• fetullah gülenin 4 milyar doları kktcye transferi

    1.
    2 dolarlık banknotlarla gerçekleştirilen transferdir. gelin birlikte inceleyelim:

    100$'lardan oluşan 4 milyar dolar ağırlık olarak 4 ton, hacim olarak 41,4 m3 yapar. ucuca eklendiğinde uzunluğu 4 km'yi bulur. türkiye'nin kıbrıs'a uzaklığı 112 km'dir. yani 100$ kullanılsaydı, kıbrıs'a para transfer edebilmek için en azından 28 milyar dolar gerekecekti.

    oysa 4 milyar dolarlık aynı transferi 2 dolarlık banknotlarla yaparsak 200 km'ye erişimimiz olur. hem adaya çıkabilir hemde istediğimiz yere gidebiliriz.

    şu ilkokulu bir bitireyim, adımı daha çok duyacaksınız.
    greyfurt
    21.07.2016 16:14:36
    ... 4  :)  0  :( 
  • sokak hayvanları

    2.
    bugün malum hava serin, ara ara yağmur yağıyor. sokagimizin başında bir kedi var sabit oralarda takılır. halini duruşunu kötü gördüm biraz kuru mama getirdim, yanına oturdum. kedi mamaya burnunu bile sürmeden kucagima atladı. montumun içine yerleşti belliki üşümüş. patisiyle kolumu kavradı ve uyudu. birakicam, birakmamda lazım kiyamiyorum. eve alsam ilgilensem evde kedim var hiç affetmez önce kediyi sonra beni döver annemden bahsetmiyorum bile. neyse işte sözlük sen ne güzelsin ne tatlısın dedikce hayvan rahatliyor belli. sımsıkı sarıldım bissuru konuştum sevdim. bir gözü katarakt diğer akmış iltihaplı. perişan halde. belki yarım saat kucagimda öyle durdu. mecburen sonra eve döndüm. siz de yakınınızdaki canları boş geçmeyin. bir paket yaş mama 2.5 tl bir öğün yeter. olmadı süt verin. o da olmadı sevin. konuşun. hayvan dediğimiz hissediyor konuştuğumuz şeyi sevgimizi anlıyor. sokak hayvanlarını biraz daha fark edelim.
  • 1995 şırnak askerlik hikayemi anlatıyorum

    3.
    inci sözlükte roadrunnersikenjackal'ın, şırnak'ta askerlik yaptığı günleri anlattığı hikaye.

    bir günde independence'in anlatsam mı anlatmasam mı başlığını görünce, bu hikayeden bahsetmek istedim. muhtemelen kimse ilgilenmez. ama popüler bir hikaye. biri googleda aratırsa, bizim sözlüğümüzden de okusun.

    uydurma olduğunu düşünenler olsa da, ben gerçek olduğunu düşünüyorum. bazı yerlerde mübalağa var sadece. o günleri yaşayan bir insanın gözünden bakmak çok farklı. beni çok ağlatmıştır vefasız. o değil de, o zamanlar terörle mücadele varmış be!

    Şuradan sadece yazarın entrylerini okuyabilirsiniz.

    not: hikayenin sonunda yağmur ölüyor. *
  • sevgiliden alınmış en güzel hediye

    4.
    şimdi 16 yaşında
    peace4all
    13.04.2016 13:55:14
    ... 3  :)  2  :( 
  • valentina vladimirovna tereskova

    5.
    valentina vladimirovna tereşkova (d. 6 mart 1937), emekli sovyet kozmonotu ve uzaya çıkan ilk kadındır.

    valentina vladimirovna tereşkova, rusya sovyet federatif sosyalist cumhuriyeti'ne bağlı yaroslavl'da küçük bir köy olan bolşoye maslennikovo'da doğdu. okulu bitirince bir lastik fabrikasında çalıştı, daha sonra mühendislik tahsili yaptı. bu sırada hobi olarak paraşütçülüğe başladı. 1961'de yerel komsomol'un (komünist gençlik kolu) sekreteri oldu ve ardından sovyetler birliği komünist partisi'ne katıldı.

    uzay yarışı'nın başlangıç yıllarında, sovyetler uzayda mümkün olduğunca çok "ilk"e imza atmaya çalışıyordu. 1961'de gagarin'in uzaya çıkan ilk insan olmasının ardından, sovyet uzay programını yöneten başmühendis korolyov, bu kez bir kadını uzaya gönderme fikrini öne sürdü. böylece sovyetler yeni bir teknoloji geliştirmeye gerek kalmadan dünya çapında prestij kazanmış olacaktı. ayrıca kadınların erkeklerle eş başarılar göstermesi, sovyet ideolojisine son derece uygundu.

    ilk uzaykadınını belirlemek için geniş çaplı bir tarama başlatıldı. kıstaslar, adayların paraşütçü, 30 yaşın altında, 170 cm'den kısa ve 70 kg'dan hafif olmasıydı. tereşkova, seçilen dört kişiden biri olmayı başardı ve seçilen diğer arkadaşlarıyla birlikte yoğun bir eğitim programına tabi tutuldu. programda ağırlıksız uçuşlar, paraşüt atlamaları, izolasyon sınamaları, merkezkaç sınamaları, roket kuramı, uzay mühendisliği ve pilotluk eğitimi bulunuyordu.

    tereşkova, "proleter" geçmişi sayesinde diğer adaylardan daha şanslı görülüyordu. programın sonunda tereşkova'yı bizzat nikita kruşçev ilk uzaykadını olarak seçti.

    16 haziran 1963'de tereşkova vostok 6 ile uçarak uzaya çıkan ilk kadın ve ilk sivil oldu. dünya yörüngesinde 48 tur attı ve neredeyse üç gün uzayda kaldı (o zamana kadar uzaya giden abd'li uzayadamlarının toplam süresinden fazla).

    buna karşın, başmühendis korolyov, tereşkova'nın gösterdiği performanstan memnun değildi. tereşkova, dünya'dan gelen telsiz çağrılarına cevap vermemiş ve uzun süre suskun kalmıştı. korku yüzünden paralize olduğu iddia edilmekteydi. bunun üzerine uzay aracının kontrolü ilk uzaykadınına bırakılmadı ve otomatik sistemle dünyaya dönmesi sağlandı. tereşkova, uçuştaki başarısızlığıyla ilgili iddiaları reddetmektedir.

    belki de tereşkova'nın başarısız olduğuna ilişkin kamuoyundan gizli tutulan bu iddialar yüzünden, sovyetler daha sonra uzun süre uzaya kadın personel göndermedi.

    alın teri değil copy paste.
  • independence day

    6.
    başlıkta independence dan sonrasını okumadım. yaşasın independence.
  • bilgiçlerin şiirleri

    7.
    2004'te bir gece yapmış güzel bir hırs
    eline sağlık büyük jedi independence
    kodları yazar durur yapmaz hiç dırdır
    bu sözlük sana çok şey borçlu bigcoder

    aydınlatıp bizi göğe bakmamızı sağladı
    o ki işte gunesiminyerininezamanampulaldi
    sözlükte her başlığı işte yine sen hallettin
    kafası güzel, kendi güzel, güzel ruknettin

    entryleri es geçilmez, rana, ruşen bir inci.
    bilmiyorsanız tanıyın o bir profesyonelogrenci
    delirdiğimizde müracaat ona olacaktır elbet,
    şu okulu yala yut da sendeyiz bak ismettt

    bir meçhul azîm-i edîb var ki kalpte karha.
    uzun müddet oldu yok, neredesin yâ terra?
    buralarda bir münevver musikişinas var;
    mütevazıdır kendisi, pek muhterem gabyar

    üşenmez didinir yazar, entryleri hoştur çok
    klavyene kuvvet saygıdeğer antiformalistrayok
    yenilikçidir, ilerigörüşlü sözlüğe çok şey katar
    çünkü ona buralarda derler ki herkonudafikrimvar

    iyi özümse entrylerini, her fikrini dikte et.
    böyle bir yazar daha gelmez, o scalet
    azimlidir hem kendisi çalışkandır hem
    ritmi çok yüksektir; dakikada 125bpm

    bir psikolog olsa gerek; böyledir kanım.
    uçsuz bucaksız derya hmmmmmtmmcnm
    ele geçirebilir buraları, bulursa eğer bug,
    sözlüğün önemli bir değeridir pipolarbozuk

    her daim bir başkadır onun kalbimdeki yeri
    delikanlıdır, adamdır, dosttur akillibirdeli
    bu kendini bilmezden döküldü birkaç kelam.
    naçizane bir şeyler söyledi mustaitbiradam

    not: adını geçiremediğim nice yazardan özür dilerim. :) bir başka sefere. :)
  • en sevdiğiniz sözlük yazarları

    8.
    (bkz:bigcoder)

    küçük bir neden :

    mesela rikki roath hakkında bilmediğim baya şeyi onun entrysinden öğrendim. internette araştırdığımdan daha fazlasını o entry de gördüm.

    (bkz:independence)

    küçük bir neden :

    güncel hemen herşeyi buraya da taşıyor ve en önemlisi hiç yazarlarla bu kadar ilgili olan bir moderatör görmedim. 2 kez mesaj attım ve 3 dk sürmedi geri dönüş. ve benzeri birçok şey. emeğine sağlık.

    (bkz:hmmmmmtmmcnm)

    kendisi bayan bi psikolog sanırım.
    hergün 5+ terim öğrenmekteyim kendisinden. sağolsun. emeğine sağlık.

    (bkz:herkonudafikrimvar)

    üşenmeyip yazan yazar arkadaşlardan.instagramını paylaşmıştı kendisi.tespitleri güzeldir bence.iidir hojdır instagram pujdır kısaca.

    (bkz:ruknettin)

    aktif bir yazar. hatırladığım birkaç entrysine hatırladıkça gülerim. ondan da öğrendim baya şey. emeğine sağlık.

    (bkz:scalet)

    dikkatle okurum yazdıklarını.ondan da öğrendiğim oldu baya. sağolsun. emeğine sağlık.

    (bkz:gunesiminyerininezamanampulaldı)
    haklıdır.dili de sivridir.ama haklıdır.harbi haklıdır.has partili sanırım.güneşten ampule. :)
    evet kötü bir espri.

    var daha. mobilden yazmak yorucu sadece.
  • hayatın ne kadar güzel olduğunun anlaşıldığı anlar

    9.
    bunu entryimi hangi başlığın altına gireyim bilemedim, yeni bir başlık da açmak istemedim.

    bu akşam sisteme karşı gelip parkın basket sahasında her zamanki futbol oynuyoruz. maç yaptığımız esnada pas atarken basketbol oynayan küçük bir çocuğun yüzüne top çarptı. çocuk beklemiyordu tabi devrildi. kalktı, ablası diye tahmin ettiğim bir kızın kucağına ağlayarak gitti. o sırada kenardan annesi diye tahmin ettiğim bir bayan da geldi. ben de çocuğun durumu için oraya gittim. bayan, çocuğun yüzüne bakıp okşayarak:
    "hani bakayım arda, neresi, gözünün altı mı, acıyor mu, yok bir şeyin oğlum." deyip ağlamasını durdurmaya çalıştı. ablası da kucağından yere bırakınca çocuğu tutup:
    "arda, iyi misin, gel öpeyim." diyerek gözünden öptüm. ardından "barıştık mı?" dedim.
    arda o anda boynuma sarılıp beni yanağımdan öpüp sadece gülümsedi.

    ulan, çocuklar kadar masum canlılar yok şu dünyada.
    büyüdükçe kirleniyor ve tüm masumiyetimizi kaybediyoruz.

    arda, yarın parka gel de basket oynayalım dostum.*
  • bir erkeği ağlatmak

    10.
    sizi çok seven bir erkek için vicdansız olmak gerekir.
  • sevgilinin en güzel yerleri

    11.
    tabiki kabasakal gibi gösteren sakalları. birde lappps diye sarilabildigim dev kucağı.
  • sevgilinin gülüşü

    12.
    gülüşlerin en keyiflisi.
  • bilgi sözlük'deki aktif kullanıcı sayısı

    13.
    sayıca az ama öz bence. her gün yeni bişeyler öğrenmekteyim bu platformda.

    saçma başlıklar yok çokluk yok bokluk yok kısaca.

    hem aile gibi olur böyle bi zamandan sonra.
  • casper nirvana

    14.
    casper ın en minnoş en tatlı modeli.
  • kocaeli çocuk rehabilitasyon merkezinde ki olaylar

    15.
    ekşi sözlüğün gündeme getirdiği önemli başlık.
    makrodalga adlı yazarın öne sürdüğü bu olay gerçekten dikkat çekici. lakin yazar arı kovanına çomak sokmuş gibi duruyor. bu tip konuların incelenmesi ve gündeme taşınması önemli. anonim olarak işleyen bu tarz kurumlar ensar vakfı örneği teşkil edebilir. ensar vakfı sadece bir örnekti. türkiye'de bu şekilde istimara göz yuman daha çok kurum olduğunu düşünmek bile korkutucu. dikkate alınmalı ve önemsenmesi gereken konulardır.

    "okula giderken tanık olduğum ve kayda aldığım olaylardır. videoyu entrynin sonunda paylaşacağım. kurumun ismi bambaşka bir şey de olabilir, zira tesisin üzerinde en ufak bir tabela dahi yoktu. birazdan değineceğim.

    bu sabah ev arkadaşımla okula giderken etrafı çitlerle çevrili bi tesisten imdat çığlıkları yükseldiğini duyduk. arabayı tesisin önüne çekip güvenlik görevlisine ne olduğunu sorduğumda önemli bir şey olmadığını ve gitmemiz gerektiğini söyledi. adamın tavırları garip geldiği için "burası nedir?" diye sordum. özel bi tesis olduğunu ve yine gitmemiz gerektiğini söyledi, fakat ne binanın üzerinde, ne de kapı girişinde tesisin ne olduğuna dair en ufak bir tabela yoktu. durumdan iyice şüphelenip polisi çağıracağımı söyledim ve bana zaten bilgileri olduğunu ve birazdan geleceklerini söyledi. bu esnada kızlar sürekli pencereden çığlık atmaya devam ediyordu. ben yine de arayacağımı söyleyip 155i aradım. çıkan memura olaydan bahsedip bi ekip göndermelerini istedim. konuştuğum yetkili kişi ekip gelene kadar orada beklememizi rica etti. polis ekibi gelene kadar içerideki kişiler sert bir şekilde gitmemizi söylüyordu. beş dakika kadar sonra sivil bi araç gelip kapıdan içeri girdi. aracın plakasını alıp bi daha polisi aradık ve gelen kişilerin sivil polis olduğunu teyit ettik, fakat içeride bulundukları on dakika boyunca binaya girmek dışında hiçbir şey yapmadılar. kızlar hala çığlık çığlığa yardım istiyorlardı. kapıyı üstlerine kilitlemişler ve soyunma odalarında kamera olduğunu, kendilerine işkence edildiğini ve aileleriyle görüşmelerine izin verilmediğini bağırarak söylüyorlardı. bu esnada farklı ve diğerlerine nazaran daha ılımlı görünen bi güvenlik görevlisine çitlere yaklaşıp ne olduğunu sorduk. adam gizli bi rehabilitasyon merkezi olduğunu ve yine gitmemiz gerektiğini söyledi. on dakika kadar sonra sivil polisler binadan çıktı fakat değişen hiçbir şey olmadı. kızlar hala bağırmaya devam ediyordu. olayların iyice kontrolden çıkacağını fark edip orayı terk ettik.

    ardından hukuki konularda yetkin bi arkadaşıma durumu anlattım ve bunu savcılığa taşımamı önerdi. bulunduğumuz yerden ayrılıp kocaeli adliyesine, savcılığa suç duyurusunda bulunmaya gittik. bu kısımdan sonra işler biraz daha şüpheli bi hal almaya başladı.

    ilk önce a isimli savcının odasına giderek durumu izah ettik. bu savcı kişisi tarif ettiğimiz yeri tam olarak bilmediğini, b isimli savcının daha iyi yardımcı olabileceğini söyleyerek b savcısına gitmemizi söyledi. tamam deyip b isimli savcının odasına gittik ve durumu yine izah ettik. ardından b savcısı a savcısını telefonla arayarak neden bizi kendisine gönderdiğini sordu. kısa bi konuşmanın ardından cep telefonu çaldı ve c isimli ünvanını bilmediğim birisi b savcısına bi şeyler anlatmaya başladı. bu esnada b savcısı telefonu hoparlöre alarak bize dinletmeye başladı. telefondaki adam çocukların ifadelerinin alındığını ve bi sorun olmadığını söyleyip telefonu kapattı. peki bu c kişisi hiçbir şey yokken bir anda konuştuğumuz savcıyı arayıp neden bilgi verdi? biz savcıyla görüşürken arka planda ne dönüyordu ve adam neden arayıp brifing verme ihtiyacı hissetti?
    savcı telefonu kapattıktan sonra bize dönüp tesisin mağdur ve istismara uğramış çocuklar için yapıldığını, gizli olması gerektiğini ve soruşturmanın devam ettiğini söyledi. ben de ilk önce soruşturma ne kadar sürecek dedim. bir hafta da sürebilir, bir ay da sürebilir, üç yıl da sürebilir dedi. soruşturmanın takipçisi olmak istediğimi söyleyince gizli yürütüldüğü için bunun mümkün olmadığını söyledi. ardından duruşmalara katılmak istediğimi ve bu tür olaylarda soruşturma sürecinin bir aciliyeti olduğu için aslında söylediği kadar uzun sürmediğinden bahsettim. bu söylediklerimden sonra sert bi ses tonuyla altı ay da sürebilir üç sene de, duruşmalara katılmak istiyorsan medyadan takip edip katılabilirsin dedi. bütün bu süreçte okul servisinin en arkasında koltuğa yayılmış bir dördüncü sınıf öğrencisi oturuşuyla konuşuyordu. pekala deyip odadan çıktık.

    bütün bunlar yaşandıktan bir-iki saat kadar sonra ev arkadaşımın kullandığı aracın plakasını alıp babasına ulaşmışlar. arayan polis çekim yaptığımız için bizden şikayetçi olunduğunu söylemiş, fakat böyle bir durumu kayıt altına almak herhangi bir suç teşkil etmiyor.

    bütün bunlar yaşanırken gerek benim, gerekse ev arkadaşımın kafasında bir takım şüpheli sorular belirdi;

    - eğer burası bir devlet kurumuysa neden herhangi bir tabela yoktu?
    - bu tesis bahsedildiği gibi legal olsa dahi yönetimdeki belli kişiler bu çocukları istismar ediyor olabilirler mi?
    - yukarıda bahsettiğim c kişisi neden durduk yere savcıyı arayıp bilgilendirme yaptı?
    - b savcısı neden bu kadar agresif ve kesinlikle aydınlatıcı olmayan bi tutum sergiledi?
    - eğer bu yaşananlarda herhangi bir anormallik yoksa neden bizden şikayetçi olundu?
    - kurumun bizden şikayetçi olması bi tür sindirme politikası mı?

    videolar için (yer yer küfür içeriyor):

    [1http://sendvid.com/azay5de8 ]
    [2http://sendvid.com/m63qpvx0 ]
    [3http://sendvid.com/zmwjzv5z ]"
    https://eksisozluk.com/kocaeli-cocuk-rehabilitasyon-merkezindeki-olaylar--5077810?a=popular
  • ülkedeki en tarafsız insanlar

    16.
    (bkz:benim canım kendim)

    ne fark eder en sık kullandığım cümle olmuş yeni farkettim. öyle karaktersiz, nereye çeksen oraya gelecek, tarafı, fikri olmayan bir insanım.
  • troll song

    17.
    kendisi, adı üstünde bir trolleme şarkısıdır. eğer siz de bir troll iseniz buraya buyurun. hohohoho lolololo nanananana. :))

  • mükemmel erkek

    18.
    (bkz:independence)
    selam olsun.
  • bir vampirin güncesi

    19.
    vay vay vay neler olmuş dediğim, ne cevherler varmış henüz keşfetmediğim dediğim seri. benzerlerini bekleriz.
  • sahibine trip atan hamster

    20.
    ruhumun bedenimden çıkıp hamster bedenine burunmus hali gibi olan hamster. sudenaz gibi hamster mi olur olm çok komik.
  • akrep burcu erkeği

    21.
    genelde pisliklerdir amaaaaa iyi olanına denk gelirseniz tadından yenmez saatler, günler, haftalar nasıl geçmiş anlaşılmaz.
  • akrep erkeğine göre yay kadını burç uyumu

    22.
    sadık bir ilişki olur. ele avuca sığmayan yay ve kendine güvenen akrep iyi bir ikili olacaktır.
  • sözlük yazarların benzetildikleri ünlüler

    23.
    genelde üç kişinin karışımı gibi bir şey tarkan, al pacino ve şempanze
  • ilk görüşte aşk

    24.
    kitaplarda, filmlerde ilk goruste aska ne zaman denk gelsem gereksiz destanlastiriyolar diyordum eskiden. az bile yapiyolar. bir insanı ilk gordugunde laaaap diye doğru kişi olduğunu anlıyorsun.
  • evrim teorisi

    25.
    doğada gözlemlediğimiz bir gerçeği açıklamak adına oluşturulmuş bir teoridir. çokça tartışması olur. işbu entry bu tartışmalar üzerinedir.

    başlayalım.
    sanırım buradaki en büyük sorun teori nedir bilmemekten çıkıyor.

    teori bilimde bizim felsefede ya da halk dilinde kullandığımız gibi "attım bir teori tutarsa güzel olur" şeklinde kullanılmıyor önce bunu bilelim. o en fazla hipotezdir ki hipotez için bile belli başlı çalışmalar gerekir. oradan çok çok sonra teori gelir. bilimde ulaşılabilecek en üst nokta kanundur. onun bir tık altına teori denir.

    canlılıkla uğraştığınız zaman sonuçlar çok değişken olduğu için matematikteki bir teori bir denklem çözüldüğünde doğrulanıp kesin bir kanuna dönüşürken biyolojide bu çok mümkün olamıyor ne yazık ki.
    bu teorinin kesinleşip kanun olma sürecinin uzamasının sebebi de budur.

    ben burada yerçekimi örneğini vermeyi seviyorum. yerçekiminin de bir teori olduğunu söylemeyi. olan şu yani: normalde kütleçekim var kimse dünyadan uzaya düşmüyor. ama bu nasıl var? yerçekimi teorisi budur. uzun zaman kullanılmıştır. kütleçekim denklemi oluşturulduğunda da bu teori kanuna dönüşmüştür. o denklem oluşturulduğunda yerçekimi teorisini yanlışlasaydı teori çökerdi ama yerçekimi hala bizi dünyada tutuyor olurdu. yani en fazla teori yanlışlanabilir. yerçekimine bir şey olmaz. veya yerçekimi teorisinin yanlış olduğu bugün kabul edilse ortaya bu gerçeğin mekanizmasını açıklayacak başka bir hipotez atılır. bilimsel süreçlerden geçer güçlenirse yeni teori o olur.

    aynı şekilde evrim de bir gerçektir. bunun mekanizmasını anlatan bilimsel yola da evrim teorisi denir. bu teoriyi yanlışlamak tabi ki mümkündür. eksikleri de olabilir. ama bu evrimi sarsmaz. evrim teorisini komple yıksan evrimi anlatacak başka bir hipotez oluşur ve bu denenir bunun üzerine çalışılır. yanlışsa başkası ve bir başkası gelir. en doğrusunu bulana kadar devam eder. bilimde kimse babasının oğlunun hipotezine bazı standartları karşılamıyorsa teori demez. bilime bu yüzden güvenilir. bilime yalancı diyemezsiniz.

    yine bu teoriyi yanlışlamak sadece bilimsel yollarla mümkündür. her şeyin bir usulü vardır neticede. ha yine evrim teorisi çok rererörö diyen olur mu? olur. ama bilimin yolu bu değildir. bir çalışma bir makale olmadan kimse ciddiye almaz. yazılmış bir makaleyi eleştirmiyorsanız kimse yüzünüze bakmaz.

    bir gerçeği bu şekilde yok edemezsiniz. fikir yürüterek bilimsel veriyi çürütemezsiniz. söylemek istedim.

    ne sonuca vardık?
    evrim var mıdır yok mudur konusu ve evrim teorisi yalan mı gerçek mi konusu bambaşka konulardır. bunu bilerek entry girersek anlaşmazlığın biraz azalacağını düşünüyorum.

    esen kalın.