confessions

pipisik

- Yazar -

  1. toplam entry 23841
  2. takipçi 1
  3. puan 617530

iğne iplik

pipisik
bir çocuk oyunu.

eşit sayıda oyuncudan oluşan iki grupla oynanır. her gruba bir dikiş iğnesi ve iplik verilir. "başla!" uyarısıyla birlikte, her iki grubun ilk oyuncuları ipliği iğneye geçirir. ikinciler çıkarır, üçüncüler geçirir, böylece sonuncu oyuncuya kadar oyun sürer. önce bitiren grup oyunu kazanır.

babam çin den geldi

pipisik
bir çocuk oyunu.

oyunu başlatan oyuncu "babam çin’den geldi" dedikten sonra, yanındaki "ne getirdi(?)" diye sorar. yanıt "bisiklet"se, tüm oyuncular sözde pedal çevirmeye başlar. ikinci oyuncu da, "babam çin’den geldi" der ve "ne getirdi?" sorusuna, örneğin "yelpaze" yanıtı verdikten sonra, oyuncular pedal çevirmeyi sürdürürken, bir yandan da yelpazelenmeye başlar.

her nesne söylendikten sonra, tüm nesnelerin çağrıştırdığı hareketler beraber yapılarak oyun sürerken, artık yapamayan oyuncu yanar.

çanak çömlek

pipisik
karaman’a ait yöresel çocuk oyunlarından olduğu gibi, hemen hemen tüm türkiye’ye de yayılmıştır.

iki grup halinde oynanır. sokaktan toplanan, ortalama avuç içi kadar büyüklükteki düz taş parçaları ebe seçilen grup tarafından üst üste konur. diğer grup da belirlenen aralıktan ellerindeki bir top vasıtasıyla üst üste yığılmış bu taş parçalarını vurmaya çalışır. vuramazsa, ebe değişikliği olur. taşları topla yıkan grup, hemen koşup, yıkılmaması şartıyla, etrafa dağılan çanak çömlek parçalarını üst üste koymaya çalışır. ebe grup, taşları yıkan topu, en kısa mesafede yakalayıp, taşları üst üste koymaya çalışanları vurması gereklidir. birinci grup vurulmadan taşları üst üste koymayı başarırsa, bir oyun kazanmış olur.

bir diğer çeşidi:

(bkz: dokuz taş)

hamsi mucver

pipisik
hamsi (250 gr),
iri patates (2 adet),
yumurta (2 adet),
dereotu (1 tutam), un (1 su bardağı),
sıvı yağ,
tuz ve karabiberle yapılan lezzetli bir deniz ürünü ara yemeği.

yapılışı:

hamsilerin kafaları koparılıp kılçıkları çıkarılarak fileto olarak ayıklanır, yıkanıp durulanır. ikiye ayrılıp her iki tarafı tuzlandıktan sonra her fileto tekrar ikiye bölünür. patatesler soyulup ince rendelenir, sıkıp suyu çıkarılır. rendelenmiş patatesler bir kaba alinır ve önce yumurtalar ilave edilip iyice karıştırılır. sonra sırası ile un, ince kıyılmış dereotu, hamsi, tuz ve karabiber ilave edilip tekrar karıştırılır. tavada sıvı yağ iyice kızdırılır. çorba kaşığı ile karışım yağa dökülür ve mümkün olduğu kadar yassılaştırılır. bir yüzü kızardıktan sonra diğer yüzü de çevrilerek kızartılır. bu işlem karışımın tamamı bitene kadar tekrarlanır. kızarmış mücverler kağıt havlu serilmiş servis tabağına alınır ve servis edilir.

(bkz: ohh)

yazın bittigi

pipisik
ülkü tamer’in harika bir şiiri.

yazın bittiği her yerde söylenir.
böyle kırmızı kalkan görülmemiştir
ölüleri örten yapraklardan başka.
çünkü sahiden yaz bitmiştir,
göle bakmaktan usanır insan,
koru tutmaktan, yol gözlemekten;
çadırlar toplanır, yaralar sarılır;
durgun bir yolculuk, uzun bir şapka
artık yaprakları beklemektedir.

aşk mıdır kış gelince başlayan
beyaz kılıçla yürüyen aşka...
bırakmaz olur kuşlarını ülkeler,
yazın her yerde bittiği söylenir;
yorgunluklar çoğalır silahlardan sonra;
kardan mezarları görülür ıssızlığın
ölü öpüşlerin koyuluğuyla...
aşk kalmıştır otlarda yılı götüren,
cesur savaşçıları taşıyan kışa.

her yerde yazın bittiği söylenir,
çürür çiçeklere yapışan kanlar;
belki uzaktan iki atlı yaklaşır,
belki yakından iki yaprak kalkar;
akşamın örtüsü derelerde yıkanır,
gökyüzünü görünce gecenin devi
çıkarıp şapkasından yıldızlar saçar,
cüceler bunu bilir, gürgenler bilir,
aşkın uyumadığı her yerde söylenir.

fildami sarnici

pipisik
bizans’ın altın çağı 5-6. yüzyıllarda yapıldığı tahmin edilen osmaniye, veliefendi’deki fildamı; bizans istanbul’unun dört büyük açık sarnıcından bir tanesidir.

fildamı adının tam olarak nereden geldiği bilinmemekle beraber bizans’ın altın çağı olan v-vı. yüzyıllarda yapıldığı tahmin ediliyor. bizans’ın son dönemlerinde, ordu ve saraya ait fillerin barındırılmış olduğundan dolayı böyle bir ismin konduğu fikri gerçeğe en yakın rivayet olarak kabul edilmiştir. sarnıç duvarlarının nişlerle beraber kalınlığı 7 metredir. duvarlar aşağıdan yukarıya doğru 7 sıra taş, 7 sıra tuğla kuşak şeklinde örülmüştür. tuğla kuşaklarda beşer tuğla sırasından oluşturulmuştur. osmanlılar döneminde, burada ordu ve saraya ait fillerin barındırılmış olduğu fikri ağırlık kazanmıştır. bizans açık sarnıçlarının günümüze kadar gelmiş en çarpıcı ve en sağlam örneğini oluşturan 127.00 m x 76.00 m uzunluklarındaki fildamı’nın bakırköy’deki magnaura ve jucundianae saraylarına, bunun yanında veliefendi hipodromu ve çırpıcı çayırlarının bulunduğu yerde kurulan bizans ordugahına su sağladığı düşünülmektedir.

1998 yılında, çeşitli kültür ve sanatsal faaliyetlerin ardından, halkın ve veliefendi hipodromu yetkililerinin şikayetleri üzerine bu faaliyetlere son verilmiş, yapı da bakırköy belediyesi’ne devredilmiştir.

tokatköy

pipisik
nüfus olarak beykoz’un en kalabalık üçüncü mahallesi adını, fatih sultan mehmed’in, tokat kalesi’nin alınmasını öğrendiğinde "buranın adı tokatköy olsun" demesine borçludur. istanbul’un fethinde kullanılan kızak ağaçların, tokatköy’den getirildiği rivayet edilir.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol