haykırışlarını daha da yükseleterek ağlamısa yağ ve bal sürer, annesine afiyetle yedirir.

bu durum karşısında ağzı ballanan anne, içinde ne var ne yok satıcının suratına kusmak üzere harekete geçer. kötü kalpli satıcının karşısında halk kahramanı edasındaki anne, çocuğunun düşen göz yaşlarının da yarattığı garezle adama bir çıkışır ki, anaç güdülerin bir de delirmenin ürettiği adrenalin adama patlar, kadın susmaz, car car bağırır çağırır, adam "abla bi dur çay içe.." bile demeden, "suuuuuuusss seni kazıkkçııııı ahlaksııııızzz!!! sen bacak kadar çocuğu kandırmaya utanmıyo musuuuunn!!! rezzziiiilll!!!! mannyaaaakkk!!!..." der ve bu dakikalarca devam eder.
en sonunda adam pes eder ve parasını geri verir çocuğun. iyiler her zaman kazanmıştır, anne süper annedir. hatta omo reklamının da bu olaydan esinlenmiş olma ihtimali çok yüksektir.

imphotep
nah alınmaz afedersin.millet bilinçli tüketici olucam diye kafayı yemiş yeminle.ulan aldığın epileydiyi "kullanmadım" diyerek iade etmeye getiriyorsun içinden dökülen benim götümün kılları mı be kadın!?yahut aldığın teşhir ürününün ekranındaki eşşek kadar çiziği mağazada görmeyip,alıp eve götürdükten 2 saat sonra bağıra çağıra mağdur taklidi yapmanın mantığı nerede be adam?sorarım sizlere ey türk halkı,biz pazar ortamını biz çarşı ortamını,gel abla gel ortamını bilen,seven,kanıksayan insanlarız..bırakın bu kurumsal şirketten alışveriş yapan plaza insanı ayaklarını..

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol