confessions

babayorgun

Yazar

  1. toplam entry 157
  2. takipçi 0
  3. puan 566

ak parti'nin seçimi iptal ettirmeye çalışması

adım adım yazıyorum. bu işin sonu buraya gidecek gibi gözüküyor.
önce kendilerinin önde olduğu ilçelerin geçersiz oylarını saydırdılar. buralarda pek fark çıkmayınca tüm oyları saydırdılar.
daha sonra chp'nin önde olduğu ilçelerin geçersiz oylarını saydırmaya başladılar. tabi bir hatırlatma yapalım, bu süreçte chp tarafında da itirazlar devam etmektedir.
bir hukuk, bir kanun varsa ona göre hareket edilmelidir.
şuan istanbul'da tüm oyların sayılması konuşuluyor. hatta ak parti, büyükçekmece'de yeniden seçim yapılmasını istemiş fakat ilçe seçim kurulu reddetmiş. bu seferde il seçim kuruluna itirazda bulunmuşlar ve orası da reddetmiş.
işin sonu istanbul büyükşehir belediye başkanlığı için yeniden seçim yapılmasına gidecek gibi gözüküyor. hadi bakalım hayırlısı.

31 mart 2019 yerel seçimleri

genel seçim havasına girilmiş, esasında muhtar seçeceğimiz seçimdir. şehrimize, semtimize hizmet edecek kişiyi seçeceğiz. buna, adayların hangisinin daha gerçekçi vaatlerde bulunduğuna, hangisinin finansal anlamda daha iyi olduğuna, hangisinin neler yaptığına bakarak karar vermeliyiz.
fakat partizanlık neyi gerektiriyorsa milletimiz onu yapacaktır. kişiye ve söylemlerine değil, hangi partiden aday olduğuna bakılarak oy verilecektir.

hayatındaki her saniyenin boka sarması

aşkta şansımızın olmasını istemez miyiz, yoksa gerçekten aşkta şanssız mıyız?
evet, katılıyorum; bir insana bağlanmayın. ne çok sevin, ne de az sevin. kararında sevin.

artık başarı daha önemli, aslında başarı hep önemliydi. sevginin bu kadar değersiz olduğu bir dünyada, başarıların bir elmas gibi parlar. sevgisiz ol, kötü ol ama başarılı ol seni hep bir adım önde tutar. başarılı olup bir de çok seversen; başarının hiç bir önemi kalmaz.

az çok tahmin etmişsinizdir, kalbimin kırıldığını. yok, ben artık bir karar verdim. ciğeri beş para etmeyecek insanlar için kendime zarar verecek hiç bir şey yapmayacağım. ne onları düşüneceğim, ne kendimi hırpalayacağım, ne de onlar için bir dal sigara yakacağım. onları unutacağım.

sigara içmeyin deyip kola içen insan

şimdi bu insanlar aklınca sağlığımızı düşünürler. sigara içmeyip sağlıklı yaşadığını iddaa ederler. tamam sigara kötü bir alışkanlıktır, içilmemesi elbette daha iyidir. hatta sigara içmeme rağmen yolda yürürken sigara içenlerden rahatsız olurum.

ama bu durum nerden baksan ele alınamaz bir durumdur. sigara zararlıysa kola da zararlıdır. sigara akciğerlere zarar veriyorsa, kola da mideye zarar verir. ben mesela kimseye kola içmeyin demem. sadece kola içmiyorum çünkü zararlı derim. fakat bu insanlar; sigara içmeyin, sigara çok zararlı, sigara içenden nefret ederim gibi ithamlarda bulunabilirler.

her neyse. bu başlığı açmamın sebebi bu tarz absürtlükleri ortaya çıkartmaktır. konunun özeti ise, sigara zararlıysa kola da zararlıdır. sigara içmeyin deyip kola içmek bana göre ilginç bir durumdur.

aykut kocaman

aykut kocaman başarılı bir teknik direktördür. belki oynattığı futbol, sürekli hücum diyen taraftara hoş gelmez ama istatistiklere baktığımızda taraftarın hücum isteğini gayet de karşılar.
fakat futbolu bildiğini sanan birkaç taraftar grubu bu adamı harcamıştır. kulübün öz evladı, gerçek fenerbahçeli aykut kocaman 17/18 sezonunda takımı oturtmaya başlamış ve sistemini kurmuştur.
modern futbolda hücum diye bir algı olmamalıdır. futbol bütünüyle bir oyundur. hücumda defansta önemlidir. sadece hücum yaparak maç kazanılmaz. bir laf vardır "hücum maç kazandırır savunma şampiyon yapar" diye. anlamlı bir sözdür, tabi anlayana.

fenerbahçe

tuttuğum takım. takımım. şampiyonluklarıyla, kupalarıyla değil; can-ı gönülden sevdiğim.
zor günlerden geçiyor olabilir. küme de düşebiliriz. sorun değil. fakat mevcut durumda çok dikkatli olunması gereken bir yapıya sahip. ikinci yarı çok kritik maçlara çıkacağız. iyi futbol yerine sonuç odaklı oynanacak maçlar bizi bekliyor.

3 ocak 2019 alkol zammı

vatandaş tepki göstermediği sürece bu vergilerde artmaya devam edecektir. bir ara boykot yapılıyordu ama tabi iki üç gün sürdü, zamlara alışıldı.
şimdi geldiğimiz noktada bu fiyatlar gerçekten normal değil. zaten maliyeti 30 lira bile olmayan bir üründen, bu ürün a ürünü olur b ürünü olur farketmez, 4 katı vergi almak etik değildir.

bu durumda vatandaştan daha çok üreticiye iş düşmektedir. vatandaş almaya devam eder ama eskisi kadar alamaz. bu da üreticiye zarar olur. eskisi kadar satamayan üreticinin yapması gereken ürünü dağıtmamak, satışını yapmamaktır. bu şekilde vergiler boykot edilir.
0 /