kangal

zekirbelli
kocaman cüssesine rağmen insana bu kadar yakın bu kadar yaren başka bir hayvan olamaz dediğim cins.hakkında yaşanmış olduğu söylenen bir hikaye bunun en iyi kanıtıdır.
sivasta zengin bir adam,ava merak salmış her ava çıktığında yanında can dostu kangalı da götürür, avadan kimi zaman eli dolu kimi zaman boş dönermiş çitfliğine.bir gün havanın buz kestiği bir gün yine kangalını alarak av için karları çiğneye çiğneye yola koyulmuş,lakin hava okadar dondurucuymuş ki adamın gözleri kapanmaya uyku mahmurluğu çökmeye başlamış.uyursa donacak ve ölecek, yürürken yığılmış ve gözleri kapanmış,kangal sahibini boylu boyunca yatar görünce gelip o devasa cüssesiyle sahibinin üstüne çökerek mahmuzlarıyla da iyice sarmalamış,ağzını ağzına koyup nefesini adamın yüzüne solumuş,sıcağı hissedince adam,gözleri birden açılmış üstünde devasa kangalı görünce bilinç bulanıklığıyla anlayamayıp korkmuş ve avda kullandığı kamayı çıkarıp hayvana ardarda saplamaya başlamış,kendine gelmeye çalışsada ayakları çözülmemişken kangalın gözlerini seçebilmiş,gözyaşlarına boğulmuş ama ne çare,kangal kan revan içinde sahibini sürümeye başlamış çifliğinin avlusuna kadar getirip orda ölmüş.adam bu olayın akabinde çiftliğini satıp oralardan giderek sırra kadem basmış.

edit:yıllarca kangal besleyen bir erbabtan dinlediğim bir hikaye(belki bir rivayet)dir.
bu başlıktaki tüm girileri gör

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol