confessions

priapus

Yazar

  1. toplam entry 983
  2. takipçi 0
  3. puan 1985

marilyn manson

marilyn manson, gercek adiyla brian warner, 1969’ da canton ohio’da epey dindar bir ortamda dunyaya geldi. ufak tefek zayif brian hemen her gun mahallede ki cocuklardan dayak yiyordu. 8 yasindayken komsunsuun tacizine ugramisti, ailesi de ona yardim amaciyla onu pahali bir katolik okuluna gonderdiler. bu sayede brian daha da nefret edilen bir cocuk haline geldi. her gun katolik dini uzerine dersler goruyor, cikislarda da dovuluyordu ve evde sapik bir buyukbabasi vardi. brian icinde biriken tum ofke ve tepkiyle muzige yoneldi.

"eger o zaman muzigi kesfetmeseydim simdiki dururumum cok daha farkli olurdu ve buyuk ihtimalle cok daha karanlik. jeffrey damher ve richard ramirez gibi seri katillerin yasamlarini okudum ve onlari anlayabiliyorum. onlarin nereden geldiklerini ve ne yasadiklarini anliyorum ve aramizdaki fark benim bir dereceye kadar kendimi ifade edecek bir cikis yolu bulmus olmamadan baska birsey degil. onlar bunu yapamadilar. belki de yaptigimiz tek sey bir yardim ve ilgi cagrisidir yalnizca, tek fark ise bu cagrinin aldigi bicim." demis manson.

marilyn manson and the spooky kids

1989’da marilyn manson adini cagin iki buyuk ikonundan aldi; (marilyn monroe ve unlu yonetmen roman polanski’nin karisi sharon tate’i katleden manson ailesinin lideri, seri katil charles manson).daisy berkowitz ile karsilasan marilyn manson, 1990’da iki kisi daha bularak “marilyn manson and the spooky kids”i kurdular. artik herkesin bildigi gibi grubun hepsinin isimleri unlu bir kadin ismi ve bir seri katil soyadindan olusuyordu. keyboard’cu madonna wayne gacy, basci; gidget gein de isimlerini bu sekilde olusturmuslardi.

“bir suru talk show seyrederim ve kadin hollywood yildizlariyla seri katilleri ayni potada eritmeleri, her seyi sansasyonel haber duzeyine indirgemeleri beni cok sasirtir” diyor manson.

farkli muzikleri ve abartili sahne sovlariyla marilyn manson and the spooky kids florida’nin death metal ortaminin underground sahnesinde gittikce unlendiler.

bir sure sonra baterist yoklugu nedeniyle kullanilan drum machine yerine sara lee lucas gruba alindi.

1990’daki en onemli olay nin’in lideri trent reznor’la tanisilmasiydi.1991’de ilk demo kasetleri “after school special”u ayni; sene icinde kasetleri “lunchbox”i cikardilar. bunlardan once de produktorlugunu kendilerinin yaptiklari bircok promosyon kasetleri bulunuyordu.1992’de slammie odullerinin yilin en iyi grubu, en iyi sert alternative grup kategorilerine aday gosterildiler. isimlerini kisaltip marilyn manson yaptilar.

potrait of an american family

son demolari “refrigerator”dan sonra mayis 93’de trent reznorin yeni kurdugu plak sirketi nothing (interscope) ile anlastilar. o seneki slammie odullerine bes dalda aday oldular, yilin en iyi grubu ve “dope hat” ile yilin sarkisi odullerini aldilar .(bu arada dope hat’in video klibinde anton lavey’de yer aliyordu.) 1994-96 yillari;nda da en iyi grup, en iyi video, en iyi albumodullerini aldilar.

temmuz 1994’de onuc parcalik albumleri “potrait of an american family”i cikardilar.album kapagi marilyn manson’in bir saatlik calismasinin urunu, icerik ise tam bir saldiriydi.

93’de basci gidget gein’in yerini twiggy ramirez aldi. ramirez (jeordie white) florida’li metal grubu amboog-a-lard’da calmis 922de slammie’de en iyi ritim gitarist odulune layik gorulmustu.

bu albumden iki single “get your gunn” ve “lunchbox”cikti.(sarkinin esin kaynagi amerika’da ogrenciler tarafindan silah olarak kullanilmasi yuzunden yasaklanan metal beslenme cantalariydi, sarkinin videosunda ise arkadaslarindan dayak yiyen kucuk bir cocuk saclarini iki yandan kaziyip beslenme kutusuyla saldiri icin hazirliklar yapiyordu)

1994’un agustos ayinda marilyn manson , nine inch nails ile bir turneye cikti. bu konserler sirasi;nda yapilan cilginliklar marilyn manson’in ununu arttirmaya yetecek de artacak cinstendi. salt lake city’de manson’in calmasina izin verilmeyen nin konserinde papaz manson adinda sahneye cikan gizemli sahsin bir mormon incilini paramparca etmesi bunlardan ilkiydi. yine 1994’de dallas’da marilyn manson sara lee lucas’in bateri setini yakti, bu olaydan sonra lucas’i goren olmamisti.twiggy’e gore bu asiri bir tepkiydi. tepkinin sebebi ise o sirada hala bateri calmakta olmasi belki de. (bu olayin internette goruntuleri de var.)

sara lee lucas’in yerini ginger fish aldi. danzing turnesine yeni bateristleriyle katildilar, turnede korn da vardi. 22 haziran 1995’de manson ikinci kundakcilik olayini; gerceklestirdi, bu seferde john stewart show’da sahneyi yakti; ve tabii ki aninda binadan kovuldular.

smells like children

aylarca suren turneden sonra ekip ” smellls like children” ep’si uzerinde calismaya basladi. “smells like children” marilyn manson’in favori sarkilari;nin ve sample edilmis tuhaf seslerin bir birlesimiydi. album gercekten kan donduran bebek aglamalarinin sample edilmis haliyle basliyordu. albumde uc tane cover vardi. mtv odullerinde metallica ile karsi karsiya gelmelerine sebep olan “sweet dreams (are made of this)” bunlardan biriydi. “i put a spell on you” ise daha once screamin jay hawkins yorumuyla “natural born killers”in marilyn manson yorumuyla ise “lost highway” in soundtarck albumlerinde yer almisti;. yine diger cover “rock’n roll nigger” patti smith’in kendi yorumuyla “natural born killers”a soundtrack parcasi olmustu. “natural born killers”in soundtrack’inin yapimcisi ise trent reznor’di. (bu baglantilar hep dikkatimi cekmistir.) ozellikle “sweet dreams” marilyn manson’in genis kitlelere ulasmasini saglayan en onemli parcalari sayilir. bircok hayrani onlari bu parca sayesinde tanidi.

antichrist superstar

eylul 95’deki alti aylik turneden sonra yeni albumleri “antichrist superstar” in kayitlarina basladilar. albumu yapmak onlar icin gercekten guc olmustu. album kaosa tehlikeli bir sekilde yaklasiyordu. olusumu sirasinda grup elemanlarinin yasad&iklari albume yansimisti.. new orleans’da eski bir cenaze evinde yapilan kayi;tlar sirasinda grup elemanlari studyodan hic ayrilmadilar, uykusuz kaldilar, uyusturucu kullandilar ve uyuyacaklari zaman aletlerin arasinda cadir kurdular. tum bunlarin sonunda albumun tamamlanmasina az kala daisy berkowitz gruptan ayrildi, yerine zim zum alindi.

8 ekim 1995’da piyasaya surulen album ilk haftada 132.000 satti. albumde sosyal elestiri oldukca yogundu. kufurrler az ama saldiri ck daha fazlaydi.

marilyn manson: “bu album kendileri icin yarattiklari gunahlardan dolayi tanrinin amerika’ya gonderdigi ceza olacak, ve umarim ben hristiyanligi sona erdirmis adam olarak anilacagim.”

marilyn manson “antichrist superstar” i beatles’in “white album”une benzetiyor: “oradakilerde hic konserda calinmamis, studyoda bestelenmis sarkilardi. bu albumde oncelikli sey tavrimizi ortaya koymakti”

mechanical animals

“mechanical animals”da “antichrist superstar”in icerdigi ruh haline gore white bir albumdu. bu albumde marilyn manson kafayi uyusturuculara takmisti;. ayrica 10 yildir simya ve tarot dersleri alan manson bu yonunu albume yansitti.” mechanical animals”daki harfleri karistirdiginizda karsiniza “marilyn manson is an alchemical man” cumlesi cikiyordu. manson’in yeni imaji ise “omega”ydi.

albun kapaginin amerika’daki bazi muzik marketlerde sansurlenmesi bu albume gelen en komik tepkiydi. aslinda bu album cok fazla saldi;ri; da icermiyordu, hatta daha cok marilyn manson’in kendisiyle ilgiliydi.ozellikle uyusturucu sorunu encok islenen konuydu ki buna da en iyi ornek “coma white” diyebiliriz.

albumun hazirlanma acamasinda grup elemanlari cok goz onundeydi. devamli dergilere kapak olmuslar ve album hakkinda hic bir giz birakmamacasina konusmuslardi. marilyn manson “mechanical animals”i david bowie’nin “ziggy stardust”ina benzetiyordu ve yine ona gore grup olarak da “tin machine” gibiydiler.

“rock is dead”in “matrix” in soundtrack parcasi olmasi ve “coma white” in klibinde manson’in eski sevgilisi (nam-i diger jawbreaker) rose mcgowan’in oynamasi albume populerlik katan unsurlardi ve bunun bazi hayranlarin pek hosuna gitmedigi de soylenebilir.

holywood

manson’i;n su an piyasada ki son albumu holy wood. aslinda” mechanical animals” ile “holy wood” arasinda bir de konser kayitlarindan olusan albumleri “the last tour on earth” var, bu albumde daha once manson albumlerinde yayinlanmamis olan sadece 2 parca var; “astonshing panorana of the endtimes” ve “get my rocks off”.

son haberlere gore marilyn manson’in son albumu olan “holy wood”un album kapagi nedeniyle satisi durdurulmus. ama zaten marilyn manson’da bunu onceden dusunup coktan alternatif album kapaklari yapmislar. ayrica yine “disposable teens”in klibinde marilyn manson’in papa kiligina girmesi tepki alan diger bir olay.

album 19 parcadan olusuyor ve dort bolume ayrilmis: “in the shadow”, “the androgyne”, “of read earth”, “the fallen”.

albumden cikan diger bir klip ise "fight song" icin cekilen oldu. mtv’de su ana kadar en cok cikan marilyn manson videolarindan biri oldugu soylenebilir.

son gunlerde ise "tainted love" cover’i icin cekilen videolarina gunduz saatleri dahil sik sik rastlanabiliyor. hatta pop listlere girmis durumda bu parca ve number one’da dahi gorebiliyoruz.

marilyn manson 30 yasina kadar olecegini tahmin ediyordu, hala yasiyor ve degisiyor manson herkes ve hepimiz gibi. belki icindekileri dokuyor artik bir bir ve 30 yasinda olmeye degil 50 yasinda huzurlu bir adam olmaya hazirlaniyor brian warner. tipki diger eski asiler gibi.

kaynak:http://www.rockmerkezi.com/

wish you were here

turkce meali su olan sarki;

demek ayirt edebilecegini saniyorsun cehennemi cennetten,
mavi gokleri acidan.
ayirt edebilir misin yesil bir tarlayi soguk celik raylardan?
gulusu bir peceden?
ayirt edebilecegini mi saniyorsun?

ve kahramanlarin yerine hayaletleri koymaya mi zorladilar seni?
sicak kullerin yerine agaclari?
sicak havanin yerine serin bir meltemi?
donuk rahatlik yerine degisimi?
ve savastaki bir harekete katilmayi,
degistin mi kafesteki liderlik rolune

nasil isterdim, nasil isterdim burada olmani.
biz yalnizca iki yitik ruhuz bir akvaryumda yuzen, yillardir,
ayni eski topraklari asindirarak. ne bulduk ki?
ayni eski korkulari
keske burada olsaydin.
(bkz:dinlenildiginde insani koparan sarkilar)

yalnız şarkı

mor ve otesi sarkisi;

olasiliklar, sanslar
olaylar neden hep senin tersine
bunu hala sorma
yanlis yer ve yanlis zaman
bunlar hep aldatmaca
bunu artik anla

belki bir gun gunes dogar
mezarinin ustunden, sen sessizce uyurken
uyaninca uzulme gercek bu iste

tesadufen yalnizsin, henuz yolun basindasin
tesadufen yalnizsin, gerceklerin farkindasin

kelimeler sokaklar ve evler
ne kadar da bos seyler
sen gizlice aglarken
biraz umut biraz sevgi
ne de cok sey demek oysa
senden uzakta

ama kim bilir belki bir gun
o yasarken sen olmezsin, acilar akip gider
uyaninca uzulme gercek bu iste

another brick in the wall

daha iyi anlasilmasi icin turkcesi;

part 1

baba okyanusun otesine uctu
yalnizca bir ani birakip geride
bir fotograf aile albumunde
baba ba$ka ne biraktin benim icin?
baba ne biraktin ardinda benim icin?
hepsi hepsi, yalnizca duvardaki bir tuglaydi
hepsi hepsi, yalnizca duvardaki bir tuglaydi

part 2

egitime ihtiyacimiz yok
du$unce denetimine de ihtiyacimiz yok
siniflarda a$agilanmaya da
ogretmenler rahat birakin cocuklari
hey ogretmen! rahat birak o cocuklari
hepsi hepsi, yalnizca duvardaki birba$ka tugla
hepsi hepsi, yalnizca duvardaki bir ba$ka tuglasin sen.

part 3

cevremde duvarlara ihtiyacim yok
beni sakinle$tirecek uyu$turuculara ihtiyacim yok
gordum duvarin uzerindeki yaziyi
bir $eye ihtiyacim oldugunu sanma sakin
hayir bir $eye ihtiyacim oldugunu sanma sakin
hepsi hepsi duvardaki tuglalardi
hepsi hepsi duvardaki tuglalardiniz siz

u2

1976 yilinda dublin mount temple lisesi’nde, larry mullen okul panosuna bir not asti. bir grup kurmak istiyordu ve diger grup uyelerini ariyordu. bu ilana cevap verenler arasinda paul hewson, dave evans ve kardesi dick ve adam clayton da vardi. besli feedback adinda bir grup kurmak icin anlastilar. larry iyi bir bateristti, adam bas gitar caliyordu ama diger roller henuz dagitilmamisti. grup okulun bir sinifinda provaya basladi ama ilk gunler sikintiliydi; cunku bir vokalist bile secmemislerdi. paul hewson kendisini bir sarkici olarak gormuyordu ama dogal bir aktordu; sesi de gitar calisindan iyiydi. boylece grubun "ondeki" adami o oldu.
paul hewson’in cocuklugu dublin’in kuzey yakasinda gecmis. kizilderili olmayi duslermis: "cocukken hep kizilderililerin tarafini tutardim. kovboylar hep her seyi kolay yoldan kazanirdi; iyi adamlar hep onlar olurdu" diyor. okuldan sonra lypton village’da, arkadaslarinin (gavin, strongman, dave id, guggi ve pod) yasadigi bir kizilderili toplama kampinda takilirmis. aralarinda birbirlerine bu gibi komik takma isimler takarlarmis. bono’nun ismini, isitme engelliler icin araclar satan bir dukkandan (bonovox - "guzel ses") aldigi soylenir. o zamandan beri bono olarak anilmis.

dave evans ise koseli cenesi ve gitar calis tarzi nedeniyle "the edge" (kose) takma adini almisti.

feedback ilk konserini okuldaki bir yarismada verdi. yarismayi kazanmasalar da okul arkadaslarinin buyuk begenisini kazandilar; bu da onlari devam etmek icin guven verdi. kisa sure sonra, ikinci konserlerinde grup hype adini aldi. adam clayton menejer rolunu ustlenmis, civardaki pub ve kluplerde isler ayarliyordu. repertuarlari artmaya baslamisti ama grup hep "cover" yapiyordu; aralarinda bazi rolling stones sarkilari da vardi. bu halleriyle herhangi bir pub grubundan pek ayirdedilemiyorlardi ama en azindan bir rock grubu yavas yavas sekillenmeye baslamisti. arada dick evans ayrilmis, the virgin prunes adli bir gruba katilmisti.

ama boyle devam etmeyecegi acikti, yeni bir seyler bulamliydilar. ozellikle bono kendi sarkilarini yazmak istiyordu. ilk orijinal sarkilari street misson pek etkileyici degildi ama en azindan bir baslangicti. adam artik zamanini grup icin is ayarlamaya adamis, okulu birakmak zorunda kalmisti. grubun dikkatleri cekmesi icin cok calisiyor ama basarili olamiyordu. muzik dunyasinda yardimci olabilecek kisilerin pesinden kostu, dj’ler, muzik basini ve diger gruplarla gorustu. bir gun radiators grubunun solisti olan steve rapid - ayni zamanda bir reklam ajansinda calisiyordu - ile konusma firsati buldu. rapid, daha iyi bir isim bulmalari gerektigini soyledi. birkac gun sonra da adam’a iyi bir isim buldugunu bildirdi: u2.


adam bu isimden hoslanmisti ama grubun diger uyeleri kuskuluydular. soylentiye gore bir sonraki pub konserlerin ilk yarisina hype, diger yarisina u2 ismiyle cikip seyirciye hangisini tercih ettiklerini sormuslar. seyirci u2’yi begenmis ve adam da buyuk bir yarismaya hype olarak kaydettirdigi grup ismini u2 olarak degistirmekte vakit kaybetmemis.


yarisma 18 mart 1978’de duzenlenecekti. kazanan 500 £’luk bir odulun yani sira cbs irlanda icin bir demo album kaydetmek uzere bir kayit studyosunda bir gun gecirmeye hak kazanacakti. u2 yarismayi kazandi ve dublin’deki keystone studyolarinda demolarini kaydetti. demo yeterliydi ama cok etkileyici degildi. yine de cbs her yeni gruba yaptigi gibi onlara da bir plak anlasmasi onerdi. ancak grup pek emin degildi, ogude ihtiyaclari vardi. irlanda’nin en buyuk muzik dergisi hot press’ten bill graham ile gorustuler. bill graham, bir menajere ihtiyaclari oldugunu soyledi ve onlara daha once irlandali bir folk grubunun menajerligini yapan paul mcguinness’i onerdi. paul, bill’in anlattiklarindan once pek etkilenmemis, u2’yi bir punk grubu sanmisti. ancak bir konserlerini dinleyince etkilenmekle kalmadi, grupta cok buyuk bir potansiyel gordu. hemen anlasmaya vardilar. (mcguinness ileride, "grubun 5. elemani" olarak anilabilen nadir menajerlerden biri olacakti).


mcguinness, yine keystone studyolarinda bir demo kaydi ayarladi, uc sarki kaydettiler: street mission, the fool ve shadows and tall trees. mcguinnes dahil herkes demo kaydindan hoslanmisti ama londra’daki plak sirketleri u2’nun demosunu her ay karsilastiklari yuzlercesinden pek farkli bulmadi. u2 irlanda’da pub konserlerine devam etti; hot press’de ovgu dolu yazilari cikti ancak yine de plak sirketlerinin dikkatini cekemiyorlardi. cbs irlanda grupla birseyler yapmak istiyordu ama cbs ingiltere ilgilenmiyordu. sonunda kaydi cbs irlanda ile yaptilar; ulke disindaki satislar icin istedikleri plak sirketi ile anlasmakta da serbesttiler. boylece uc sarki iceren single’lari u2-3 kaydedildi. binlerce kopya basildi ve irlanda’da tukendi. ilk basarilarini elde etmislerdi; ama sadece irlanda’da; ingiltere hala u2’ye karsi ilgisizdi. mcguinness bu sefer ingiltere’deki publarda u2’ya bir dizi konser ayarladi. turun maliyetini guclukle karsiladilar ama seyirci ve elestirmenler sarkilari begendi. grup nihayet gems ve island plak sirketlerinin dikkatini cekmisti ama henuz bir teklifte bulunmamislardi.

1980’de hot press dergisi irlanda’da okurlarin oyu ile 5 kategoride u2’yu secmisti ama bir plak anlasmasi olmadan yurtdisinda yeni bir tura cikamayacaklari belliydi. mcguinness bu sefer irlanda’da bir tur ayarladi; cbs irlanda’dan cikacak another day isimli yeni bir single icin plan yaptilar. bu arada island records u2’nun desteklenmeye deger bir grup olup olmadigi uzerinde dusunuyordu. sirket yoneticileri belfast ve dublin’deki konserlere katildilar; cok etkilendiler. bunun sonucunda 4 albumluk bir anlasma yapildi; kayit ve tur maliyetleri de karsilandi.

u2’nin island records icin ilk single’i, joy division icin de calisan martin hannett’in produktorlugunde gerceklestirilen 11 o’clock tick-tock oldu. mayis 1980’de cikti; iyi elestiriler aldi ama satislari pek parlak olmadi. o siralar joy division’dan ian curtis’in de intihar etmesinden etkilenen hannet isi birakti. island records, ikinci single’lari a day without me’ye produktor olmasi icin steve lillywhite’i gorevlendirdi. isler yolunda giderse cikis albumlerini yapacaklardi. bu single irlanda disinda pek yanki uyandirmadi ama lillywhite grubu sevdi. boylece ilk albumleri boy ortaya cikti. (albumun kapauindaki cocuk, bono’nun lypton village’daki arkadaslarindan birisidir.)

u2’nin ingiltere’deki single satislari pek parlak olmasa da tur nispeten basarili gecmisti. bu yuzden album ciktiginda dinleyiciler ilgi gosterdiler. acilis sarkisi i will follow zaten ilgi cekmeyecek gibi degildi. album, elestirmenlerce tum zamanlarin en iyi cikis albumlerinden biri olarak nitelendi. album 81’de abd’de yayinlandi, grup abd’de tura cikti ve seyirciden orada da ilgi gordu. tura kisa bir ara verip fire adli yeni bir single hazirladilar ve ikinci albumlerinin planini yaptilar.

ikinci albumleri october, yine guclu bir sarki ile, gloria ile basliyordu. album bono, the edge ve larry’nin guclu hiristiyanlik duygularini yansitiyordu. ozellikle the edge inanclari ile rock grubu yasantisini bagdastirmakta zorlaniyordu ama neyse ki devam etme karari aldi. october ise ingiltere listelerini sarsmaya basladi.

grubun esin kaynaklari, elvis presley, david bowie gibi rock devlerinden joy division gibi post-punk gruplara dek cok genis bir yelpazeye dagiliyordu. pek geleneksel irlanda muzigine bagli kalmamislardi. albumdeki tomorrow parcasi u2’nun geleneksel irlanda muzigine bagli kalan birkac parcadan biridir.

82 yazinda a celebration adli single’lari cikti. agustos ayinda bono bugunku esi ali ile evlendi; ama 82 dunyanin pek cok yerinde pek kutlanacak bir yil olmamisti. 82’nin karmasa ve belirsizlik ortami u2’nun ucuncu albumlerinin ismine de yansidi: war. album muzikal acidan mukemmel olmasinin yani sira mesajlar da iceriyordu. ne yazik ki tum mesajlar dogru anlasilmadi. lirikler bu karmasanin sona ermesini talep ediyordu; dinleyicinin hangi tarafta yer alacagini ogutlemiyordu. nasil kabul ederseniz edin, albumdeki new years day ve sunday bloody sunday sarkilari birer rock klasigi olmaya adaydi. grubun dini inanclari ise incil’den (psalm 40) adapte edilen "40" adli bir sarkiya yansimisti. album begenildi, ingiltere listelerinin tepesine cikti; ama albumden alinan single’lar daha az basarili oldu. bunu avrupa ve abd’deki turlar izledi. abd turnesinin denver, colorado bolumu videoya da cekildi. konserin verildigi aksam gokyuzunun rengi ve atmosfer, en az calinan muzik kadar dramatikti. bu video ve bir "live" album under a bloody red sky adiyla yayinlandi.

1984 yili geldiginde, u2 yaptiklarini tekrarlamaktan bikmis, daha ileri gitmeyi hedefliyordu. yeni albumleri icin yeni bir produktor aradilar ve gunumuzun muzik efsanelerinden brian eno’yu buldular. eno daha once roxy music ve talking heads ile calismisti. ayrica kanadali ses muhendisi daniel lanois de yer aliyordu. dublin’in 30 mil kuzeyindeki slane satosu’nda album calismalari basladi.

provalar devam ederken, mcguinness island records ile cok daha iyi anlasmalar yapti: sadece mali acidan da grubun durumunu duzeltmekle kalmayip, yaraticilik acisindan grubun daha bagimsiz olmasini sagladi.

yeni album the unforgettable fire’in ismi hiroshima ve nagasaki’ye atilan atom bombalari uzerine duzenlenen bir gosteriden esinlenmisti. albumun sinyali once single olarak cikan ve ingiltere listelerinde 3. siraya kadar yukselen pride ile geldi. u2’nun o zamana kadarki en iyi single’i olan pride, marthin luther king’e adanmisti. album eylul 84’de cikip ingiltere listelerinde 1. siraya yerlesti.

bu doneme kadar kimileri u2’yu bir post-punk grubu olarak tanimlamisti. the unforgettable fire fikrileri degistirmeye basliyordu.

grup avustralya ve yeni zelanda’da turneye cikti; ama "canli" performanslari pek iyi degildi; dublin’e bir dizi sorunla donduler. 85 basinda abd’de turneye ciktilar. artik konserleri kendi capinda bir sanat gosterisine donusmustu; konser verdikleri stadyumlari doldurmakta pek zorlanmayacaklari anlasiliyordu. bu siralarda 4 sarkilik bir mini-album olan wide awake in america’yi cikardilar: the unforgettable fire’dan bad’in canli bir versiyonunu ve album calismalarindan arta kalan sarkilari iceriyordu.

abd’den donuste, dublin’de 55,000 kisi onunde bir konser daha verdiler. ancak 85’in en buyuk muzikal olaylarindan biri, temmuz’da gerceklestirdikleri live aid konseri oldu. wembley’deki konser tum dunyadan izleyicilere ulasti.

grup 86 basinda yeni album icin calismalara basladi; uzunca bir calisma suresinin sonunda, mart 87’de u2’nin en onemli albumlerinden biri olan the jashua tree ortaya cikti. yine brian eno, ve daha yuksek bir profil cizen daniel lanois bu albumun produktorlugunu ustlenmisti. album calismalari surerken u2, uluslararasi af orgutu’nun 25. yil kutlamalari icin duzenlenen bir turneye katilmayi da ihmal etmedi.

the joshua tree beklemeye deger bir albumdu. with or without you hemen listelerin basina yerlesti. where the streets have no name, bullet the blue sky gibi hic akildan cikmayacak sarkilarin yani sira, albumdeki her parca ilgiyi hakediyordu. ingiltere ve abd listelerinin basina yerlesen u2, artik time dergisine kapak da oluyordu.

albumun turnesine bir film ekibi ile birlikte ciktilar. turne sirasinda yeni sarkilar da kaydedildi. boylece en buyuk rock klasiklerinden biri haline gelecek olan rattle and hum, double album olarak ortaya cikti. yeni sarkilar arasinda desire, blues efsanesi b.b. king ile kaydedilmis when love comes to town ve angel of harlem dikkat cekiyordu. bad ve sunday bloody sunday’in canli yorumlari da mukemmeldi.

u2 bu calismalariyla 88’de kazandigi iki grammy odulune 89’da iki yenisini daha ekledi. avustralya, yeni zelanda ve japonya’yi kapsayan bir turneye ciktilar; yil sonuna dogru ise avrupa’da birkac yerde konser verdiler. 31 aralik’ta dublin’de gerceklestirdikleri konser ise 90’li yillari selamliyordu.


1990’da turnelere ara verip yeni albumun calismalarina basladilar. bir ara demo kayitlar calindi, albumun calismalari aksadi. ancak albumun gecikmesinde en onemli faktor, grubun yeni arayislar icine girmesiydi. yeni album berlin’de kaydedildi. 91’de album oncesi cikan ilk single the fly, buyuk tartismalara neden oldu: bir arastirmaya gore 91’in ayni zamanda en iyi ve en kotu parcasi olmaya adaydi! album achtung baby adiyla cikti ve yine farkli tepkiler aldi. ama buyuk bir kesime gore achtung baby, the joshua tree ve the unforgettible fire ile yarisabilecek bir albumdu. "eklektik", "maceraci" gibi sifatlarla anilan album, yine de u2’nun muzik kariyerinde bir devrim degil bir evrimdi. one, love is blindness, even better than the real thing, who’s gonna ride your wild horses, mysterious ways, albumun dikkat ceken parcalari arasindaydi.


u2, subat 92’de zoo tv projesine basladi. 2 yili askin bir sure boyunca tum dunyayi kapsayan bir turneye ciktilar; konserlerinde muzik kadar gorsellige de agirlik verdiler. sahneyi bir tv sovu gibi duzenliyor, sahne duvarina kliseler yansitiyorlardi. bono, altin rengi, seytani macphisto kostumu icinde sahneye cikiyordu. 93’te ara verip yeni albumleri zooropa’yi kaydettiler. bu albumde numb, stay, lemon gibi parcalar dikkat cekiyordu. zoo tv turunun bir bolumu live from sydney adiyla kaydedilerek bir muzik videosu olarak sunuldu. bu video’da bono’nun lou reed ile video konferans halinde soyledigi sattelite of love da yer aliyordu.

u2 94’de dinlenmeye cekildi. 95’te brian eno, luciano pavarotti ve diger baska muzisyenlerle biraraya gelip passangers adi altinda original soundtracks 1 adli bir album cikardilar. pek basarili olmadi ama miss sarajevo adli single akillarda kaldi. u2 daha sonra batman forever filmi icin hold me, thrill me, kiss me, kill me adli sarkiyi yapti ve bu basarili bir single oldu.


96 yili yeni bir albumun, pop’un calismalari ile gecti. achtung baby’de olsugu gibi bu albumden cikan ilk single da (discotheque) cevaplardan cok yeni sorular getiriyordu. u2’nun muzikal evrimi bu sefer tekno ve dans etkileri iceriyordu. elestirmenler pop icin "pek u2 gibi degil" dediklerinde, grup "ama biz u2’yuz" diye cevap verdiler. belli ki grup eski basarilarina yaslanmaktansa, bedeli ne olursa olsun her albumlerinde yeni arayislara girmeyi tercih ediyorlardi. 97’de popmart dunya turu basladi ve 2 yila yakin bir sure devam etti.

u2 hep politik bir grup oldu; ucuncu dunya ulkelerine ilgi gosterdi. yakin zamanlarda kosova multecilerine yardim etmek icin duzenlenecek bir konsere katilabileceklerini duyurdular. ucuncu dunya ulkelerindeki aclikla mucadele etmek icin girisimleri de var.

u2 su siralarda brian eno ve lanois ile tekrar bir araya gelerek yeni bir album icin calisiyor. ilk single’in ismi simdiden belli: the ground beneath her feet. sarkinin sozleri, bono ve ayni adli romani yayimlanan salman rusdi tarafindan yazilmis.

fikret kızılok

1946 yilinda istanbul’da dunyaya gelen fikret kizilok’un muzige ilgisi galatasaray lisesi ilkokul kisminda okurken baslar. ilk enstrumani kendisini yas gununde armagan edilen kirmizi bir akordeondur. ilk muzik derslerini sinif arkadaslarindan birinin klarnetci olan babasindan alir; ilk konserini de bir 23 nisan’da taksim belediye gazinosunda duzenlenen okul musameresinde verir. fikret kiziok ve orkestrasi adli kucuk grubun elemanlari kizilok un sinif arkadaslaridir ve caldiklari halk turkuleri ile alkis alirlar.

ortaokul ve lise yillarinda bu konserler surer; baska okullara da giderler. bu yillarda grup elemanlariyla birlikte orkestranin adi da degisir: fikret kizilok ve veliahtlari, sanatcinin adini okul musamereleri disinda duyurdugu ilk grup olur. lise yillarinda akordeonunu birakir kizilok ve eline gitari alir. bu donemde en buyuk destekcileri ayni lisenin daha alt siniflarinda okuyan ve muzige o yillarda baslamis timur selcuk ve baris manco dur.

liseden mezun olduktan sonra veliahtlar ile calismayi surdurur kizilok. ailesiyle kadikoy’de yasar ve konserlerini de daha ziyade bu yakada verir. ayni donemde kadikoy’de cahit oben ’in kurdugu sailors adli grup firtina gibi esmektedir. kizilok ve oben eski arkadaslardir ve gruplarini dagitarak yeni bir grup kurmaya ve profesyonel muzik hayatina atilmaya karar verirler. yanlarina bas gitarci koray oktay ve davulcu erol ulastir i alirlar; boylece cahit oben 4 dogar. kendilerini "daha ziyade beatles tipi muzik yapan bir grup" olarak tanimlayan cahit oben 4, ilham gencer’in islettigi cati gece kulubunde programlar yapmaya baslar, bir yandan da mahalle konserlerini surdurur. bu arada kendi paralariyla iki 45’lik plak doldururlar. bunlardan ilkinde iki yabanci sarkiyi yorumlarlar: "i wanna be your man" ve "36 24 36". ikinci plaklarinda daha "kendilerine" donerler. plagin ilk yuzunde "silifke’nin yogurdu" vardir; diger yuzu ise bir bestedir:"hereke", ayni zamanda kizilok’un plak olarak yayinlanan ilk bestesidir.

cahit oben 4 ilk onemli basarisini 1965 yilinda duzenlenen altin mikrofon yarismasi ile yakalar. "bati muziginin zengin sekil ve tekniklerinden faydalanilarak yine bati muzigi aletleriyle calinmak suretiyle turk musiki’ne yeni bir yon vermek icin" hurriyet gazetesi tarafindan duzenlenen bu yarismaya "halime" adli duzenlemeriyle katilan grup dorduncu olur. cem karaca dan erkin koray a, mogollar dan haramiler e pek cok sanatci ve grubun onunu acan altin mikrofon, kizilok’un hayatinda onemli bir yere sahiptir. ancak bu basari gruba ugurlu gelmez: cahit oben ankara maarif koleji ogrencileriden fusun onal ile nisanlanir ve muzik hayatini onunla surdurmeye karar verir; grup kisa bir sure sonar dagilir.

fikret kizilok cahit oben 4’le calismalarini surdururken girdigi discilik yuksekokulundaki egitimini surdurur. bir sure sadece okuluyla ilgilenir. muzikten kopamayacagini anladiginda ilk solo plagini doldurur. dort sarkilik bir ep’dir bu: "ay osman - colours / sevgilim-baby". bu plak o yillarda fazla ses getirmez. bunun uzerine kizilok okulunu bitirmeye karar verir. yine de zaman zaman arkadaslarinin kurdugu kaygisizlar la birlikte calisir, baris manco’ya eslik eder.

discilik yuksekokulu’nun son sinifinda okurken mahalleden arkadasi arda uskan ile bir yolculuga cikar; muzik hayatini tumuyle etkileyecek bir yolculuktur bu. o donem agirligini iyice hissettiren aranjmanlarin disinda bir seyler uretmeyi planlar, sazini kaptigi gibi anadolu’ya gider ve asik veysel ile tanisir. o donemde kendisiyle yapilmis bir soyleside sunlari soyler: "seyahati cok sevdigim icin anadolu’nun gezmedigim yeri kalmamisti. iste bu seyahatlarin birinde yolum veysel’in koyune dustu. veysel’i dinledim, sazini dinledim. ve asik oldum. istanbul’a donunce onun hakkinda ne buldumsa okudum, dinledim. bir iki ay sonra artik icim disim veysel olmustu. onun hissettiklerini icimde hissediyordum. artik duramiyor, dayanamiyor, veysel’den soylemek ve sesimi herkese dinletmek istiyordum."

bu dusunceyle gitarini eline alan kizilok studyoya girer ve asik veysel’in "uzun ince bir yoldayim" turkusunu yeni bir duzenlemeyle kayda alir. bunu bir 45’lik olarak yayinlar. ikinci solo 45’ligidir bu; fikret kizilok’un hayatinda da onemli bir donum noktasi... arka yuzunde sozlerini kendi yazdigi bir halk sarkisi, "benim askim beni gecti" yer alir. o gune dek surdurdugu suskunlugu ve bunu bozmasinin nedenini de plak kapaginda soyle aciklar: "piyasa, oylesine turk benliginden uzak melodilere kucak acmisti ki, beni dinlemeyeceklerdi bile. bugun ise durum buyuk bir hizla degisiyor. bu oz benligimize donuste ben de uzerime dusen gorevi yapmaya karar verdim..."

plak kapagindaki yazida kizilok soyle tanimlanir: "darmadaginik saclari, elinde gitari, duslerinde sipsirin koy cocuklari ile, ince uzun yollarin, ucsuz bucaksiz ovalarin, bembeyaz dag bulutlarinin cocugudur fikret kizilok... pakistan’dan paris’e kadar, dunyanin dort bucagini, yureginde delice esen dag ruzgarlari ile birlikte gezmis, butun bu ulkelerin halk sarkilarini incelemistir. yillar boyu."

kizilok’un sivrialan yolculuklari plagin cikisindan sonra da surer. ikinci gidisi daha onemlidir. yillar sonra soyle anlatir bu gidisini: "sonra tekrar, yalniz gittim. bu ikincisinde kar yagdi, kasimdi, kapandi yollar. ve ben orada uc ay kaldim. uc ay kalinca ben degistim. adamcagiz saz caliyor, bende de gitar var. uymayan bir seyler var, fakat o kadar yakininda yollar var ki... onun sarkisini filan da aranje etmek istemiyorum. ne yapayim, ne yapayim derken, bir dizeyi yazmis fakat besteleyememis oldugunu gordum. ’yapayim mi bunu’ dedim, ’yap’ dedi. ’yeter gayri, yumma gozun kor gibi’ diye bir sarki. geldim istanbul’a bunu yaptim ve 22 yasinda meshur oldum." (express 47; 17 aralik 1994)

"yumma gozun kor gibi ! yagmur olsam", kizilok’un asil cikisini yaptigi plak olur. her iki beste de fikret kizilok’undur. plakta, gitar, tumba ve sazin yaninda degisiklik olsun diye enstruman olarak tahta ve tas kullanir kizilok. sarkilar cok begenilir, plak cok satar ve sanatci ilk altin plagini alir.

bu basarinin ardindan fazla ara vermeden bir 45’lik daha yapar kizilok. ancak bu kez kendisine ait bir sarkiyla ortaya cikar: "soyle sazim". plak kapaginda, "turk geleneklerine uygun 17 perdeli ’huseyni’ duzende uc degisik sazin bati anlayisinda ve coksesli olarak kullanildigi" bir sarki olarak tanimlanir bu. plagin arka yuzunde kizilok’un karacaoglan ’dan besteledigi "guzel ne guzel olmussun" vardir. her iki sarkida da kendisine nedim demirellieslik eder. plak, listelerde de kendisini gosterir ve haftalarca 1 numarada kalmis olan baris manco’nun "daglar daglar"ini devirerek liste basi olur.

1970 yilini bu iki plakla kapatir fikret kizilok. bu plaklar yil sonunda hey dergisi tarafindan duzenlenen ’yilin muzik oskarlari’ anketinde gorulmemis bir basariya imza atar: "soyle sazim", yumma gozun kor gibi" ve "guzel ne guzel olmussun", baris manco’nun "daglar daglar"inin ardindan sirasiyla ikinci, ucuncu ve dorduncu olur. fikret kizilok da ayni ankette ’yilin erkek sarkicisi’ secilir.

o donemde, turkce konusan, turkce dusunen bir birey olarak sanatcilarin yuzunun `kendilerine’ donmesini savunur israrla. baticiligin, bati hayranliginin ulkeye ve muzigine bir sey getirmeyecegini soyler. hatta, sarkilarindan birisini radyo programinda ’aranjman’ diye anons ettigi icin sezen cumhur onal ’a dava acar ve kazanir. populer olmak icin bu isi yaptigini soyleyenler olsa da bu, kizilok tarihinde hos bir anektod olarak kalir.

1970 yilinin getirdigi basarilarin ardindan bir sure plak yapmayan sanatci cigdem adli genc bir sarkicinin "daglar aglar aglar pir sultan deyi / nenni, nenni" adli plaginin duzenlemelerine imza atar. bu arada bir anadolu turnesine cikar. turne sirasinda siverek yolunda donma tehlikesi gecirir; bir kamyon soforu tarafindan kurtarilir. bu olayin ardindan bir plak yapar ve "emmo" adli bestesini bu kamyon soforune ithaf eder. plagin arka yuzunde ahmed arif in siiri uzerine besteledigi "vurulmusum" adli sarki vardir. kizilok, 1972’de bu sarkiyla bulgaristan’da yapilan altin orfe festivaline katilir.

sanatci, bu plagiyla sirketini de degistirmis ve sayan plak ’tan grafson ’a gecmistir. 1973’te bu sirket etiketiyle bir dizi plak yayinlar. bu plaklarda yer alan sarkilar, kizilok’un yazdigi "bir ali var" adli oyunun bolumleridir: "gun ola devran done", "anadolu’yum", "leylim leylim (kara tren)", "koroglu daglari", "tutamadim ellerini" ve "gozlerinden bellidir". yazilan, ancak bugune dek sahnelenmeyen bu oyunun sarkilari baska sanatcilar tarafindan da seslendirilir: "kime sormali"yi donusum esliginde tansu, "duyar misin"i ise o donemde ununun dorugunda olan timur selcuk yorumlar. bu arada "koroglu daglari" sarkisinin basinda kullandigi sitar, kizilok muziginde bir yeniliktir.

bu plaklarin art arda yayinlanmasinin ardindan kaybolur fikret kizilok. dis hekimi olmus ve muayenehane acmistir. plak sirketini de degistirmis ve sah plak ’a transfer olmustur. bu sirket hesabina ara ara plak yayinlar sadece. bu arada onu cok uzen bir olay olur: 21 mart 1973’te asik veysel olur. haberi alir almaz sivrialan’a gider kizilok. veysel’in cenazesine katilan tek sanatcidir. o kadar uzulur ki, sazini veysel’in mezari basinda kirar; bir daha da eline saz almaz: "dorduncu sivrialan ziyaretimde asik baba’min topragi ile karsi karsiya olmak cok aci. ama o, sadik yarine kavustugu icin mutlu. bu saza onun elleri degmisti. parmaklari bana usul ogretmisti. ustam oldu, toprak oldu. ustamin parmaklarina degen bu sazin da toprak olmasi gerekir. artik ona can veren parmaklar yok." (hey; 11 nisan 1973)

veysel’in olumu uzerine kendini tumuyle dis hekimligine veren kizilok 1975’te tehlikeli madde adini tasiyan yeni grubuyla uzunca bir anadolu turnesine cikana kadar ortalikta gozukmez. turnenin ardindan istanbul’da seri konserler verir. zafer dilek orkestrasi elemanlarindan ataman hakman ve sahir kayahan, bir ara mogollar’in klavyeciligini ustlenmis olan turhan yukseler, daha once amator calismalar yapmis olan siret yurtsever ile eser sayiner, tehlikeli madde’nin elemanlaridir. tehlikeli madde ile folk motiflerinin rock ile harmanlandigi sarkilar yapar. giderek folk motiflerinin yerini daha alaturka sesler alir. "haberin var mi / kor pencere - ay batti", bu donemin en onemli plagi olarak dikkat ceker. ahmed arifin "sevdan beni" ve "icerde" adini tasiyan iki siirinin kizilokca yorumudur bu sarkilar. "kor pencere"ye bagli olarak plaga atinan "ay batti" ise, populer muzigimizin enstrumantal sarkilari arasinda ozel bir yere sahiptir. bu plaktan sonra yapilan "anadolu’yum 75", daha once yayinlanan ayni adli sarkiya bir gondermedir. hatta plak ayni kapak icinde piyasaya surulur. ancak pek iyi elestiriler almaz. hey dergisinde yayinlanan bir yazida soyle denilir: "...samimi dusuncemiz, artik sanatcinin stilini degistirmesi gerektigi merkezinde." (hey; 19 kasim 1975) plagin arka yuzunde mahzuni serif ’in bir turkusunu yorumlar kizilok: "daragaci". ayni turkuyu ayni gunlerde edip akbayram ve dostlar da plak yapmak istemektedir. ancak, kizilok’un daha erken davranmasi yuzunden bu kararlarini degistirirler.

son 45’ligi ise mart 1976’da yayinlanir. mahzuni serif’ten "biz yanariz" ve vazgecemedigi veysel’den "sen bir ceylan olsan" adli turkuleri yorumlar sanatci bu plaginda. plak yine elestirilir. "fikret kizilok’un kendini yenileyecegi gunleri bekliyoruz" gibi ifadeler kullanilir bu elestirilerde. kizilok, butun bunlar uzerine ortadan kaybolur. bir yil sonra, 1977 ortalarinda, 1971-’72 yillarinda yaptigi ancak o gune dek yayinlamadigi kimi kayitlari bir album olarak piyasaya surer. "not defterimden" adini tasiyan bu albumde kizilok’un deneysel calismalari vardir: atonal bir altyapi uzerine nazim hikmet siirini koyar ve kendi deyimiyle "sarkiciligi degil, muzisyenligi" dener.

ancak donemin ’nazik’ siyasi ortaminda bu album fazla ortalarda gozukemez. nazim hikmet adinin da etkisiyle ciktiktan kisa bir sure sonra toplatilir. yeniden yayinlanmasi ise 1993’u bulur. bu arada varsova’da bu albumuyle iki odul alir. ancak, plagin toplatilmasi onu etkiler ve fikret kizilok, muzigi biraktigini aciklar. o gune dek 13 altin plak ve cesitli oduller alan sanatci, bundan sonra derin bir sessizlige gomulur. buna gerekce olarak da "hazirladigi yapitlarin ticari olmadigi gerekcesiyle plakevleri tarafindan geri cevrilmesini" gosterir ve bir daha profesyonel olarak muzik hayatina donmeyecegini bildirir. (hey, 22 agustos 1977)

yillar sonra doner fikret kizilok, hem de populer muzigin en muhtesem albumlerinden birisine, "zaman zaman"a imza atarak...

yillar gectikce kizilok soylemlerini sertlestirir. cekirdek sanat evi ’nde kendi cizgisine yakin gordugu bulent ortacgil ile birlikte ve solo verdigi konserlerin yetersiz teknikle kaydedilmis parcalari kasetlere aktararak piyasada kabul goren muzige bir olcude alternatif yaratmaya cabalar. ikili ’biz sarkilarimizi pazarlamayiz deterjan gibi’ diyerek arabeskten yana esen ruzgara karsi durmaya calisirlar. iki ozan daha sonra ’pencere onu cicegi’ adli studyo albumunu piyasaya surer. bu albumde turk yunan dostlugundan, carpik entellektuellige, medyanin ninnilerinden ajda pekkan ’a kadar bircok seyi elestirirler. ancak zamanla ortacgil’in mistik cozumleriyle kizilok’un nesnel saptamalari ve gorusleri arasindaki catisma su yuzune cikmis, bu ilginc projenin sonunu hazirlamistir.

’zaman zaman’ albumunde ask sarkilari soyleyen kizilok 90’larin basinda, yukselen degerlerin yarattigi hilkat garibesi magandalara ’vay hayvan vay’ (why high one why) diyerek sesleniyordu. ’yana yana’ albumundeki ask sarkilari arasina sikisan bu beste hak ettigi ilgiyi bulamamistir.

bir sure sessiz kalan fikret kizilok, sonra art arda ’demirbas-muzikal vaziyetler’, ’vurulduk ey halkim’, ’devrimcinin guncesi’ albumlerini yayimlayarak aydinlik turkiye’den yana olan tavrini net bir sekilde otaya koyar.

boyali basin, bir yandan kizilok’a ’protest muzigin unlu ismi’ etiketini uygun gorurken diger yandan, tukendigi ve careyi, modasi gecmis sloganlarda aradigini yazar. asik veysel’lerle, karacaoglan’larla baslayan seruven cagdas degerleri muzik yoluyla arayan bir cabaya donusmustur.

fikret kizilok, muzige basladigi ve surdurdugu ilk yillarini soyle aktarir;’1960-70’li yillar bizler icin, dunyayi degistirebiliriz, umutlariyla gecen genclik yillariydi. kendimizi ifade etmemizin de disa vurumu, sarkilarimiz, turkulerimiz, oykulerimizdi. ilericiydik, hakliydik, aceleciydik...
kaynak:http://www.rockmerkezi.com

öpüşürken düşünülen şeyler

-ohaaa ne kadar yumusakmis ozlemisim onu opmeyi. dilimi simdi mi uzatsam acaba? evet evet simdi uzatayim. yada dur once alt dudagini sonra ust dudagini emeyim sonra dilimi uzatayim. evet evet oyle yapmak en iyisi. ellerimle cenesini tutsam mi? yok yok ellerimle goguslerine, yok yok bir elimle gogsune bir elimlede kalcasina harekatta bulunayim.

mtv unplugged

9 adet düzenlenmi?tir. 9 ayry sanatçy için. dahada devamy gelecektir umarym. en unutulmazy tabii ki nirvananyn kayytydyr.
mtv unplugged in new york (1994) nirvana
mtv unplugged (1996) kiss
mtv unplugged (2004) diego torres
mtv unplugged (1997) bryan adams
unplugged...and seated (mtv unplugged) (1993) rod stewart
mtv unplugged (e.p.) (1992) mariah carey
mtv unplugged (1993) 10000 maniacs
rock`n`roll realschule (mtv unplugged) (2002) die arzte
alanis unplugged \ mtv unplugged (1999) alanis morissette

down where i am

hatta sadece tukce bilenler icin;
down where i am

isn’t it great to see how life begins
hayatin nasil basladigini gormek muhtesem degil mi
things may change, let the joy begin
hayat degisir, neseyi baslatir
can you hear this new life crying
duyuyor musun yeni yasam agliyor
breed it out, it will be worth it
dogur onu, buna degecek
show me your newborn smile
gorter bana senin yeni dogum gulusunu

(please tell me why)
soyle bana niye
i don’t wanna hold you
sana sahip olmak istemiyorum
(please tell me why)
soyle bana niye
i don’t wanna see you
seni gormek istemiyorum
’cause even your smile hurts
cunku senin gulusun bile acitiyor
oh it hurts like hell
oh cehennem gibi acitiyor

isn’t it good to see how life begins
hayatin nasil basladigini gormek guzel degil mi
there’s no sin and there’s no crime
orda gunah ve suc yok
down where i am there’s no bitter end at all
asagi neredeyim orda aci yok hepsinin sonunda
this bitterness is endless, keeps going on and on
bu acisizlik sonsuz, boyle devam eder

i don’t wanna hold you
sana sahip olmak istemiyorum
i don’t wanna see you
seni gormek istemiyorum
even birth can bear disgrace
hatta dogum buyuk bir kucuk dususe neden olabilir
i don’t wanna hold you
sana sahip olmak istemiyorum
i don’t wanna see you
seni gormek istemiyorum
or even the smile upon your face
ya da yuzune karsi gulumsemek bile

i fear my heart and fear my soul
kalbimden korkuyorum ve ruhumdan korukuyorum
and all the things that are unknown
ve bilinmeyen tum seyler
there’s a chance things will turn wrong, my friend
bie sans var hayat yanlisa donebilir, dostum
far too fast i’m losing ground
cok hizli kaybediyorum yeryuzunu
well, let’s face it here and now
hadi yuzleselim burda ve simdi
you’re not wellcome you should know
hosgelmedin bilmelisin

i fear my heart and fear my soul
kalbimden korkuyorum ve ruhumdan korukuyorum
life goes on it surely will
hayat devam ediyor ve kesinlikle edecek
without me it will wither
bensiz kuruyacak
will i ever see light again
isigi bir daha hic gorebilecek miyiz
will i ever see light again
isigi bir daha hic gorebilecek miyiz
oh life goes on
oh yasam devam ediyor

i don’t wanna hold you
sana sahip olmak istemiyorum
i don’t wanna see you
seni gormek istemiyorum
my tear of joy turned into grief
benim sevinc gozyaslarim aciya donuyor
(i don’t wanna stand it anymore)
daha fazla kalmak istemiyorum

down where i am that’s where darkness rules
asagida neredeyim burasi karanligin kurallarinin oldugu yer
the silence shall be only friend
sessizlik tek dostun olmali

rotting christ

rotting christ sakis(necromayhem), jim(mutilator), ve themis(necrosauron)’den olusan orijinal kadrosuyla death ve grind’in gurleyen bir karisimini birlestirmek uzere 1987’de kuruldu. once tamamen provalardan olusan ve grubun pek de onemsemedigi iki kayit gerceklestirildi (“decline’s return” ve “leprosy of death”). bu arada rotting christ’in genc bir grup olduguna dikkat edilmelidir (14-15 yasindalar). 1988’de grup ilk 7” ep’sini sound pollution ile kaydetti ve bu kayit, parcalarinin 9’unu icermekteydi. dogal olarak stil, soz yani agir basan bir grindcore’du. o yil grup, bathory, venom, possessed ve celtic frost’u da takip ederek kendini tamamen black / death metale vermeye karar verdi. boylece 1989’da kotu taninmis 5 sarkilik “satanas tedeum” adindaki ilk demolarini yaptilar. sonuc ise “abyssic death metal” adini tasiyordu. bunun nedeni black metal teriminin henuz olusturulmamis olmasi ve o gunlerde death ve black metal’in asagi yukari birbirlerinin yerine gecebilir olmasiydi. demo yeraltinda calindi ve rotting christ’in black metal’in ikinci kusaginin baslaticilarindan birisi olmasi nedeni ile gruba cok iyi bir un kazandirdi. 90’larin baslarinda rotting christ’in necromayhem, mutilator, necrosauron gibi takma adlar kullanan uyeleri -ki bu o donem icin yaygindi- yunan etiketli decapitated records (daha sonraki unisound records) dan bir efsane olan ve vinilde basilan passage to arcturo adli ilk mini lp-lerini cikardilar. necromantia’dan magus daoloth klavyelerdeydi ve sonuc 6 adet muhtesem black / death parcasiydi.yer alti cevrelerinde, yeraltinin terimlerini kullanacak kadar “kult” ve “gercek” bir grup olarak gorulmeye baslanmislardi.


decapitated records “passage to arcturo” albumunu ilk olarak vinilde ve yunan wipe out records ile isbirligine giderek cikardi. grup studyoda pratik yapmalarini izlemek icin birkac arkadasla toplanmak haricinde simdiye kadar canli gosteriye cikmamisti. 1991’de cikan “passage to arcturo” albumuyle ayni zamanlarda, decapitated records 2 parcalik 7” “dawn of the iconoclast” ep’sini cikariyordu, ki bu ep, “produksiyon bazinda hayal kirici ve genelde aceleye getirilmis bir is” olarak nitelendirildi.

ayni zamanda 1991’de, rotting christ italyan grup monumentum ile bir sonraki 7” ep’’lerini cikardi. grup burada “satanas tedeum” demosundan “feast of the grand whore” parcasinin yeni versiyonunu caliyordu. 1992’de “ade’s winds” adli ikinci resmi demolarini kaydettiler ve bu demoda “fgmenth, thy gift” ve “the fourth knight of revelation (parts 1 & 2)” parcalari vardi. “ade’s winds” satista olmasina ragmen, ayni zamanda cesitli muzik sirketlerine gonderilen bir promosyon kasetiydi. yeni ve yakinda kurulacak olan bagimsiz etiket osmose productions, ilk ve tam albumlerini onlarla cikarmalari sartiyla rotting christ’la anlasma imzaladi. gercek su ki, grup efsanevi mayhem’den euronymous ile baglantidaydi ve euronymous kendi kisisel etiketi olan "deathlike silence productions" uzerinden rotting christ ile bir album ya da burzum ile ortaklasa album cikarma niyetindeydi. euronymous ozellikle secici oldugu ve black / death metal’in degerlerini tam yansitmayan gruplara karsi savas actigi icin rotting christ’in durumu hakkinda bir ornek veriyordu.

efsanevi debut album “thy mighty contract” 1993’te cikartildi. bu klasik bir black metal albumuydu ve “black metalin yunan soundu” tanimini olusturmustu, ve grubu dunya capinda bir duzeyde en degerliler arasina tasimisti. grup daha sonra immortal ve blasphemy ile "fuck christ tour" adi altinda simdiye kadar yapilmis ilk black metal turnesine ciktilar. bu turne insanlarin damarlarini kesmesi ve ambulanslarla goturulmesi gibi olaylar nedeniyle tarihte yerini aldi! "fuck christ tour" grubun taninmasi acisindan basariliydi; hatta turne kapsaminda olan avrupa ulkelerinden ayri olarak israil’de bile konser verdiler. fakat bu sorunlar olmadigi anlamina gelmiyordu. 1996’da mutilator, “o turne bizim icin bir waterloo idi. o zamanlar yapabilecegimiz en kotu seydi. ordudan henuz donmustum ve gitarlara ve klavyeye iki tane donemlik, grupla hicbir ilgisi olmayan muzisyen aldik. hicbir canli deneyimimiz yoktu; diger iki grupla ortak hicbir seyimiz yoktu. kotu bir deneyimdi fakat “seni oldurmeyen sey daha da guclendirir” diyordu.

ayni yil osmose iki parcalik “apokathelosis” adindaki 7” ep’yi cikardi, bu ep “passage to arcturo” albumunden alinan “the mystical meeting” parcasinin yeni duzenlemesini ve yeni “visions of the dead lovers” parcasini iceriyordu. rotting christ, nisan 1993’te yunan topraklarinda atina’da agathi club’da ancient rites ve deviser ile 5 parcalik efsanevi bir konser verdi. decapitated records iki bonus canli parcayi (ancient rites ile adi gecen konserde calinan “the forest of n’gai” ve “feast of the grand whore”) iceren cd formatinda “passage to arcturo” albumunu cikardi. grup ayni zamanda yunanistan’daki next club’da simdiye kadarki tek canli performanslarinda samael icin sahneyi acti.yunan metal hammer dergisinin yazdigi gibi: “rotting christ 30 dakika suren bir performansla izleyenlerin hayranligini ortaya cikardi.suphesiz rotting christ gorulmeye deger bir performans sergiledi ve kalabaligin ilgisini cekmeyi basardi.”

bu arada, ingiliz dergisi kerrang! rotting christ’a haksiz olarak, seytani / sag olusum olan ve 90’larin baslarinda norvec’teki olaylarla bilinen inner circle’la ilgisi oldugunu yazarak lanet ettiler. mutilator o zamanlardaki bir roportajda “buna ismimizin nasil karistigi hakkinda en ufak bir fikrim yok. farkli bir cevap vereyim. rotting christ muzik yapar ve dinleyicilerimizin bizi, soyledigimiz ya da yaptigimiz seyler icin degil, muzigimiz icin dinlemesini istiyoruz” demisti. sakis de 1997’de yunan dergisi metal invader’e benzer seyler soyledi ve bu olaylara karistiklarini tamamen inkâr etti.

zaman gectikce grup, osmose productions’la herkesin birbirini suclamasiyla sonuclanan bir ayrilik yasadi.bu noktada isbirligi feshedildi ve osmose productions grubun profesyonellikten uzak oldugunu iddia ederken rotting christ, sirketi grubun ihtiyaclarini karsilamamakla sucluyordu. yillar gectikce sozlu savaslar devam etti ve osmose rotting christ’la ilgisi olan herhangi bir seyi cikartmamaya karar verdi. sonraki aylarda grup simdiye kadarki en iyi teklifi yapan unisound ile anlasti. 1994’un sonunda “non serviam” cikti. bu kesinlikle “non serviam”, “saturn unlock avey’s son”, “the fifth illusion”, “wolfera the chacal” gibi klasik bestelerle altin degerinde olan bir albumdu. aslinda, bir suru insan rotting christ’in “non serviam” albumunu asla gormedikleri ya da duymadiklari icin “thy mighty contract” albumunden sonra dagildigina inaniyorlardi.

nisan 1995’te rotting christ, 2000 kisinin onunde 2 konser vermeye meksika’ya gitti. cekilen kacak video, grubun fanlarinin inanilmaz katkisini gosteriyordu. “non serviam” albumunden sonra magus daoloth gruptan ayrildi cunku rotting christ’in tarzinin artik onu temsil etmedigini dusunuyordu.rotting christ bazi yeni parcalar kaydetti ve kaseti century media ve nuclear blast sirketlerinin almanya ofislerine gonderdi. kisa zaman sonra century media 6 albumluk bir anlasma teklif etti. grup ayrica avantgarde, necropolis, misantrophy gibi bagimsiz sirketlerden de teklif almisti. rotting christ en sonunda century media’yi secti ve anlasma imzaladi.

nisan 1996’da, yeni albumleri “triarchy of the lost lovers” cikti. yurt disinda ilk kez kaydedilmis ve themis (necrosauron) tarafindan calinmis davullarla, bu album bir davul makinesinin kullanildigi “thy mighty contract” ve “non serviam” albumlerine hic benzemiyordu. holy moses grubundan andy classen albumun produktorlugunu ustlenmisti. rotting christ kendini black metal’den oldukca uzaklastirmisti ve onceki 2 album sertliginden kaybetmeden daha cok klasik heavy metal tabanli tarza yaklasmisti. bu album de acilis parcasi olan “king of a stellar war” ve “dynasty from the ice”, “archon”, “shadows follow” gibi klasik besteler iceriyordu. kayitlar sirasinda sakis ve themis kizamik gecirdiler ve bu onlarin isini oldukca etkiledi. kardes gruplar ve ayni sirkette olduklari samael ve moonspell ile birlikte yaptiklari 2 aylik avrupa turnesiyle birlikte unleri daha da artti. italya, ispanya, fransa, isvicre, avusturya, belcika, cek cumhuriyeti, danimarka, finlandiya gibi ulkelerde ve ayrica almanya’da "out of the dark festival"de theatre of tragedy ve gorefest ile, hollanda’da bir festivalde amorphis ve therion ile, polonya’da bir festivalde immolation ve cannibal corpse ile ve norvec’te “hell on earth” festivalinde olmak uzere toplam 14 ulkede caldilar. maalesef turnede olan tek uye sakis idi. mutilator ve themis kisisel sorunlarindan dolayi sorumluluklarini yerine getiremedikleri icin, uyelerin geri kalani donemlik muzisyenlerdi. ikinci gitarda eski corruption uyesi ve daha sonra rotting christ’in kalici bir uyesi olacak olan kostas vardi. album cok iyi is yapti ve 3 bonus parcali sinirli digipack cikartildi. bonus parcalar kreator’un cok bilinen cover parcasi “tormentor” ve mille petrozza’nin konuk vokalist oldugu “pleasure to kill / flag of hate” karisimiydi.bu arada kisisel sorunlarndan dolayi mutilator gruptan ayrildi. cunku ailesi ve profesyonel sorumluluklari ona ezici geliyordu (atina’nin merkezinde iyi bilinen metal era muzik dukkanini acmisti). century media kesinlikle cok ilgili ve profesyonel bir sirketti ve grubun kendini %100 isine vermesini istiyordu, ki bu mutilator icin yapilmasi imkansiz bir seydi. mutilator bu yogun programa uyamayacagi icin gruptan dostca ayrildi.


mutilator’un ayrilisi dostca kosullar altinda olmustu ve bas calmadaki yeteneksizligi gibi aptalca soylentilerle hic ilgisi yoktu. sakis yeni sarkilar yazmaya ve rotting christ’a katilmasi icin yeni uyeler bulmaya devam etti. 1997’nin yazina geldigimizde rotting christ, atina rizoupoli’de apollon stadium’da megadeth, bruce dickinson, grip inc. ile rockwave festivaline katilmaya hazirlaniyordu. yeni bascilari andreas’in grupla sahneye ilk cikisiydi. next club’da samael ile cikmalarindan uc yil sonra tekrar yunan hayranlarinin onunde caldilar ve caldiklari 6 parcaya muthis coskulu bir cevap aldilar. parcalardan yarisi cikacak olan “a dead poem” albumundendi. izleyicinin yeni sarkilari bilmemesine ragmen, olumlu tepkiler aldilar. “a dead poem” grubun gelistirdigi yeni sound’dan dolayi daha fazla olumlu tepki aldi. black metal gecmislerinden kendilerini oldukca uzaklastirmislardi ve muziklerine daha akilda kalici heavy metal ritmleri eklediler. klavyede samael’den xy vardi ve bu album gene xy’nin produktorlugunde woodhouse studyolarinda kaydedilmisti. album yunanistan’da ve yurt disinda “hit” olan iki parca iceriyordu. bunlar “sorrowful farewell” ve “among two storms” parcalariydi. “a dead poem” satis rakamlarina ve ses kalitesine bakilirsa rotting christ’in o zamana kadarki en ticari albumuydu.bu noktada grup, black ve death metal’le ilgisi olmayan bir cevrede taninmaya basladi.

buna ek olarak, eski logo artik kullanilmiyordu ve yerini daha gotik bir font almisti, bu da grubun koklerini ve black metal gecmisini unuttuguna inanan bazi eski siki hayranlari tarafindan olumsuz tepkiler almasina neden oldu. ayni zamanda takma adlar kullanmiyorlardi cunku grubun yeni heavy gotik yonune uymuyordu. ekim 1997’de grup metal oaka’da invader dergisinin organize ettigi open air festival’de gorundu. bu rotting christ icin tarihi bir gundu, cunku kendilerini muzige iten venom’la caliyorlardi. ayrica emperor, theatre of tragedy, virgin steele ve deviser da sahne aldi. burada iyi bir performans sergilediler ve “shadows follow” parcasini mutilator’a adadilar.

daha sonra destek gruplari old man’s child ve sacramentum ile bir avrupa turnesine ciktilar. grup daha cok black metal izleyicisinin onunde olmak uzere 12 ulkede calma sansini buldu, londra konseri buyuk bir begeni topladi, ki bu ingiliz pazarinin oldukca olagandisi oldugu goz onune alinirsa cok onemliydi. 25 gunluk turneden sonra grup turkiye’deki konserleri icin istanbul’a gittiler. istanbul’ ve ankara’da toplam uc konser verdiler. 1997 de sakis bir roportajinda “muzigin sinirlari yoktur ve gecmiste yaptigimiz gibi israil ve meksika gibi ulkelerde calarak bir riske girdik” diyordu. turkiye’deki konserler grup icin cok onemliydi, cunku her bir konsere 1000’in uzerinde dinleyici gelmisti; bu da rotting christ’i yuceltiyordu. daha sonra tiamat ile 20 gun surecek bir avrupa turnesine daha ciktilar.

grubun bir sonraki adimi yeni bir album bestelemekti. adi “sleep of the angels” olan album ocak 1998’de cikti. klavyeci panagiotis gruptan ayrildi ve yeni uye george onun yerini aldi. “sleep of the angels”, gotik bir cok oge ekleyen grup icin bir adim ileri gitmek demekti ama yine de ilk saniyesinden son saniyesine kadar bir metal albumu olarak kaldi. albumun cikmasindan iki hafta once, 7 parcalik single “der perfecte traum” cikartildi. bu single’da “sleep of the angels” albumunden alinma “der perfecte traum” parcasi, “moonlight” (baska hicbir albumde olmayan cikartilmamis bir parca) ve 1996’da samael ve moonspell ile ciktiklari avrupa turnesi sirasinda polonya’da kaydedilen ve kotu sounduyla hatirlanan 5 canli parca vardi. bu single ozellikle alman hayranlari tarafindan buyuk begeniyle karsilandi. bu parca latince sozleri olan bazi eski parcalar haricinde sozleri ingilizce disinda bir dilde olan ilk parcaydi.

hayranlarin tepkileri bir kez daha eziciydi ve rotting christ’in dinleyici kitlesi genisledi. bazi eski hayranlar hâlâ grubun eskisinden cok daha farkli bir muzik yaptigindan sikayet ederler, fakat “the world made end” veya “delusions” gibi parcalarda grubun black metal gecmislerinden ogeler duyulabilir. “sleep of the angels” grubun dunya turnesine cikmasini saglayan ilk albumdu. once deicide, ancient rites, aeternus ve beemoth ile uzun bir avrupa turnesi geldi. daha sonra rotting christ cesitli sehirlerde konserler vermek uzere abd’ye gitti. grup kucuk, kisisel bir karavanda yolculuk etti.grup buyuk hayranlarinin her konserine katilmak icin caba gosterdigi latin amerika’daki kolombiya ve brezilya gibi ulkelere gitmek uzere turnelerine devam etti. meksika’da 6,8 buyuklugunde bir deprem themis’in yaralanmasina neden oldu ama neyse ki ciddi degildi. rotting christ 2000 yilinin hemen basinda turkiye’ye ikinci kez gelmek uzere yola cikti. 1999 yilinda turkiye’de meydana gelen depremde zarar goren magdurlara yardim icin istanbul’da bir konser verdi. ve turk fanlari tarafindan buyuk bir destekle ugurlandi. bundan sonra, rotting christ turneyi rodon club’da cok basarili bir konserle ve yunan ulkesinde kucuk bir turneyle bitirmek icin yunanistan’a dondu. konsere grubun sound’undan ve heyecanindan etkilenen unlu yunan dark sanatcisi vasilis arnaoutoglou da katilmisti ve sakis’e parcalarindan birisi icin bir video klip cekmeyi teklif etti. isbirliklerinin sonucu “after dark i feel” video klibini hazirladilar. grubu sahnede calarken gostermeyen, ama parcanin gorsel temsili icin paradoks ve kara goruntuler yansitan kendine has bir video klipti.


2000 yilinin yazi “khronos” albumunun cikisini isaret ediyordu. parcanin dolasimindan once, grup gelecek albumun guclu black metal duygulariyla cok derin bir album olacagini bildiriyor ve bir dereceye kadar eski duyguya geri donuyordu. eski uye magus wampyr daoloth’un bir parcada vokallerde katilim yapmasi gerekirken, yogun is programindan dolayi ve teknik problemler nedeniyle bu asla gerceklesmedi. aslinda khronos; “thou art blind”, “aeternatus”, “glory of sadness” gibi saf black metal parcalari iceriyor, ve genel olarak album “sleep of the angels” ve “a dead poem” albumlerinde pek olmayan black duyguya geri donuyordu. kayitlar sakis’in produktorlugunde ve hypocrisy’ den peter tagtgren’in isbirligiyle abyss studio’da yapildi. khronos albumu, septic flesh’ten spyros “seth” tarafindan yaratilan kapak cizimi temel olarak grubun adinin gorsel bir imajidir, ve carmiha gerilmis isa’yi yuksek oranda curumus olarak betimler... daha sonra destek gruplari vintersorg, madder mortem ve tristania ile buyuk bir avrupa turnesi, ve cesitli ulkelerde bir cok konser gelir. turne bir kez daha rodon’da biletleri kapali gise bir konserle ve ulkenin geri kalaninda kucuk bir turneyle sona erer.

2001’de grup gecmisinde ikinci kez atina’daki rockwave festivalinde judas priest, megadeth, savatage, cradle of filth ve less than human gibi gruplarla calmak uzere sahne aldi.sonraki 1,5 yil, yedinci studyo albumlerini yaratmak uzere inzivaya cekildiler. tek istisna 27 nisan 2002’de my dying bride’in londra’daki konserine cok ozel konuk olarak katilmalariydi ve 2002 agustos’unun sonlarinda yeni album gun isigi gordu. produksiyonunda sakis ve andy classen ile stage one studios’da (1996’daki “triarchy of the lost lovers” albumu gibi) kaydedildi. albume yunanca bir isim “genesis” verildi; ve bir kultun, eski rotting christ logosunun geri donusunu isaret ediyordu bu album! “daemons”, “lex talionis”, “in domine sathana”, “ad noctis”, “the call of the aethyrs” gibi parcalar grubun ilk donemlerinin muzigini hatirlatir ama modern bir estetikle. sonuc melodi eksikligi olmayan dark ve sert bir muzik ve grubun muzigine 1997’de ekledigi klasik heavy metal duygusu. simdiye kadar, “genesis” metal basininin buyuk kismindan olumlu elestiriler aldi. butun dunyanin black kult’un hâlâ canli olduguna tanik olmasi icin hem yunanistan’da hem de yurt disinda konserler programlandi..

(bkz:alinteri degil kopyala yapistir)

the faithful lover

mor ve otesi sarkisi;

i hesitate to write about the spring
there’s a fear with all that loveliness
the wilderness i feel in everything
though not alone i think of loneliness

oh do not count on me for anything
although i love you as i do the spring

of gods late isolation in the sky
of wisdom turned dispear not happiness
while we are together you and i
abandone promises of future bliss

but love me with the truth now in your eye
regard the early falling leaf a kiss
regard fidelity a passing thing
it gives me courage when i tell you this

reality

mor ve otesi sarkisi;

so you want to see the truth
let me be your sagacious guide
through the fires of their faces
through the desert of loneliness
to the home of fatal truth
where you hear it’s heartbeat
let me take you there

muş

koskocaman bir ovada hiçbir şey ekmeden, dikmeden yaşayıp bir sinema salonunun bile olmadığı türkiye’nin en geri kalmış ilidir.

kerhane kandili

genellikle kerhanelerde 36-40 yaş arası pörsümüş karıların sarkmış yerlerini gizlemek için icat edilmiş kırmızı yeşil renklerin tercih sebebi olduğu yanıp sönen ışıklı nesnelerdir.