istanbulun şişli ilçesine bağlı, ismini 1902 yılında isviçreli bomonti kardeşler tarafından kurulan "bomonti bira fabrikası"ndan alan bir semttir. "mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi"nin kampüsünün kurulduğu yer.
istanbulun üsküdar ilçesinin sınırları içinde, çengelköy ile kandilli arasındaki bir boğaz semti. vaniköy adı 17. yüzyılda yaşamış sofu bir müslüman olan vani efendiden gelir. semtin sırtlarında "kandilli rasathanesi" vardır.
independencein disko kralını ayarlaması durumunda:
şahsımın da pipişik olarak, kadırga hamamını ayarlayacağı birleşik etkinlik olacaktır. zirveden sonra direkt hamama geçeriz. tanıdık bir sürü tellak arkadaşım var; kese de bedava olur size. arka odaya karışmam ama! paladır, ne yapacağını kestiremem. ohh...
kestirmek derken, mındıkoğlu vardı bi aralar, ne oldu ona lan indy?
şahsımın da pipişik olarak, kadırga hamamını ayarlayacağı birleşik etkinlik olacaktır. zirveden sonra direkt hamama geçeriz. tanıdık bir sürü tellak arkadaşım var; kese de bedava olur size. arka odaya karışmam ama! paladır, ne yapacağını kestiremem. ohh...
kestirmek derken, mındıkoğlu vardı bi aralar, ne oldu ona lan indy?
farsça "ber" ve arapça "devam" sözcüklerinden türetilme.
ilhan berkten...
biliyor musun sen bir şiirde ilk satırsın ilk sözcük
beyaz bir gül
beyaz bir gül ne kadar beyaz olursa o kadar
ne kadar suysa bir su
o kadar
ben en yakın yüzüm yüzüne
uyandığın sabaha, yatağına
birden bulup birden yitirdiğin bir şey olur ya,ona
bir dağ okulunda ilk derslere giren çocuklara
ilk coğrafyacılara
ilk harflerine bir alfabenin.
yüzün ki korkular verir bana ne zaman yüzümü tutsam yüzüne
ben ki ölüme hiç eğilmedim hiç girmedi sözlüğüme
belki sokağa ilk çıkan bir çocuktur ölüm
belki senin bazen topuz yaptığın saçın
bir yaban çiceği ya da ve daha ilk geliyordur dünyaya
bir demet maydanozu koparıp bırakmak belki de.
dedim ya hiç bilmiyorum arabı belki de benim sık sık çıkarıp
baktığım bir fotoğrafın
bıyıkları hep yüzüne düşen bir adama çektirdiğim
bir suya bakarken
bir suya
duru mu duru ve daha sessiz ölümün kendinden.
ben ki seninle aştım yasları
koydum çağıma adımı.bir burukluğu
yüzün gibi.
(bkz: ilhan berk şiirleri)
biliyor musun sen bir şiirde ilk satırsın ilk sözcük
beyaz bir gül
beyaz bir gül ne kadar beyaz olursa o kadar
ne kadar suysa bir su
o kadar
ben en yakın yüzüm yüzüne
uyandığın sabaha, yatağına
birden bulup birden yitirdiğin bir şey olur ya,ona
bir dağ okulunda ilk derslere giren çocuklara
ilk coğrafyacılara
ilk harflerine bir alfabenin.
yüzün ki korkular verir bana ne zaman yüzümü tutsam yüzüne
ben ki ölüme hiç eğilmedim hiç girmedi sözlüğüme
belki sokağa ilk çıkan bir çocuktur ölüm
belki senin bazen topuz yaptığın saçın
bir yaban çiceği ya da ve daha ilk geliyordur dünyaya
bir demet maydanozu koparıp bırakmak belki de.
dedim ya hiç bilmiyorum arabı belki de benim sık sık çıkarıp
baktığım bir fotoğrafın
bıyıkları hep yüzüne düşen bir adama çektirdiğim
bir suya bakarken
bir suya
duru mu duru ve daha sessiz ölümün kendinden.
ben ki seninle aştım yasları
koydum çağıma adımı.bir burukluğu
yüzün gibi.
(bkz: ilhan berk şiirleri)
ilhan berke ait bir şiir.
bir kırlangıç, bir su birikintisi, bir parça gök.
bir şiirden düşmüş olmalı bunlar.
böyle diyordu yoldan geçen biri.
(bkz: ilhan berk şiirleri)
bir kırlangıç, bir su birikintisi, bir parça gök.
bir şiirden düşmüş olmalı bunlar.
böyle diyordu yoldan geçen biri.
(bkz: ilhan berk şiirleri)
yer kabuğu, dünya.
ilhan berkten...
bir ilk çağıydı göğünün dünyada
ben geldim senin som akşamını açtım.
beyaz, bir yerdeydik hani oluruz ya
alınmış sularım flavtalarım defterlerim.
otağı topladık en eski bir zamanda
vaktin neresiydi prenslerim mağralarım?
eskir korkunç ben şimdi geçiyorum ya
kuşlarım askerlerim hiyerogliflerim.
bir ilk çağıydı göğünün dünyada
ben geldim senin som akşamını açtım.
beyaz, bir yerdeydik hani oluruz ya
alınmış sularım flavtalarım defterlerim.
otağı topladık en eski bir zamanda
vaktin neresiydi prenslerim mağralarım?
eskir korkunç ben şimdi geçiyorum ya
kuşlarım askerlerim hiyerogliflerim.
ilhan berkten...
işte a, d, z, saçın gecesi,
geç evim, ey benim eski zaman ırmağım.
bir yerdeyim, orayı iniyorum.
işte açık aynasındasın bunluğumun.
ben size ne dedim rüzgârın atları
ki oraya çıkıyorum.
gelin durun benim eksenime
vardır ölümün büyük evleri çıkarsınız.
(bkz: ilhan berk şiirleri)
işte a, d, z, saçın gecesi,
geç evim, ey benim eski zaman ırmağım.
bir yerdeyim, orayı iniyorum.
işte açık aynasındasın bunluğumun.
ben size ne dedim rüzgârın atları
ki oraya çıkıyorum.
gelin durun benim eksenime
vardır ölümün büyük evleri çıkarsınız.
(bkz: ilhan berk şiirleri)
(bkz: ilhan berk şiirleri)
(bkz: ilhan berk şiirleri)
ilhan berkten...
evet hep açık gidip gelen ağzın içindi;
gökyüzünün o huysuz maviliği içindi;
elma kokan bir türkçeyle konuştuğun içindi;
ölümün sefil, kötü belleği içindi;
her gün pazar kurulan o sokaklar içindi;
saçında uykusu kaçmış çiçekler ıslattığın içindi;
çocuklar okuldan dönüyormuş gibi sesin içindi;
işte bütün ama bütün bunlar için sana teşekkür derim.
(bkz: ilhan berk şiirleri)
evet hep açık gidip gelen ağzın içindi;
gökyüzünün o huysuz maviliği içindi;
elma kokan bir türkçeyle konuştuğun içindi;
ölümün sefil, kötü belleği içindi;
her gün pazar kurulan o sokaklar içindi;
saçında uykusu kaçmış çiçekler ıslattığın içindi;
çocuklar okuldan dönüyormuş gibi sesin içindi;
işte bütün ama bütün bunlar için sana teşekkür derim.
(bkz: ilhan berk şiirleri)
ilhan berkten...
ben bütün çizgilerde oldum bütün o çizgilerde
her sefer böyle geldi vurdu yaşamama bir deniz
aldı bir yaşamadan bir yaşamaya kodu nasıl
al bir çocuk vardı o korkularda o gecelerde
büyük ulu sular yudu beni çokum artık nasıl
bir deniz size de gelir vurur elbet anlarsınız
(bkz: ilhan berk şiirleri)
ben bütün çizgilerde oldum bütün o çizgilerde
her sefer böyle geldi vurdu yaşamama bir deniz
aldı bir yaşamadan bir yaşamaya kodu nasıl
al bir çocuk vardı o korkularda o gecelerde
büyük ulu sular yudu beni çokum artık nasıl
bir deniz size de gelir vurur elbet anlarsınız
(bkz: ilhan berk şiirleri)
ilhan berkten...
size baktım. sesin eski ve yalnız
sizi soyuyorum. büyük ağzınız.
gözlerinizi alıyorum. gözle-
riniz ortaçağ. kocaman ve ıssız.
alıp ellerini beyaz diyorum
beyaz çıplak etin, oralarınız.
oralarınızı açıyorum. gök-
yüzü, ağaçlar gibi kokuyorsunuz.
uzanıp sesinizi alıyorum
sesiniz! istanbul. elgin. sonrasız.
dik bir suru çıkıyoruz. bir attan
iniyorum. beyazım. beyazsınız.
sunu
sonra ben bütün gün dolaştım durdum
bu gazeli yazdım belki duydunuz.
(bkz: ilhan berk şiirleri)
size baktım. sesin eski ve yalnız
sizi soyuyorum. büyük ağzınız.
gözlerinizi alıyorum. gözle-
riniz ortaçağ. kocaman ve ıssız.
alıp ellerini beyaz diyorum
beyaz çıplak etin, oralarınız.
oralarınızı açıyorum. gök-
yüzü, ağaçlar gibi kokuyorsunuz.
uzanıp sesinizi alıyorum
sesiniz! istanbul. elgin. sonrasız.
dik bir suru çıkıyoruz. bir attan
iniyorum. beyazım. beyazsınız.
sunu
sonra ben bütün gün dolaştım durdum
bu gazeli yazdım belki duydunuz.
(bkz: ilhan berk şiirleri)
doğru dürüst sabah programı yapan az sayıda habercilerden.
çocukluğunu bilirim, o zaman da böyleydi bu: evdeki ütüyle başlamış haberciliğe. günlerde, dedikoduları şey edermiş... yayın yani... öyle.
haydar dümenle masaları yan yana postada ya, o fena.
çocukluğunu bilirim, o zaman da böyleydi bu: evdeki ütüyle başlamış haberciliğe. günlerde, dedikoduları şey edermiş... yayın yani... öyle.
haydar dümenle masaları yan yana postada ya, o fena.
ilhan berkten...
sevgilim, işte eylül
ve işte senin usul usul seğiren yüzün.
zaman ki sonsuzdur
bitmemiş şiirler gibidir.
bazı hüzünleri
bazı nehirleri tutup anlatmak gibidir.
biz ki zamanı tırnak içine alıp yaşadık
(isteğin bulanık kıyısında).
bundan değil midir bizim aşkımızda
sürekli bir akşam hüznü vardır.
(bkz: ilhan berk şiirleri)
sevgilim, işte eylül
ve işte senin usul usul seğiren yüzün.
zaman ki sonsuzdur
bitmemiş şiirler gibidir.
bazı hüzünleri
bazı nehirleri tutup anlatmak gibidir.
biz ki zamanı tırnak içine alıp yaşadık
(isteğin bulanık kıyısında).
bundan değil midir bizim aşkımızda
sürekli bir akşam hüznü vardır.
(bkz: ilhan berk şiirleri)
(bkz: ilhan berk şiirleri)
ilhan berk:
şiir bir bakıma ağacı yapraklarından görmeye çalışmaktır. her şey o arada saklıdır.
(bkz: ilhan berk şiirleri)
şiir bir bakıma ağacı yapraklarından görmeye çalışmaktır. her şey o arada saklıdır.
(bkz: ilhan berk şiirleri)
ilhan berkten...
bomboş oturdum rüzgarı dinledim
(yay burcundan dönen) . ırmağın
dediklerine geçtim sonra.
geçip gidiyordum beni görmüyordu
ot yüklü bir akşam, yarım bir
ay.
arkamdan başını kaldırıp
bakmıştı yol.
(dikenler, gri otlar)
kocamış bir suyum ben. bana
ormanın sesini anlat. sesini
çayırların.
sessizlik. hep bu sessizlik.
keçiyoluna çıkarın beni.
burda ölemem.
(bkz: ilhan berk şiirleri)
bomboş oturdum rüzgarı dinledim
(yay burcundan dönen) . ırmağın
dediklerine geçtim sonra.
geçip gidiyordum beni görmüyordu
ot yüklü bir akşam, yarım bir
ay.
arkamdan başını kaldırıp
bakmıştı yol.
(dikenler, gri otlar)
kocamış bir suyum ben. bana
ormanın sesini anlat. sesini
çayırların.
sessizlik. hep bu sessizlik.
keçiyoluna çıkarın beni.
burda ölemem.
(bkz: ilhan berk şiirleri)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?