aşk hayatı

instrument
devamı;

böyle zamansız güneşli
umulmadık mavi günlerde
bir bekleme salonu yalnızlığına bürünüyorum
iliklerimdeki yitik aşkı
sarhoş bir unutkanlığa ilikliyorum
sanki şiirini bilmediğim bir fransız akşamında
kaldırım taşlarını sayıyorum kalbimin
içimde ayak izlerin
aylak bir yaz geçiyor avuçlarımda
ve ben ne zaman kiminle sevişsem
hala seni aldatıyorum
independence
bir yilmaz erdogan deliligi daha..

sevmek gibi geliyordu her sey,
sevmek gibi gidiyordu kadin
adinin anlattigi,canin teni yakmasiydi,
bir bulut evet ama aslolan
bulutun suyu yagmasaydi...

bir insani sevmekle basliyordu her sey
ve bosanmak icin
en az iki sahit gerekiyordu..

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol