asker yolu beklemek

proserpina
koskoca bir paradoksun içine düşmektir. bir yanda geçen saatler, günler, haftalar sayılır iç titreye titreye, zaman herşey olmuştur çünkü, beklenenin yolu uzun. bir yandan kısacık aralarda duyulan ses, özenilerek yazılmış bir mektup, çarşı izninde iki dakika görülen bir tebessüm durduruverir zamanı- zamansızlık herşey olur. hiç bitmez, hiç gitmez o zaman beklenen.

129 gün, 22 saat, 15 dakika. bekleyenin yolu uzun.
akhillius
asker kişisi ile beraber şafak saymadır. başlarsın kaç aylık gitmiş ise güne çevrilmiş şeklini. zira askerin bile kendisi unutmuşken hangi günde olduğunu sen unutmassın.

bekleyen "yar" ise haddinden fazla özlem dolu bir bekleyiştir. sanki heran köşeden dönecekmiş gibi gözün camda kulağın kapıda olur. ama nasıl bir gerçektir ki süresi dolmadan,izin zamanı hariç, hiçbiri erkenden gelmezler. bekler bekler bekler... sadece kendine eziyet edersin.

aslında onun rahatı yerindedir. düzenli spor yapmakta, uykusu belirli vakit içersinde belirli sürelidir. yemesi sabah öğle akşam şeklinde olup tam bir düzen içindedir ve kalori usulu yapılmaktadır her yemek. askerden dönen er kişinin zayıflamasının sebebi yemek yiyememesi, beğenmemesi değil spor yapmamış bünyenin kendini toparlamasıdır.

aslanlar gibi üstüne vazife olan görevini yapıp geri gelecektir ve çakı gibi nasıl olunurmuş geride bekleyenleri de görecektirler.
betterthan
askere giden bireyin arkasindan bekleme durumu, burada uzulunen kendi yalnizligi midir insanin yoksa askerdekinin yalnizligi midir iste onu cozemem ben.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol