ceza sektörü

ekşisözlük çukurunda 30 entirili deportivo coruna istihbarat hesapları babam gorona oldu, dayım gorona oldu, apartmanımızda 120 tane postif var şeklinde propagandaya başladığına göre ceza yağmuru yakındır..

benim koskoca mahallede bir tane tanıdığımda yok ama bu çılgınların etrafı gorona kaynıyor..

her gün ssk'nın önünden geçiyorum anormal bir yığılma filan yok, hatta çoğu zaman hastanenin önü bomboş .. kim istanbuldaki herhangi bir hastanede yığılma olduğunu iddia ediyorsa bana yazsın ben bizzat gidip fotoğraflarını çekicem söz.

bana göre olan şey belli.. ekonomi zaten sallantıdaydı bu govik palavrasıyla iyice ziki tuttu, muhalefetimiz en basit mantık yürütmelerini yapmaktan aciz kekolardan oluşuyor, virük de sekiz metre zıblıyor.. e o zaman? yağdır cezayı..

pamuk eller cebe .. vürük var vürük..

amerikan seçimleri ile covid vaka sayısı ilişkisi

en son başka bağlantılar da çıkan tuhaf ilişki.

amerika' da virüs süreçleri başladığında ilk bir planlama yapmışlar. bu planlamada ne kadar test yapılacak, kimlere uygulanacak, ülkemizi kurtaralım gibi konuşmalar yapılırken bir bakmışlar, bu virüs demokratların çoğunluk olduğu eyaletleri vuruyor.

o zaman sallamamıza gerek yok diyip iptal etmişler planı.

herhangi bir hükümet gerçekten vatandaşının iyiliğini düşünmüyor gene gördük.

kaynak: https://theweek.com/speedreads/928628/white-house-reportedly-scrapped-national-testing-plan-because-virus-mostly-hitting-blue-states

kontrollü sosyal hayat

hayatımıza bugün itibariyle girmiş tanımlama.

sosyal hayat derken nereler: Pazarlar, İşyerleri, Marketler, Toplu taşıma, Yollar, Alışveriş alanları, Lokantalar, Kafeteryalar, Ticari taksiler ve tüm yaşam alanlarında

kontrol derken kimler: Valiler, Kaymakamlar, Belediye Başkanları, Esnaf ve Ticaret Odaları, Kurum Müdürleri, Kolluk, Zabıta

özetle: evin dışındaki her yerde, olabilecek tüm devlet kurumları bizi denetleyecek.

denetim de virüs için dersin canım, eminim bunu kötüye kullanmaz bu adamlar (!)

ceza sektörü

kontrollü sosyal hayat kapsamında, yılın ikinci yarısında daha da büyük geridönüşler sağlayacak olan sektör.

ha zaten arabada tek başına olan vatandaşa maske cezası kesilmişliği var, bunun virüsün yayılmasını ne kadar da engellediği malumunuz.

atilla özmumcu

goronavirük pazarlama ekibinden dişçi bir arkadaş..

bu dişçi arkadaşımıza göre durum çok vahim..

hemen bi korku pornosu



bu akciğerler kimindir, bu fotoğraflar ne zaman çekilmiş, bu hastanın sağlık geçmişi nedir.. hiçbirinin cevabı yok.. bilim filan bunların sikinde bile değil zaten.. ne lafımı esirgiyorum ki bildiğin yalan.. fotolu korku pornosu..

sanırımım bazı arkadaşlarımız cehennemle osmangazi köprüsünü birbirine karıştırıyor..

cehennem boş yatırım değildir güzel dostlar.. bazı ruhlar sonsuza kadar yanacak.

gurbetçi düşmanlığı

Adam belki en vasıfsız işi yapıp 1000 euro maaş alıyor. Sonra onu da bir güzel türkiye'ye gelip, krallar gibi yiyor. Haliyle ülkemiz vatandaşı çok iyi bir işi de olsa bu gurbetçi arkadaştan daha alt bir ücretle yaşamını sürdürdüğü için benim günahım nedir ulan diyerek, gurbetçiyi sevmeyebiliyor.

Bu nefret, son yıllarda giderek artmaya başladı. Sonu nereye varacak merak ediyorum.

berat albayrak

bakanı oldugu ulkenin halki ile dalga gecmekte zerre sikinti gormeyen maliye bakani.

bugun aciklama yapmis su sekilde;

"toparlanma güçleniyor: enflasyon geriledi! ihracatta 2020 rekoru geldi

ekonomideki toparlanmanın güçlendiğine ilişkin sinyaller netleşti. temmuzda pmı 9.5 yılın zirvesine çıkarken, ihracatta 2020 rekoru kırıldı. enflasyon yüzde 12'nin altına indi. hazine ve maliye bakanı berat albayrak, "tarihi bir dönüm noktası. ikinci yarıya ilişkin pozitif beklentilerimiz güçleniyor" dedi"

aciklama yaptigi gun kurlara bir bakalim;

usd/try: 7,20
eur/try: 8,56
gram altın: 475 try

bu adam bu aciklamayi yaparken bu kurlara altin fiyatina falan bakti mi acaba? sanmiyorum, umarim bakmamistir. yok bakti da bu aciklamayi yaptiysa daha da beter.

2023 e kadar bu ulke batmazsa 2023 den sonra bir rahatlama olacagina inaniyorum. tabi bu halk yine bu adamlari secerlerse daha da diyecek bir sey yok.

gurbetçi düşmanlığı

son 5-6 yıldır avrupa'da çeşitli şehirlerde yaşadım / yaşıyorum; ve bu düşmanlık hakkında bir yanlışı düzeltmek istiyorum.

"gurbetçi" kavramı artık eskisi gibi değil ve üçe ayrılıyor. yıllar önce gitmiş, oraya yerleşmiş olanlar, orada doğup büyümüş olanlar, bir de yakın zamanda gidenler.

ülkemizde son zamanlarda olan ayrıştırmacı politikalar içerisinde, düşmanlık beslenen kesim işte tam bu son söylediğim yakın zamanda gidenler. eski topraklar ya da kırık türkçesi ile konuşan gençler filan çoğunlukla takdirle, en kötü yaranma içgüdüsüyle övülüyor.

asıl düşmanlık beslenen, "kaçıp kendini kurtaranlar". akp döneminde ülkesine yabancılaştığını görenler, türk toplumunu araplara köle etmeye çalışılmasından rahatsız olanlar, ya da kendini güvende hissetmeyenler gidiyor. para için gidenler de var tabi.

ama bu düşmanlık gurbetçi - yerli düşmanlığı değil, parti fanatikliği düşmanlığı. eminim "gurbetçiler lölöl" diyen amcaların hiç biri, kendi yeğenleri çocukları gurbete gitse gıkını çıkartmaz. ama erasmus'a gidip oraya yerleşmiş pelinsu'ya düşmanlık duyar.

bu konuda 140journos'un ilgili videosunu da şuraya bırakayım. isimlere takılmayın; içindeki insanlar da muhteşem aydınlık bilmemne tipler değil, ama gidiş ve düşmanlık sebeplerini doğru anlamak için faydalı olabilir.

mehmet ceyhan

27 Mayıs 2020
"Sokağa çıkma yasağının devam etmesinde fayda var.."

http://www.aksamhaberleri.com.tr/genel/sokaga-cikma-yasagi-devam-etmeli-h11038.html

6 Ağustos 2020
"Kalıcı olması için sokağa çıkma yasağı olmaksızın iş yeri kapatmaksızın uygulanabilecek bazı önlemler var. Yoksa biz bu tabloyu ciddi bir şekilde değiştiremeyeceğiz. "

https://www.gercekgundem.com/guncel/202882/prof-dr-mehmet-ceyhandan-okullarin-acilmasi-hakkinda-kritik-uyari

vay canına ya.. sokağa çıkma yasağı olmadan da olabülüyormuş.. ekonomiyi sikip attıktan sonra uyanmış sanırım brofösörümüz.. afferim.. işsiz bıraktığınız insanların, aç, elektriksiz, okulsuz bıraktığınız çocukların hesabını da böyle kıvırarak verirsiniz belki..


laf olsun diye atıyorum bu entirileri. komik bile gelmiyor bana.. şarlatanı yüz metreden tanıdığım için gülemiyorum.. açıkçası uyandığını muyandığını da sanmıyorum bu arkadaşların.. yarın yasak havası esse yine döner bunlar.. neyse ki insanlar yavaş yavaş da olsa mevzuyu çakmaya başladı.. asıl önemli olan o.

donald trump

ne diyo lan bu amcık?

"çok zengin düşmanlarım var. bu beni son görüşünüz, uzunca bir süre beni bir daha göremeyeceksiniz"



tam ingilizcesiyle this may be "the last time you see me" for a while.

epeydir trump dublörüne mermi çakılacak, sonra trump "ölümden geri dönecek" şeklinde geyikler var.. çoook uzun hikaye..

yani bu da eğer böyle gözümüze soktura soktura yapılacaksa arsız bir tiyatronun içindeyiz demektir.

turkcell superonline fiber internet

dublex evlerde buyuk sikinti yaratiyor bu internet baglantisi.

alt katta 70/80mbps hizi kesintisiz gorurken kablolu olarak, üst katta wifi baglantisi ile ancak 0,75/1,5 mbps arasinda gidip geliyor. birak youtube'da video izlemeyi, sozlugu bile acamaz oldum. bulacaz bir care bakalim.

4 ağustos 2020 malatya depremi

malatya'da saat 12.37 de merkez üssü pütürge olan yerin 7km altinda 5.2 siddetinde bir deprem meydana geldi. depremde henuz bir can kaybi haberi verilmedi ancak kimi binalarin duvarlari catladi. henuz buyuk bir hasara dair haber yok.

gecmis olsun.

kira

temmuz ayı enflasyon oranlarina gore bu sene kiralara yapilacak resmi zam orani %11.51 olarak belirlendi. geri bu durum ev sahibi ile kiraci arasinda olan bisi, kafaniza gore yapin iste.