bilinçaltı

pixie
freudla beraber pek bir mana kazanmis soyut organimiz.
gun icinde yasadigimiz herseyi deli gibi kaydeden, ancak sadece o an icin kullanilmasi o kadar da elzem olmayan goruntulerin atildigi yerdir. bilincin altinda kalan seyler zayif bir aninizda aniden gozlerinizin onune gelir, mesela uyurken. yillar onceki sira arkadasinizi ruyanizda gorur, kaybedip de bulamadiginiz cuzdaninizi elinizle koymus gibi bulursunuz. kisilerin sahip oldugu fobilerin temeli de bilincin altina iner.
bilincalti ve bilincustu buzdagina benzetilmesi ile meshurdur.
cokoprens
psikanalizde bilinç düzeyinin altında bulunan ve bilinçli olmayan, ancak kolayca bilinç düzeyine çıkarılabilen malzemelerin, süreçlerin bulunduğu düzey. bazı psikanalistlerin bu terimi kullanmasına rağmen freud, alt-üst gibi topografik bir yaklaşımı çağrıştırması nedeniyle bu terimi eleştirir.
cokoprens
genel kullanımda bilinç düzeyinde olmayan fakat bilince ulaşabilecek her bilginin, yaşantının, anının saklandığı yer. bazen bilinçdışı ile eşanlamlı kullanılsa da bu kullanım kesinlikle hatalıdır.
ismettt
günlük hayatta yaptığımız davranışarın %5'ını bılıncımız %95'ını bılınçaltımız yapmaktadır. freud böyle bırşeyın olduğunu bulan psıkolog kışısıdır
kukulak
çok köşeli çok yüzeyli bir çok genin tek eksende taradığı evren , açı var , kenar var , yay yok
piri reisin çok kutuplu dünya haritasının ilham kaynağı , arayüz müdür "güncel bilim ,teknoloji,dil,din,ırk" windows.
yoksa makine dilimidir "alt bilinç ile direk iletişim" os,dos,ios hülasa tasavvuf.
gerçek tek,net ve bir olmalı, aracı, çevirmen,ruhban,dil,din,ırk gibi şartlı refleksler ile var olabilen üst bilince dair koşullar gerektirmemeli.
bu manada grameri özneden önce yüklemi kullanarak gelişmiş dillerin avantajı çok büyük ,
yani sonda söyleyeceğini başta söyle , işi uzatma ve hatta dil çok kavram çok kelime de içermemeli ,
kavram ve kelime zenginliği , üst bilinci hoşnut etse de , alt bilincin isteği talebi beklentisi bu değil.
alt bilinç bir an evvel , süreci tamamlayıp , şekil değiştirmek , cisimden kurtulmak derdinde.
yakın zamanda izlediğim bir bbc belgeseli "prof. brain cox" bu zıvırtıların dökülmesine neden oldu ,
brian endropi kavramını örnekleyerek açıklamaya çalışırken , gözlemlerini güncel teknoloji ile yorumlayıp boyutlandırıyor idi.
kullandığı araç ve dil , alt bilinçten kopmasına ve her zaman olduğu gibi , bilimin yüksek teknolojiler kullanarak yeni açmazlar üretmesine mani olamıyordu.
1 saatlik belgesel ve belki birkaç on yıllık ön çalışmanın karşılığını tasavvuf birkaç bin yıl önce net bir şekilde özetlemiş:

"ruh cismin mahv ına muhtaçtır"

bilim ileri doğru bakarak ve teknoloji alametine binerek ancak geri gidebiliyor,
güncel bilimin bana göre yegane kaynağı geri gitmek geri bakmak olmalı, iletişimin basit sade ve net olduğu dönemlere gitmesi ,
ve elindeki teknolojiyi bu dönemlere ait bilgiyi gün ışığına çıkarmakta kullanmalı.
basit örnek , tıp bilimi 500 senedir gelişebilmiş değil , görünen yüzü hepimizi aldatıyor ,
gelişen teknoloji sadece tıp bilimi değil.
buda tıp ustalarının körelmesine neden oluyor.
rom/ram kavramları köken olarak yabancı olsa da , tam karşılıklarını henüz bulamadım ama mutlaka vardır ,
konuyu anlamada/örneklemede bana yardımcı oluyor.
alt bilinç , diğer alt bilinçler ile bağlı ve iletişim halinde kalarak bütünü/evreni oluşturuyor ,
evren var olduğundan beri böyle.
buna en-el hak ve/veya kara madde veya allah olmadı tanrı da diyebiliriz.
bizler teknoloji ve modern yaşamın bize yüklediği şartlı refleksleri genlere işleyerek sonraki kuşaklara taşıdıkça ,
alt bilinçten kopmaya devam ede gidiyoruz , tıpkı önceki nesillerden bize taşındığı gibi.
üst bilinç ve fiziksel hazlar alt bilincin en büyük handikapı , iletişime ket vuruyor.

cisimden kurtul................

bunu ister allahın ipi ile, ister tanrıların arabaları ile , ister mısırın büyüleri ile , ister türkçe/antik yunan dili/derin arapça v.b. kaynaklar ile yap , fark etmiyor.
kullandığın araç ancak , yolu uzatıyor veya kısaltıyor ama ki kullandığın her araç , duygusallıktan kurtulamadığı sürece mutlaka handikaplar içeriyor.

nasıl gittiğin değil nereye vardığın önemli.............

kemik gerçek çok net , bulduğun aradığından kesinlikle bağımsız , acı baklava .......
duygusallığa yer yok , senin hissiyatın (zırıltın) üst bilincinin oyunlarından başka bir şey değil ve evren bunu hiç ama hiç iplemiyor.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol