bir statu göstergesi olarak ankara ya bok atmak

wish you were beer
şimdi bu tarz arkadaşlar kendilerini istanbul ya da izmir e öylesine adamışlardır ki, yaşamak durumunda kaldıkları başka şehirlerde yaşadıkları her güne lanet etmekle kalmaz, sevenleri de anlamamak için özel çaba harcarlar. aaa nasıl olur da denizi olmayan, böyle sıkıcı bir şehiri seversin diyerek karşılarındakilere burun kıvırırken, bir şehri sevmenin kendi tekellerinde olmadığını da unuturlar. aaa ben denizsiz, boğazsız asla yaşayamam derken, siz sanırsınız ki bu arkadaşlar yalı da doğup büyümüş, e normal alışmışlar kokusuna, yapamazlar tabi... ama gel gör ki aslında boğaz dedikleri şey, taburenin üstüne çıkmakla mütevellit tuvalet penceresinden görebildikleri su birikintisinden ibarettir . bir de bu arkadaşları kendi şehirlerinde görmek gibisi vardır ki, tavsiye edilesidir. trafiğinden, insanlarından, kirliliğinden dem vurmaya başladıkları an aynayı yüzlerine çevirmek, hatta kafalarında kırmak istersiniz.

şehirleri oldukları halleriyle sevmek güzeldir oysa ki, istanbul u boğazıyla, tarihiyle, mimarisiyle; ege yi samimi insanlarıyla, sakinliğiyle; doğu yu hırçınlığıyla, kasvetiyle; karadeniz i her şeyiyle; ankara yı da bir cumhuriyet yaratmışlığı ve 80 yıllık tarihiyle sanatıyla, saygısı ve kültürüyle...

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol