zaman

orqn
" kolumdaki saatin tik takları kimi zaman büyük bir yanılsamaymış gibi gelir bana. aslında hiç ölçülemeyecek bir şeyi, zamanı ölçmeye kalkmak insanoğlunun mağrurluğundandır derim kendi kendime sonra. böyle düşünürüm çünkü zaman dediğimiz ve insanoğlu olarak aydınlanma çağından sonra pozitivist ve ilerlemeci bir çizgiye oturttuğumuz bu kavram aslında değişik şekillerde yorumlanmaya oldukça açıktır. zamanın ilerlemeci yorumunda ‘dün’ ders çıkarılması gereken bir şey iken, ‘bugün’ ise ‘yarına’ amade olması gereken bir andır sadece. işte bu yüzden kolumuzdaki saatler kadar mekaniktir hayatımız… ortaklaşa kurduğumuz bu düzlemde dün’ü ve orada kalan hatıralarımızı; bugünü ve yarını güvence altına alacak bir tecrübe yığını olarak görürüz ve bu tecrübeler dışında kalan bir sürü ayrıntıyı zihnimizin en derinlerine hapseder, onlara haksızlık ederiz. ‘bugün’, ya da ‘bu an’ ise zaten gözümüzü kırptığımız zaman dün olur uçar gider ve elimizde kala kala bizim için en önemlisi olduğuna inandığımız ‘yarın’ kalır, halbuki o da hiç gelmeyecektir. tıpkı yunan düşünür epikür’ün zamanı tek ve o an yaşanan bir olgu olarak ele alışı ve ‘’ben varsam ölüm yok ölüm varsa ben yokum’’ deyişindeki gibi, ya da küçük bir dükkanda gördüğümüz ‘’bugün veresiye yoktur!, yarın gel’’ levhasındaki yarın’ın aslında hiç gelmeyeceği, çünkü yarın da o dükkana gidip levhaya baktığımızda, yarın gel! komutu ile karşılaşacağımız gibi… "

bu başlıktaki tüm girileri gör

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol