türk olmak

tiryaki
ahmet altan diyor ki:

dünyanın, en tehlikeli eğlencesi türk olmaktır.
burada hayatın bizzat kendisi bile hayata şaşar.
altmış milyonluk bir bungee-jumping’dir hayat.
bir beton zemine doğru milyonlarca insan süratle düşeriz.
tam çarpacağımız zaman, kim olduğunu kimsenin bilmediği bir güç, ucunda
sallandığımız lastik halatı çekiverir ve biz yukarlara sıçrarız.
padişahımızın ırzına geçer, başbakanımızı asar, genelkurmay başkanımızı
hapseder, gençlerimizi idam sehpalarına gönderir sonra da en güzel aşk
şiirlerini yazarız.
hep aptallığımızdan yakınır sonra da dünyanın en akıllısı imf’yi tam on yedi
kere dolandırırız. paralarını bize nasıl kaptırdıklarını anlamazlar bile.
aptallıktan sıkıldığımızda zekamızla övünür ve bin senedir her yaz mevsiminde
damlarda yatar ve oradan düşerek ölürüz.
yağmur yağdığında ülkenin en büyük kentinin işlek bir caddesinde boğulan
yeryüzündeki tek insan türktür.
yeryüzünde kendine kanat yapıp uçan ilk insan da türktür ama...
devleti kutsal ilan eder sonra da devleti soyarız.
“köylü efendimizdir” der köylüleri döveriz.
dünyada hiçbir devletin tanımadığı bir devleti kurma başarısını gösterebilmiş
olanlar türklerdir.
“yurtta sulh, cihanda sulh” diyerek bütün komşularıyla düşman olan da biziz.
“ulusal onuru” bu kadar değerli “ulusal parası” bu kadar değersiz başka bir
ülke bulmak çok zordur.
sürekli olarak birbirini kazıklayanlar türklerdir.
bir büyük deprem olduğunda çoluk çocuk, zengin fakir el birliğiyle yardıma
koşup, evdeki iki battaniyeden birini depremzedelere bağışlayanlar da
türklerdir.
kırk sekiz yıl boyunca dünya futbol şampiyonasının kapısından bile
geçemedikten sonra ilk katıldığı şampiyonada dünya üçüncüsü olmayı türkler
başarır.
“ata sporu” güreşte en olmadık ülkelere yenilen, güreşten hiç anlamayan
amerikalı güreşçilerle güreşirken kolunu bacağını kırdıranlar da türklerdir.
her konuda fikrimizi söylemeye bayılır ama hiçbir fikrimize inanmayız.
hiçbir filozofumuz yoktur ama ne olduğunu kimsenin bilmediği bir hayat
felsemiz vardır.
dünyanın en ünlü suikastçısı papayı vuran bir türktür.
papayı binlerce insanın arasında vurup kabak gibi yakalanan en salak suikastçı
da türktür.
katillerin “ulusal kahraman”, şairlerin “vatan haini” olduğu tek ülke
türkiye’dir.
müslüman olanlardan sürekli kuşkulanır ama müslüman olmayan vatandaşlarımıza
devlette tek bir görev bile vermeyiz.
bütün askeri darbeleri alkışlar ve ilk seçimde darbecilerin kızdıklarına oy
veririz.
tek bir anlaşmada neredeyse beş milyon kilometre kare toprak kaybedip, bu
anlaşmanın en akıllı anlaşma olduğuna inananlar da türklerdir.
savaşta kendi gemisini yedi saat boyunca bombalayanlar türklerdir.
uçağı arızalandığında başkalarına bir zarar gelmesin diye o uçağı son ana
kadar terketmeyip ölenler de türklerdir.
yabancılardan sürekli kuşkulanıp ne kadar yabancı örgüt varsa hepsine girmeye
çalışanlar türklerdir.
girmeye çalıştıkları örgütlerin kurallarının aslında türkiye’yi bölmek için
hazırlandığına da sadece türkler inanır.
yıllarca, avrupa birliğine girmemizi sağlayacak yasalardan hiçbirini
çıkartamayıp, bir gecede başkalarının on yılda geçirebileceğinden daha fazla
yasa geçiririz.
ömründe hiç trapez yapmamış altmış milyon insanın trapez yapmasıdır hayat
burada.
bütün dünya, şaşkınlıkla bakarak düşmemizi beklerken biz düşmeyiz.
biz türküz.
ya oynar ya ağlarız.
dünyanın en tehlikeli eğlencesidir türk olmak.
ve, biz korkuyla eğleniriz.
bu başlıktaki tüm girileri gör

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol