confessions

zifir

Yazar

  1. toplam entry 424
  2. takipçi 0
  3. puan 1400

yol gözümu dagliyor

hayko cepkinin yeni albümü sandık’ın ilk klip çalışması. şuradan izlenebilir kendileri...

http://www.youtube.com/watch?v=p1ysw8jp4tq


sözleri de şöyledie efenim bu şarkının:



bitmez sandı
yoksul beynin
sorma artık kimim neyim
olsun sende merhametim
bundan sonra seninleyim

hiç aklında yokken bir ışık yanar

yol gözümü dağlıyor bak
ağlasan da boş
bendeki zehir kadar sarhoş
bu nehir gibi akan sular ne çok olur bu gözlerde yaş
tadı yok çok zor olur birdaha

gözümde yaş
bomboş elim
hiçbirşeyin
dibindeyim
geçmiş her gün
hikayemdir
böyle bilsin sevdiklerim

hiç aklında yokken bir ışık yanar

yol gözümü dağlıyor bak
ağlasan da boş
bendeki zehir kadar sarhoş
bu nehir gibi akan sular ne çok olur bu gözlerde yaş
tadı yok çok zor olur birdaha



aha burda da canlı performansı var:

http://www.youtube.com/watch?v=qzuftcrzw94

sandık

hayko cepkinin yakın zamanda çıkacak yeni albümünün adı. dinlediğim canlı performanslardan anladığım kadarıyla albüm hem sakin olmam lazımdaki naif havayı yansıtan hem de tanışma bittideki sertliği içeren parçalardan oluşuyor. ayırca ilk çıkış parçası yol gözümü dağlıyorun klibi de dream tv semalarında yayınlanmaktadır.
ablümün track listi de şöyle bişeydir



1. sandık

2. yol gözümü dağlıyor

3. gelin olmuş

4. balık olsaydım

5. sahibi yok

6. doymadınız

7. açtırdınız kutuyu

8. sandığım hazır

9. yolun sonu

saykodelik ep

sagopa kajmer’in internet vasıtasıyle dağıtılan yeni epsi. bilindik sagopa kajmer tarzını dışına çıkarak orkestral bişeyler denemeye çalışmış yunus yağızı. çok da yakışmış mübarek. albümde tüm seslerin gerçek olduğu ve çok sevilen genç gruplardan biriyle kaydedildiği söyleniyor. ki tahminimce bu genç grup manga oluyor. zira takip edenler anımsayacaktır manga üyeleri ile sagopa’nın bir çok teması olmuştur. en belirgin olanı ise monotonluk maratonu adlı şarkının klibinde ferman akgül’ün de katkıda bulunması sanırım. bi de tam emin olamasam da manganın son çıkan albümündeki şehri hüzün adlı enstürmantel parçanın ortasına haydaaaa diyen şahıs da sagopa sanırım. neyse aha bu da şarkı listesi.
(bkz:epilepsintro )
(bkz:sürahi)
(bkz:kargaların kargaşası)
(bkz:bilinmezlik )(feat kolera)
(bkz:budala )kuş
(bkz:kosmik hardkor)


ha unutmadan bu da üstadın ep ile ilgili yazısı






ve yine ben... pesimist kötü adam.

yolunda mı herşey? orta ateşte kaynıyoruz.
yepyeni bir ep ile tekrar geldim.aslında ep sunmak benim için büyük bir zevk.1999 dan bu yana ep ler bu ağacın suyu misali oldu.
onlarla birçok dinleyici kazandım.her zaman albümlerimden daha farklı olmasını istedim ep lerimin.
dolayısıyla onlar önemlidir benim için.

bu seferki ep her zamankinden daha değişik çünkü tam anlamıyla beklediğiniz altyapılar yok.bu ep de canlılık var,orkestral
bir yapı var.hiç dijital bir ses kullanmadım.sanırım en dijitali scratch lerdir.
davullar,gitarlar,bass ve diğerleri hepsi gerçek ve 2000 li yılların dijital teknolojisinden çok uzakta.ama yine de
bu müzikal yapı 2000 li yıllara da yetişebiliyor.kanımca bu seferki ep olgunluğun kutlaması.
müzikal olarak olgunlaşmak bana göre dijitallikten uzaklaşmakta saklı.ben çok temiz soundu sevemiyorum.yani müziğim de
kirli olmalı sözlerim gibi.birçoğunuz tertemiz sözlerin var sago diyebilir ama ben aslında yığınla pislikten çıkarıyorum o sözleri.
temiz olan benim içim.müzik kirli ve bu kirlilik kötü birşey değil.daha fazla içine dalıyorsun bu kir sayesinde.

ep deki şarkıları toplam 3 günde sonlandırdım.çok fazla üzerlerinde duramadım vakit kıtlığı nedeniyle.fakat yine de sizlere en güzelini
sunabilmek için çabaladım.olduğu kadar artık.
ben bu ep yi sevgili eşim kolera’ya yıldönümü hediyesi olarak armağan etmek istiyorum.onun için yazığım çok güzel sözler de bu ep de var.sürahi şarkımın nakaratındaki bukleler onun.onu üzenlerden nefret ediyorum,kim olursa olsun.
ayrıca kargaların kargaşası adlı şarkımda bana laf atan herkese toplu bir gönderme yaptım.diss değil ama biraz sitem.
ben artık diss yapmıyorum.ama sözler birine yazılmış gibi olduğu için hep aynı kişilere diss yaptığımı düşünenler var.
bu büyük bir algı yanılgısı,düşünce hatası.ben aslında seni,sizi karşımda tekil olarak düşünebiliyorum ve sana ,size konuşuyorum.
çeşit çeşit insan var,kime sözü gönderdiğimi ancak ben bilebilirim.bu karmaşadan tenzih edilmek isterim.çünkü benim dissimi
yiyecek adam değecek biri olmalı.herkese herkes gibi laf atıp diss yapsaydım sagopa kajmer değil x bir rapçi olurdum.
ben herkes değilim.o nedenle sözleri genele vurun.küçük kutularda kapalı kalmayın.
ep deki scratchler yine benim.ama bu seferki scratchler daha farklı.ben bu stile ’’gelişine’’ diyorum.o an içimden ne geldiyse onu scratchledim ve aynen kayda aldım.gerçek zamanlı bir scratch durumu var.
ep biraz sert ve gürültülü.bunun nedeni orkestranın yoğunluğu.
türkiyenin sevilen genç gruplarından birinin elemanlarıyla hoş bir grup kurduk.grubun adını edeben vermem doğru değil.
şimdilik affınıza sığınarak müzikle idare etmenizi rica edeceğim.
grup üyeleri ile az önce de beraberdim ve kendileriyle yepyeni şarkılara girdik melodiler keşfettik çaldık.bu ep deki tüm altyapılar benim tarafımdan düzenlendi.ben herhangi bir şey eklemedim.düzenleme yaptım.melodileri seçtim.gerisi olup bitiverdi.

kolera ile hazırladığımız duet albümümüzün gidişi harika.çok seveceğinize inandığım muhteşem şarkılarla çok yakında geri geleceğiz.
daha sonra bir solo projem olacak,sonrası kader kısmet.

son olarak hepinize teşekkürler.bunca zamandır peşimden geldiğiniz ve bu adamın kirli müziğini mamur ettiğiniz için.
ve dahası ben ve eşim melankolia ailesi üyelerini çok seviyoruz.daha ne kadar içten yazabilirim ki? gerçekten bizler sizi seviyoruz.

allah’a emanet olun,

geniş aile

türk televizyonlarında son yıllardan çıkan dizilerden bir hayli farklı bir yapım. bir kere zeka parıltısı var bunda. ne osuruğa gülen osuruk beyinlilere ne salya sümük ağlama peşindeki jöle kıvamında ev kadınlarına hitap ediyor. bu sıcak yaz günlerinde tam ihtiyacımız olan şeydi valla. iyi geldi..

öss 2009

yarın bu saatler itibariyle ortalarında olacağımız sınavdır kendileri... ya biz sınava gireceğizdir ya da sınav bize. hadi hayırlısı...

öss 2009

uzun süredir insan fonksiyonlarımı kaybetmeme neden olan sınavımsı organizasyon. 10 gün kaldı diye sevinsem mi üzülsem mi karar veremeyen bir çok kişinin olduğuna kalıbımı basarım.
bu arada
---öss spoiler---
senaryo yazarlarından aldığım bilgilere göre bu sezon sınava girenlerin yaklaşık yarısı bir yerlere yerleşecekmiş. össye girecek en şanslı nesillerden biri olacakmış bu seneki nesil.
---öss spoliler---

beni benimle bırak

manga nın şehri hüzün albümünün 2. parçası. ayrıca albümde ferman akgülin sesini duyduğumuz ilk parça. gayet güzel bir enstrümantel girişten sonra seçilebilinecek en güzel parçalardan biri olmuştur. "şu gaybana dünya" sözü ayrıca gönüllere taht kurmuş bir yandan türk olup bir yandan rock yapabilmenin ne kadar şukela bir şey olduğunu göstermiştir.
bir de "bir günahım varsa işlediğim o benim borcumdur" kısmı var ki bana ömer hayyam’ın tam olarak hatırlamadığım bir rubaisinden alıntı gibi geliyor ki bu da şarkıyı daha bir güzel yapıyor.
vokal ferman akgül’ün de hakkını yememek lazım tabi burda kendileri ilk albüme göre olabildiğince gelimiş ses ve yorum bakımından gözle görülür düzeyde olgunlaşmıştır
hatta ahada sözleri:

al bu dünya al senin olsun
benim hiç gözüm yok
hepsi senin olsun
ama son bir dileğim var senden
şu gaybana dünyada
varını yoğunu al
hepsini al da

beni benimle bırak
beni benimle bu cehennemde
ruhum senden çok uzak
yabancıyım senin cennetine

al bu dünya al senin olsun
ne olur benden artık uzak dur
bir günahım varsa işlediğim
o benim borcumdur
sen varını yoğunu al
hepsini al da

beni benimle bırak
beni benimle bu cehennemde
ruhum senden çok uzak
yabancıyım senin cennetine

sehr i hüzün

yakın zamanda çıkmış olan albümdür kendileri. albüm ilk albümdeki manga tarzından farklı olmanın yanısıra dinleyene bir oturmuşluk olmuşluk hissi veriyor isminden de anlaşılabilineceği üzere daha bi hüzünlü daha bi melankolik olmuş. enstrümantel şarkılarda alaturka ney gibi tef gibi alaturka motifler kullanılması çok güzel olmuş pek bi hoş durmuş sadece enstürmantelleri için bile alınıp dinlenesi albüm. bu arada albüm zaman zaman hüzünlü konseptin dışına çıkmış ve bunu da çok güzel başarmış albümün çıkış parçası olan ve klibi de ekranlarda dönmekte olan dünyanın sonuna doğmuşum şarkısında popüler kültüre çok sağlam göndermeler mevcut. sessizlik sona eriyor şarkısı ise rap alemindeki dissleri anımsatan bir parça olmuş gayet empolu bir parça insanın konsere gidip bu şarkı eşliğinde zıplayası geliyor. ha bir de alper ağayla yapılan evdeki ses coverı var ki bambaşka bir harküladedir fevkaledenin fevkındedir kendileri. neyse track listi de şöyledir albümün




1- gün doğumu
2- beni benimle bırak
3- dünyanın sonuna doğmuşum
4- cevapsız sorular
5- evdeki ses
6- her aşk ölümü tadacak
7- şehr-i hüzün
8- hayat bu işte
9- üryan geldim
10-tek yön seçtiğin tüm yollar
11-gecenin ritmi
12-hepsi bir nefes
13-sessizlik sona erdi
14-kaçamak faslı
15-alışırım gözlerimi kapamaya
16-gün batımı

manga

yeni albümleri şehri hüzünü piyasa çıkarmış gruptur. ilk albüme nazaran ufak çapta bir tarz değişimi yaşamış olsalar da bu değişimle hayran kaybetmekten çok kazanacağa benzemektedirler. özellikle fermanın sesi pek bi güzelleşmiş oturmuş bişeyler olmuş. extra bi eğitim mi almıştır nedir bilmiyorum artık...

29 mart sabotaj bayramı

29 mart 2009 yerel seçimlerinin bu derece göz göre göre sabote edilmesinin ardında kesinlikle kutlanmasını istediğim resmi bayram. hatta bayramın ruhuna uygun olarak temsili sistem çökmesi ve sandık çalınması gösterileri bile yapılmalıdır kanaatimce...

29 mart 2009 yerel seçimleri

bir çok açıdan değerlendirilebilinecek bir seçimdir demokrasi mücadelesidir.
olayı bir müdafaa mücadelesi olarak olarak algılarsak muhalefet kesin galiptir. her iki parti de zaten ellrinde olan çoğu yeri korudukları gibi iktidar partisinin de istiyorum dediği yerlerden babayı almasını sağlamış hatta iktidar partisinin yönetimindeki bir çok şehrin kaybedilmesine yahut bu şehirlerde ciddi bir oy kaybına neden olmuşlardır.
olayı bir şehir alma mücadelesi olarak görürsek yine muhalefetin sönük de olsa bir galibiyeti söz konusudur zira yukarıda da belirttiğim gibi daha önce iktidar yönetiminde olan bazı yerler muhalefet eline geçmiş muhalefetten iktida eline geçen şehre pek rastlanmamıştır.
yok olayı "ben skora bakarım abi %39 oy kaldırdı adamlar" şeklinde algılayacak siyaseti futbol normlarıyla değerlendireceksek iktidarın büyük bir galibiyeti vardır diyebiliriz.

seçim ortamında dikkate şayan bir takım durumlar şunlardır ki:
iktidar partisi ekonomik açıdan eğitimsel açıdan kültürel açıdan gelimiş bölgelerde havasını almıştır. yani iktidar var olan oy potansiyeline hiç bir şey katamamış hatta beyaz türk diye tabir edilen kitlenin de desteğini büyük oranda kaybetmiştir...
iktidar partisinin başarısının arkasında oyunu una kömüre satacak kadar aç ve bu yaptıklarının doğruluğuna inanacak kadar cahil insanların olduğu yargısı kesinleşmiştir...

lost

tam öss senesi ağzıma sıçmış dizidir kendileri.

---bundan sonrası spoilerimiş---
yok kutup ayısıydı hatch idi dharma inişitiv idi derken bi de zamanda yolculuk mevzuu açtılar tam oldu.bu arada dizinin karakterlerinin söyledikleriyle yaptıkları da birbirini tutmuyor. canımız ciğerimiz karizmatik fizikçimiz daniel faraday zaman plak gibidir sadece ileri geri gidebilir derken sayid amcamız benjamin linus u vurarak baya baya strach attırmıştır bu plağa. bi de çocukcağız ölürse işte o zaman boku yendi lostie ahalisi. her şey bambaşka bi şekilde başa saracak...
---bir spoilerin daha sonuna geldik---

muhsin yazıcıoğlu

siyasi görüşleri ve eylemleri sevilir sevilmez karışmak kimsenin haddine değil ama kasten ya da ihmalkarlık sonucu ölüme terkedilmiş bir adamdır. yazıktır günahtır...
0 /