when a blind man cries

deborah
ingilizcemle çevirebildiğim kadarıyla türkçesi.


gidiyorsan kapıyı kapa,
başka birini beklemiyorum,
kederimi duy,yerde yatıyorum
sarhoş muyum ölü müyüm tam emin değilim,
kör bir adamım, kör bir adamım ve dünyam solgun.
kör bir adam ağladığında, daha üzücü bir hikaye olmadığını bilirsiniz.
bir keresinde bi odada bi arkadaş vardı,
güzel zamanlar geçti ama kısa sürede bitti,
bu odada soğuk bir ayda,
yapmak istediklermiz için bir neden bulduk,
ben kör bi adamım, ben kör bi adamım ve şimdi odam soğuk,
kör bir adam ağladığında, bunu ruhundan hissettiini bilirsiniz.
ozee
dinledikten sonra vazgecemediğim taze,duru mükemmel bir kafamı guzellestiren deep purple eseri,sanatı.

if you’re leaving close the door.
i’m not expecting people anymore.
hear me grieving, i’m lying on the floor.
whether i’m drunk or dead i really ain’t too sure.
i’m a blind man, i’m a blind man and my world is pale.
when a blind man cries, lord, you know there ain’t no sadder tale.
had a friend once in a room,
had a good time but it ended much too soon.
in a cold month in that room
we found a reason for the things we had to do.

i’m a blind man, i’m a blind man, now my room is cold.
when a blind man cries, lord, you know he feels it from his soul.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol